ilkayzgr
@ilkayzgr

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Senden Önce Ben (Senden Önce Ben, #1)

http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2016/06/senden-once-ben-kitap-yorumu.html Aslında bir bakıma filminden önce kitabını okumuş olmak için okudum Senden Önce Ben'i. Ama iyi ki de okudum diyorum. Size küçük bir uyarım var: kitabın özellikle son kısımlarını kesinlikle dışarıda okumayın derim. Ayrıca sevin, yaşayın, okumadıysanız bu kitabı mutlaka okuyun ve okutturun.

Baskı: Isla ve Mutlu Son (Anna and the French Kiss, #3)

http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2016/05/isla-ve-mutlu-son-kitap-yorumu.html Kitap boyunca yaşadığım onlarca duyguya rağmen yüzümde hep bir tebessüm vardı. Yine Lola ve Komşu Çocuk'ta olduğu gibi bu kitapta da içimizi ısıtan bir aşk hikayesi okuyoruz. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim ki, Lola ve Cricket ikilisini her ne kadar sevsem de Isla ve Josh benim için apayrı bir yere sahip oldular. Kitap ana karakterimiz Isla'nın yıllar boyunca aşık olduğu çocuk Josh'la karşılaşmasıyla başlıyor. Sonrasında da mizahi bir dille ikilinin yaşadıklarını okuyoruz zaten. Kitap da eksik yönler de vardı var olmasına ama kitabı genel anlamda bir bütün olarak çok sevdim. Benim eksik daha doğrusu gerçekçi bulmadığım kısım, ikilinin ilişkisinin çok hızlı gelişmesiydi. Yani evet bu bir kurgu ve evet okurken gerçekten keyif aldım ama bana göre biraz mantıksız ve hızlı geçen bölümler de vardı. Kitapta sevdiğim bir diğer nokta da, aşkın yanında dostluğun da ön planda olmasıydı. Ve son kısımda serideki diğer karakterleri görmek çok hoşuma gitti. Lola ve Komşu Çocuk'u okumadıysanız bile bu kitabı okuyabilirsiniz. Diğer karakterler de kitapta yer alıyor ancak yan karakter olarak bulunduklarından, bu durum olayların akışını pek etkilemiyor. Diğer kitaplar demişken Anna ve Etienne'nin hikayesini okumak için gerçekten sabırsızlanıyorum. Umarım bir sonraki kitabı Yabancı Yayınları çabucak çevirir. Ayrıca kitabın baskısına BA-YIL-DIM! Gerçi serinin tüm kitaplarının basımı böyle şeker tadında. Değinmek istediğim bir diğer konu kitabın kapağında yer alan yorum. Gerçekten bunu söylemezsem rahat edemem. Kapakta 'Stephanie Perkins'in bizim zamanımızın Jane Austen'ı' olduğundan bahsedilmiş ve ben de delicesine bir Jane Austen hayranı olarak içtenlikle bu yoruma katılıyorum. Tek farkları, biri unutulmaz kadın karakterleriyle nam salmışken, diğeri alışılmışın dışındaki erkek karakterleriyle karşımıza çıkıyor. Tartışmasız ortak noktalarıysa, kitaplarında işledikleri aşklarla içimizi ısıtmaları. Normalde teşekkür yazılarına göz atmam bile ama nedense gözüm teşekkür bölümünün son kısmına takıldı ve iyiki de takılmış diyorum. Yazar, son olarak kocasına teşekkür ediyordu. Oluşturduğu Etienne, Cricket ve Josh karakterlerinin aslında kocasında gördüğü parçalar olduğunu yazmıştı ve bu benim gerçekten çok hoşuma gitti. Vıcık vıcık aşk hikayelerini sevmem ama böyle gerçek duygularla yazılmış sıcacık aşk hikayelerini okumaktan büyük keyif alıyorum. Sizin de kafanızı dağıtabileceğiniz, güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum Isla ve Mutlu Son'un.

Hobbit
10/1011.07.2016

Baskı: Hobbit

Baskı: Yüzük Kardeşliği (Yüzüklerin Efendisi, #1)

Kuşkusuz fantastik türündeki kitapların en iyi örneklerinden biri.

Umutsuz (Umutsuz, #1)
7/1011.07.2016

Baskı: Umutsuz (Umutsuz, #1)

http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2015/10/umutsuz-kitap-yorumu.html Kitaba çoğu kişi gibi bayılmadım ama nefret de etmedim. Benim için arafta kalan bir kitap oldu Umutsuz. Ancak yazarın üslubunu gerçekten sevdim. Klişe bir konuyu bu derece döndürmesiyle beğenimi zaten baştan kazandı Colleen Hoover. Onun dışında kitabı okumanızı öneririm. Şahsen ben Sky'ın yaşadığı duygusal çalkantılarda biraz kendimi buldum. Sizin de Sky'da kendinizden bir parça bulacağınıza inanıyorum. En azından kitaba bir şans vermenizi öneririm.

