
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: erlend loe
“Zaman her şeyi silip süpürür.” Eserleri yirmiden fazla dilde okunan Norveçli yazar Erlend Loe’nun unutulmaz bir modern zaman figürüne dönüşen kahramanı Doppler yuvaya dönüyor. Doppler romanının devamı niteliğindeki Bildiğimiz Dünyanın Sonu ormanın derinliklerinden sistemin derinliklerine uzanıyor: Çemberin içinde duramayanların bütün oyunlardan kovulduğu bir dünyada özgür kalmak mümkün mü?…

Yazar: erlend loe
“Zaman her şeyi silip süpürür.” Eserleri yirmiden fazla dilde okunan Norveçli yazar Erlend Loe’nun unutulmaz bir modern zaman figürüne dönüşen kahramanı Doppler yuvaya dönüyor. Doppler romanının devamı niteliğindeki Bildiğimiz Dünyanın Sonu ormanın derinliklerinden sistemin derinliklerine uzanıyor: Çemberin içinde duramayanların bütün oyunlardan kovulduğu bir dünyada özgür kalmak mümkün mü?…

Yazar: erlend loe
25 yaşındaki kahramanın iki arkadaşı vardır. Biri iyi, biri kötü. Ve bir de, pek sevimli olmayan bir ağabeyi. Ağabeyine kroket oyununda yenilince, dünyası başına çöker. Yaşamının anlamanı bulmakta zorlanan genç adam, yüksek lisans yaptığı üniversiteyi bırakır. Her şeyin listesini çıkarmaya başlar, meteorolog arkadaşına fakslar yollar, komşunun küçük oğlu ile arkadaş olur. Yaşamın özüne varm…

Yazar: xavier de maistre, xavier maistre
18. yüzyıl Fransada, açıkça ifade edilmeyen bir nedenle kırk iki günlüğüne evine, sürgün edilen bir asilzadenin bu zorunlu inziva sürecinde kaleme aldığı; kendisi, uşağı, köpeği, eşyaları, dostları, kitapları, sanat, dünyanın gidişatı ve geneş olarak hayatın kendisine ilişkin anlatıları, yorumları...

Yazar: xavier de maistre, xavier maistre
18. yüzyıl Fransada, açıkça ifade edilmeyen bir nedenle kırk iki günlüğüne evine, sürgün edilen bir asilzadenin bu zorunlu inziva sürecinde kaleme aldığı; kendisi, uşağı, köpeği, eşyaları, dostları, kitapları, sanat, dünyanın gidişatı ve geneş olarak hayatın kendisine ilişkin anlatıları, yorumları...

Yazar: ilber ortaylı
Daha anlamlı yaşamak için İlber Ortaylı’dan tavsiyeler… “Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını ye…

Yazar: ilber ortaylı
Daha anlamlı yaşamak için İlber Ortaylı’dan tavsiyeler… “Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını ye…

Yazar: ilber ortaylı
Daha anlamlı yaşamak için İlber Ortaylı’dan tavsiyeler… “Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını ye…

Yazar: haruki murakami
Roman yazmak yüreğinizdeki karanlığın dibine dek inmektir. Yalnız yapılan bir iş olduğunu söylemek sıradan bir ifade olur ama roman yazmak –özellikle de uzun bir roman yazmak- gerçekten de yalnız yapılan bir iştir. Bazen derin bir kuyunun dibinde tek başıma oturuyormuşum gibi bir hisse kapılırım. Ne kimse yardım edebilir bana, ne de biri çıkıp “Bugün iyi iş çıkardın” diyerek sırtımı sıvazlar.…

Yazar: haruki murakami
Roman yazmak yüreğinizdeki karanlığın dibine dek inmektir. Yalnız yapılan bir iş olduğunu söylemek sıradan bir ifade olur ama roman yazmak –özellikle de uzun bir roman yazmak- gerçekten de yalnız yapılan bir iştir. Bazen derin bir kuyunun dibinde tek başıma oturuyormuşum gibi bir hisse kapılırım. Ne kimse yardım edebilir bana, ne de biri çıkıp “Bugün iyi iş çıkardın” diyerek sırtımı sıvazlar.…

