
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: umberto eco
Düşman Yaratmak, "rastgele yazılar"dan oluşan bir kitap. Ama, yazarın 20. yüzyılın en önemli düşünce adamlarından Umberto Eco olduğunu düşününce, bu yazıların öylesine seçilmiş konularda rastgele yazılmış yazılar olmadıkları belli. Kitabın adının kaynağı olan "Düşmanı İnşa Etmek" yazısı, New York'ta Pakistanlı bir taksi şoförünün Eco'ya sorduğu, "İtalyanların…

Yazar: howard s. becker
Onlu yaşlarımdan itibaren barlarda, gece kulüplerinde ve striptiz kulüplerinde piyanistlik yaptım. Bu deneyimlerden ve sanatla ilgili başka yerlerden edindiğim diğer deneyimlerden biliyordum ki sanat eserlerinin oldukları şey haline gelmesi için, çok sayıda farklı kişinin yaptığı faaliyetlerin koordine edildiği bir ağ gerekiyordu. Bu deneyimlere dayanarak sezgilerim bana bu tür ağları ve faaliyet…

Yazar: mine söğüt
1979 yılı, gerçekten de, göründüğü gibi 1 Ocak Pazartesi günü başlayıp 31 Aralık Pazartesi günü mü bitti? 1979a, o yıl yaşananlara, bugün baktığımızda neler görmeliyiz? Sadece 12 Eylüle varan süreci mi? Yoksa 12 Eylül sonrasını da mı?Türk edebiyatının öne çıkan genç yazarlarından Mine Söğüt, yaşananların yazılanlardan daha uçuk, hayatın şiddetinin yazının hayal bile edemeyeceği kadar uçta olabile…

Yazar: howard s. becker
Onlu yaşlarımdan itibaren barlarda, gece kulüplerinde ve striptiz kulüplerinde piyanistlik yaptım. Bu deneyimlerden ve sanatla ilgili başka yerlerden edindiğim diğer deneyimlerden biliyordum ki sanat eserlerinin oldukları şey haline gelmesi için, çok sayıda farklı kişinin yaptığı faaliyetlerin koordine edildiği bir ağ gerekiyordu. Bu deneyimlere dayanarak sezgilerim bana bu tür ağları ve faaliyet…

Yazar: mine söğüt
1979 yılı, gerçekten de, göründüğü gibi 1 Ocak Pazartesi günü başlayıp 31 Aralık Pazartesi günü mü bitti? 1979a, o yıl yaşananlara, bugün baktığımızda neler görmeliyiz? Sadece 12 Eylüle varan süreci mi? Yoksa 12 Eylül sonrasını da mı?Türk edebiyatının öne çıkan genç yazarlarından Mine Söğüt, yaşananların yazılanlardan daha uçuk, hayatın şiddetinin yazının hayal bile edemeyeceği kadar uçta olabile…

Yazar: sigmund freud
Düşlerin Yorumu, tam metin olarak ilk kez Türçeye çevrilmektedir. Geniş hacmi nedeniyle iki cilt halinde yayımlamak zorunda kaldığımız yapıtın ilk cildinde düş sorununa Freud-öncesi bakış açısına ilişkin geniş bir literatür taraması, düşleri yorumlama yönteminin tanıtılması, düşlerin istek doyurma özelliğinin kanıtlanması, düş çarpıtması görgüsü ile düşlerin malzemesi ve kaynaklarına ilişkin bölm…

Yazar: margaret atwood
Homeros'un Odysseia'sında, Odysseus'un karısı ve Troyalı güzel Helena'nın kuzeni Penelope'nin başından geçenler çağlar boyunca bir ibret öyküsü olmuştur. Odysseus'un Troya savaşına gitmesiyle birlikte yirmi yıl yalnız kalan Penelope, ortalığı sarsan dedikodulara karşın İthake krallığını ayakta tutmayı, dik başlı oğlunu büyütmeyi ve kendisine talip olan yüzü aşkın erk…

