Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ümit zileli
Cumhuriyet gazetesi yazarı Ümit Zileli askerliğini 1985-86 yıllarında Tuncelide Jandarma Komando Asteğmen olarak yaptı. Tanık olduğu acıları,öfkeleri,hüzünleri daha Tuncelideyken kaleme almaya başladı. Bir belge niteliğindeki bu kitap , üzerinden uzun yıllar geçse de unutulmayacak gözlemleri ve tanıklıkları içeriyor.Vur Emri ,gelecek için tarihe not düşürüyor... Ümit Zilelinin yüraktan dileği ise…

Yazar: bülent ecevit
Benim için şiir yazmak özellikle siyasete girdiğimden beri bir iletişim aracı bir düşünce açıklama yolu değil bir düşünme yöntemidir.Topluma bir bildirim olacaksa bunun için şiirden yararlanmam. Yine de yazdığım şiirde bir bildiri bulunabilir. Ama çoğu kez ben de o bildiriyi şiirden öğrenirim veya çıkarmaya çalışırım.Üstelik şiiri özel eylemim saysam bile bu özel eylemin toplumsal yaşamımdan…

Yazar: tarık akan
Sana hiçbir şey olmayacak, göreceksin bak. Elini kolunu sallayarak dışarı çıkacaksın. Uçak havaalanına yaklaşırken Müjdat (Gezen) beni yatıştırmaya çalışıyordu. Onu duymuyor gibiydim. Tutuklanacak olursam onun neler yapması gerektiğini düşünmeye çalıştım; tanıdık birkaç kişinin adını saydım. Onları hemen ara, avukatını devreye sok, dedim; bir de bütün gazeteleri aramasını tembihledim. Durduk. Her…

Yazar: nihat behram
1968ler. Yazılı tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, Gerçekçi ol, imkânsızı iste, diye haykırdığı günlerdi...Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiyede yükseklere taşıdılar. ABDye, NATOya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek istey…
Yazar: veli yılmaz
Üç idam sehpası, 1972 ilkbaharında Türkiyeyi net bir biçimde İkiye bölüyor. Aydınlığın karanlığa karşı savaşımı devrim ve direniş kavramları, Deniz Gezmiş, Yusuf İnan, Hüseyin İnan isimleriyle aynileşiyor. Okuyucuya sunulan bu kitap, 12 Mart infazlarının ve giderek 12 Eylül infazlarının, yüzünü, hukuksuzluğunu, siyasal yönlerini belgelerle ve TBMM Tutanaklarına dayanarak aydınlığa kavuşturuyor. G…

Yazar: aziz nesin
Dolaştığımız köylerde bişey dikkatimi çekti. Bu köylerde çok iri köpekler vardı, ama hepsi de kuyruksuzdu. Öğretmene, - Köylüler, "köpekler acar olsun" diye kulaklarını keser, tuzlar, biberler, yine o köpeğe yedirirler. Bunu biliyorum ama, kuyruklarının kesildiğini bilmiyordum, dedim. Öğretmen, - Belki de bunların cinsi böyledir, dedi.

Yazar: erdal öz
Allı Turnam adlı kitabımı 1976 yılında yazmıştım. Sovyetler Birliğine yaptığım bir geziden bende kalanlardı. Anlatışıma öykü tadı da katmıştım. Birkaç kez basıldı bu kitabım. Ama bir gün Berlin Duvarı yıkıldı. Bu duvarla birlikte onyıllardır verilen onca kavganın sonunda elde edilen kazanımların, sevinçlerin, umutların tümü de bir anda yıkılıverdi. Bu bir rejimin de yıkılışıydı. O günden sonra bu…

Yazar: erdal öz
Bu kitaptaki öykülerimden birkaçını 12 Mart döneminde Mamak Askeri Cezaevindeyken yazmıştım. Cezaevinden bir yolunu bulup gönderdiğim o öyküler, Yeni Dergide yayımlanma olanağı bulamadı. Sonra A Dergisindeki arkadaşlarım o öyküleri Yeni Dergiden alıp kendi dergilerinde ardı ardına yayımladılar. Tutukluluk dönemi bitince, yeni öykülerle Kanayanı oluşturdum. Sanırım, Kanayan da, Yaralısın da 12 Mar…