Yazar: ahmet ümit
İstanbul’da bir kanun adamı, sokaklarda bir suç bilgesi. Başkomser Nevzat, karmaşık cinayetleri çözerken insan ruhunun derinliklerinde gezinmeye devam ediyor... Edebiyat bazen çok tehlikeli olabilir. Anna Karenina, Madam Bovary, Esmeralda ve daha birçok kadın roman kahramanı... Bu muhteşem kadınlara ulaşmaya çabalarken, önce doğru düşünme yeteneğini, sonra da yaşamını yitiren bir adam...…

Yazar: ahmet ümit
İstanbul’da bir kanun adamı, sokaklarda bir suç bilgesi. Başkomser Nevzat, karmaşık cinayetleri çözerken insan ruhunun derinliklerinde gezinmeye devam ediyor... Edebiyat bazen çok tehlikeli olabilir. Anna Karenina, Madam Bovary, Esmeralda ve daha birçok kadın roman kahramanı... Bu muhteşem kadınlara ulaşmaya çabalarken, önce doğru düşünme yeteneğini, sonra da yaşamını yitiren bir adam...…

Yazar: hüsnü arkan
Bir şey yaşarsınız ama aslında yaşadığınız başka bir şeydir. Hıçkırarak ağlarsınız ama aslında kahkahalar atmışsınızdır. Sevgi, mutluluk, zafer, hepsi birer yanılsamadır. Yaşam kurgudur, gerçek düştür. Yalnızca inancınızla biçimlenen bir avuç hamur. Neye inanıyorsanız, gerçek odur.(Arka Kapak)Ezginin Günlüğü topluluğunun solisti Hüsnü Arkanla ilk olarak bir pop müzik kasetini dinlerken karşılaştı…

Yazar: hüsnü arkan
Bir şey yaşarsınız ama aslında yaşadığınız başka bir şeydir. Hıçkırarak ağlarsınız ama aslında kahkahalar atmışsınızdır. Sevgi, mutluluk, zafer, hepsi birer yanılsamadır. Yaşam kurgudur, gerçek düştür. Yalnızca inancınızla biçimlenen bir avuç hamur. Neye inanıyorsanız, gerçek odur.(Arka Kapak)Ezginin Günlüğü topluluğunun solisti Hüsnü Arkanla ilk olarak bir pop müzik kasetini dinlerken karşılaştı…

Yazar: alain de botton
Okurlarının zihnini felsefeyle teselli etmeyi, yaşamlarını Proustla değiştirmeyi, yüreklerini romantik bir hareketle sarsmayı, bilinçlerini öpen ve anlatan ağızlardan dökülenler ile süslemeyi seven Alain de Botton, şimdi de onları Flaubert, Wordsworth, Baudelaire ve Van Gogh gibi yazar ve sanatçıların rehberliğinde keyifli bir seyahate çağırıyor. Bu seyahate çıkan okurlar, yaşadıkları kent ve doğ…
8/10
Yazar: alain de botton
Okurlarının zihnini felsefeyle teselli etmeyi, yaşamlarını Proustla değiştirmeyi, yüreklerini romantik bir hareketle sarsmayı, bilinçlerini öpen ve anlatan ağızlardan dökülenler ile süslemeyi seven Alain de Botton, şimdi de onları Flaubert, Wordsworth, Baudelaire ve Van Gogh gibi yazar ve sanatçıların rehberliğinde keyifli bir seyahate çağırıyor. Bu seyahate çıkan okurlar, yaşadıkları kent ve doğ…

Yazar: alain de botton
Okurlarının zihnini felsefeyle teselli etmeyi, yaşamlarını Proustla değiştirmeyi, yüreklerini romantik bir hareketle sarsmayı, bilinçlerini öpen ve anlatan ağızlardan dökülenler ile süslemeyi seven Alain de Botton, şimdi de onları Flaubert, Wordsworth, Baudelaire ve Van Gogh gibi yazar ve sanatçıların rehberliğinde keyifli bir seyahate çağırıyor. Bu seyahate çıkan okurlar, yaşadıkları kent ve doğ…

