Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: m. barış muslu
Kütüphanenizdeki bütün kişisel gelişim kitaplarını çöpe atın! NeuroFormat® tekniği ile daha mutlu, sağlıklı, başarılı bir hayat için beyninizi fabrika ayarlarına geri döndürün! M. Barış Muslu’nun uzun süredir beklenen yeni kitabı Beynine Format At Doğan Kitap etiketiyle raflarda. Yıka Beynini! kitabı ile çok satanlar listesinden haftalarca inmeyen Muslu, yeni kitabı Beynine Format At’da sigara…

Yazar: ahmet şerif izgören
Ülke ikiye bölündü!İşte size bir tercih hakkı: Ya Süpermen olacaksınız ya da Uğur Böceği!Süpermen hayal ürünüdür; Uğur Böceği ise gerçek!Süpermen ünlüdür; Uğur Böceği ünlü değildir!Amacım sizi bu sıradan ülkedeki olağanüstü insanlarla tanıştırmak. Bu olağanüstü insanların ortak bir özelliği var; Hepsinin hayatı çok sıradan. Kafanız karıştı değil mi?

Yazar: necip fazıl kısakürek
MÜMİN - KÂFİR: Diyalog tarzında kaleme alınan eserde, iman ve küfür kutuplarını temsilen Mümin ve Kâfir isimli iki hayali kişi, çeşitli konularda tartışır ve birbirilerine fikrî üstünlük kurmaya çalışır. Gerçekte ise Mümin, karşısında sadece soru sormaya, itiraza ve inkara memur Kâfir vasıtasiyle her inanmış insanın sahip olması gereken sâf iman ve fikir diyalektiğini temsil eden ve ortaya koyan…

Yazar: robin sharma
Gençlik yıllarımda, babam bana asla unutmayacağım bir şey söylemişti: Oğlum, doğduğunda bütün dünya sevinirken sen ağlıyordun. Öyle bir yaşam sür ki, öldüğünde sen sevinirken bütün dünya ağlasın. Hayatın anlamını unuttuğumuz bir çağda yaşıyoruz. Bir insanı kolaylıkla Aya gönderebiliyoruz, ancak karşı dairemize yeni taşınan komşumuzu ziyaret etmekte güçlük çekiyoruz. George Bernard Shawa ölüm döşe…

Yazar: erdal demirkıran
Erişkin bir insan günde en az 8 saat uyumalıdır. palavrasını ve / veya önyargısını kırarak 8 saat uyumanın bir alışkanlıktan ibaret olduğunu öğretmektedir. 4 saat uyuyarak 8 saat uyumuş gibi zinde uyanmayı da anlatan kitap, bunun nasıl yapılabileceğini öğretmektedir. Matematik Diye Bir şey Var 60 yıl yaşadığı varsayılan sıradan bir insan, ömrünün 15 yılını çocuklukta, 15 yılını gıvır zıvır iş…

Yazar: erdal demirkıran
Buraya özgeçmişimi yazmak isterdim ama benim özgeçmişim yok. CV'm de yok! Ben dünle değil, daha çok bugün ve yannla ilgilenirim. Çünkü düne bakarsam yaşadığım negatif olayları referans alabilir ve hareket alanımı daraltabilirim. Örneğin mezun olduğum okul en iyisi değilse, en iyi okuldan mezun olan birini benden daha iyi görme gafletine düşebilirim. Oysa ben henüz hiçbir negatifliğe bulaşmay…

Yazar: erdal demirkıran
Hayatı boyunca hiç kaybetmeyen tek adamım ben.Bir ölümsüz gibi yaşamayı başardığımı düşünüyorumve öleceğime hiç inanmıyorum; ama olur da bir gün ölürsem, benden bahsederken sakın Hayatını Kaybetti. diye bir ifade kullanmayın;çünkü ben ölmüşsem asla hayatı kaybetmemişimdir.Ben ölmüşsem mutlaka ölümü kazanmışımdır.Dünyanın En Akıllı İnsanı Şimdi deSadece Başbakan Okusun diyor!Sadece Başbakan Oku…

Yazar: erdal demirkıran
Herkesin kendine göre bir dağı vardır ve herkes kendi dağında yaşar mevsimleri. Senin güneşin yakamaz beni, benim kışımla da sen asla zatürree olamazsın. Şimdi çık kendi dağına, ayakkabılarını çıkar ve koş. Doludizgin koş! Arkana bile bakma koşarken. Bakma; çünkü arkanda hiç kimse yok! O dağ sadece senin. Ayağını basmadığın hiçbir şer kalmasın. Her yerini ezbere bil bu dağın. Yeni ağaçlar dik…

Yazar: nazan bekiroğlu
Bir gün Sabâ Melikesi Belkıstan, Âdemle Havvanın hikâyesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikâyesini anlamak manasına geldiğini öğrendim. İnsanın bütün halleri Âdemde gizliydi ve bütün macera onun hikâyesinde özetlenmişti.Bu cümleyi yıllarca içimde gezdirdim de bir türlü kalemi elime alamadım, anlatmaya kalkışamadım.Ne zaman ki, kalmak için değil uğrayıp geçmek için kadem bastığımız, kök attı…

