Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: gülten dayıoğlu
Bir Güney Amerika gezisi sırasında yaşanan sevinç, coşku, korku ve mutluluğun öyküsü. TADIMLIKGüney Amerika Gezi İzlenimleriSevgili okuyucularım! Benimle Güney Amerika gezisine var mısınız?Sizlere bu kitapta, Güney Amerikaya yaptığım görkemli geziyi, tüm ayrıntılarıyla anlatacağım. Benimle birlikte oralara gitmiş gibi olacaksınız. Kitabı okurken, gezi sırasında duyumsadığım sevince, neşeye, c…

Yazar: gülten dayıoğlu
İnsanoğlu, tüm zamanlarda, kıyamet kehanetlerine ilgi duydu. Bugünün insanları da büyük bir merakla bu bilgilerin izini sürüyor. Çünkü, bu gizemli haberler, çoğunlukla yaşadığımız yüzyıla odaklanmakta.Yirmi birinci yüzyılın ilk yarısında, Yukarı Mezopotamyada yapılan arkeolojik kazılarda, eşi görülmemiş bir belge ortaya çıktı. Dokunuldukça ürpertici sesler çıkartan bu değerli yazıt, kayıp Kıyamet…

Yazar: gülten dayıoğlu
Onlar, Nuh Tufanından çok önce, dünyamızda yaşamaya başlamışlardı.Onlar, kendileri istemedikçe, insanlara görünmezlerdi.Onlar, varlıklarında taşıdıkları GİZİL GÜÇle dönüşümü başarmışlardı.Başta insan olmak üzere, her türden canlının görünümüne bürünebilir, aramıza katılıp, İNSAN ÜSTÜ eylemlerde bulunabilirlerdi.Efsanelere geçen bu kutsal kuşların adı, AKİLOPANTAydı.Bir gün, Hakkaride ışık topları…

Yazar: gülten dayıoğlu
Baba özlemiyle büyüyen Yada, artık on dört yaşındadır. Geçmişte, ailenin başından geçen korkunç olayları bilmediğinden, kayıp babasının izine düşer. İnternette açılan Babamı Arıyorum adlı siteye girer. Babasıyla ilgili ipuçları vererek, onu tüm dünyada aramaya başlar. Yazık ki babasını, kendini ve tüm aileyi, çok büyük bir tehlikenin içine atmıştır.İlk eserlerini yetişkinler için kaleme alan yaz…

Yazar: gülten dayıoğlu
İnsanlar iki gündür merak içinde kıvranıyorlardı. Ülkenin çok sevilen Devlet Başkanı birdenbire kayıplara karışmıştı. Kayıp Başbakan kendini dünya barışına adamış çok değerli bir yöneticiydi. Ülkelerarası silahlanma yarışını durdurmaya çabalıyordu. Tüm silah yapımcıları bu yüzden ona düşman kesilmişlerdi. Halk Başkanın silah yapımcıları tarafından kaçırıldığına inanıyordu. Ama bu doğrultuda hiçbi…

Yazar: gülten dayıoğlu
Dünya, birbirine düşman olan, iki bölüme ayrılmıştır. Her iki taraf da bir gizlilik içinde, birbirlerini tamamen yok etmeye yönelik, çok etkin bir silah üretir. Günü gelince, bu silahı, aynı gizlilik içinde ve aynı anda, sıcak yağmur görünümünde, birbirlerinin üzerine yağdırırlar. Tüm yetişkinler yok olur. Daha önce her iki bölümde de yeni doğan bebeklerle, iskelet geliştirme aşısı yapılmıştır. S…

Yazar: gülten dayıoğlu
İleri Görüşlüler Ülkesinin doğumevlerinde, birdenbire gizemli olaylar görülmeye başlamıştı. Erkek bebeklerden bazıları doğumdan kısa bir süre sonra, ortadan yok oluyorlardı. Ana babalar, korku içindeydiler. Konu kısa sürede basına yansıdı. Giderek büyüdü. Ülkenin, önemli sorunu durumuna geldi. Yöneticiler, olaya el koydular. Doğumevlerinde olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Halk, bebek hırsızl…

Yazar: gülten dayıoğlu
Ela sıradan öğüt ve eleştirilere uyarak yaşama yumuşak iniş yapmak istemiyordu. Hayatı deneyerek, kalıplaşmış kuralları aşan özgür ve sıradışı bir kimlik edinmeyi amaçlıyordu.O, çok renkli düşler kuruyordu. Örneğin, gökkuşağının sadece yedi renk olduğuna inanmıyordu. İnsanoğlunun gözlerini bürüyen bağnazlık perdesi yırtıldığında, yepyeni renklerin ortaya çıkacağına yürekten inanıyordu.Ortaokul ve…

Yazar: ipek ongun
Serra, Sıla, Melis, Dilek, Esin, Toprak Dünün küçük kızları Hepsi ayrı ayrı yollarda ilerliyor. Ama Bir zamanlar birbirinin ellerinden tutan o küçük kızlar, bugün genç kadınlar olarak aynı elleri sıkı sıkı tutmaya devam ediyorlar. Dilek, Ulaş ve Deryasıyla mutlu. İşinde başarılı. Hâlâ çocuksu neşesini, öfke patlamalarını, patavatsızlığını sürdürüyor. Toprak, özel yaşamını konuşmayı sevmeyen…

Yazar: ipek ongun
Mektup arkadaşları... Nilgün ve Şerife... Uzun bir süre yazıştıktan sonra nihayet bir araya gelebildiler. Ve şimdi yaz tatilinde buluşuyorlar. Her bölümünde bir serüven, heyecan, komik bir olay bulacağımız bu kitabı elinizden bırakmayacaksınız.

