
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: herta müller
Nobelli Yazar Herta Müller'den Sarsıcı Bir Roman: Tek Bacaklı Yolcu Çağdaş edebiyatın en önemli seslerinden Nobel ödüllü yazar Herta Müller'den sorularla dolu ve soru işaretlerinden yoksun bir roman: Tek Bacaklı Yolcu. Müller'in benzersiz dili ve anlatımı eşliğinde sert, soğuk ve müdanasız bir ahir zamanlar portresi. Bir kadın ve üç erkek; bir kadın, birkaç ülke, bir deniz, dört…

Yazar: guillermo rosales
Küba’nın 47 yaşında intihar eden dâhi yazarı Guillermo Rosales’in, ağır bir şizofreniden muzdarip olduğu günlerde kaldığı zamanlardakine benzeyen bir bakımevini anlattığı Felaketzedeler Evi’nin baş karakteri William Figuares, –yine tam da yazar gibi– Küba’dan Miami’ye gelmiş sürgün bir yazardır. Ama halası, onu göçmenlerin çoğunlukta olduğu “bakımevi”ne yerleştirince burada bambaşka bir dünya bu…

Yazar: irfan yalçın
Her kesimden insanın yaşadığı, kendine özgü hareketli bir bölge olan Beyoğlunun kenar mahallesinde harap bir binayı kiralayıp pansiyon haline getiren bir kadının hayat öyküsüdür bu roman.Basit bir evin odalarında, açık ve sefaletle yaşamlarını sürdürmeye çalışan pansiyon sahibi ve kiracılarının başından geçen olaylar her yönüyle toplumuzu yansıtmaktadır. Toplumun bir dünya görüşünün ürünü olan ro…

Yazar: robert seethaler, oktay değirmenci
1937 yazının son günleri... Göl kıyısındaki küçük bir kasabada yaşayan on yedi yaşındaki Franz, annesinin isteğiyle “eski bir tanıdık” olan tütün mamulleri satıcısı Otto Trsnjek’in yanına, Viyana’ya gider. Böylece hem bir meslek edinecek hem de Viyana gibi bir yerde daha iyi bir gelecek kurabilecektir. Genç Franz bir yandan mesleğin inceliklerini öğrenirken bir yandan da dükkâna uğrayan ünlü tir…
9/10
Yazar: robert seethaler, oktay değirmenci
1937 yazının son günleri... Göl kıyısındaki küçük bir kasabada yaşayan on yedi yaşındaki Franz, annesinin isteğiyle “eski bir tanıdık” olan tütün mamulleri satıcısı Otto Trsnjek’in yanına, Viyana’ya gider. Böylece hem bir meslek edinecek hem de Viyana gibi bir yerde daha iyi bir gelecek kurabilecektir. Genç Franz bir yandan mesleğin inceliklerini öğrenirken bir yandan da dükkâna uğrayan ünlü tir…

Yazar: robert seethaler, oktay değirmenci
1937 yazının son günleri... Göl kıyısındaki küçük bir kasabada yaşayan on yedi yaşındaki Franz, annesinin isteğiyle “eski bir tanıdık” olan tütün mamulleri satıcısı Otto Trsnjek’in yanına, Viyana’ya gider. Böylece hem bir meslek edinecek hem de Viyana gibi bir yerde daha iyi bir gelecek kurabilecektir. Genç Franz bir yandan mesleğin inceliklerini öğrenirken bir yandan da dükkâna uğrayan ünlü tir…

Yazar: robert seethaler, oktay değirmenci
1937 yazının son günleri... Göl kıyısındaki küçük bir kasabada yaşayan on yedi yaşındaki Franz, annesinin isteğiyle “eski bir tanıdık” olan tütün mamulleri satıcısı Otto Trsnjek’in yanına, Viyana’ya gider. Böylece hem bir meslek edinecek hem de Viyana gibi bir yerde daha iyi bir gelecek kurabilecektir. Genç Franz bir yandan mesleğin inceliklerini öğrenirken bir yandan da dükkâna uğrayan ünlü tir…

Yazar: tayfun pirselimoğlu
Sonuçta,bütün aşk hikâyeleri başkalarına ait oldukları sürece tehlikesizmiş gibi dururlar.Umuyorum ki,bu satırların okuyucusunun, son sayfayı kapattığında eğer o sebatkâr okuyuculardan birisiysemayınlı bir araziyi selametle atlatma ayrıcalığına sahip olmanın keyfi içerisinde bir başkasına, bir başkasının hikâyesinden hâlâ alayla söz edebilecek kadar bir hevesi kalmış olur. Değilse;yani ufak tef…


Yazar: tayfun pirselimoğlu
Sonuçta,bütün aşk hikâyeleri başkalarına ait oldukları sürece tehlikesizmiş gibi dururlar.Umuyorum ki,bu satırların okuyucusunun, son sayfayı kapattığında eğer o sebatkâr okuyuculardan birisiysemayınlı bir araziyi selametle atlatma ayrıcalığına sahip olmanın keyfi içerisinde bir başkasına, bir başkasının hikâyesinden hâlâ alayla söz edebilecek kadar bir hevesi kalmış olur. Değilse;yani ufak tef…

Yazar: ödön von horvath
Hayatın her zerresine ince ince sızmış faşizm, genç bir öğretmeni vatana veya vicdanına ihanet etmeye zorlar. Devrin hâkim değerlerini ayakları altına alıp hakikate doğru attığı her adımda, güncelliğini hiç yitirmeyen sorular sorar genç öğretmen: Karanlık zamanlarda sormak ve cevaplamak için cesaret gerektiren sorular. Uzun bir süre boyunca hak ettiği değeri göremese de, Almancanın yirminci yü…

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.



Yazar: ödön von horvath
Hayatın her zerresine ince ince sızmış faşizm, genç bir öğretmeni vatana veya vicdanına ihanet etmeye zorlar. Devrin hâkim değerlerini ayakları altına alıp hakikate doğru attığı her adımda, güncelliğini hiç yitirmeyen sorular sorar genç öğretmen: Karanlık zamanlarda sormak ve cevaplamak için cesaret gerektiren sorular. Uzun bir süre boyunca hak ettiği değeri göremese de, Almancanın yirminci yü…

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.

Yazar: engin geçtan
Terk etmiş olduğum ya da terk etmek üzere olduğum insanlar beni terk etmişlerdi... Burada ya da geldiğim yerde de olsam, geçmişi yeniden yakalama umudu boş bir beklenti, insan hiçbir şeyi bıraktığı yerde bulamıyor, kızarmış palamutun kokusunu bile...Namevcutluğun hüznü, yerini, insanları onların haberi olmadan gözleyebiliyor ve dinleyebiliyor olmanın üstünlüğüne bırakıyor. Bir şeyi kaybedince bir…

Yazar: andrey platonov
Moskova Ekonomi Enstitüsündeki eğitimini tamamlayan Nazar Çagatayev, açlık ve sefalet içinde yaşayan halkı, Canlara yardımcı olabilmek için yollara düşer. Çetin doğa koşullarında, her türlü zorlukla mücadele ederek yaptığı yolculuğun sonunda göçebe Canları bulur. Ancak halkı çektiği acıların etkisiyle yaşama arzusunu yitirmiş, doğanın kucağında ölümü beklemeye koyulmuştur. Çagatayev, tüm yaşamı b…