Yazar: emrah serbes
AnKara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... Kolay ağlayan sert adamlar... Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... Kıskanç, gururlu,…

Yazar: victor hugo, rina mehyo
Bir İdam Mahkumunun Son Günü, dünya edebiyatının ölümsüzlerinden Victor Hugonun (1802-1885) yirmi altı yaşında yazdığı bir gençlik eseridir. Victor Hugonun içerik olarak bu romandaki amacı çok yalın, çok açık: İdam cezasının hem trajik, hem de saçma yanını göstermek. Onun büyüklüğünde, onun dehasında bir yazar için böyle bir tezi insani ve etik boyutlarıyla sergileyerek kanıtlamak hiç de güç deği…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Şu dünyada ne garip şeyler olur! Bu olayların çoğu da inanılacak türden değildir. O danıştay üyesi kılığında gezen, kentte bunca gürültüye patırtıya yol açan burun, sonunda -nasıl oldu bilinmez- eski yerine döndü. Yani Binbaşı Kovalevin iki yanağının tam ortasına... Bu olay, 7 Nisanda oldu. Kovalev, sabahleyin uyanıp da aynaya öylesine bir baktığında burnunu yerinde gördü. Hayretler içinde elini…

Yazar: iskender pala
Gök kubbenin altında insanın ruhunu soyan kötülükler ve giyindiren aşklar adına... Doğu ak ejder yılında başladı yirmi üç bin yıllık gizem... Uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler, uğruna topluca can verdikleri bir sırrın, binlerce yıl sonra, bir şair tarafından aşkın derin katmanlarına saklanarak korunacağını bilselerdi... Siruş başlıklı murassa hançerin kabza…

Yazar: iskender pala
Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Palanın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor. İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı…

Yazar: iskender pala
28 Şubat süreci....her gün bir yığın hüsran... Günler ilerledikçe dalgalar şiddetini arttırarak dövmeye başlamıştır kalbinizin duvarlarını ve çaresizliğin sesi çığlık çığlığadır içinizde. Ateş düştüğü yeri yakar ve bir serçe olsun, gagasıyla bir damla su getirmez yangını söndürmeye... İskender Pala, bu defa pek bilinmeyen bir özelliğiyle, asker kimliğiyle karşınızda. Usta yazar, 12 Eylülün hemen…

Yazar: iskender pala
Tutku… Güzellik… Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş. Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim’i de Şah İsmail’i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş. Çaldıran... Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride. Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi? Kızılbaşlık! Sünn…

Yazar: iskender pala
Dilenciden sultana, köleden efendiye Hânım hey! Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin. Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin, ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacını kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşk…

Yazar: iskender pala
Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi. Kitâb-ı Aşkın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya…

Yazar: dan brown
Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'dan sonra Kayıp Sembol'de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde... Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binasında konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington'a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bul…

Yazar: reşat nuri güntekin
Reşat Nuri Güntekin 1928 yılında yayınlanan bu eserinde; çalışkan başarılı fakat zaaf gösterenlere karşı acımasız olan Zehra Öğretmen ile babası Mürşit’in bakış açılarından dramatik yaşam öykülerini anlatıyor. Yazar, cumhuriyet öncesinde yeni mezun, idealist genç bir mülkiyelinin iş ve sosyal yaşamdaki çatışmalarını ve uyumsuz ilişkilerini anlatırken, dönemin memuriyet yaşamına, köhne yapısına…

Yazar: dücane cündioğlu
Ufka dikin gözlerinizi, bakın, ustamız Hızır bizi bekliyor, iki denizin birleştiği yerde... günahların tam da ortasında...O hâlde, Yusuf gibi, dünyaya sırt çevirelim de varsın gömleğimiz arkadan yırtılsın!Kıyamet günü Münkerle Nekire gösteririz, tek hayırlı amelimiz bu! deriz; Biz dünyayı değil, sadece onu sevdik!Sakın zahire bakıp aldanmayın, yüzümüzün karalığı sevgiliye ihanetten değil, balçık…

Yazar: ibrahim tenekeci
İbrahim Tenekeciyi bilenler bilir. Edirne Şeyhi Neşatinin deyimi ile mücella aynalarda bile görünmeyecek kadar benliğinden sıyrılmıştır. İç âleminde her gün devr-i âlem seyahati yapar. Dış âlemde, onu sadece evi ile işyeri arasında yaşıyor sanırsınız. İç âlemde ise her gün sefer vardır. Uçuş Denemeleri, dıştan bakışta bu âleme ait notlar gibidir. Fakat aslında iç âlemin notları bunlar. Tayy-ı zam…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Ölmeye ve dirilmeye dair yüzlerce olay hatırladım. Gördüm ki ben yalnızca Tanrıya inandığımda yaşıyordum. Tanrıyı düşünmem yetiyordu, o zaman hemen diriliyordum. Onu unuttuğum, Ona inanmadığım zamanlarda ise, yaşam da yok oluyordu. Yaşamın bu diriliş ve ölümleri neydi? Tanrının varlığına inancı kaybettiğimde, sanki yaşamla ilgili bağlarım da kopuyordu. Tanrıyı bulmak konusunda az da olsa umudum o…