
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ceyda kılınç
Ölümün kendilerine ne kadar yakın olduğunu bilmeden muhteşem bir malikânede yaşayan insanların, karmaşık ilişkilerini ve entrikalarını anlatan, soluk kesen bir aşk ve intikam hikâyesi. İki aşk arasında kalan güzel bir kızın hatası sonucunda ortaya çıkan korkunç olaylar zinciri...İnsanların özenerek baktığı ihtişamlı hayatların arkasındaki ikiyüzlülük, mutsuzluk ve ihanetlerin yok oluşa götüren öy…

Yazar: yusuf ziya koca
Bulgar Yahudi'si 33 dereceli Farmason Avram Benaroyas, Türkiye Mason Cemiyeti'nin kapandığını Moskava'da bir toplantı sırasında öğrendi. Sinirlerine hakim olamayarak şunları söledi: '' O Sarı Lider, kesinlikle ortadan kaldırılacaktır. Amaçlarımıza imha edici darbe vuranların akıbeti, feci şartlar altında ölümdür!'' Avram Benaroyas, yunan komünistlerin yayın orga…

Yazar: ismet bozdağ
Atatürkün akşam sofralarına çok ilişildi. Yaran Sofrası denildi, Malum Zevat Sofrası denildi.. Atatürkün en yakınlarından alınan her bilgi, aynı olayın görgü tanıkları ile pekiştirilmiş, hafıza yanları düzeltilmiş ve gerçeğe en yakın biçime dönüştürülmüştür. Atatürkün fikir sofralarını en iyi anlatan söz yine Atatürkün sözüdür. Hükümet uyandı, hadi biz artık yatalımı.

Yazar: rahmi vidinlioğlu
TERK EDİP GİDERKEN beni, hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan! Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum! Sen hiç değilse terk edip giderken beni, yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan! Utan tenime değen ellerinden, utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gö…

Yazar: recaizade mahmut ekrem
Bihruz Bey, zengin bir devlet memurunun oğludur. Babasından yüklü miktarda bir miras kalmıştır. Annesiyle birlikte yaşayan Bihruz Bey, yetersiz bir eğitim görmüş, yarım yamalak Fransızca öğrenmiş züppe bir tiptir. O dönemin kibarlık gereğinden saydığı şık faytonuyla Çamlıcada gezerken gördüğü ve soylu bir aileye mensup olduğunu düşündüğü bir kadına âşık olur. Aslında soylu olmayan bu kadın, Bihru…

Yazar: vehbi bardakçı
''Tohumumu toprağa verip hayatı döllerim, rengimi ışığa verip umudu döllerim, kokumu havaya verip yeli döllerim. Ben ne has bahçelerde bir gül ağacıyım, ne zalimin uğrunda bir darağacıyım, ben bir avlu duvarında mor çiçekli leylak ağacıyım. Arı gündüz gelir benden bal alır, zalim gece gelir benden dal alır. Ben bir leylak ağacıyım, üç dalım gitti oy dallarım kırık, üç dalım gitti inceci…

Yazar: rıfat mertoğlu
İlkel bir geçmişin gölgesi 'töre cinayeti' uygarlığımızın üstüne düşen kara bir leke gibi... ama aynı zamanda kozmik bir çığlık! İnsanın içini yakan bu çığlık nasıl bir gurur nedeni olabilir? Hivalara nasıl kıyılır? Bir vebalıymış gibi ölüsü bile lanetlenen... Bu nasıl bir vicdan? Böyle bir değer olabilir mi? Peki Hivaların kendine kıymasına ne demeli? Yanıtı zor: ama, Ağıtsız Kadınlar…

Yazar: knut hamsun
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

Yazar: stefan zweig
Bir tanrıydım o akşam. Fakat yükseklere kurulu tahtımdan, yaptığım işlere kayıtsız kayıtsız bakmıyordum. Kullarımın arasında tatlı, iyicil tavırlarla duruyor ve muhayyilemin gümüşi bulutları arkasından onların yüzlerini görüyordum. Solumda bir ihtiyar oturmaktaydı. Benden fışkırmakta olan o parlak iyilik ışığı buruşuk alnındaki kırışıklıkları giderip cilalamış, gözlerinin altındaki çukurlukları y…