Yazar: erdal öz
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil ve daha niceleri. Mamak Askeri Cezaevinde bu çocukların çoğuyla konuşmuştum. Denizle anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Sorduğum sorularla onları sürekli küçük ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki iş yarım kaldı. Hele belgesel bir roman için elimdeki no…

Yazar: erdal öz
12 Mart Askerî Darbesi, 68 Kuşağı diye anılan bir gençlik kesimini yok etmek amacıyla yapılmış bir baskın hareketiydi. 1971, 1972 yıllarında iki kez tutuklanıp cezaevine girdim. Orada sık sık -gizlice- günlük tuttum. Bunu yaparken, bir yandan da dışarıya durmadan mektuplar yazıyordum. O günlük notlarda, mektuplarda yazamadığım pek çok ayrıntıyı, kafama, yüreğime kazıdım. Tuttuğum gizli günlük not…

Yazar: uğur mumcu
Terörü yalnızca iyi izlemek, gizli kalmış belgeleri günyüzüne çıkarmak ve parçaları bir araya getirmekle yetinmeyip, aynı zamanda bu olguya nasıl yaklaşılması gerektiğini de iyi saptamış olan Uğur mumcu, elinizdeki tamamlanmamış çalışmasında da, bir kahraman olarak sunulan ve efsaneleştirilmek istenen Aponun geçmişine eğilerek, onun gerçek yüzünü ortaya seriyor.

Yazar: uğur mumcu
Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! Sakıncalı Piyadeyi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık. Kendi yazdıklarıma gülemem. Ama senin yazdıklarını gülerek okudum. Acı acı gülmek deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm.

Yazar: uğur mumcu
Yenilemeyen güç olur. Halkın gücüdür, halkın örgütlü gücüdür. Asyada ve Afrikada dirilen ve direnen halklar, bu örgütlü gücün yediveren bağımsızlık gülleridir. İş, bu gücü örgütlemektedir; hüner, bu gücü her gün bilinen bilinçle ayakta tutabilmektedir.

Yazar: uğur mumcu
"Bu kitabın içinde eleştiri konusu, kurum olarak parlamento değildir. Parlamentoları oluşturan kişilerin aritmetik çoğunluğu da değildir. Bu kitap ile yalnızca, parlamento çalışmalarını engelleyen, kürsülerde yurt ve dünya sorunlarının özgürce konuşulmasını engelleyen sorumsuz bir azınlık eleştirilmiş, bu azınlığın sergilediği çirkinlikler eleştiri konusu yapılmıştır." Uğur Mumcu

Yazar: hıfzı topuz
Çağdaş haberleşme araçlarının siyasal savaşlarda kullanılması, 1950'lerden sonra bütün ülkelerde seçimlere büyük bir canlılık getirdi. Siyasal tartışmalarda yeni bir dönem açıldı. Politikalcılar önce radyo aracılıyla seslerini duyurdular, sonra da televizyon aracılığı ile ekrenlarda boy gösterdiler. Kimi adaylar bu boy gösterilerinde çok başarılı oldular, milyonlarca kişiyi arkalarından sürü…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: sabahattin ali
Tarih ve anının iç içe geçtiği bu kitapta, Balkan Savaşlarından Kurtuluş Savaşı sonuna kadar askeri havacılığımızın heyecan verici serüvenini bulacaksınız. Türkiyede Teyyarecilik, yaşananlara günü gününe şahit olmuş, onu içeriden yaşamış Emekli Albay Avni Okarın kaleminden çıktı. Kitapta, ayrıca hepsi ilk kez gün ışığına çıkmış fotoğraflar da yer alıyor. TADIMLIKÖnsözHikâyeci, romancı ve şair…

Yazar: sabahattin ali
"Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman."

Yazar: sabahattin ali
1930'lu yıllarda öyküye taze bir soluk getiren Sabahattin Ali, öykülerinde insanın zavallılığını ve gücünü sarsılmaz bir üslupla, masalsı ve destansı biçimde yansıtmayı başardı. Şiir, hikâye ve roman yazan, çeviriler yapan Ali, tüm eserlerinde insan ruhuna ayna tuttu ve gerçeğe bu aynadan baktı. Türk edebiyatının özgür sesinden yıllara meydan okuyan 16 öykü...