Yazar: margaret atwood
Baktıkları şey sarımtırak, benekli deriyle kaplı gibi görünen, ampule benzer bir nesneydi. İçinden yirmi kadar kalın et borusu çıkıyordu. Her borunun ucunda bir başka ampül büyümekteydi. Bu da ne böyle? diye sordu Jimmy. Bunlar tavuk, dedi Flurya. Tavuk organları. Ama bu yalnızca ciğer. But uzmanları da var. Normalden on iki kat hızlı but üretebiliyorlar. Ama kafaları yok, dedi Jimmy. Meseleyi ka…
9/10
Yazar: margaret atwood
Baktıkları şey sarımtırak, benekli deriyle kaplı gibi görünen, ampule benzer bir nesneydi. İçinden yirmi kadar kalın et borusu çıkıyordu. Her borunun ucunda bir başka ampül büyümekteydi. Bu da ne böyle? diye sordu Jimmy. Bunlar tavuk, dedi Flurya. Tavuk organları. Ama bu yalnızca ciğer. But uzmanları da var. Normalden on iki kat hızlı but üretebiliyorlar. Ama kafaları yok, dedi Jimmy. Meseleyi ka…

Yazar: margaret atwood
Baktıkları şey sarımtırak, benekli deriyle kaplı gibi görünen, ampule benzer bir nesneydi. İçinden yirmi kadar kalın et borusu çıkıyordu. Her borunun ucunda bir başka ampül büyümekteydi. Bu da ne böyle? diye sordu Jimmy. Bunlar tavuk, dedi Flurya. Tavuk organları. Ama bu yalnızca ciğer. But uzmanları da var. Normalden on iki kat hızlı but üretebiliyorlar. Ama kafaları yok, dedi Jimmy. Meseleyi ka…

Yazar: sigmund freud
Düşlerin Yorumu, tam metin olarak ilk kez Türçeye çevrilmektedir. Geniş hacmi nedeniyle iki cilt halinde yayımlamak zorunda kaldığımız yapıtın ilk cildinde düş sorununa Freud-öncesi bakış açısına ilişkin geniş bir literatür taraması, düşleri yorumlama yönteminin tanıtılması, düşlerin istek doyurma özelliğinin kanıtlanması, düş çarpıtması görgüsü ile düşlerin malzemesi ve kaynaklarına ilişkin bölm…

Yazar: margaret atwood
Baktıkları şey sarımtırak, benekli deriyle kaplı gibi görünen, ampule benzer bir nesneydi. İçinden yirmi kadar kalın et borusu çıkıyordu. Her borunun ucunda bir başka ampül büyümekteydi. Bu da ne böyle? diye sordu Jimmy. Bunlar tavuk, dedi Flurya. Tavuk organları. Ama bu yalnızca ciğer. But uzmanları da var. Normalden on iki kat hızlı but üretebiliyorlar. Ama kafaları yok, dedi Jimmy. Meseleyi ka…

Yazar: sigmund freud
Düşlerin Yorumu, tam metin olarak ilk kez Türçeye çevrilmektedir. Geniş hacmi nedeniyle iki cilt halinde yayımlamak zorunda kaldığımız yapıtın ilk cildinde düş sorununa Freud-öncesi bakış açısına ilişkin geniş bir literatür taraması, düşleri yorumlama yönteminin tanıtılması, düşlerin istek doyurma özelliğinin kanıtlanması, düş çarpıtması görgüsü ile düşlerin malzemesi ve kaynaklarına ilişkin bölm…

Yazar: howard s. becker
Onlu yaşlarımdan itibaren barlarda, gece kulüplerinde ve striptiz kulüplerinde piyanistlik yaptım. Bu deneyimlerden ve sanatla ilgili başka yerlerden edindiğim diğer deneyimlerden biliyordum ki sanat eserlerinin oldukları şey haline gelmesi için, çok sayıda farklı kişinin yaptığı faaliyetlerin koordine edildiği bir ağ gerekiyordu. Bu deneyimlere dayanarak sezgilerim bana bu tür ağları ve faaliyet…

Yazar: howard s. becker
Onlu yaşlarımdan itibaren barlarda, gece kulüplerinde ve striptiz kulüplerinde piyanistlik yaptım. Bu deneyimlerden ve sanatla ilgili başka yerlerden edindiğim diğer deneyimlerden biliyordum ki sanat eserlerinin oldukları şey haline gelmesi için, çok sayıda farklı kişinin yaptığı faaliyetlerin koordine edildiği bir ağ gerekiyordu. Bu deneyimlere dayanarak sezgilerim bana bu tür ağları ve faaliyet…

Yazar: jean-pierre andrevon
Roma tarihi, yüzyıllardan beri hayal gücünü tetikler. Bunlar çok bilinen basit paralı askerler ya da kişiler olsa dahi: İmparator Constantin gibi bilge. Neron gibi deli. Spartaküs'ün görüntüsüne baş kaldıran ya da Jules Sezar gibi fatih. Hannibal gibi acımasız düşmanlar ve Afrikalı Scorpion gibi büyük komutanlar. Tümü bu bin yıla yayılmış olan güçlü uygarlığın kahramanlarıdır.

