Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: vedat türkali
27 Mayıs 1960 askeri darbesinden önce Türkiye içten içe kaynıyor. Kenan, yıllar önce gizli komünist partisine girme suçlamasıyla polis sorgusunda çabucak yılgınlığa düşmüş, eski çevresinden tümüyle kopmuştur. Karısı ve çocuğuyla korunaklı bir yaşam sürdürmektedir. Aslında mutsuzdur, içi ile barışık değildir. Bir meyhanede tanıştığı genç Günsel, içinde çürümemek için direnen ne varsa hepsini ateşl…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Gözlerini yere dikmiş olan Katyuşa gözlerini birden jüri üyerlerin çevirdi.Dmitriynin üzerinde durdu.Bu esnada yüzü ciddileşmiş, sertleşmişti.Tuhaf tuhaf parıldayan hafif şehla gözleri bir süre Dmitriynin üzerinde takılı kaldı.Dmitriy korkuyordu ama yine de başını başka tarafa çeviremiyordu.Birden o korkunç geceyi, buzların çatırdayışını, her tarafı kaplamış sisi ve hilal biçimindeki ayı anımsadı…

Yazar: vedat türkali
27 Mayıs 1960 askeri darbesinden önce Türkiye içten içe kaynıyor. Kenan, yıllar önce gizli komünist partisine girme suçlamasıyla polis sorgusunda çabucak yılgınlığa düşmüş, eski çevresinden tümüyle kopmuştur. Karısı ve çocuğuyla korunaklı bir yaşam sürdürmektedir. Aslında mutsuzdur, içi ile barışık değildir. Bir meyhanede tanıştığı genç Günsel, içinde çürümemek için direnen ne varsa hepsini ateşl…

Yazar: sophokles
İlkçağ Yunan dünyasında sanat, gerçekliği aynen taklit etmekti (mimesis); çünkü dünya, gerçeklik, ona dıştan bir şey katılması gerekmeyecek kadar kusursuzdu. Yunan tanrıları da kendi sorunlarıyla boğuşan, bir anlamda yetkileri sınırlı güçlerdi ve bu kusursuz dünyada yolunda gitmeyen çok şey vardı. İnsan, moira denen üç kız kardeşin ördüğü kaderin ağları ile baş başa bırakılmıştı ve tanrılar bile…

Yazar: sophokles
İlkçağ Yunan dünyasında sanat, gerçekliği aynen taklit etmekti (mimesis); çünkü dünya, gerçeklik, ona dıştan bir şey katılması gerekmeyecek kadar kusursuzdu. Yunan tanrıları da kendi sorunlarıyla boğuşan, bir anlamda yetkileri sınırlı güçlerdi ve bu kusursuz dünyada yolunda gitmeyen çok şey vardı. İnsan, moira denen üç kız kardeşin ördüğü kaderin ağları ile baş başa bırakılmıştı ve tanrılar bile…

Yazar: nevzat tarhan
Yunus Emre' nin nefesinin bu gün hâlâ bu kadar canlı olmasında en büyük etken, insanların psikolojik ihtiyaçlarını gidermesidir. O sadece bir derviş, bir mutasavvıf, bir halk ozanı değil, aynı zamanda bir "sosyal psikolog"dur. Anadolu insanının travmalarını çözen, toplumsal huzuru sağlayan ve yeni bir kültür iklimi, adeta bir "Yunus iklim kuşağı" oluşturan bu büyük halk o…

Yazar: harriet lerner
Kansas (ABD) deki ünlü Menninger kliniğinde psikoterapist olan Dr. Harriet Lernerin ülkemizde de birçok psikoterapistin danışanlarına salık verdiği eseri. Kadının öfkeli ve suçlayıcı bir konumdan, kendi karmaşasıyla yüzleşmeye doğru yaptığı yolculuğu anlatan yazar, öfkenizi yapıcı bir güce dönüştürerek yaşamınızı yeniden şekillendirebilmeniz için rehberlik ediyor.

