Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ımre kertész
Macar yazar Imre Kertész, Kadersizlik, Fiyasko ve Doğmayacak Çocuk İçin Dua adlı romanlardan oluşan üçlemesiyle 2002de Nobel Edebiyat Ödülüne değer görülmüştü. Kertész, bu yarıotobiyografik üçlemesinde, II. Dünya Savaşı yıllarında Nazilerin toplama kamplarında yaşadıklarını ve yaşananları olağanüstü bir dille anlatıyordu. Polisiye Bir Öykü ise, adının ilk ağızda çağrıştırdıklarının tersine, alışı…

Yazar: ımre kertész
Fiyasko, toplama kampından sağ çıkmayı başaran Imre Kertészin, Yahudi soykırımının kurbanlarıyla alay edildiği gerekçesiyle geri çevrilen ve yıllar sonra Nobel Edebiyat Ödülünü almasında büyük etkisi olan ilk romanı Kadersizlikin hikâyesi. Bir türlü yayınlatılamayan romanın sonunda en son biçimiyle yazıldığı Fiyaskoda, Kertész biyografisinin en belirleyici özellikleri gözler önüne seriliyor: Ausc…

Yazar: sandor marai
Bir Burjuvanın İtirafları, Macar yazar Sándor Márai'nin belki en önemli yapıtı ve iki dünya savaşı arası Macar edebiyatının en mükemmel örneklerinden biridir. Yazarın, çocukluğunu, gençlik dönemini ve yetişkin bir erkek oluncaya kadar geçirdiği bedensel-ruhsal gelişmeyi olağanüstü bir içtenlikle dile getirdiği bu eser, Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun dağılmasından sonraki yıllarda Ort…

Yazar: lawrence durrell
Kıbrısın Acı Limonları, yüzlerce yıl barış içinde bir arada yaşamış iki halkın nasıl karşı karşıya getirildiğini,1950lerin sonlarına doğru körüklenen yangının bugün hâlâ çözülemeyen Kıbrıs sorununu nasıl yarattığını gözler önüne seren gözlemlerle dolu. İskenderiye Dörtlüsü ile Avignon Beşlisinin usta romancısı Lawrence Durrell,1952den 1956ya kadar yaşadığı cennet güzeli Kıbrısın nasıl bir cehenne…

Yazar: can dündar
''Nostaljik bir mazi güzellemesi yapmak istemem,'' diyor Can Dündar, zindana dönüşen, koyu bir karanlık olan 70'lerdeki ilişkileri anlattığı yazısında: ''Ama aşkın ha babam ertelendiği o kanlı karanlıkta bile, en dayanışmacı ve masum yanları saklıydı insanoğlunun...'' ''Şimdi bakıyorum da, umursamaz kalabalıklarda metruk bir yalnızlık yaşı…

Yazar: ilber ortaylı
Osmanlı İmparatorluğu nün son yüzyılı reformlar dönemidir. Bu reformların temel amacı, çokça belirtildiği gibi ordunun modernleştirilmesi olabilir ama 19. yüzyılın devlet adamı malî, adlî ve idarî alanda da bir bütün olarak modernleşmenin gereğini anlamıştı. 19. yüzyılın reformcuları Osmanlı tebaasının can ve mal güvenliği içinde, kanun ve nizam egemenliği altında yaşamasını istiyorlardı. Bir top…

Yazar: ilber ortaylı
Osmanlı İmparatorluğu nün son yüzyılı reformlar dönemidir. Bu reformların temel amacı, çokça belirtildiği gibi ordunun modernleştirilmesi olabilir ama 19. yüzyılın devlet adamı malî, adlî ve idarî alanda da bir bütün olarak modernleşmenin gereğini anlamıştı. 19. yüzyılın reformcuları Osmanlı tebaasının can ve mal güvenliği içinde, kanun ve nizam egemenliği altında yaşamasını istiyorlardı. Bir top…

Yazar: ilber ortaylı
Türkiyede insanlar dinleri tanımazlar ve merak etmezler. Örneğin, İstanbulda doğar, yaşar, ölürler, ama bir kilisenin içine girip de, burada pazar âyini nasıl yapılıyor, bunların inancı nedir, duaları nedir, bayram günleri nedir, inançları nasıl açıklanır, diye merak etmezler. Hıristiyanlar da Müslümanlığı tanımazlar.Kısacası, kapalı kompartımanlar halinde yaşayan bir toplumduk ve halen öyle bir…



