Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sait faik abasıyanık
Riyakârlık aşağılığın en son haddidir. Sahiden iyi insanlar, kötüler hakkında laf söylemezlerdi. (...) Riyayı kaldırırsanız mesele yoktur, kötüler hemen saflarına iyiyi alıverirler. Önemli olan kötülüğü iyilikle beraber ortadan kaldırmaktır. O zaman insanlık denilen şey kafasını kaldırır: Durun bakalım, der, biz de varızdiyen büyük yazarın; ilk kez 1953 yılında yayımlanan romanı Kayıp Aranıyor ye…

Yazar: reşat nuri güntekin
Yazarın, farklı kapak tasarımıyla daha önce yayımlanan diğer romanları gibi bu eser de ilk baskısı veya tefrikasından yararlanılarak yayına hazırlanmıştır. Okurun dönemin dilini ve Güntekinin üslubunu anlayabilmesi açısından, editoryal müdahale yapılmayıp sadece baskı hataları düzeltilmiş ve gerekli dipnotlar eklenmiştir. Kavak Yelleri ilk kez 1950 yılında Yeni İstanbul gazetesinde 1 Haziran-7 Ey…

Yazar: bernard werber
Sadece bu cümleyi okumak için geçireceğiniz birkaç saniyelik zaman içinde dünyada kırk insan ve buna karşılık yedi yüz milyon karınca doğacaktır: Minicik, akıllı ve acımasız. Bizden yüz milyon yıldan fazla bir zaman önce birlikleri, siteleri, imparatorlukları ile bütün dünya yüzeyine yayılmış olarak burada idiler. Bize benzer uygarlıklar yarattılar, gerçek krallıklar kurdular, en etkin silahl…

Yazar: joseph conrad
J. Conrad bu harika küçük romanda hayatının sonuna kadar sağlığını olumsuz etkileyecek olan korkunç anıların yüreği Kongoya yaptığı yolculuğu, Marlowun ağzından anlatıyor. Conradın farklı anlatılarına taşıdığı Marlow figürü, tıpkı Kafkada olduğu gibi anlatıcının gerçeklik karşısında bocalayan tutumunun örneklerinden biri. Marlow, insanlıktan çıkmış ticaret temsilcisi Kurtzun kimliğinde Avrupa sö…

Yazar: leylâ erbil
1959da okuduğum ilk kitabı Hallaçtan bu yana Erbilin yazarlığına hayranım. Türkçemize, pek az yazara nasip olan bir devrimci üslup ve görkemli imgelem getirdi. Yapıtlarının bazılarında James Joycea benzer biçimler, Faulknerı andıran biçem öğeleri vardı. Camus gibi, başkaldırıyı bir tür yaratıcı sanat düzeyine çıkardı. Marxtan ve Freuddan esintiler, Beckettten sesler getirdi. Ama, hiçbirini taklit…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dünya edebiyatının en büyük üç eserinin, Sophokles'in Oedipus Rex'inin, Shakespeare'in Hamlet'inin ve Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'nin aynı konuyu, yani "baba katilliğini" ele alması rastlantı olarak açıklanamaz. Üstelik, bu üç eserde de sözkonusu davranışın kaynağı, yani bir kadın yüzünden doğan cinsel düşmanlık açıkça ortaya konulmuştur. Sigmund…

Yazar: orhan pamuk
Galip, çocukluk aşkı, arkadaşı, amcasının kızı, sevgilisi ve kayıp karısı Rüya'yı karlı bir kış günü İstanbul'da aramaya başlar. Okuyucu, bir esrarlı alemin işaretleriyle dolu İstanbul'da Galip'in araştırmalarını ve karşılaştığı kişileri izlerken, bir yandan da bu araştırmaları değişik işaretler ve tuhaf hikayelerle tamamlayan köşe yazarı Celal'in satırlarıyla karşılaşır.…

Yazar: orhan pamuk
On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars’ta ağzına kadar işsizlerle dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve…

Yazar: duygu asena
Duygu Asena, bu defa öyküler yazdı. 1995’te Hollanda’da da yayımlanan kitapta 13 öykü ve bir masal var. Aslında masal, on üç buçuğuncu öykü. Gerçekten bir masal mı bu? Neden o bir masal da, diğerleri birer öykü? Peki kitabın adı niçin “Kahramanlar Hep Erkek!”? Yani erkekler kahraman olmayı mı isterler yoksa kahramanlar erkek mi olur? Veya asıl kahramanlar kadınlar mıdır? Evet, kahraman kim? Dahas…

Yazar: duygu asena
1988 Boğaziçi Üniversitesi En İyi Yazar ÖdülüDuygu Asena bu kitabında, temiz, telaşsız, kıvrak anlatımıyla bir kadının yaşadıklarını, daha doğrusu cinsiyetii kadın olarak belirlenmiş, herkesin üç aşağı beş yukarı tanık olabileceği ortak bir macerayı, bir kadının ağzından anlatıyor. Bu kadın, küçücük bir kızın henüz yaşanmamış doğal meraklarından, aşklar, acılar, sahtekârlıklar, hıslarla dolu bir…