Yazar: ipek ongun
İpek Ongun un Bir Genç Kızın Gizli Defteri Dizisinin son kitabı Aysun, yaz tatili için Almanya dan Türkiye ye gelirken, çelişkili duygular içindeydi. Üstelik kendi arzusuyla değil, babasının zorlamasıyla gerçekleşiyordu bu gezi. Kuzeni Özgür ve eşi Serra'yla anlaşabilecek miydi? Ya Furkan? O ne olacaktı? Yaz sonunda, evine dönerken ise ne çok şey değişmişti. Her şeyde…

Yazar: ipek ongun
Ölüm ve doğum...Geçmiş ve Gelecek...Tıplı kar taneleri ve baharlar gibi...Hayatımızı oluşturan değişik renkler...Bitmedi bir de ofiste yaşananlar var.Dedim ya süperstar gibiyim, diye.Dün sabah ofise geldiğimde ne göreyim... Masam çiçekler içinde...Ve bir not-Tanrının verdiği en güzel hediye. Tadını çıkar.Ve altında tüm çalışanların imzaları...Kutlamalar. İyi dilekler... Çok çok hoştu.İşte sayende…

Yazar: ipek ongun
Hayatta ne çok yollar yürüyoruz. Okul yolları... Çocukluk yolları... İlk gençliğin sancılı yolları... Üniversite yolları... Romantizmin acı tatlı yolları... Çalışma yolları... Dönüp baktığımda bir prizma görüyorum sanki... Serra´nın ne çok yüzü var. Çocuk Serra... Okullu Serra... Üniversiteli Serra... Aşık Serra.. Başka başka yollar, başka başka hayatlar, başka başka kimlikler, düşünceler…

Yazar: ipek ongun
Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisinin beşinci ve son kitabında İpek Ongun hayatla yüz yüze gelen gençleri anlatıyor. Üniversitenin son yılında Serra ve arkadaşları günümüzün zor koşullarıyla baş etmeye çalışırken, onlara yine Doğanay Hoca sohbetleri yardımcı oluyor.Soru soran kişinin, düşünen insan; düşünen kişininse gerçek anlamda özgür insan olduğunu; hayatını ve kişiliğini sorgulayarak amacın…

Yazar: ipek ongun
Bu aslında bir veda mektubu... Serraya veda etme zamanı geldi. İnanın, ben de sizler kadar hüzünlüyüm. Dile kolay, tam on üç yıldır Serrayla birlikte yaşadık, sorunları aştık, ağladık, güldük. Ama, bu süre de iyi işler de yaptık. Ve bunları sizlerle el ele başardık. Siz beni yönlendirdiniz, ben yazdım. Ve bu kitaplar yazılırken sadece siz değil, ben de çok şey öğrendim. Her yazarın bir çıkış nokt…

Yazar: ipek ongun
Üniversiteye giriş... O ilk yılın heyecanı... Arkadaşla paylaşılan kendine ait bir ev... Küçük özgürlükler... Serra bu yeni ortamda kimlerle arkadaş olacak? Acaba onu neler bekliyor? Ya aşk?

Yazar: ipek ongun
Serra ve arkadaşları yeni yaşam serüvenleri peşindeler. Bu kez, gelecekle ilgili kararlar için kafa yoruyorlar. Kendi ayakları üstünde durmak istiyorlar.Mutluluğu başkalarının gözlerinde değil, kendi içlerinde aramanın önemini fark ediyorlar. Ve tüm bu savaşımı yine kâh gülerek kâh hüzünlenerek ama hep birbirlerine omuz vererek sürdürüyorlar.İpek Ongun, tüm eserlerinde olduğu gibi, bu kitabında d…

Yazar: ipek ongun
Eğer sevinçlerimizi içimizde hasret olmadan paylaşabiliyorsak, dertlerimizi gizlice sevinmeden bölüşebiliyorsak, kötü kişi olmayı göze alarak birbirimize doğruyu söyleyebiliyorsak, böylece birbirimizi yanlışlardan koruyabiliyorsak, samimiyetle saygının ince çizgisini çizebiliyorsak, birbirimizi yargılamadan olduğumuz gibi kabullenebiliyorsak, dünyalara bedel bir dostluğa sahibiz demektir. Aldığım…

Yazar: ipek ongun
Yaş On Yedi pembe ve bomboş romantik hayalleri değil, orta sınıftan gelen gençliğin gerçek durumunu ele alıyor. Bu kitabın hem aile hem de okul yaşamındaki sorunları gerçeklikle, ama umutsuzluğa kapılmadan, sağlıklı bir yaklaşımla veren, aslında ağırbaşlı olmakla birlikte gülmece öğelerini de önemseyen, gerek edebi, gerek eğitici değeri yüksek, tüm gençlerin ilgisini uyandırabilecek bir roman old…

Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…
10/10
Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…

Yazar: debbie macomber
“Macomber, gerçek kaderlerinin peşinden koşmak için eski hayatlarından vazgeçen insanların hikâyesini çok samimi bir dille anlatıyor.” Booklist “Hayatları birbiriyle kesişen dört kadın aracılığıyla insan ilişkilerine içten bir bakış.” Midwest Book Review “Macomber müthiş bir öykücü… Çizdiği karakterler son derece derin ve gerçekçi.” Publishers Weekly “Debbie Macomber yüreğiyle…

