güzyagmuru
@güzyagmuru

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Müze Bekçisi
8/1026.07.2015

Baskı: Müze Bekçisi

"Hayat ruhun yabancılama ve uzlaşma dramlarından oluşur." Kitaptaki bu söz tüm olay örgüsünün temeli belki de. Imogen'in kendi hayatından, ruhundan uzaklaşıp, bambaşka biri olma saplantısını, belki de hastalığını anlatıyor. Okuduğum ilginç kitaplardan biriydi. Sürükleyici ve diyaloglarıyla düşündürücü. Çok sevdim Müze Bekçisi'ni. "Bir nehir asla bir insanı boğulmaktan kurtarmaz, öyle değil mi?"

Sergüzeşt
5/1026.07.2015

Baskı: Sergüzeşt

Sergüzeşt diğer Türk klasikleri gibi oldukça basit bir kurguya sahip ama anlatımı çok daha güzel. Aşırıya kaçan betimlemeleri bazen sıksa da çabucak bitirdim. Keşke sonu daha farklı olsaydı, neden tüm Türk klasikleri mutsuz sonla bitiyor? Yine de okumaya değer olduğunu düşünüyorum.

Adları Saklıdır
6/1026.07.2015

Baskı: Adları Saklıdır

Bu kitap elime geçtiğinde edebi bir kaygıyla okumadım. Merakım, yakın geçmişte, siyasi bir suçtan mahkum olmuş birisinin yaşadıkları üzerineydi. İç parçalayıcı bir yaşama tanık olmanın yanında inandıkları ve sıkı sıkıya bağlandıkları bir ideoloji uğruna nasıl öldüklerini, yok olduklarını anlamaya bir adım daha attım belki de. Sade bir üslupla yazılmış, aklımda şu satırlarla yer etmiş bir kitaptır: "Sadece mümkün olsaydı onlara ideolojinin girdiği her yerde kendisine benzemeyeni yok sayan tuzağına hepimizin düştüğünü söylerdim. Din, vatan, millet düşmanı olarak her zaman herkesin tanımlanabileceğini, insanlara kötülük yapabilmek için her zaman ikna edici mazeretler bulunabileceğini, bu pusulardan ancak vicdanımızın adalet duygusu ile sakınmanın mümkün olabileceğini söylerdim."

Milena'ya Mektuplar
8/1024.07.2015

Baskı: Milena'ya Mektuplar

"Ama lütfen beni dinleme ve bana her gün yaz Milena, çok kısa olabilir, bugünkü mektuptan da kısa olabilir, iki satır da, bir satır da, hatta tek kelime bile olabilir ama onlarsız kalırsam çok acı çekerim." Kafka'yı diğer kitaplarının dışında, en saf haliyle görmek, aşkına ve çektiği acılara bu kadar somut bir şekilde tanık olmak çok etkileyici. Üstelik Milena'nın da Kafka'nın da gerçek olduğunu bilmek kitabı daha da değerli kılıyor benim gözümde. Fakat diyorum keşke Milena'nın yazdığı mektupları da görebilsek, keşke Milena yaktırmasaymış o kağıtları. Zaten kitapta da en sevdiğim kısımlardan birisi kadının Max'e yazdığı mektuplardı zira onun bakış açısından da bu aşkı görebilmek güzel.

Babalar ve Oğullar
6/1023.07.2015

Baskı: Babalar ve Oğullar

Turgenyev'in üslubunu sevdim, betimlemeleri beğendim fakat kitap kurgu ve konu açısından sürükleyici değildi. Bu tamamen benim Nihilizm hakkında fikir sahibi olmamam ve diyaloglara yer yer anlam veremememden kaynaklanıyor. Bunun dışında ise uzun zamanda okumuş olmama rağmen sevmiştim. "Aşk uçurumun kenarında dolaşmaya benziyor; önce korkar insan orada olmaktan ama sonra nedense cesaretlenir."

Mihail
8/1023.07.2015

Baskı: Mihail

"Bitler tarafından yenirken yutarcasına kitap okuyan kaç kişi gördünüz bugüne dek?" Kitaptaki diyalogları okumak oldukça keyifliydi. Mihail gerçekten farklı ve düşündürücü bir karakter; kitabın uzun olmasını ve onu daha iyi tanımayı dilerdim. "Yoksulluk, yaşamı olanaksız kılan gerçek yoksulluk, benim gibi kılıksız ve pasaklı olmak değildir; sevdiği yaşamı sürdürebilmek için bütün olanaklara sahipken insanca yaşayamayan adamın korkunç durumudur." der Mihail. Buradan bile onun tanımaya değer bir arkadaş olduğunu görüyoruz.

ÖncekiSayfa 2 / 2Sonraki