
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sinan meydan
Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşının altyapısını, 19 Mayıs 1919da Samsuna çıkmadan çok önce hazırlamıştır. Kurtuluş Savaşı, Atatürkün, 13 Kasım 1918 ile 16 Mayıs 1919 tarihleri arasında İstanbulda yaptığı çalışmalar sonunda Şişlideki evinde hazırladığı gizli kurtuluş planları doğrultusunda yürütülmüş ve başarıya ulaştırılmıştır. Kurtuluş Savaşını kim başlatmıştır? Atatürkün Samsun öncesi…

Yazar: stephen king
22 Kasım 1963'te Dallas'ta üç el silah sesi duyuldu, başkan Kennedy öldü ve tarih yeniden yazıldı. Peki, ya geçmişi değiştirme şansınız olsaydı? Her şey Maine'deki Lisbon Falls kasabasında yaşayan edebiyat öğretmeni Jake Epping'e lokantacı dostu Al Templeton'ın verdiği bir sırla başlar. Aslında lokantasının kileri geçmişe, 1958'e açılan bir geçittir ve Al, Jake&#…

Yazar: sheila roberts
"Bikini Mevsimi, bir kadının umutları, beklentileri ve hayatını dolduran her türlü sevgiyle ilgili gerçekleri anlatıyor. Ustalıkla kaleme alınmış, bir çırpıda okuyacağınız bu hayat dolu, eğlenceli romanı kaçırmayın." Erin Merritt düğün planları yapmak için göl kenarındaki memleketi Heart Lake'e döner. Ancak sürekli çocukluk aşkıyla karşılaşıp durunca, "Acaba yanlış adamla m…

Yazar: sinan yağmur
Yedinci ve en tesirli bıçak darbesi ensesine gelir boynu sağa doğru bükülmüştür. Dervişler yere kapanmasını bekleye dursun. Şems Hz. Peygamberin şu hadisini sesi boğuk mırıldanır: Allaha kavuşmayı isteyeni Allah da sever Dervişlerden birisi sırtına tekmeyi vurur. Yüzüstü taş zemine kapanır, dudağı patlamış, dişleri zemine dökülmüştür Siyah feracesi kanlar içinde bordoya dönmüştür. Saçlarından tut…

Yazar: sidney sheldon
Judd Stevens yaşamının en kritik vakasıyla karşı karşıya olan bir psikanalist. Eğer katilin beynine erişemezse ya cinayetten tutuklanacak ya da kendisi cinayete kurban gidecekti. Dr. Stevens'le ilişkili iki kişi öldürülmüş. Bunun sorumlusu hastalarından biri mi? Sorunlarının altında ezilen biri mi? Bir çılgın mı? Katil bir daha vurmadan Judd onun masumiyet maskesini indirmek, duygularını, ko…

Yazar: stieg larsson
İlkinden daha etkileyici ve daha şaşırtıcı... Bu roman okurları esir edecek. -SUNDAY TIMES Eğer hâlâ Ejderha Dövmeli Kızı okumadıysanız, bu övgüyü okumayı bırakın ve bir tane alıp okumaya başlayın...

Yazar: stieg larsson
“Sizi uyarıyoruz: Millennium üçlemesi kesinlikle bağımlılık yapıcı.” - The Guardian “Dönüp tekrar tekrar okumak istiyorsunuz. Millennium üçlemesi bu milenyumun en iyi üçlemesi.” - John Timpane, Philadelphia Inquirer “Stieg Larsson’u okumak, sert bir kahve gibi sizi canlandırır… Kitaplar sıra dışı bir şekilde aksiyon dolu ve düpedüz bağımlılık yaratıcı. Larsson son derece zeki bir aktivist…
Yazar: sarah jio
Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı, tek kelimeyle nasıl dile getirirsiniz? "Canım Daniel'ım, Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum…" Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Dan…

Yazar: stephen king
Alacakanalıkta ağır ağır ilerleyen eski model Chevrolet, karabasan ve ölüm saçan Pandoranın kutusuna benziyordu. İlerde Bill Hapscombun benzin istasyonunun ışıkları parlıyordu... Kısa süre sonra kutu açılacak ve ölüm dansı başlayacaktı... ...

Yazar: sunay akın
Falih Rıfkı Atay'ın Ateş ve Güneş adlı kitabında, bir subayın kendisine yönelttiği şu eleştiriyle Çanakkale direnişine hak ettiği değeri vermeyişimizin çok eskilere dayandığını görebiliriz: "Siz gençler ne tembelsiniz? Hiçbir şey yazmıyorsunuz. Çanakkale'ye bir torpido şair ve ressam gitti. Daha bir kitap bile görmedik." Oysa Çanakkale'yi ziyaret ederek, izlenimlerini…

Yazar: stephen king
Roberta Anderson, köpeğiyle birlikte her zamanki gibi dolaşmaya çıkmıştı.Ama bu gezintinin bir kabus gibi bütün kasabaya çökeceğini kimse bilemezdi.

