Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: gustave flaubert
Yatakta uzanan ceset çıplaktı, hâlâ yaralarında kan vardı. Yüzü korkunç bir şekilde kasılmıştı, gözleri açıktı ve Garciaya doğru bakıyordu. Cesedin bu cansız ve donuk bakışını görünce, dişleri titredi. Ağzı aralıktı, karasinekler dişlerinin üstünde vızıldıyordu. Birkaç karasinek yanağındaki kana yapışıp kalmıştı. Teni mosmor, tırnakları bembeyaz, kolları ve dizleri yara içindeydi. Flaubertin ölüm…

Yazar: ıhara saikaku
Doğnun güneşi Japonyadan derlenen ilginç bir öykü koleksiyonu... Beşer bölümden meydana gelen beş ayrı öykü, bir zamanların Japonyasında baş yapıt olarak kabul edilen bir çalışma. İşsiz tabakanın, toplumca lekelenmiş kadınların ve tüccar kesimin şehvetlerine, arzularına, maddi ve manevi zevklerine o yüzyılın bakış açısıyla bakan, ama modern dünyamıza aşkın kutsallığına dair değerli öğütler veren…

Yazar: aziz nesin
Arka Kapak Meret dağ gibi yatıyor. İki fincan benzin dedilerdi. Gaz tenekesiyle mazotu, yağı dayadılar. Oğlan çıktı üstüne. Hep bindik... Traktör tırısa kalktı. Maşallahı var. Üstüne bir eski babuç, bir baş sarmısal, bir mavi gözboncuğu, bir de maşallah astık, deh dedik... Akşamüzeri köye varınca dört döndük köyü, keyfine diyecek yok.

Yazar: ismet bozdağ
Mustafa Kemal Paşanın en yakın arkadaşlarından biri ve başyaveri Salih Bozokun hiçbir yerde yayınlanmamış anıları ve onun gözünden Atatürkün özel hayatından bilinmeyen kesitler... Atatürke tapan iki kadın... Fikriye ve Latife Hanımların Atatürkün hayatındaki yerleri ve seyirleri... Biri, Kurtuluş Savaşı öncesinden beri onunla olan Fikriye Hanım, diğeri İzmir yangını sebebiyle Paşayla tanışan ve y…

Yazar: yukio mişima
Bu kitaptaki birer perdelik altı No Oyunu, 1950-55 yılları arasında çağdaş oyunlar olarak Tokyo Tiyatrosunda sahneye kondu. Doğaldır ki, seyirci bu çağdaşlaştırılmış No Oyunlarından, geleneksel oyunlara göre çok daha etkilenmektedir. Bu altı oyun, çok yetenekli bir dram yazarının zekasını ve yaratıcı gücünü ortaya koymaktadır. Mişima, özgün oyunlardaki dehşet uyandıran simgesel havayı, çağdaş bir…

Yazar: yücel sarpdere
General bir başka gardiyana döndü: Buradaki tutukluların statüsü nedir? Gardiyan soruyu pek anlayamamıştı. Bir şeyler söylemek istiyordu ama kem küm ediyordu. General bu kez soru şeklini değiştirdi: Yani evladım dedi Buradaki tutuklular normal tutuklular mıdır? Asker bu kez soruyu alamamanın şevkiyle gırtlağını yırtarcasına cevap verdi. Hayır komutanım. Ya nasıl tutuklulardır? Anormal tutuklulard…

Yazar: yaşar kemal
Türkiye'nin evrensel yazarı Yaşar Kemal YKY'de... Yaşar Kemal Anadolu'nun binlerce yıllık kültüründen beslenerek yazdığı büyük ve modern romanlarla, ABD'den İngiltere'ye, İtalya'dan Tunus'a, Norveç'ten Kanada'ya, dünyanın dört bir yanında tanındı. Yazdıkları doğu ile batı arasında köklü bir kültürün ve verimli bir coğrafyanın yarattığı, çağlar ötes…

Yazar: fakir baykurt
Tozak köyü şu koca yeryüzünde, kıyıda köşede kalmış bin yamalı bir yoksul yorganı, alabildiğine kurak, bakımsız, unutulmuş. Ahalisi desen günümüz köylüsü: Hâlâ devletten medet uman, Hökümetimiz en iyisini bilir diyen, cahil, kaba saba ama bir o kadar çalışkan, sahici ve vicdanlı. Köyün Eğitmen Rızası, Muhtar Battalı ve akıllı delisi Kır Abbası gün olur akıl yürütür, el ele verir, köylüyü de peşin…

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Şu dünyada ne garip şeyler olur! Bu olayların çoğu da inanılacak türden değildir. O danıştay üyesi kılığında gezen, kentte bunca gürültüye patırtıya yol açan burun, sonunda -nasıl oldu bilinmez- eski yerine döndü. Yani Binbaşı Kovalevin iki yanağının tam ortasına... Bu olay, 7 Nisanda oldu. Kovalev, sabahleyin uyanıp da aynaya öylesine bir baktığında burnunu yerinde gördü. Hayretler içinde elini…

