
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ıvan aleksandroviç gonçarov, ivan gonçarov
... Oblomovların hiçbiri kendilerine telkin edilen yaşam ilkelerini özümseyememişlerdir, bunları pratik sonuçlarını alacak kadar uygulayamamışlar; sözün eyleme dönüşmesi, ilkenin ruhun iç gereksinimleriyle kaynaşarak bu gereksinimlerin içinde eriyip yok olması ve böylece insanı harekete geçiren biricik güce dönüşmesi çizgisine ulaşamamışlardır... Onlar için düşlerin gerçeklerden, genel ilkelerin…

Yazar: hasan ali toptaş
Kaldı ki, kendi kendime bir açıklama yapsam bile, hangi kendime yapacaktım? Masanın birinde genç, birindeyse yaşlı ve yorgundum. Ben bana, ben bana bakıyordum. Daha sonra, bu bakışım sırasında, ayrı zamanların çakışmasından apayrı bir zaman mı doğdu pek bilemiyorum ama, birdenbire kendimle göz göze geldim. Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri Hasan Ali Topt…
Yazar: muhammed seyyid
Evet, bilirim: Memleketimizde âlim geçinen bir takım cahil ve hakakik-i şer'iyeden külliyen gafil ashab-ı taassub vardır ki taassub onların iliklerine işlemiş ve kalplerinin en derin köşelerine kadar kök salmış olduğundan, onlar bizim bu sözlerimi teslim etmezler. Zaten bizim de sözlerimiz onlara değil, hiss-i insaf ile muttasıf ve nur-i irfan ile münevver olan ashab-ı iz'anadır. o gibi…
8/10Yazar: muhammed seyyid
Evet, bilirim: Memleketimizde âlim geçinen bir takım cahil ve hakakik-i şer'iyeden külliyen gafil ashab-ı taassub vardır ki taassub onların iliklerine işlemiş ve kalplerinin en derin köşelerine kadar kök salmış olduğundan, onlar bizim bu sözlerimi teslim etmezler. Zaten bizim de sözlerimiz onlara değil, hiss-i insaf ile muttasıf ve nur-i irfan ile münevver olan ashab-ı iz'anadır. o gibi…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…
8/10Sade bir hikayesi ve akıcı bir üslubu var. Güzel kurgulanmış. Sabahattin Ali'yi bu kadar geç tanımış olmak kötü.

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: hermann hesse
Narziss ve Goldmund, kişilikleri ve dünya görüşleri çok farklı iki insan arasındaki sıradışı dostluk ekseninde, yaşam, ölüm, sanat, us, aşk tutku ve cinselliğin izini sürüyor. Bir yanda bilge Narziss, öte yanda sanatçı Goldmund; ikisi de kendi yolunda, "kendini gerçekleştirme" yolunda mükemmel'e karşıt yönlerden yaklaşmayı başarabiliyorlar ancak. Karşıtlıkların iki insanı birbirin…

Yazar: eric hobsbawm
Sanayi Devriminin tarihi, bir süre için tek bir ülkenin, İngilterenin tarihiyle örtüştü. Hobsbawmın bu yapıtı, İngilterenin sanayi çağının süper gücü olarak ortaya çıkışını, zamanla öncü rolünü kaybedişini ve diğer ülkelerle ilişkilerini betimlerken, bu sürecin dinamiklerini de açıklıyor.

Yazar: dan brown
İsviçre'deki Nükleer Araştırma Merkezi'nin (CERN) başarılı fizikçilerinden Leonardo Vetra cinayete kurban gitmiştir. Vetra'nın tek gözü oyulmuş ve göğsü Illuminati sembolüyle dağlanmıştır. Ancak CERN'in tek kaybı Vetra değildir. Ünlü fizikçinin son derece tehlikeli buluşu "karşı madde" de çalınmıştır. Cinayeti büyük bir özenle gizleyen CERN'in direktörü, Harvard…


Yazar: jean paul sartre
İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransaya renk ve bütün dünyaya ses veren Jean-Paul Sartreın (1905-1980) yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Savaş ve Barış ile Anna Kareninanın yazarı, yaşamının sonuna doğru, 50 yıl boyunca aralıklarla tuttuğu günlükleri için Günlükler benim diyordu. Günlükler, 1847 yılında Tolstoyun bir belsoğukluğu nöbetinden iyileşmesi ve kendisinin eksiksiz ve yumuşatılmamış bir portresini çizmesiyle başlıyor. Bu günlüklerde onun bütün siyâsal, ahlâkî ve edebî kanaatleri önümüze tüm canlılığı, sarsıcı ihtişâmı ve…


















