
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Eser Türk toplumunun medeniyet değişimi süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor. Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde zengin hayat hikâyeleriyle Türkiye'nin meselelerini, kendine has yorumlarıyla medeniyet değiştirme girişimlerinin insanımızı soktuğu çıkmazları araştırmakta, yaptığı tahlillerle de insanımız ve toplum yapımız üzerine dikka…

Yazar: sâdık hidâyet
Sadık Hidayet'in (1903-1951) öyküleri, hem onun kendi yapıtına hem de modern İran edebiyatına giriş için mükemmel birer anahtar niteliği taşır. Özellikle ilk öykü kitabı Diri Gömülen (Zinde be-gur, 1930), bu büyük yazarın -başyapıtı Kör Baykuş'ta (Buf-i kur, 1937; Çeviren Behçet Necatigil, YKY, 2001) iyice geliştireceği - temel izleklerini haber veren ve Kafka, Poe, Rilke gibi modernler…

Yazar: sâdık hidâyet
Sadık Hidayet'in (1903-1951) öyküleri, hem onun kendi yapıtına hem de modern İran edebiyatına giriş için mükemmel birer anahtar niteliği taşır. Özellikle ilk öykü kitabı Diri Gömülen (Zinde be-gur, 1930), bu büyük yazarın -başyapıtı Kör Baykuş'ta (Buf-i kur, 1937; Çeviren Behçet Necatigil, YKY, 2001) iyice geliştireceği - temel izleklerini haber veren ve Kafka, Poe, Rilke gibi modernler…

Yazar: stefan zweig
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Briefeiner Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanım…

Yazar: stefan zweig
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Briefeiner Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanım…

Yazar: stefan zweig
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Briefeiner Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanım…

Yazar: yaşar kemal
“Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince... Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden... Dostluktan söz açmak, ne güzel. Bir dostum var. Sıcacık eli var…

Yazar: mary higgins clark
Bir baba ve iki kızını karşı karşıya getiren dev bir antika reprodüksiyon şirketi ve sırlarla örtülü bir ölüm zinciri.

Yazar: kahraman tazeoğlu
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim. Çivi çiviyi sökermiş, yalnı…

Yazar: ömer hayyam
Ömer Hayyam, Rubailer’i ile İran’ın Nişabur kentinden dünyaya haykıran yürekli bir şair, bir bilim adamı, bir filozoftur. Gücü, bir yanıyla akılcılığından gelirken bir yanıyla da söz söylemedeki edebi gücünden gelmektedir. Kendi içinde bağımsız birer şiir olan dörtlükler, dönemin göreceli baskı ve taassup ortamında aşktan, şaraptan ve özgürlükten söz eder. Eleştiri oklarını iktidar sahiplerine, a…

Yazar: miguel de cervantes saavedra
15. Yüzyıl İspanyasında sosyal hayatta önemli bir yeri olan şövalyeliği anlatıyor. Mança ilinin küçük bir köyünde, soylu bir bey yaşıyordu. Bir rivayete göre adı Kesada, diğer bir rivayete göre de Alanso idi. Pek zengin sayılmazdı ama babasından kalan miras -har vurup harman savurmadığı takdirde- ömrünün sonuna kadar yeterdi. Gösterişi ve lüks yaşamayı sevmedi...MEBin tavsiye ettiği 100 Temel…

Yazar: cemal süreya
Ölüyorum tanrım Bu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdür Biliyorum tanrım. Ama, ayrıca, aldığın şu hayat Fena değildir.. Üstü kalsın..

Yazar: paul auster
Bir yatak, bir yazı masası ve bir iskemleden başka bir şey bulunmayan, tek kapılı, tek pencereli bir oda. Yaşlı bir adam, bu odada belleğini yitirmiş olarak uyanır. Kim olduğunu, buraya nasıl geldiğini anımsamaz. Odaya gelen belli belirsiz kişiler, Bay Boşa anımsayamadığı suçlar yöneltirler, kimliği ve geçmişine ilişkin örtük sözler ederler. Tavana gizlenmiş bir kamera durmadan fotoğrafını çeker,…

Yazar: hermann hesse
20. yüzyılın ilk yarısına damgasını vuran en önemli Alman yazarlardan olan Hermann Hessenin, ilkgençlik yıllarından beri hayranı olduğu Doğu ve Doğu felsefesi, mistisizmi ve hayat görüşü, onun pek çok kitabının temelini oluşturmuştur. Hessenin en ünlü yapıtlarından Boncuk Oyununun motiflerinin ilk kez ortaya çıktığı, ona uvertür niteliği taşıyan Doğu Yolculuğundaki H. H. için yolculuk, kendi yaşa…

Yazar: sâdık hidâyet
Yazdıklarında yarattığı Kafkaesk dünyayla modern İran edebiyatının kurucularından sayılan Sâdık Hidâyetten Türkçede ilk çeviri Varlık dergisinin 1 Aralık 1957 tarihli sayısında çevirmen adı belirtilmeden yayımlanan Üç Damla Kan öyküsüydü (1957). Yirmi yıl sonra ise başka bir öyküsü, bu kez Behçet Necatigilin çevirisiyle, Türkçeye kazandırıldı: Sahipsiz Köpek (Varlık, Aralık 1977).Necatigilin değe…