Yazar: hasan kıyafet
Umurun gözü Ekinle anasında, suskun ve kıpırtısızdı...Ağa Umurun kulağına yanaştı:Sen meraklanma Gominist İmam. Geriyi hiç düşünme. Ben bakarım onlara. Sen ipte sallanırken şatafatlı bir düğünle, ibret-i âlem için o güzel nişanlını kendime alacağım.Atik Hoca, yanık sesiyle sabah ezanında ömrünün selasını veriyordu... Öyle içli, öyle coşkuluydu ki! Sesi dağı taşı tutmuştu... Selalar, ezanlar bitme…

Yazar: burçak çerezcioğlu
Yaşam ve ölüm arasındaki çizgi bazen çok incelebilir. Bu çizgide yaşanan hayatlar vardır. Can yıkıcı hayatlar. Emek emek büyütülen sevgiler vardır. Cesaret olmadan tek adım atılamayacak tehlikelerin içine sokar insanı. Acıya beklenmedik faturalar çıkarır. En umulmadık anda, renkler değişir. Küçücük bir yaşamın ardında kalan, insanın kendisinden büyütüp sevdiği, korumaya yazgılı olduğu bağlılıklar…

Yazar: ahmet ümit
Üç arkadaşın hikâyesi bu. Biraz da Beyoğlu'nun hikâyesi. Beyoğlu'nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikâyesi. Sokakların, binaların, bildiğimiz, bilmediğimiz köşelerin, ama en çok insanların hikâyesi. Çocukluktan başlayan, mekânı yine Beyoğlu olan bir dostluğun bugünü anlatılıyor 'Beyoğlu Rapsodisi'nde. Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birl…

Yazar: souad
Souad on yedi yaşında ve âşık. Köyünde, daha pek çok köyde olduğu gibi, evlenmeden önce aşk, ölümle eş anlamlıdır. Namusu lekelenmiş olduğu için, ailesi eniştesini cezayı uygulamakla görevlendirir. Yan odada hapis olan Souad mahkûmiyetini duyar. Ertesi gün evinin avlusunda çamaşır yıkamaktadır. Eniştesi yaklaşır. Onu benzinle ıslatır ve kibriti çakar, Souad diri diri yanar. Herkesin gözünde bu ad…

Yazar: doğan cüceloğlu
İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak yeniden tanımlanan bir varlıktır. Doyumlu ve mutlu bir yaşam için kendinizi yeniden tanımlamada kullanacağınız bilgi ve becerileri, YENİDEN İNSAN İNSANAda bulacaksınız. YENİDEN İNSAN İNSANAyı okuduktan sonra, çevrenizdeki iletişim kazalarını görebilecek, kendinizi ve sevdiklerini bu kazalardan koruyabilme olanağını bulabileceksiniz. Kitapta Yer Alan Önemli…

Yazar: nihat behram
İnsanın herhangi bir nedenle sürgüne düşmesi, sıladan gurbete sürüklenmesi, yerinden yurdundan kopması, her zaman ve her koşulda nice hazin hikâyeler içeren bir serüvendir ve bir o kadar da çağımız insanının evrensel bir yazgısı olmuştur.İster doğduğu toprağa, ister pınarından su içtiği memleketine, ister kalbi dağlayan bir insana tutkuyla açıklansın; gurbet, mutlaka bir sevdadan ayrı düşmektir ç…

Yazar: mihail aleksandroviç bakunin
Mihail Aleksandroviç Bakunin: Anarşist. Otoritenin, devletlerin, imparatorlukların, bütün otoritelerin amansız düşmanı. 19. yüzyıl sosyalizmi ve anarşizminin en karizmatik siyasal figürlerinden biri. Özgürlük âşığı. Paradoksal düşünür. Yıkma dürtüsünün yaratıcı bir coşku olduğuna gönülden inanan ve bu uğurda ayaklanmadan ayaklanmaya, barikattan barikata koşan Bakunine göre devrim, başı ve sonu be…

Yazar: ursula k. le guin
Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor. İsimlerini toplumlarının kurucusu olan Odo'dan alıyorlar; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı. Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı v…

Yazar: murathan mungan
Yazıhane, Murathan Munganın Ressamın Sözleşmesi ve Çocuklar ve Büyükleri kitaplarının ardından hazırladığı üçüncü seçki kitabı.Niye, niçin, neden yazdığımız hem bize çok sorulan sorulardan biridir, hem de bizim kendimize sorduğumuz sorulardan biri... Bu konuda bizden önce söz almış olanların söylediklerinde bizi de açıklayabilecek bir karşılık ararken ya da kendimiz bir açıklama yapmaya çalışırke…








