
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: vladimir nabokov
Soylu bir Rus ailesinin oğlu olan Nabokovun Lolitası için özetle cinsel tutkunun dünya çapında en önemli klasiklerinden biri denebilir. Okurların yabancısı olmadığı Nabokov yine dili ustalıkla kullandığı romanında, beyaz ırktan dul bir erkeğin küçük su periciklerine tutkusunu anlatıyor.

Yazar: emrah öztürk
Emrah Öztürk öykülerini Varlık, Kitap-lık, Dünyanın Öyküsü ve Sarnıç Öykü dergilerinde yayımlayarak adını duyurmuştu. Şimdi Limon Yağmuru ile öykü serüveninin ilk adımını atıyor. İlk kitaplar her zaman ilgi ve merakla ama daha çok hoşgörüyle karşılanır. Ama Limon Yağmuru içindeki öykülerle, yazarının parlayan kalemiyle bu ilgiyi hak ediyor.Gerçekten de ilk kitaplarda az görülen bir ustalıkla karş…

Yazar: yalçın tosun
Yeni öykücülüğümüze hatırı sayılır bir katkı olarak da görüp okunabilecek bir ilk kitap! Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler bir ilk kitap... Olgun bir dille, dipdiri öyküler kotarıyor Yalçın Tosun. İnsana, dünyaya, çevresine, dahası kendi içine eğilip bakma gözü pekliğini gösterirken dostluğu, sevgiyi, mutluluk arayışını da hüzünle dillendiriyor. Dile gelmeyen, onun kaleminde incelikli bir kurguy…

Yazar: melike uzun
Kürar: i. Felç olma hali, curare; hareket edememe ama hissetme, refleks gösterememe. ii. Güney Amerika'da avcıların oklarına sürdükleri felç edici zehirli bitki. iii. Kızılderililerin kullandığı zehirli ok atan boru. iv. Kasların asetilkolin reseptörlerinin bloke olması.Sesler, söylenceler, günah ve sevap. İnsandan insanlara doğru kötülüğün kokusu, nedir mutluluk? Bu dünyaya kan taşıyan kedi…

Yazar: özen yula
Arızalı Kalpler özenle birbirine kurgulanmış ayrı ama birbiriyle ilgili 12 öyküden oluşuyor. Bir öyküde diğer öyküye ait ip uçlarını, ortak noktalarını okuyucu büyük bir heyecanla yakalıyor.Yazarın deyimiyle arızalı kalp aşk acısı içinde olan kalp değil, belli zaman dilimlerinde belli acılar yaşamış ve kabuk tutmaya başlamış yaralarını kendi kendine kanatıp acı veren ve bunu düşünmekten vazgeçmey…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: jean paul sartre, melda zirek
Jean-Paul Sartreın ilk romanı olan Bulantı, Alain Roquentin adlı kahramanının günlüğü biçiminde yazılmıştır. Uzun yolculuklardan sonra, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış birinin hayatını araştırmak üzere Bouville kentine dönen Roquentin, yalnız bir insandır. Günlük tutmaya başlamasına neden olan tuhaf bir değişim geçirir. Çevresindeki nesneler karşısında bulantı duymaya başlar. Nesnelerin adları, anl…

Yazar: hubert selby jr.
Brooklyn’e Son Çıkış adlı kült kitabın yazarı Hubert Selby Jr. bu kitabında yine, kendi dünyasına ait yeraltı insanlarının; kaybolmuşların, baştan çıkarılmışların, vicdansızların, insafsızların hayatına sokuyor bizi. O müthiş sevgi, bağışlayıcılık ve şefkatiyle yine insani olmayanı insanileştirerek… Bir Düş İçin Ağıt dört insanın uğradığı yıkımın izini sürüyor; üçü genç biri yaşlı. Brooklyn’…

Yazar: ıvan sergeyeviç turgenyev
Babalar ve Oğullar Turgenyevin en büyük romanı olduğu kadar, Batılılaşmanın çelişkilerini yaşayan, devrimin eşiğindeki Rusyanın ruhunu en derinden yakalayan romanlardan da biridir. Kitap 1862de yayımlandığında, bir anda pek çok siyasi, edebi ve felsefi tartışmanın odak noktası haline gelmişti; ama bugün hâlâ okunmasını, bu tartışmaları hem içerip hem de aşmasını sağlayan edebi derinliğine, Vladim…

Yazar: hakan bıçakcı
Dünyanın kendi etrafında dönmediğini hissettiği an paniğe kapılıveriyordu Doğa. İçinde bulunduğu iş ortamı da bu paniği acımasızca köpürtüyordu. Hep merkezde olmalıydı. Hep farklı olmalıydı. Farkı fark edilmeliydi. Kalitesi gözle görülmeliydi. Kesintisiz olarak arzulanmalıydı. İştah, takdir ve kıskançlık dolu gözler hep üzerinde olmalıydı. Yıllar sonra sağda solda küçük adamların belirmeye başlam…

