
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…
8/10
Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: gabriel garcia marquez
Adı belirsiz bir Güney Amerika ülkesinin adı belirsiz bir kasabasında yağışlı, bunaltıcı bir sonbahar. Sıcak dayanılır gibi değil, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, fareler kilisenin temellerini kemiriyorlar ve kasaba halkı bir diktatörlüğün boyunduruğunda inim inim inliyor. Bu sefil ülkede değişen bir tek hükümetler, onlar da çok sık ve kan dökülerek değişiyor. Sonra bir gün, kasabanın dul…

Yazar: saul bellow
Saul Bellow 1976da Nobel Edebiyat Ödülünü kazandığında, ödül komitesi Günü Yaşayı diğer kitaplarından ayırıp özel olarak övmüştü. İletişim Yayınları da Modern Klasikler dizisine bu güçlü ve dokunaklı kitapla başlıyor. Günü Yaşa, ailesini, işini ve ümitlerini kaybetmiş başarısız aktör Tommy Wilhelmin bir gününün hikâyesi. Bir adamın paramparça olmuş, değiştirmek istediği ve baştan aşağı sorguladığ…

Yazar: andré gide
Hayatın biricik anlamı olacak kadar derinden duyulan bir aşkın trajediye dönüştüğü bir romanda asıl sorgulanan, erdeme giden yolun zorluğudur. Erdeme giden yolda, insanın içinde hi&ccdil; dinmeyen bir sızı gibi varlığını daima hissettiren yalnızlıklar, bekleyişler, ayrılıklardan doğan ve tahammülü trajediler doğuran çatışmalar yaşanacaktır. Jerome bütün erdemlerini aşkıyla ayakta tutarken, Al…

Yazar: gabriel garcia marquez
1955 yılında yayımlanan Yaprak Fırtınası, Latin Amerika edebiyatında “büyülü gerçekçilik” diye anılan akımın ustası Gabriel García Márquez’in ilk önemli yapıtı. Bu uzun öykünün vurgulanması gereken bir özelliği de, Márquez’in yalnızca Yüzyıllık Yalnızlık değil, daha sonraki yapıtlarının da arka planını oluşturan düşsel Macondo kasabasının ilk kez bu kitapta ortaya çıkmış olması. Dev bir muz şirk…

Yazar: andré gide
Timaş Edebiyatın Çağdaş Dünya Edebiyatı dizisinden çıkan ilk kitap Pastoral Senfoni, Nobel ödüllü yazar André Gidein en iyi bilinen eserlerinden birisidir. Huzuru yakalayabilmek için çırpınarak yaşayan ruhlar için aşk, acıya dönüştürülmesi en kolay, en hassas ihtiyaçlardan biridir. Kahramanların hepsi, ya Gidein kendisi ya da hayatında önemli rolleri olan yakınlarıdır.Pastoral Senfoni, bir kitap…

Yazar: miguel angel asturias
''Benim tehlikeli eserler yazdığım söyleniyor. Onu bilmem. Öyleyse, eserlerimden en tehlikelisinin ''sayın başkan'' olduğunu söyleyebilirim. Güney Amerika ülkelerinde ne zaman bir ihtilal ve darbe havası eserse kitapçı vitrinlerinden ilk kaldırılan eser ''sayın başkan'' olur. Bu bakımdan eseri siyasi barometreye benzetirler. Miguel Angel Asturias

Yazar: pearl s. buck
Bu kitap Annelik duygusunun yüceliğini tüm dünyaya haykıran eşsiz bir romandır. Ana (The Mother), bugüne kadar 39 dile çevrilmiş ve 2 defa da filme alınmıştır. Amerikan edebiyatın tanınmış kadın romancılarından Pearl S. Buck 26 Haziran 1892'de Amerika'nın Batı Virginia ilinin, Hilsboro kentinde dünyaya gelmiştir. Amerikan romancılığında; uzak doğuyu, özellikle Çin'i ve Çin…
7/10Ailesini bir arada tutmak ve mutlu yaşam için çalışan bir Çinli Ana...Bir solukta okuyacağınız muhteşem bir hikaye.Okuyun ve oktutun.