Yazar: sâdık hidâyet
Türk okuyucusuna artık tanıdık bir yazar olan Sâdık Hidâyet, bu eserinde XI. yüzyıl İran şiirinin bu çok önemli ismi hakkında kaleme aldığı incelemenin ardından, Hayyamın terânelerinden örnekleri de okura sunuyor. Filozof, matemetikçi, astronom olan Hayyam üzerine birçok inceleme yazılmış, hatta o döneme ait çok sayıda rubai de Hayyama atfedilmiş, kişiliği ve yazdıkları hakkında birçok yanlış bil…

Yazar: sâdık hidâyet
İran edebiyatında modernizmin öncüsü Sadık Hidayetten, Kafkanınki gibi karanlık, karabasanlı öyküler... Hidayet, 1930lu yıllarda, ülke için pembe tablolar çizen yönetime, İran halkının yaşantısını keskin bir gerçekçilikle yansıtarak yanıt veriyor. Şiddetin ve tutkunun iç içe geçtiği bu öyküler fakirlik, hastalık, batıl inançlar, cincilik, kumalık siga düzeni, ikiyüzlülük, mistik hayata ve inzivay…

Yazar: sâdık hidâyet
Modern İran edebiyatının büyük ustası Sadık Hidayet'in Vejetaryenliğin Yararları, vejetaryenliği kişisel bir seçim olmaktan öte, bir dünya görüşü olarak ele alıyor. İnsan kan döküyor, zulüm tohumu ekiyor. O halde sonuçta savaş, acı, yıkım ve toplu kıyım biçecek. İnsanlık ilerlemeyecek, huzur bulmayacak; mutluluk, özgürlük ve barış yüzü görmeyecek etobur olduğu sürece. Vejetaryenliğin Yararla…

Yazar: stefan zweig
İntihar, Stefan Zweig'ın zihnini gençlik yıllarından beri meşgul eden bir kavramdı. Yaşamının bir anlamı kalmadığını anladığı anda yaşamına kendi eliyle son verebileceğini daha üniversite yıllarında söylemişti. İlk evliliği sırasında karısı Friederike'yi kendisiyle birlikte intihar etmesi için zorlayan, sonra bu düşüncesinden vazgeçen Stefan Zweig, yıllar sonra, İkinci Dünya Savaşı sıra…

Yazar: milan kundera
Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, ünlü Çek yazarı Milan Kundera'nın Fransa'ya göçtükten sonra orada yazdığı ilk roman. Bir kahvede servis yapan güzel göçmen kızı Tamina, hiçbir şeyin, hiç kimsenin yerini tutamayacağı ölmüş kocasının anısının giderek bulanıklaşmasına karşı umutsuz bir savaş veriyor. Onun öyküsü, bu kitabın iki temel gerçeğini yansıtıyor: Çekoslovakya'da yaşanan trajik den…

Yazar: gabriel garcia marquez
Albaya Mektup Yok, çağımızın en büyük yazarlarından Gabriel García Márquezin en güzel uzun öykülerinden biri. Ülkesi uğruna savaşarak yaptığı hizmetlerin karşılıksız kaldığını anlayan, emekliye ayrılmış yaşlı bir askerin öyküsü. Bir türlü gelmeyen emekli aylığını her cuma günü karısı ve horozuyla birlikte bekleyen emekli bir albayın komik, ama komik olduğu kadar da trajik hikâyesi. Gabriel García…

Yazar: umberto eco
Italo Calvinonun Amerika Dersleri gibi, Umberto Econun Anlatı Ormanlarında Altı Gezintisi de her yıl kültür-sanat alanında uluslararası ünü ve saygınlığı olan sanatçı, yazar ya da bilim adamlarının Harvard Üniversitesinde sunduğu altı konferansın metinlerinden oluşuyor. Anlatı konusundaki kuramsal çalışmalanyla da tanınan Eco, bu kez bir kuramcıdan çok, okur kimliğiyle çıkıyor karşımıza: Onun eşl…

Yazar: paul auster
Her türlü üretimin, her türlü yaratımın durduğu, umutsuz, umarsız bir ülke. Evsiz barksız insanların doluştuğu adsız bir kent. Hırsızlığın suç sayılamayacak kadar yaygınlaştığı, ölümün tek kurtuluş olarak görüldüğü, artık kimsenin çocuk doğurmadığı bir cehennem kent. Çöplerarasında bulduğu eski nesneleri satarak geçinen 19 yaşındaki Anna Blumeun, ağabeyi Williamı ararken onca yoksunluğun ortasınd…

Yazar: sâdık hidâyet
Sadık Hidayet'in (1903-1951) öyküleri, hem onun kendi yapıtına hem de modern İran edebiyatına giriş için mükemmel birer anahtar niteliği taşır. Özellikle ilk öykü kitabı Diri Gömülen (Zinde be-gur, 1930), bu büyük yazarın -başyapıtı Kör Baykuş'ta (Buf-i kur, 1937; Çeviren Behçet Necatigil, YKY, 2001) iyice geliştireceği - temel izleklerini haber veren ve Kafka, Poe, Rilke gibi modernler…