Yazar: franco ferrucci
Evrenin ve insanlığın akıl almaz serüveninin, yaratılışın ilk anından başlayarak, Yaratıcının kendisinden dinlediğinizi hayal edin. İşte Franco Ferruci bunu yapmış ve ortaya büyüleyici bir roman çıkmış... Ferruccinin şefkatli ve unutkan Tanrısı, kendini evrenin muazzam boşluğunda yapayalnız bulduğu andan başlayan bir yazgıyı, bütün iniş çıkışlarıyla birlikte, unutulmaz bir hikâyeye dönüştürüyor.…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
İvan İlyiç’in Ölümü, bireyin hayatla ve ölümle hesaplaşmasının etkileyici bir anlatısı. İvan İlyiç’in Ölümü, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir…

Yazar: murathan mungan
Anlatsam inanmazlar oğul, masal derler; masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler, sanki hakikati bilirmiş gibi, sanki hakikatin sırrına ermiş gibi, masala inanmayan gerçeğe inanır mı?1981-89 yılları arasında yazılmış üç öykü oluşturmuştur Lal Masalları. 2002deki 8. basımının kapak resmi Mustafa Ata tarafından Lal Masallar için özel olarak yapıldı.

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. "Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Yazar: hakkı inanç
Bu yuzden çok çelimsizdi annem. Çelimsizdik. Derimle inatlaşan kemiklerim, lduğumun on misli çirkin gösterirdi beni. Şehrin sırtını dönduğu uç katlı bir gecekondunun merdiven altındaki kömurlukten bozma bu guneşsiz odasında, orkideler yetişecek değildi elbet. Bir saksımız vardı. Kapının yanındaki asanın uzerinde beklerdi. Annem yıkadığı çatal bıçağı yatağın altındaki tahta valize kaldırmadan önc…

Yazar: luigi pirandello
Tüm eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de Pirandello, insanın varoluşu ve kimliği üzerine eğiliyor. Halim selim bir adam olan "Vitangelo Moscarda"nın tüm hayatı, karısının bir gün kendisine sorduğu ve burnun eğriliğinden dem vurduğu o basit soruyla altüst olur. Kendisinden başlayarak tüm yaşamını acımasızca sorgular ve kendini yeniden bulmak için kendini parçalara bölmeyi öğrenir. Mosc…

Yazar: villiers de i'isle-adam
Retorik Fransız biçemini izleyen bir romantik olarak Villiers, insanların romantikler ve aptallar olmak üzere iki sınıfa ayrıldığını iddia etti. Viliers, Pariste Baudelairein kötülük ve günahla oynadığı gibi acımasızlık kavramıyla oynamak istiyordu. Ama maalesef günümüzde bunlarla oynayamayacak kadar birbirimizi iyi tanıyoruz. Acımasız Öyküler artık saf bir başlık; oysa Villiers bu öyküleri tumtu…

Yazar: gustav meyrink
Gustav Meyrink, fantastik olabilirliği bilimde arayan genç çağdaşı Wellsden farklı olarak, bu olabilirliği büyüde ve her tür mekanik ustalığı aşmakta aradı. Kardinal Napellusta Sihirli olmayan bir şey yapmamız mümkün değil der ve bu yargısıyla Novalisi onaylar. Bu görüşün başka bir sembolü, okuyucunun J.H. Obereitın Zaman Sülüklerini Ziyareti adlı öyküde bulacağı, gerçekdışı görünmesine karşın ya…

Yazar: charles howard hinton
Hinton, imgelemimizde dört boyutlu bir dünyayı algılamamıza yardım etmek için, bu şeçkide yer alan öykülerin ilkinde, alabildiğine kurmaca ancak içine daha kolay girilebilen bir yerey yaratır. Bu dünyayı öyle titiz ve direşken bir doğrulukla yaratır ki bu betimi tamamlayan özenli diyagramlara karşın onu izlemek çetin bir iştir. Hinton bir öykü yazarı değildir, yaratıcısı ve kaynağı olduğu için on…

Yazar: william beckford
William Beckford, Vathekin trajik öyküsünü, 1782 yılında, üç gün üç gecede, Fransızca yazmıştır. Aslında karmaşık bir öykü değildir bu. Vathekin, inancını değiştirmesi koşulunu yerine getirerek, kan dökerek, günahlar işleyerek girdiği Yeraltı Ateşi sarayı debdebe ve tılsım bakımından alabildiğine zengindir, ancak aynı zamanda cehennemdir de. Bu tür bir öykü olan Doktor Faustus ve onun çıkış nokta…

Yazar: nathaniel hawthorne
Wakefield, Hawthorneun, belki de yazın sanatının en iyi öykülerinden biridir. Gölge konusu insan imgelemine tekrar tekrar dönen konulardan biri, su ve aynalar ise bu konunun habercisidir. Büyük Taş Yüzde bu konunun beklenmedik ve özgün bir biçimde işledniğini görürüz. Bu öykü aynı zamanda eski bir konuyu, arayış konusunu, kendini arayan ama bunun farkında olmayan arayıcı konusunu da içerir. Ataşe…

Yazar: franco maria ricci
Alaycı biçimde yüceltilmiş kılı kırk yaran bürokrasi, Timsahtaki sonu gelmez düşlemin özlü temasıdır. Öykünün yereyi, kâbusa varan bir düştür ama ince alaylı vurgusu ve başkişilerinin kırılganlığı ve önemsizliği sayesinde kat kat uçurumun derinliklerinde yitip gitmez.Dünya mefhumumuzu kişisel bir olgu gibi biçimlendirebilecek olan hayranlık uyandırıcı Lazarus, kendi billuru içinde Andreyevin acı…


