
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: vladimir nabokov
Amerikalı ünlü şair John Shade 1959´da öldürüldü. Bu kitapta onun ölümünden sonra yayımlanan son şiiri ile editörün yazdığı önsöz, uzun bir açıklama bölümü ve dizin ter almaktadır. Ama bu editör öbür editörlere hiç benzememektedir; kibilir, meraklı, tuhaf, hoşgörüsüz biri. Sakın kafadan sakat, kötü, üstelik tehlikeli bir adam olmasın' Uzun boylu, kara sakallı bu anlatıcı, kitabın içinde kası…

Yazar: françois rabelais
16. yüzyılın önde gelen hümanistlerinden olan François Rabelais'nin felsefesini en iyi yansıtan örnek, Gargantua'nın sonunda anlatılan Thélème Manastırıdır. Manastırın girişinde yer alan Fay ce que voudras (Gönlünün dilediğini yap) yazısı dönemin keşişlik kurumunun karşıtı olan bir yapılanmanın dayandığı temel ilkeyi vurgular. Yapıta ütopyacı öğeleri kazandıran bu bölümde kadın ve erkek…


Yazar: yekta kopan
Yaşamın uzamış anlarından kurduğu öykülerini okura emanet eden bir yazar Yekta Kopan.Ruhumuza nereden sızdığını bilmediğimiz yüzleşmelerin izdüşümleri onun kaleminden bize ulaştığında kendi hesaplaşmalarımıza dönüşür.Farkına bile varmadığımız küçük anlarımız, yaşamımıza dağılır, genişler, sonra da hep sürer.Ya bir Yekta Kopan öyküsüdür onlar artık ya da unutulmuş bir yerde yazarlarını beklemişle…
8/10
Yazar: haruki murakami
Japonya hakkında tüm bildiklerinizi unutun... Haruki Murakaminin yarattığı, insanların tek bir kimono görmeden, meslekleri için ter döktükleri, aşırı içtikleri ve dağılmış evliliklerin girdabında sürüklendikleri dünyaya girin.Bu değişik, unutulmaz öykünün yirmili yaşlardaki kahramanı, çok ünlü bir detektifin küçük erkek kardeşi ya da en azından Japon kuzeni olabilir pekâlâ. Kadınlarla ilişkileri…
8/10
Yazar: yekta kopan
Yaşamın uzamış anlarından kurduğu öykülerini okura emanet eden bir yazar Yekta Kopan.Ruhumuza nereden sızdığını bilmediğimiz yüzleşmelerin izdüşümleri onun kaleminden bize ulaştığında kendi hesaplaşmalarımıza dönüşür.Farkına bile varmadığımız küçük anlarımız, yaşamımıza dağılır, genişler, sonra da hep sürer.Ya bir Yekta Kopan öyküsüdür onlar artık ya da unutulmuş bir yerde yazarlarını beklemişle…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın yeni romanlarını hasretle bekleyen okurları, bu kez ve ilk kez onun hikâyeleriyle buluşacaklar Sandık Odasında... Bir sırrı ifşa edelim: Bu kitaptaki hikâyelerin ortaya çıkmasında zaten biraz da okur parmağı var! Hafta başlarında, mesire yerlerinden dönüp de dairelerimizin iç karartıcı mesai atmosferine girdiğimizde, önümüzde içimizi açacak bir adet hikâye bulsak fena mı olur gibi…
9/10
Yazar: hüsnü arkan
Tayin emrim üç ay sonra çıktı. Emri aldığım günün sabahında Hasan'ı astılar.İnfaz gecesi uyumamıştık. Babam, Nuri Amca, annem ve ben, salondaki masanın çevresinde oturuyorduk. Pencerenin önündeki çıplak akasyaya konmuş suskun, korunmasız kış serçeleri gibi... Radyoyu açmıştık; bir haber bekliyorduk... Annem sık sık mutfağa gidip ağlıyordu. Nuri Amca, kımıldamaksızın önüne bakıyordu. Elleri d…

Yazar: haruki murakami
Japonya hakkında tüm bildiklerinizi unutun... Haruki Murakaminin yarattığı, insanların tek bir kimono görmeden, meslekleri için ter döktükleri, aşırı içtikleri ve dağılmış evliliklerin girdabında sürüklendikleri dünyaya girin.Bu değişik, unutulmaz öykünün yirmili yaşlardaki kahramanı, çok ünlü bir detektifin küçük erkek kardeşi ya da en azından Japon kuzeni olabilir pekâlâ. Kadınlarla ilişkileri…

Yazar: georges perec
Birinci mucize: Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan e'yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı e harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusu…
9/10
Yazar: georges perec
Georges Perecten, acı, umut ve doğruluğa dair bir roman... İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar âleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o din…
8/10
Yazar: ali lidar
"Beni affetme... Anlama da... Hayatımın özeti, düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu... Beni daha fazla konuşturma... Ben susayım, sen ağla... Gusül abdesti alabileceğim kadar gözyaşı biriktir benim için... Sonra beraberce çayıma siyanür karıştıralım. Önce göm beni, sonra anla…" Çocukluğa, büyümeye, Beşiktaş'a, bayramlık ayakkabılara, içinden oyuncak çıkan yumurtala…
8/10
Yazar: georges perec
Georges Perecten, acı, umut ve doğruluğa dair bir roman... İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar âleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o din…

Yazar: georges perec
Birinci mucize: Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan e'yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı e harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusu…