Yazar: tim burton
"Tavşan deliğinden bir kez daha düşmeye ne dersiniz? Lewis Carroll’un klasik eseri, 2010 yılında Tim Burton’ın sıra dışı sinema anlayışıyla bir kez daha karşımıza çıkmıştı. Bu özel çizgi roman çalışmasında yazar Alessandro Ferrari, çizgi roman sanatçıları Massimiliano Narciso ve Marieke Ferrari ile birlikte Alis’in eşsiz hikayesini yepyeni bir formata taşıyor. Kitabın sonunda sizi bekleyen,…
8/10İllüstrasyonlar güzel, hikaye için aynı şeyi söyleyemem.

Yazar: sigmund freud
Sanat ve sanatçılar üzerine, psikanaliz yöntemiyle bilinçdışı süreçlerin insan davranışlarına ve kişilik oluşumlarına etkisi konusunda getirdiği açıklamalarla, hala gündemde olan Freudun eserlerinin önemli bir bölümünün bir araya getirildiği Studienausgabenin X.cildinden seçme metinlerden oluşuyor.
9/10
Yazar: sigmund freud
Sanat ve sanatçılar üzerine, psikanaliz yöntemiyle bilinçdışı süreçlerin insan davranışlarına ve kişilik oluşumlarına etkisi konusunda getirdiği açıklamalarla, hala gündemde olan Freudun eserlerinin önemli bir bölümünün bir araya getirildiği Studienausgabenin X.cildinden seçme metinlerden oluşuyor.

Yazar: sigmund freud
Sanat ve sanatçılar üzerine, psikanaliz yöntemiyle bilinçdışı süreçlerin insan davranışlarına ve kişilik oluşumlarına etkisi konusunda getirdiği açıklamalarla, hala gündemde olan Freudun eserlerinin önemli bir bölümünün bir araya getirildiği Studienausgabenin X.cildinden seçme metinlerden oluşuyor.

Yazar: diana scully
Tecavüz, kadınların en çok korktuğu saldırıların başında geliyor. Bu korku, kadınların hayatlarını derinden etkiliyor, kısıtlıyor. Nedense tecavüz, hep "kadınların sorunu" olarak ele alınıyor. Saldırganlarsa "normal dışı", hasta, sapık erkekler, toplumsal normların dışında kalan kişiler olarak görülüyor. Oysa yazar Diana Scully'nin tutuklu tecavüzcüler üzerine yaptığı ar…
10/10Psikopatolojik model tecavüzü, tek tek bireylerin yaşadığı, kendine özgü bir dizi sorun olarak görme eğilimindedir. Bu ise,' karmaşık bir toplumsal sorunun sebebinin ve çaresinin bireyde aranmasına ve tecavüz olayının içinde yer aldığı kültürel ve yapısal bağlamın gözardı edilmesin

Yazar: diana scully
Tecavüz, kadınların en çok korktuğu saldırıların başında geliyor. Bu korku, kadınların hayatlarını derinden etkiliyor, kısıtlıyor. Nedense tecavüz, hep "kadınların sorunu" olarak ele alınıyor. Saldırganlarsa "normal dışı", hasta, sapık erkekler, toplumsal normların dışında kalan kişiler olarak görülüyor. Oysa yazar Diana Scully'nin tutuklu tecavüzcüler üzerine yaptığı ar…

Yazar: diana scully
Tecavüz, kadınların en çok korktuğu saldırıların başında geliyor. Bu korku, kadınların hayatlarını derinden etkiliyor, kısıtlıyor. Nedense tecavüz, hep "kadınların sorunu" olarak ele alınıyor. Saldırganlarsa "normal dışı", hasta, sapık erkekler, toplumsal normların dışında kalan kişiler olarak görülüyor. Oysa yazar Diana Scully'nin tutuklu tecavüzcüler üzerine yaptığı ar…

Yazar: daniel palmer
Bir sesle uyanırsınız. Hissettiğiniz ilk şey acıdır, duyduğunuz ilk söz: Katil. Hayatınızda kaç gizemli boşluk olabilir? Eski karınız öldürülüyor. Kızınızın en yakın arkadaşı sizin tarafınızdan yollanan mesajlar alıyor ve sıradaki kurban kızınız. Bir numaralı şüpheli sizsiniz. Avukatınız olmasını istediğiniz eski bir arkadaşınız tam sizin lehinize bir ipucu yakalamışken öldürülüyor. Her adımın…
1/10kötü