
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: michael gruber
Yeni Bir Cadıyla TanışınYazarın klasik peri masallarını da yeni yorumlarla kurguya kattığı bu fantastik hikaye, gençler ve hayal dünyasını genç tutmak isteyenler için birebir...Evrensel gerçekleri yansıtan ve düş gücünü zenginleştiren bu eseri öğretmenler 10-16 yaş öğrencilerine de rahatlıkla önerebilirler. Ona Yumru diyorlar. İnsandan çok gulyabaniye benzeyen çirkin bir çocuk. Bebekken terk edil…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü. Çok fakir bir ailenin evinde bir gün-bir gece geçirdiler. Şehre dönerken baba oğluna sordu: "Yolculuğumuzu nasıl buldun?" "Çok güzeldi babacığım" diye cevap verdi oğul. "İnsanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi?" &q…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Gözlerini yere dikmiş olan Katyuşa gözlerini birden jüri üyerlerin çevirdi.Dmitriynin üzerinde durdu.Bu esnada yüzü ciddileşmiş, sertleşmişti.Tuhaf tuhaf parıldayan hafif şehla gözleri bir süre Dmitriynin üzerinde takılı kaldı.Dmitriy korkuyordu ama yine de başını başka tarafa çeviremiyordu.Birden o korkunç geceyi, buzların çatırdayışını, her tarafı kaplamış sisi ve hilal biçimindeki ayı anımsadı…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
İnsanın var olduğu yerde eksik olmayan aşk, hırs, iyilik, düşmanlık ve entrika... Bir yanda ne için yapıldığı bilinmeyen ve onca insanın ölmesine sebep olan savaşlar: diğer yanda barışın küçük bir sınıfın daimi kaderi oluşu... Savaşta da barışta da dürüstlüğü ilke edinmiş kahramanlar...19. yüzyıl başlarında Napolyon orduları ile Rus askerleri arasında yaşanan savaş panoraması altında adeta bir b…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, helen edmundson
Acaba beni cezalandırmak için babasryfa işbirliği yapması mümkün olabilir mi? Bana acımayabilir mi? diye düşündü. Bunları düşünürken kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşlarını göstermemek için hemen ayağa kalktı ve koşarcasına taraçaya çıktı. Artık düşünürken zihni zorlanıyordu. Benliğinin ikiye ayrıldığını hissedip kendi kendine, Şimdi düşünmemeliyim, düşünmemeliyim, dedi. Bir yere gitmeli…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…

Yazar: metin yılmaz
Medeniyetinin sahip olmadığı zenginlikte bir hazinedir. Yüzyılların imbiğinden geçerek bugüne kadar gelen ve çoğu sözlü kültür geleneğimizin mirası olan şiirler dünden bugüne Türk dili duygusu ve hassasiyetinin de sembolleri olmuştur Elinizdeki kitap Türk Halk Şiiri'nin en önemli şairlerinin şiirlerine yer verirken bu şiirleri günümüzün edebiyat zevkinin hizmetine sunuyor...

Yazar: beryl bainbridge
Savaş ve tutku üzerine mucizevi bir eser Ruth RendellBir doktor ve fotoğrafçı olan Efendi Georgienin tasasız hayatı Kırım Savaşına katılmasıyla değişir. Savaş sadece onun değil, çevresindeki üç insanın da hayatında ve ruhunda değişikliklere yol açar. Ve her şeyin merkezinde Efendi Georgie olmak üzere, savaş öncesi ve savaş dönemi, dönüşümlü olarak, üç ayrı kişinin dilinden aktarılır: Efendi Georg…

Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.

Yazar: ipek ongun
Sevgili Gençler,Sabah gazetesindeki Pırıltılar köşesinde yayınlanmış yazılarıma yenilerini ekleyerek sizlere bir sohbetler dizisi sunmak istedim, bu kez. Yaşamla ilgili notlara, geziler ve imza günlerinden anılarımı da kattım. umarım beğenirsiniz!

Yazar: ahmet altan
Bazen en büyük öfkeyi en çok sevdiklerimize duyarız.Bazen en yakınlarımız en çok acıtır canımızı.Bazen en tutkulu aşkla bağlı olduğumuzdan en vahşi intikamı almak isteriz.Bazen kendi duygularımızdan bile kuşkuya düşeriz.Bazen sevdiğimiz kuşkulandırır bizi.Sevgiyi, aşkı, mutluluğu saf ve lekesiz bir biçimde ele geçirmeyi başaramayız.Hayat, bütün izlerin birbirine karıştığı ürkütücü bir ormana benz…

Yazar: ahmet altan
Onunla bir kere daha buluşması, yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak, kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti. Bunu hissediyordu. Kaçacaksa şimdi kaçmalıydı, daha sonra çok geç olacaktı. Böyle olacağını hissettiği, hatta bildiği halde kaçmak istemiyordu. Yaşadıklarının yarattığı heyecan ve zevk kadar, hat…

Yazar: peyami safa
Mahşerde Çamakkalede gazi olup İstanbula büyük ümitlerle dönen bir gencin, karşılaştığı olayların etkisiyle hayal kırıklığına uğraması hikaye edilir.Eserde doğu-batı, eski-yeni hayat tarzlarının yarattığı sıkıntı ve sancılar bu çerçevede ele alınır.