Yazar: harriet lerner
Kansas (ABD) deki ünlü Menninger kliniğinde psikoterapist olan Dr. Harriet Lernerin ülkemizde de birçok psikoterapistin danışanlarına salık verdiği eseri. Kadının öfkeli ve suçlayıcı bir konumdan, kendi karmaşasıyla yüzleşmeye doğru yaptığı yolculuğu anlatan yazar, öfkenizi yapıcı bir güce dönüştürerek yaşamınızı yeniden şekillendirebilmeniz için rehberlik ediyor.

Yazar: harriet lerner
Kansas (ABD) deki ünlü Menninger kliniğinde psikoterapist olan Dr. Harriet Lernerin ülkemizde de birçok psikoterapistin danışanlarına salık verdiği eseri. Kadının öfkeli ve suçlayıcı bir konumdan, kendi karmaşasıyla yüzleşmeye doğru yaptığı yolculuğu anlatan yazar, öfkenizi yapıcı bir güce dönüştürerek yaşamınızı yeniden şekillendirebilmeniz için rehberlik ediyor.

Yazar: levent kırca
Bir zamanlar sözun senet olduğu ulkemizde, bugun sözler yerlerde surunuyor. Kimsenin sözune guvenilemiyor. Dahası, ortalık döneklerle dolu Turkiyenin içinde bulunduğu durumu sözle anlatmak mumkun değil Söz vardır, zengin eder sizi, söz vardır hapis yatarsınız Önemli olan; doğru sözu söyleyecek kadar adam olmanız Uzun sözun kısası, bu kitapta inanarak söylenmiş sözler okuyacaksınız Ülkemizde artık…


Yazar: levent kırca
Bir zamanlar sözun senet olduğu ulkemizde, bugun sözler yerlerde surunuyor. Kimsenin sözune guvenilemiyor. Dahası, ortalık döneklerle dolu Turkiyenin içinde bulunduğu durumu sözle anlatmak mumkun değil Söz vardır, zengin eder sizi, söz vardır hapis yatarsınız Önemli olan; doğru sözu söyleyecek kadar adam olmanız Uzun sözun kısası, bu kitapta inanarak söylenmiş sözler okuyacaksınız Ülkemizde artık…

Yazar: harriet lerner
Kansas (ABD) deki ünlü Menninger kliniğinde psikoterapist olan Dr. Harriet Lernerin ülkemizde de birçok psikoterapistin danışanlarına salık verdiği eseri. Kadının öfkeli ve suçlayıcı bir konumdan, kendi karmaşasıyla yüzleşmeye doğru yaptığı yolculuğu anlatan yazar, öfkenizi yapıcı bir güce dönüştürerek yaşamınızı yeniden şekillendirebilmeniz için rehberlik ediyor.

Yazar: eric morris, joan hotchkis
Kimi, sinema ve tiyatro oyunculuğu arasında bir fark görmez; kimi de tekniklerin çok farklı olduğunu ileri sürer. Birincisi gereğinden fazla genel yaklaşırken, ikincisi fazlasıyla özgüldür. Tiyatro ve sinema oyunculuğu arasında bir fark olduğu sanatçının icrasında gözlenebilir. Çünkü her iki alanın kendine has özellikleri vardır. Bu aşamada oyunculuk, tiyatro sahnesinde ve beyazperdede farklı…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…

Yazar: samuel beckett
Godotyu Beklerken 1948 yılında Fransızca olarak yazıldı ve 1953te Pariste sahneye kondu. Zamanla ülke çapında bir ün kazandı. 1954 yılında Beckett tarafından bazı değişikliklerle İngilizceye çevrildi ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başladı. Avangard olarak nitelenmesine karşın hızla klasikleşti. Oyunun varoluş sancıları çeken kahramanları, yolları kesiştiğinde birbirleriyle iletişim kurmaya ça…

