Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Aklından Bir Sayı Tut (Dave Gurney, #1)
John Verdon’un ilk ve çok popüler olmuş kitabı. İlk çıktığı zamanlarda herkesin elinde gördüğümüz teşvik edici arka kapak ve merak uyandırıcı kitap ismi ile Aklından Bir Sayı Tut. http://bestemina.blogspot.com/2012/11/aklindan-bir-sayi-tut.html
Baskı: 1Q84
Yok bu kitabı anlatmaya,tarif etmeye yetecek kelime. "Dehşet etkilendim" doğru tabir belki benim için. sayfa sayısından dolayı açıkçası önyargılarım oldu ama emin olun ilk 50 sayfadan sonra nasıl bittiğini anlamayacaksınız. Yaşadığımız evren ,pararlel evren ,havadan pupa yapmak ,litle people gibi kavramlar girecek hayatınıza .Şimdi bunları anlatabilirmiyim.Hayır .Kitap okumayı seven herkes okusun yaşasın kendi gözlerinde ,düşüncelerinde canlandırsın bu terimleri. http://bestemina.blogspot.com/2012/10/1q84.html
Baskı: Uçurtma Avcısı
çok güzel bir son çok duygusal bir kitap çok mükemmel bir çocuk ve saf dostluk ve sonsuz sadakat . Tüm duyguları hissedecek,yaşayacaksınız http://bestemina.blogspot.com/2012/11/ucurtma-avcisi.html
Baskı: Şeytanı Uyandırma (Dave Gurney, #3)
bende inanamadım ama 1 günde okudum gerçekten . Bittiğinde de "değdi" dedim uykusuz kalmama. Kitap yorumum ise aşağıda. Beklerin sizinde yorumlarınızı http://bestemina.blogspot.com/2013/01/seytani-uyandirma.html
Baskı: Son
DÜNYADA BİR İLK. KAHRAMANLARIN DİYALOGLARINI DİNLEYEBİLECEĞİZ BİR KİTAP BU. SON / VUSLAT BARAN 1 saatiniz var mı? Ya da en fazla 1,5 saat ayırın zamanınızdan bu kitabı okumak için. Nasıl bittiğini anlamayacaksınız. Sıcacık bir gençlik hikâyesi. Ama öyle tahmin ettiğiniz gibi ilk görüşte aşklar,sevgililer ,uğruna feda edilenlerin olduğu değil; oyunlarla entrikaların üzerine kurulmuş bir aşk ve bu konuda oldukça yetenekli bir gençliğin hikâyesi. Okumaya başladığınızda kitaptaki yazarın da dediği gibi normal bir gençlik aşkı olarak algılıyor sonu için tahminler yürütmeye başlıyorsunuz ister istemez. Ama merak ta sonuna kadar sizinle birlikte, sonunda bir beklentiniz var: Bu değişik bir aşk hikâyesi olmalı. Ve bekletiniz kitabın en sonunda son buluyor. Bu yüzden okunması son derece kolay, akıcı ve merak uyandırıcı olduğundan 1 saat içinde okuyup bitiriyorsunuz kitabı. Trende karşılaşan iki adam. Birisi yazar ve ilham perisi gelsin de yazayım maksadı ile trene biniyor. Karşısındaki ise anlatıcı. Ona yaşanmış bir aşk hikâyesi anlatıyor. Hikâyeyi beğenir ve sıra dışı bulursa kaleme alacak yazar. İşte burada başlıyor oyun İki erkek, iki kadın …. Bazen birbirlerine aleni oyun oynayıp planlar kurarken bazen oyunun içinden oyun çıkıyor. Kitabın en enteresan tarafı ise hiç bilinmeyen, gün yüzüne çıkmayan ama tüm oyunların maksadı olan asıl ve son oyun.