Yazar: friedrich kerst
Bu çocuğa iyi bakın, bir gün tüm Dünya onu tanıyacak. Böyle demişti Mozart, on yaşındaki Beethoveni karşısına getirdiklerinde. Gerçekten de yanılmadığını gösterdi zaman. Onun adını duymamış, onun müziği ve duyarlılığıyla beslenmemiş kaç müzisyen ya da kaç insan var ki dünyada bugün.Uysal bir kedi yavrusunun masumiyeti ile eski zamanların kılıç dişli kaplanının vahşetinin tek bir adamda buluştuğu…

Yazar: friedrich kerst
Mozart gibi bir dâhiyi bütün öfke, acı, sevinç ve müziğe olan tutkusuyla karşımıza etten kemikten bir insan olarak koyan bu kitabı okurken, pek fazla bilmediğimiz, sadece kitaplardan, filmlerden tanıdığımız bir dönemin sessiz tanıklarına dönüşürüz. Dönemin Avrupasının tiyatro binalarında, sokaklarında gezeriz. Saraylar, katedraller, meydanlar... Sanki her şey müzik üstüne kurulu gibidir. Mozartın…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Şeker Portakalının sevimli, küçük kahramanı Zeze, işte yine karşınızda. Gözlerinin içi yine ışıl ışıl, yüreği yine sevgi dolu. Ama hüzünleri, biraz daha büyümüş bir çocuğun hüzünleri. Küçüklüğündeki küçük Şeker Portakalı yok, ama bu kez de yüreğinde sevgili kurbağası var. Zengin ve aşırı alıngan bir aile tarafından evlât edinilmiş. Ama Zeze, yeni babasının iyi niyetine karşılık vermiyor. Evdeki b…

Yazar: josé mauro de vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğren…

Yazar: cahit sıtkı tarancı
Cahit Sıtkı Tarancı 4 Ekim 1910'da Diyarbakır'da doğdu. İlkokulu orada, ortaokulu İstanbul'da Saint Joseph'te, liseyi Galatasaray'da okudu. Şiire lisede başladı. 1931'de Mülkiye Mektebine yazıldı, bitirmeden ayrıldı. 1939'da Paris'e gitti, Science Politique'e girdi. İkinci Dünya savaşının çıkması üzerine yurda döndü. Askerliğini Edremit'te yaptı (…

Yazar: john c. parkin
Siktir Et demek sizi iyi hissettirir. Mücadeleden vazgeçmek, ne hoşunuza gidiyorsa onu yapmak, çevrenizdekilerin sizin hakkınızda düşündüklerini umursamamak ve kendi yolunuzdan gitmek harika bir duygudur. John C. Parkin’in bu komik ve ilham verici kitabı, Siktir Et demenin; Doğunun boş verme, vazgeçme ve bir şeylerin o kadar da önemli olmadığını fark ederek gerçek özgürlüğü bulma gibi ruhani f…

Yazar: paulo coelho
Kente dün geldim. El Cebrero yakınlarındaki Pedrafitadan Compostelaya giden otobüsü yakaladım. Otobüs iki kent arasındaki 150 kilometreyi dört saatte aldı; bu da bana Petrusla yaptığım yolculuğu hatırlattı. Bazen aynı mesafeyi iki haftada yürüdüğümüz olmuştu. Biraz sonra San Tiagonun mezarına gidip Meryem Anamızın denizkabukları üstüne işlenmiş suretini bırakacağım. Sonra da en kısa zamanda Brezi…

Yazar: paulo coelho
Işığın Savaşçısı, başkalarının kendisine biçtiği rolü oynamaya çalışarak zaman harcamaz.Işığın Savaşçısı, kışkırtmalara kulak asmaz; onun, gerçekleştirmesi gereken bir yazgısı vardır.Işığın Savaşçısı, kendi kusurlarınınfarkındadır, ama erdemlerini de bilir.Işığın Savaşçısı, her zaman elinden gelenin en iyisini yapar ve başkalarından da aynı şeyi bekler.Işığın Savaşçısı, evrenin en uzak köşesindeb…

