Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: marcel proust
... tıpkı Japonların, suyla dolu porselen bir kaseye akıttıkları silikkağıt parçalarının, suya girer girmez şekillenerek, renklenerek belirginlik kazandığı, somut, şüpheye yer bırakmayan birer çiçek, ev, insan olduğu oyunlarındaki gibi, hem bizim bahçedeki, hem M. Swannın bahçesindeki bütün çiçekler, Vivonne nehrinin nilüferleri, köyün iyi yürekli sakinleri, onların küçük evleri, kilise, bütün Co…

Yazar: marcel proust
... tıpkı Japonların, suyla dolu porselen bir kaseye akıttıkları silikkağıt parçalarının, suya girer girmez şekillenerek, renklenerek belirginlik kazandığı, somut, şüpheye yer bırakmayan birer çiçek, ev, insan olduğu oyunlarındaki gibi, hem bizim bahçedeki, hem M. Swannın bahçesindeki bütün çiçekler, Vivonne nehrinin nilüferleri, köyün iyi yürekli sakinleri, onların küçük evleri, kilise, bütün Co…

Yazar: john berger
Türkiye'de bütün kitaplarıyla her zaman kendisine geniş bir okur kitlesi bulan John Berger'ın klasiğidir Görme Biçimleri. Dokuz basım yapan kitap, Berger'ın bir ekip çalışmasıyla BBC için yaptığı bir televizyon dizisinden kitaplaştırılmıştır. Yayımlandığı 1972'den günümüze, yağlıboya resimden reklamlara, görselliği ve imgeleri anlamanın, eleştirel bir görme biçiminin manife…

Yazar: gündüz vassaf
Bazı eleştirmenlerin şeytanın avukatı sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassafın gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısıyla sunduğumuz Cehenneme Övgüsü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük totaliter dünyalarımızı afişe ediyor, daha doğrusu yüzümüze vuruyor. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarım…

Yazar: onat kutlar
Yurt koğuşunda, kahve köşelerinde yazılmış dokuz kısa öyküyü bir araya getiren İshak, 1959da a Dergisi Yayınlarından çıktığında, Onat Kutlar 23 yaşında, Kadırga Yurdunda kalan, taşralı bir hukuk öğrencisiydi. Modern öykücülüğümüzün tohumu ve yeni bir dönemin simgesi olduğu kadar, günümüz öykücülüğü için de hâlâ bir mihenk taşıdır İshak. Yapı Kredi Yayınları daha önce de Necip Fazıl Kısakürekin Çi…

Yazar: patrick süskind
Patrick Süskind'in, Almanya''da ilk yayımlanışında tam anlamıyla olay yaratan, aylarca liste başlarında kalan Koku adlı bu romanı, gerçekte alışılagelmiş çoksatarların oldukça dışında kalan, tarihsel boyutlarda kapsamlı bir toplum eleştirisini sergileyen bir kitap. Olay, 18. yüzyıl Fransasında geçer; kitabın kahramanı Jean-Baptiste Grenouille ise tüm insani duyumlardan ve duygulard…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: ergun kocabıyık
Bu kitap, insan denilen dolaylı hayvanın izini sürüyor. Kovaladığı ama bir türlü yakalamayı başaramadığı bu gizemli hayvanın ardında bıraktığı izleri okumaya çalışarak onu anlamaya çabalıyor. İlk ataları hominidlerden başlayıp, totem hayvanlarına, yarı hayvan yarı tanrılardan nefs hayvanlarına, canavarlardan günahkarlara, delilere ve dışlanmışlara ve canları pahasına hayvan dünyasının tehlikeli…
Yazar: murat baç
“Kaos Kelam Hijyen Şiddet, Orta Doğulu anasının eteğine yapışırken ayağını sürüye sürüye Batılılaşan, ideal benliğini ideal duygulanımıyla bir türlü örtüştüremeyen, milongada kodu mu oturtan erkeklere ve mutfakta mı yatak odasında mı hanımefendi olunuyordu bir türlü hatırlayamayan kadınlara ve erkeklikle kadınlık arasında olup da dil bu duruma uygun sözdağarcığını geliştirmeye varıyla yoğuyla dir…
8/10yazar, batı toplumunun dil üzerinden kaosu ve boşluğu düzenliliğe hapsederken ortaya koyduğu hijyenik yaşamı güzel açınlamış. sükuneti "awkward" olarak nitelemeye başlayan batı toplumunun dilin indirgemeci yapısından dolayı nasıl yüzeyselleştiğini ustaca örneklemiş. türkçe, özellikle de böylesine ha
Yazar: murat baç
“Kaos Kelam Hijyen Şiddet, Orta Doğulu anasının eteğine yapışırken ayağını sürüye sürüye Batılılaşan, ideal benliğini ideal duygulanımıyla bir türlü örtüştüremeyen, milongada kodu mu oturtan erkeklere ve mutfakta mı yatak odasında mı hanımefendi olunuyordu bir türlü hatırlayamayan kadınlara ve erkeklikle kadınlık arasında olup da dil bu duruma uygun sözdağarcığını geliştirmeye varıyla yoğuyla dir…

Yazar: haruki murakami
Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir “düzenek” gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibi peşindedir… Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar. Sahilde Kafka, XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını…

Yazar: haruki murakami
Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir “düzenek” gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibi peşindedir… Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar. Sahilde Kafka, XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını…

Yazar: haruki murakami
Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir “düzenek” gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibi peşindedir… Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar. Sahilde Kafka, XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını…

Yazar: terry eagleton
Edebiyat kuramı, nükleer fizik kadar anlaşılmaz bir şey midir? Sadece edebiyat metinlerini içeren ve sadece onlara uygulanabilen bir edebiyat kuramından söz etmek mümkün müdür? Eagleton, edebiyat çalışmalarının neden nükleer fizikten farklı olduğunu, edebiyatın herkese ulaşabilecek sıradan bir dile sahip oluşuyla açıklıyor, işçi, avukat, antropolog, öğrenci yani hemen herkes edebiyatı okuyabil…



Yazar: terry eagleton
Edebiyat kuramı, nükleer fizik kadar anlaşılmaz bir şey midir? Sadece edebiyat metinlerini içeren ve sadece onlara uygulanabilen bir edebiyat kuramından söz etmek mümkün müdür? Eagleton, edebiyat çalışmalarının neden nükleer fizikten farklı olduğunu, edebiyatın herkese ulaşabilecek sıradan bir dile sahip oluşuyla açıklıyor, işçi, avukat, antropolog, öğrenci yani hemen herkes edebiyatı okuyabil…