Baskı: Beklediğim Sendin
Bugün 20 Ocak 2013. 14 Ocak Pazartesi günü elime ulaşan "BEKLEDİĞİM SENİN" kitabını okumak için oldukça sabırsızdım. Ama haftanın yoğunluğu ile fırsat bulamamam bir tarafa içinde aksiyon,polisiye ve cinayetin olmadığı kitapları okuyabilmem konusunda endişelerim olduğundan 70. sayfadan sonra bayağı sürüklendi yanımda kitap. Ama dün kendime ayırdığım hiç birşey yapmadan kitap okuma zamanı sayesinde kaynaştık kitapla. Aslında ön yargılı olduğumu ve kitabı yarısından sonra elimden bırakamadığımı keşfettim. Pazar günüde kalan son sayfaları okuyup bir an önce sonuna gelmek amacıyla fırsat yarattım sürekli kendime . Ve bitti kitabım. Şimdi öylece kalıverdim. Sevdiğiniz bir kitabı okuyup bitirdiğinizde kaldığınız o buruk ve tatlı boşluk anı gibi. Umarım demek istediği anlatabilmişimdir umarım benim gibi yaşayanlar vardır bittiğinde ki o haz ile öylece kalakalırsınız. Bir süre okumaz son okuduklarınızın iyice içinize sinmesini beklersiniz. Bence öyle olacak bu gece yada yarını boş geçip yeni kitaba başlamayacağım. Kate Kontent'in yaşadıklarını iyice düşünüp 1938 senesini,1938-40 yıllarının New York'unu, o yıllardaki bir genç kızın bir yılda değişen hayatını o yıl içinde hayatına kattığı insanlar ile geleceğinin temellerini atışını,kararlılıklarını ,ümitlerini,başarılarını tekrar düşünmeye zaman ayırmalı bence. Bir de kendime bir ödev;kitabın içinde geçen,Kate için bütün bunların başlangıcı olan yakışıklı ve kibar ve saygın ve ve ..Tinker Grey' in el kitabı olan Genç George Washington'un yazdığı "NEZAKET VE TOPLUM İÇİNDE EDEPLİ DAVRANIŞ KURALLARI" kitabın sonunda 108 madde olarak sıralanmış. Ödevim ise bunların baştan tekrar okumak. Ama 108. son madde ezberimde:Vicdan denen o kutsal kıvılcımın yüreğinizde yaşamaya devam etmesi için çaba gösterin. Son olarak altını çizdiğim hayattaki kararlarımızla ilgili Kate'in sözlerini paylaşmak isterim. Hayat size seçenek sunmak zorunda falan değildir.Rotanızı en başından belirleyip sizi zor kullanarak veya incelikle kontrol altında tutabilir. Hayatınızın bir yılında bile önünüze seçenekler konması koşullarınızı,karakterinizi,rotanızı değiştirebilir. Ve bununda bir bedeli vardır... Okurken içimden geçen ise çok güzel görsellerin olduğu harika bir film olabilir bu kitap. Umarım sinemaya uyarlanır yakışıklı Tinker ile Kate'i izleme şansımızda olur. İyi okumalar bestemina.blogspot.com
Baskı: Kürk Mantolu Madonna
yalnızlık üzerine çok güzel bir kitaptı. Bir insanın içindekileri,yaşadıkları hayatının geçmişi ,geleceği ... karşıdan baktığınızda ,hatta onunla konuşup sohbet ettiğinizde bile ne kadarını görebilir siniz.? Bir insanı ne kadar sürede ne kadar sevebilirsiniz ?
Baskı: Bin Muhteşem Güneş
Son zamanlarda okuduğum en sürükleyici en iyi kitaptı. O kadar yasadım ki karakterleri, havayı şükrettim okudukça halime. Afganistan savaş zamanlarını yaşıyorsunuz resmen okurken ve Meryem ile Leyla'yı seviyorsunuz anlıyorsunuz yanınızda gibi ete kemiğe bürünüyor.Yaşamınızdan biri oluyor Meryem ve Leyla . Onlar üzülüp bütün o sıkıntıları çektik cede kurtulmaları rahata kavuşmaları için dua ediyorsunuz .(ben ettim)
Baskı: Bab-ı Esrar
Ahmet Ümit’in Şems üzerine kurgulanmış romanı. Şems’e farklı bir açıdan bakan biraz gerçek biraz mistik bir içeriği var. Karen Kimya adlı sigorta eksperi olan kız Londra’dan Konya’ya yanan otel için gelmek zorunda kalır. Zorunda kalır çünkü Konya’ya gelme konusu ,içinde çocukluğundan itibaren yaşattığı fırtınaların gün yüzüne çıkmasıdır. İngiliz olan annesi, Konya’da dergâhta büyümüş bir derviş ile tanışır. Birbirlerini sevip evlenirler ama Derviş için ilahi aşkı aramak ağır basar karısı ve kızı Karen Kimya’yı terk eder. Babasının memleketine geldiğinde terk edilmenin acısı ile birlikte babasız büyümenin ve onu hiç affedememesinin karmaşık duyguları ile dağılır Kimya.(Acaba babası da onu düşünüyor mudur?) Bir yandan otelde çıkan yangının otel sahibi tarafından mı yoksa patlama sonucu mu olduğunu araştırırken diğer yandan da esrarengiz olaylarla baş etmeye başlamıştır. Konya’ya geldiği ilk gün bir türbenin yanındaki siyahlar içinde sürmeli gözlü adamın ona kanayan bir yüzük vermesi ile başlayan esrarengizlikler, rüyalarında gördükleri, rüyamı gerçek mi ayırt edemediği olaylarla devam eder. Kimdir bu siyahlı, sürmeli kişi? Gördükleri ve yaşadığı yarı gerçek yarı hayal olaylar ona neyi anlatmaktadır? Babası ile tüm bunların bağlantısı nedir? Okumaktan pişman olmayacağınız hatta çok keyif alacağınız kitapta bu soruların cevabı. Ama sonu size kalmış, okuyucuya bırakmış Ahmet Ümit. ŞEMS’E BİR DE BU KİTAPTAN BAKIN!!!!!