Yazar: susanna tamaro
Yanıtla Benide yaşamın acıları ve gerçekleri üzerine kurulmuş üç uzun öyküsü var Susanna Tamaronun. Bir fahişe olan annesinin ölümünden sonra kimsesiz ve sevgisiz kalan, hiçbir şeye inanmasa da bu ihtiyacı duyan, kendi içinde büyüttüğü yalnızlıkta boğulan Rosanın öyküsü. Psikopat kocasının baskısı altında var olmaya ve çocuklarını yetiştirmeye çalışan, nefretin, inançsızlığın, sevgisizliğin dünya…

Yazar: stephen king
Silahşor (Kara Kule I) Stephen King'in Kara Kule serisinin yeniden gözden geçirilmiş ilk kitabıdır.Gizemli kahraman son Silahşor Gileadlı Roland tek başına büyüleyici bir iyilik ve kötülük yolculuğuna çıkar. Siyahlı Adamı ararken Alice adında çekici bir kadın ve Jake adında New Yorklu bir çocukla arkadaşlık etmeye başlar. Ama bizimkini yansıtan kendi iç dünyasında aslında olukça yalnız ve mu…

Yazar: victor hugo
Batı edebiyatının en büyük klasiklerinden biri olan Sefiller, iki düzlemde büyük bir ustalığın, yaratıcı zekâ ve yeteneğin örneğini sunuyor: Karakter portrelerinin çiziminde ve tarihsel, sosyo-kültürel gerçeğin titiz anlatımında. Sefiller, okuru bilgilendirme, hatta eğitme kaygısı ağır basan, aydınlanmacı anlatı geleneğinin, bir ayağıyla romantizme, öbür ayağıyla natüralizme, gerçekçiliğe dayandı…

Yazar: victor hugo
Batı edebiyatının en büyük klasiklerinden biri olan Sefiller, iki düzlemde büyük bir ustalığın, yaratıcı zekâ ve yeteneğin örneğini sunuyor: Karakter portrelerinin çiziminde ve tarihsel, sosyo-kültürel gerçeğin titiz anlatımında. Sefiller, okuru bilgilendirme, hatta eğitme kaygısı ağır basan, aydınlanmacı anlatı geleneğinin, bir ayağıyla romantizme, öbür ayağıyla natüralizme, gerçekçiliğe dayandı…

Yazar: victor hugo, nesrin altınova
Batı edebiyatının en büyük klasiklerinden biri olan Sefiller, iki düzlemde büyük bir ustalığın, yaratıcı zekâ ve yeteneğin örneğini sunuyor: Karakter portrelerinin çiziminde ve tarihsel, sosyo-kültürel gerçeğin titiz anlatımında. Sefiller, okuru bilgilendirme, hatta eğitme kaygısı ağır basan, aydınlanmacı anlatı geleneğinin, bir ayağıyla romantizme, öbür ayağıyla natüralizme, gerçekçiliğe dayandı…

Yazar: victor hugo
Batı edebiyatının en büyük klasiklerinden biri olan Sefiller, iki düzlemde büyük bir ustalığın, yaratıcı zekâ ve yeteneğin örneğini sunuyor: Karakter portrelerinin çiziminde ve tarihsel, sosyo-kültürel gerçeğin titiz anlatımında. Sefiller, okuru bilgilendirme, hatta eğitme kaygısı ağır basan, aydınlanmacı anlatı geleneğinin, bir ayağıyla romantizme, öbür ayağıyla natüralizme, gerçekçiliğe dayandı…

Yazar: jay bonansinga
ACIMASIZ BİR VAR OLMA SAVAŞI Zombi vebası, yaşayanlarla ölüleri birbirlerine karşı bir savaşa sokarak Atlanta’nın banliyölerine ansızın korku salmaya başlamıştı. Toplu bir göçün ortasında kalan Lilly Caul, derme çatma kamplar ve yıkık dökük barınaklarda hayatta kalmaya çalışıyordu. Ama ısırganların sayısı günden güne artıyordu. Onların vahşiliğini, ete susamışlığını her an yakasında hisseden ve…

Yazar: jay bonansinga, robert kirkman
Tüm dünyada heyecanla izlenen Yürüyen Ölüler dizisinin ilk romanı sizlerle! Serinin hayranları için müthiş bir haber! Ama dikkatli olun, çünkü Kirkmanın zombi hikâyelerinin tadını bir kez alan, bir daha bırakamaz! --The Ossuary Her şey dönüşümle başlamıştı. Bildikleri o eski dünya yok olmuş, küllerinden dev ölü kentler doğmuştu. Tüm sevdikleri tek tek dönüşüyor, her geçen gün içlerinden biriler…

Yazar: reşat nuri güntekin
Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin tarafından 1922 yılında yazılmış bir romandır. Türk edebiyatının en çok sevilen klasik eserleri arasında yer alır. Ağırlıklı olarak Anadolu'da geçen ve arka planda Osmanlı'nın son yıllarını anlatan bir romandır. Kitabın son kısmı hariç, ki bu bölüm dışarıdan bir gözlemcinin anlattıklarıdır, romanın ana kahramanı Feride'nin hatıra defteri şeklinde yazıl…

Yazar: rebecca maizel
Sonsuzluktan Uzak Ölüme Yakın Hayatım boyunca senden daha çok sevebileceğim kimseye rastlamadım, hiç kimseye Bunlar onun son sözleriydi, bana aşkını son kez anlattığı sözlerve ardından onsuzluğa açılan ölümlü günler başladı Yaklaşık altı yüz yıldır baştan çıkarıcı bir hayat sürdüren Lenah, ona büyük bir tutkuyla bağlı olan aşkının kendini feda etmesiyle yeniden ölümlü olur ve kana olan t…

Yazar: rose tremain
1629 yılında, Peter Claire adlı genç bir İngiliz müzisyen, Danimarka kralı IV. Christian´ın saray orkestrasına katıldığında, kendini tuhaf bir ortamda bulur. Orkestra sarayın altındaki soğuk mahzende çalmakta, yalnız ve mutsuz kral yukarıdaki odasında dinlemektedir. Saf güzelliğinden ötürü 'kralın meleği' diye anılan Peter Claire, aydınlıkla karanlığın, iyi ile kötünün ölümüne savaştıkl…