Yazar: pearl s. buck
Bu kitap Annelik duygusunun yüceliğini tüm dünyaya haykıran eşsiz bir romandır. Ana (The Mother), bugüne kadar 39 dile çevrilmiş ve 2 defa da filme alınmıştır. Amerikan edebiyatın tanınmış kadın romancılarından Pearl S. Buck 26 Haziran 1892'de Amerika'nın Batı Virginia ilinin, Hilsboro kentinde dünyaya gelmiştir. Amerikan romancılığında; uzak doğuyu, özellikle Çin'i ve Çin…

Yazar: halldór laxness
Salka Valka, İzlanda edebiyatında yeni bir sayfa açan canlı, destansı edebî yaratıcılığından ötürü, 1955 yılında Nobel Edebiyat ödülüne değer görülen Halldor Laxness'in başyapıtıdır. Laxness, bu romanında okuru, İzlanda'nın dondurucu soğuğunda titreyen küçük bir balıkçı kasabasında, ahlâk anlayışları çökmüş, ama dinî duygularla şişirilmiş balıkçıların acı dolu hayatlarıyla yüz yüze geti…

Yazar: franz kafka, peter kuper
Franz Kafkanın 1915 yılında yayımlanan Dönüşüm adlı romanı, yazarın, anlatım sanatının doruğa ulaştığı bir yapıtıdır. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu roman, aynı zamanda toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş akışına bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı biçimde dile getirir. Romanın kahramanı Gregor…

Yazar: henryk sienkiewicz
Bu roman, adını bir efsaneden almıştır. Bu efsaneye göre Hazreti İsanın havarisi Petrus, zamanın tevhit dini olan Hıristiyanlığın en önemli temsilcisidir. Neronun zulmünden ötürü Romada dini telkinlere devam etmekten ümidini keser. Romadan kaçarken Appienne yolunda bir ışık buketi içinde Hazreti İsayı görür. Oysa mesih göğe çekileli yıllar olmuştur. Havari hayretten ne diyeceğini şaşırarak: Quo v…

Yazar: william somerset maugham
Kitty, sağlam bir gelecek vadeden ve kendisini deli gibi seven Walterle evlenir ve alışık olduğu her şeyi terk ederek onunla Çine gider.Orada gerçek aşkı bulduğunu sanır... Kocasını aşkı uğruna aldatmasıyla başlayan bu sürükleyici yolculuk acaba nerede, nasıl son bulacaktır?Gerçek aşk nedir, kaybetmenin acısına nasıl katlanılır, hayat-ta önem verilen her şey anlamsız isteklere dönüşünce, insan na…

Yazar: thomas mann
20. yüzyılın en büyük Alman romancısı Thomas Mannın yazarlık yaşamında, Buddenbrooklar, Büyülü Dağ ve Doktor Faustus gibi büyük romanların yanı sıra Venedikte Ölümün de benzersiz bir yeri vardır. 1929da Nobel Edebiyat Ödü¬lüne değer görülen Mann, I. Dünya Savaşının hemen öncesinde yayınlanan Venedikte Ölüm adlı bu uzun öyküsünde, sanatçının trajik çıkmazını işler: Yorucu bir çalışmanın ardından g…

Yazar: jean paul sartre
İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransaya renk ve bütün dünyaya ses veren Jean-Paul Sartreın (1905-1980) yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel…

Yazar: eyvind johnson
Saltanat Günleri, 1974 Nobel Edebiyat Ödülünü alan İsveçli yazar Eyvind Johnson’un en büyük romanıdır. Yazar bu romanla İskandinavyanın en büyük edebiyat armağanı “Nordik Edebiyat Ödülünü Almıştır. Roman ünlü Frank İmparatoru Büyük Carolus (Şarlman) zamanında geçmekte, Avrupanın o çağdaki çalkantılarını, Şarlman’a karşı Lombardiya’daki bir ayaklanmayı, bu ayklanma sonunda soylu bir Lombardiya ai…

Yazar: george orwell
Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kurmasının öyküsü anlatılıyordu. Ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar,…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