Yazar: ayşe nil
Okuyacağınız her şey gerçektir... Anlatacağım olayların pek çoğunun tanıkları vardır... Ne kişi adları değiştirilmiştir ne de yer adları... Bence insanlar yaptıklarından utanmamalıdırlar. Utanılacak şeyleri ise yapmamalıdırlar. Ayşe Nilin bu yapıtında Fransız La Paix Hastanesinde Suna Tanaltay ve Prof. Dr. Ayhan Songara kadar birçok ünlü kişiyi gerçek adlarıyla ve tanıklar önünde yaşanmış olaylar…

Yazar: charlotte bronte
Charlotte Bronteun kendi hayatından izler taşıyan eseri Jane Eyre, romantizm akımının en belirgin ve unutulmayan örneklerindendir.Zorlu bir çocukluk geçirdikten sonra öğretmen olan Jane Eyre, Bay Rochesterın malikanesinde mürebbiye olarak göreve başlar. Zamanla Bay Rochester ile Jane Eyre yakınlaşırlar, ama evlenmelerinin önünde ciddi bir engel vardır: Rochesterın herkesten gizlenen akıl hastası…

Yazar: virginia woolf
Virginia Woolfun gerçek anlamda ilk deneysel romanıdır Jacobun Odası. Roman, Kral Edward dönemi İngiliz toplumunu Birinci Dünya Savaşına bağlayan toplumsal değerlerin hem temsilcisi hem de kurbanı olan bir genç erkeğin portresidir. Jacobun yaşamının seyrini izlerken çocukluğundan, Cambridge yıllarından, Londranın bohem çevrelerinden, Paristen, Yunanistana yaptığı bir geziden sonra varırız, ama bu…
Yazar: ted hughes
"Siz hiç sosis yemeye bayılan, ağlarken gözyaşlarının ayakları arasındaki tozda şıpırdamasını seyreden, önlüğünü takıp çalışma tezgahında Yaradılış için kilden icatlar yapan, yardım aradığını reklamla duyuran bir Tanrı gördünüz mü? Eğer yanıtınız hayır ise, işte size Ted Hughes'un yaratıcılığının dorukta olduğu, şaşırtıcı, sarsıcı, ürküten, hüzünlendiren ve bolca da güldüren on hikayes…

Yazar: honoré de balzac
1789 Fransız Büyük İhtilalinin geçiş döneminin romanı İki Gelinin Anıları. Bir devrim plan ve programını gerçekleştirmek için yapılır. Ama hiçbir plan ve program yaşama ve onun merkezindeki plana tıpatıp uymaz. Tepki görür, ve tepkimelerle ya devrimin öngörülerinde değişmeler, ya uygulamada kaymalar, ya da insanlarda değişmeler yaratır. Bunların devrimce özümlenmesi ve yeni sistemin yasallaşmasın…

Yazar: iskender pala
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak ü daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler... Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler,…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: george sand
Indiananın umutsuzluğu âşığının kalbinde kibir dolu bir istek uyandırmıştı. Onu, aşkını kaybetmekten bu kadar ürkmüş, bu kadar çekingen, ... gelecekle ilgili koyacağı kuralları kabul etmeye bu kadar gönüllü görünce, ... kendini kaybettiren bir öfkeyle kollarına aldı ve göğsüne yasladı. Indiana güçsüz bir çocuk gibi boyun eğdi ve dudaklarını hiç direnmeden ona bıraktı....Raymond, Artık ne köleniz…

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Tanpınarın bu çok tanınmış romanı bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış Cumhuriyet aydınlarının huzursuzluklarını dile getirmektedir. Huzurun kahramanlarından Mümtaz roman boyunca kendisini huzura kavuşturacak bir iç nizamı aramaktadır. Eserde hastalık, ölüm, tabiat, kozmik unsurlar, medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh halleri ve estetik fikirler içiçe verilir. Ancak bütün bunla…

Yazar: ayn rand
Dünya bizleri kurtarma ve bize iyilik etme aşkıyla dolu insanlar tarafından hep kana bulandı. Tarihteki bütün savaşları yürekleri iyilikle dolup taşan, kendini bir dava uğruna feda ettiğini düşünen kurtarıcılar çıkardı.Hitler Almanları, Stalin işçileri, Mao köylüleri kurtarmak için dünyayı kana buladı. Milyonlarca insan kurtarıcıların şefkat dolu ellerinde can verdi. Onlar hep biz dediler, hiç be…

Yazar: sait faik abasıyanık
Sait Faikin, toplam kırk iki öyküsünü içeren iki eserini biraraya getiren bu kitabı da Milli Eğitim Talim ve Terbiye Kurulunca okullara tavsiye edilmiştir. Havuz Başındaki öykülerde, bir iç dökme, kendini anlatma havası hâkim. Çocukluk anılarından ve Adapazarı yaşamından yaratılmış öyküleri yanında, yarım kalmış izlenimini veren öykülerle, birer gözlem düzeyinde kalmış olanlar da kitapta yer alıy…

Yazar: sait faik abasıyanık
“Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını i…

Yazar: william shakespeare
Babası öldükten sonra annesiyle evlenen amcasının aslında babasının katili olduğunu öğrenen Danimarka Prensi Hamlet derin bir acıya kapılır. Acı çekmek ya da kendini öldürerek bu acıyı dindirmek arasında bocalayan Hlet\in ikilemini, Shakespeare ünlü Olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu! sözleriyle dile getirir:Acaba zalim feleğin okuna, taşına göğüs germek mi, yoksa bu mihnet der…