Yazar: kazuo ıshiguro
Yatılı okul Hailsham'ın öğrencileri, bahçe duvarının arkasındaki karanlık ormandan çok korkarlar. Hafta sonları veya tatillerde evlerine gitmez., Hailsham'dan önceki yaşamlarını hatırlamazlar. Dış dünyayla bağlantıları yoktur. Öğretmenler değil, gözetmenler tarafından eğitilirler. Spor ve sanata büyük önem veren gözetmenler, Hailsham öğrencilerine sürekli özel olduklarını hatırlatır ve…
9/10
Yazar: haruki murakami
HERKES YÜREKTEN VERDİĞİNİN KARŞILIĞINI ALIR... Kesinlikle güzel biri değildi. Ancak "güzel biri değildi" demekle ona haksızlık etmiş olurum. "O, kendisine yakışır güzelliğe sahip biri değildi" demek daha doğru bir ifade olur. Tek bir fotoğrafı var bende. Fotoğrafın arkasında tarih ve not da var; 1963 Ağustos. Başkan Kennedy'nin başından vurulduğu yıl. Yazlık bir yerlerde…

Yazar: haruki murakami
HERKES YÜREKTEN VERDİĞİNİN KARŞILIĞINI ALIR... Kesinlikle güzel biri değildi. Ancak "güzel biri değildi" demekle ona haksızlık etmiş olurum. "O, kendisine yakışır güzelliğe sahip biri değildi" demek daha doğru bir ifade olur. Tek bir fotoğrafı var bende. Fotoğrafın arkasında tarih ve not da var; 1963 Ağustos. Başkan Kennedy'nin başından vurulduğu yıl. Yazlık bir yerlerde…

Yazar: haruki murakami
HERKES YÜREKTEN VERDİĞİNİN KARŞILIĞINI ALIR... Kesinlikle güzel biri değildi. Ancak "güzel biri değildi" demekle ona haksızlık etmiş olurum. "O, kendisine yakışır güzelliğe sahip biri değildi" demek daha doğru bir ifade olur. Tek bir fotoğrafı var bende. Fotoğrafın arkasında tarih ve not da var; 1963 Ağustos. Başkan Kennedy'nin başından vurulduğu yıl. Yazlık bir yerlerde…

Yazar: kazuo ıshiguro
Yatılı okul Hailsham'ın öğrencileri, bahçe duvarının arkasındaki karanlık ormandan çok korkarlar. Hafta sonları veya tatillerde evlerine gitmez., Hailsham'dan önceki yaşamlarını hatırlamazlar. Dış dünyayla bağlantıları yoktur. Öğretmenler değil, gözetmenler tarafından eğitilirler. Spor ve sanata büyük önem veren gözetmenler, Hailsham öğrencilerine sürekli özel olduklarını hatırlatır ve…

Yazar: jean-paul didierlaurent
36 yaşındaki Guylain Vignolles kâğıt geri dönüşüm fabrikasındaki işinden nefret eden yalnız ve mutsuz bir adamdır. Hayatı, sıkça sohbet ettiği küçük kırmızı balığıyla birlikte yaşadığı ev ve çalıştığı fabrika arasında geçer. Görevi, kitapları paramparça eden korkunç makine Zerstor 500’ü kullanmaktır. Çalıştığı işletmede iki dostu vardır, biri ürkünç makinenin ayaklarını yediği Guiseppe, diğeri…
9/10
Yazar: jean-paul didierlaurent
36 yaşındaki Guylain Vignolles kâğıt geri dönüşüm fabrikasındaki işinden nefret eden yalnız ve mutsuz bir adamdır. Hayatı, sıkça sohbet ettiği küçük kırmızı balığıyla birlikte yaşadığı ev ve çalıştığı fabrika arasında geçer. Görevi, kitapları paramparça eden korkunç makine Zerstor 500’ü kullanmaktır. Çalıştığı işletmede iki dostu vardır, biri ürkünç makinenin ayaklarını yediği Guiseppe, diğeri…