Kördüğüm
8/1011.07.2016

Baskı: Kördüğüm

http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2015/11/kordugum-kitap-yorumu.html Açıkçası ben de çoğu kişi gibi kitabın sonunu az buçuk tahmin edebildim. Ama keşke edemeseydim. Kitabın gerçekten rahatsız edici bir konusu var derinlerde. Ama ne olduğunu söyleyip sürprizi bozmak istemiyorum. Siz kendiniz okumalısınız. Evet bence oldukça rahatsız edici ama bir o kadar etkileyici bir kurgu üzerinden gitmiş yazar. Ayrıca yazarın betimlemelerini çok sevdim. Ama bütün bu olumlu şeylerin yanında bir şeyler eksik geldi bana. Yani nasıl anlatsam? Karakterlere tam olarak adapte olamadım , onlarla tam olarak bütünleşemedim. Hep bir şeyler havada kaldı okurken. Onun haricinde akıcı bir kitaptı.

Yeni Dünya (Eve, #1)
6/1011.07.2016

Baskı: Yeni Dünya (Eve, #1)

http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2015/06/yeni-dunya-bir-eve-roman-kitap-yorumu.html Kitap ben daha ne olduğunu anlayamadan bitiverdi. Abartısız söylüyorum bir oturuşta bitti. Zaten puntosu falanda oldukça büyük ve çok kalın bir kitap değil. Dili akıcıydı , kurgu güzeldi falanda sanki adını koyamadığım bir şeyler eksikti kitapta. Belki de karakterlere pek fazla ısınamadığımdan da kaynaklanıyor olabilir bu. Karakterler de aslında iyiydi , hoştu ama biraz yavan kalmışlardı açıkçası.

Baskı: Kaplan Laneti (The Tiger Saga, #1)

http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2015/06/kaplan-laneti-kitap-yorumu.html Daha önce böyle bir kurguyu hiç okumamıştım. Ayrıca hikayemiz Hindistan'da geçiyor ve Hindistan kültüründen de parçalar vardı. Çok güzel ve ilgi çekiciydi.

Baskı: Benim Uzak Yıldızım (Starbound, #1)

http://fairytaleess.blogspot.com.tr/2016/04/benim-uzak-yldzm-kitap-yorumu.html Öncelikle şunu baştan söyleyeyim ki, kitabı sevdim sevmesine ama başka bir zaman okusaydım çok büyük ihtimalle kitabı bu kadar sevmezdim. Evet kitabımız oldukça akıcı bir kitaptı ve zaten kitabı yaklaşık bir günde bitirdim. Sınavlardan sonra akıcılığıyla kafamı dağıttığı için kitabı sevdim. Öncelikle kitabın konusuna değinmek istiyorum. Beklenmedik bir sarsıntı sonucu devasa uzay gemisi Ikarus, bilinmeyen bir gezegene düşer. Bu kazadan kurtulan sadece iki kişi vardır: Binbaşı Merendsen ve evrenin en zengin adamının kızı Lilac. Binbaşı, Lilac gibi zengin kızları tanıdığını sanıyordur ama yanılıyordur. Lilac'sa, Binbaşı'nın iyiliği için onu kendinden soğutmak zorundadır. Ancak duydukları gizemli fısıltılar da işin içine eklenince, ellerinden birlik olmaktan başka bir şey gelmeyecektir. Şimdi olay örgüsü çok daha iyi bir şekilde okuyucuya aktarılabilirdi bence. Çünkü kurgu gerçekten sağlamdı ama nedense yazarlar bu sağlam kurguyu ellerinden geldiğince yavan bırakmaktan çekinmemişler. Evet serinin ilk kitabıydı , olaylar yeni başlıyordu falan filan ama bir yere kadar yani. Okuyucunun eline de birkaç olay vermek gerek şimdi değil mi ama? Ama genel olarak kitapta sevmediğim üç temel nokta vardı. Bunlardan ilki, kurgunun sağlam temellere oturtulmamasıydı. Yani bu Ikarus denen uzay gemisi niçin var? Hangi gezegenin insanları niçin orada bulunuyorlar? Bence önce bunu açıklamalı sonrasında asıl olaya giriş yapmalıydılar. İkinci noktaysa, koca kitabın sadece iki karakter üzerinden yürütülmesi. Tamam bu beni çok da rahatsız etmedi kabul ediyorum ama bir yerden sonra da çeşitlilik olmayınca baydı yani. Üçüncü ve son temel noktaysa, kitapta geçen gizemli olaylar okuyucuya tam yansıtılamamıştı bence. Yani en azından bana yansımadı. Yani normalde bu tür olaylarda gerilmem gerekirdi doğal olarak ama bende hiçbir duygu belirtisi oluşturmadılar. O gizemli olayları söylemiyorum ki kitaba şans verirseniz kendiniz öğrenin. Bunların dışında kitabın baskısını çok sevdim. Zaten Go Kitap'ın mıknatıslı kapaklarını seviyorum bir de üstüne şu harika kapak eklenince çok çok çok beğendim kitabın edisyonunu. Dediğim gibi kitap görünüş ve akıcılığıyla tam, kurgusuyla yarım puan aldı benden. Kurgunun aktarımınıysa hiç hiç hiç sevemedim. Ama belki siz seversiniz bilemiyorum.

ÖncekiSayfa 3 / 5Sonraki