Yazar: j. richard gott
Ünlü astrofizikçi J. Richard Gott, Einsteinın sonsuz evreninde zamanda yolculuk gibi karmaşık bir konuyu olağanüstü bir basitlikte anlatıyor. Her okuyucuyu, okurken zamanda yolculuğa çıkmış gibi hissettiren, bilimselliğin kimi zaman yarattığı o kargaşadan uzak, kolay anlaşılır ve akıcı bir üslupla zamanda yolculuğu boş bir hayal olmaktan kurtarıp teorik bir olasılığa dönüştür…



Yazar: sevim korkmaz dinç
Sevim Korkmaz Dinç, Karanlık Bir Geceydi-12 Eylül 1980 romanında 11 Eylül'ü 12 Eylül'e bağlayan bir geceyi anlatırken, Delikaya Rüzgârı'nda 12 Eylül'den sonraki yıllara uzanıyor. Zeynep'in yolu, Metris'in görüş gününde Ayşegül'le kesişir... İki kadın sevdiklerini Metris'de bırakırken önlerinde zor bir yaşam uzanır. Anlatılan; İstanbul, işsizlik, yoksulluk…

Yazar: sevim korkmaz dinç
Sevim Korkmaz Dinç, Karanlık Bir Geceydi-12 Eylül 1980 romanında 11 Eylül'ü 12 Eylül'e bağlayan bir geceyi anlatırken, Delikaya Rüzgârı'nda 12 Eylül'den sonraki yıllara uzanıyor. Zeynep'in yolu, Metris'in görüş gününde Ayşegül'le kesişir... İki kadın sevdiklerini Metris'de bırakırken önlerinde zor bir yaşam uzanır. Anlatılan; İstanbul, işsizlik, yoksulluk…

Yazar: sevim korkmaz dinç
Sevim Korkmaz Dinç, Karanlık Bir Geceydi-12 Eylül 1980 romanında 11 Eylül'ü 12 Eylül'e bağlayan bir geceyi anlatırken, Delikaya Rüzgârı'nda 12 Eylül'den sonraki yıllara uzanıyor. Zeynep'in yolu, Metris'in görüş gününde Ayşegül'le kesişir... İki kadın sevdiklerini Metris'de bırakırken önlerinde zor bir yaşam uzanır. Anlatılan; İstanbul, işsizlik, yoksulluk…

Yazar: sevim korkmaz dinç
Sevim Korkmaz Dinç, Karanlık Bir Geceydi-12 Eylül 1980 romanında 11 Eylül'ü 12 Eylül'e bağlayan bir geceyi anlatırken, Delikaya Rüzgârı'nda 12 Eylül'den sonraki yıllara uzanıyor. Zeynep'in yolu, Metris'in görüş gününde Ayşegül'le kesişir... İki kadın sevdiklerini Metris'de bırakırken önlerinde zor bir yaşam uzanır. Anlatılan; İstanbul, işsizlik, yoksulluk…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sevim korkmaz dinç
Sevim Korkmaz Dinç, Karanlık Bir Geceydi-12 Eylül 1980 romanında 11 Eylül'ü 12 Eylül'e bağlayan bir geceyi anlatırken, Delikaya Rüzgârı'nda 12 Eylül'den sonraki yıllara uzanıyor. Zeynep'in yolu, Metris'in görüş gününde Ayşegül'le kesişir... İki kadın sevdiklerini Metris'de bırakırken önlerinde zor bir yaşam uzanır. Anlatılan; İstanbul, işsizlik, yoksulluk…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sevim korkmaz dinç
Sevim Korkmaz Dinç, Karanlık Bir Geceydi-12 Eylül 1980 romanında 11 Eylül'ü 12 Eylül'e bağlayan bir geceyi anlatırken, Delikaya Rüzgârı'nda 12 Eylül'den sonraki yıllara uzanıyor. Zeynep'in yolu, Metris'in görüş gününde Ayşegül'le kesişir... İki kadın sevdiklerini Metris'de bırakırken önlerinde zor bir yaşam uzanır. Anlatılan; İstanbul, işsizlik, yoksulluk…


