Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ihsan süreyya sırma
Her şey Devlet için zihniyeti müslümanların kafalarına o denli yerleştirildi ki, Her şey din için inancı kayboldu. Ve müslümanlar saltanat ve diktatorya rejimleri uğruna ulul-emrler zihniyetinin kulları oldular. Ulul-emr -nasıl olursa olsun- la yusel bir hale getirilip kutsallaştırıldı. Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde müslümanları ezen ulul-emrler, Yezid zihniyetinin mirasçısı oldular ve kendil…

Yazar: ihsan süreyya sırma
Hz. Adem(a.s)le başlayan İslam tebliğ tarihi, yâni insanlık tarihi, Onun oğulları Hâbil ve Kâbil zamanında iki kutba ayrılmış ve bu iki kutup günümüze kadar gelmiştir, kıyâmete kadar da sürecektir. Bu iki kutup Hakk ile Batıl kutuplarıdır. Hâbil kutbunda olanlar dâima Hakkı yani Allah davasını, Kâbil kutbunda olanlar da dâima Tâğutu veya Allah düşmanlığını savunmuşlardır. Allah dâvasını savunanla…

Yazar: ihsan süreyya sırma
Hz. Peygamber(s.a.s)in vefatından sonra İslam Devlet Başkanlığını Onun halifeleri yürüttüler. Peygamber (s.a.s.)in ölümüyle Peygamberlik bitmiş, vahiy kesilmiştir. Fakat onun geriye bıraktığı İslam Devletinin idaresi devam etmeliydi; ve bu idareyi üstlenecek Devlet Başkanları gerekirdi ki bunlara halifeler denmektedir. Takdim ettiğimiz bu araştırmada sadece İslam Tarihinde Hulefay-i Raşidin diye…

Yazar: ihsan süreyya sırma
Cihada, Allahın istediği gibi İslamın yaşanmasıdır. Dolayısıyla İslimi tebliğ uğruna verilen bütün mücadele Cihaddır. Böyle ele alındığı takdirde görülecektir ki, İslam Devletinin tüm faaliyetleri Cihadı içermektedir. Biz bu kitapçığımızda cihadın sadece bir yönü olan askeri cihadı incelemeyi hedef tuttuğumuzdan, meseleyi mümkün mertebe özlü aktarmaya çalıştık. Bu küçük çalışmada Devletin yoğun…

Yazar: seyyid ebul ala el-mevdudi
"Ben, gerçekte İslam'ı çok dikkatli bir inceleme ve araştırmadan sonra benimsemiş olan bir çeşit mühtediyim. Kalbim de, kafam da bu yolun dışında başka bir selamet ve emniyet yolu olmadığını söylüyor. Sadece gayri müslimleri değil, müslümanları da İslam'a davet ediyorum. Fakat bu davetin gayesi, kendisi İslam yolundan sapmış olan halihazırdaki müslüman diye adlandırılan toplumu kor…

Yazar: seyyid ebul ala el-mevdudi
İnsan, İlahın ne olduğunu, Rabbın ne anlama geldiğini, İbadetin neden ibaret olduğunu, Dinin neye dendiğini anlamazsa, şüphesiz, Kuran-ı Kerimin tamamı onun gözleri önünden manasından hiçbir şey anlaşılmayan, gelişi güzel bir söz yığını gibi geçer gider. Bu durumda da Tevhidin hakikatini bilemez; şirkin mahiyetini kavrayamaz. İbadetini Allaha tahsis etmeye gücü yetmediği gibi, dininde de ihlasla…

Yazar: seyyid kutub
Yeri, zamanı ve şekli ne olursa olsun, kaynağı yaratılmışlarda olan, özü yaratılmışlara dayanan her türlü ölçü, anlayış ve kurallar bütününü, biz de Allah'ın /cc) adlandırdığı şekilde "cahili düzenler" olarak adlandırıyoruz. Bu yaratılmışlardan kaynaklanan ilke ave yasalar, İslam'ın cahili ölçüleri yıkıp yeryüzünde "tek ilah" inancını yerleştirmek ve insanlığı kullar…

Yazar: seyyid kutub
Ulûhiyet, kâinat, hayat ve insan ile ilgili İslâmî düşünüşü genel çizgileriyle kavramadan İslâmda sosyal adâletin özelliğini kavrayamayız. Çünkü sosyal adâlet, İslâmın bütün öğretilerinin kaynaklandığı bu ana esasın bir dalından başka bir şey değildir.İslâm insan hayatının tümünü düzenlemeyi üzerine alırken, çeşitli yönlerini rastgele ve birbirinden ayrı ve darmadağın bir şekilde ele almaz. Çünkü…

Yazar: seyyid kutub
Bu inancı benimseyenlerin sayısı üç kişiye ulaşınca, o inancın bizzat kendisi onlara şöyle der: Siz şimdi, bir cemaatsınız, bağımsız bir İslam cemaati. Bu inancı benimseyen ve bu inancın temel değerlerini üstün saymayan cahiliye toplumunda ayrılmış bir cemaat.

Yazar: turgut özakman
* Emperyalizmi, paralı askerlerini, işbirlikçilerini yenmek, bu hayasızca akının kökünü kazımak, kurtuluşun sadece bir parçasıydı. Gerçek kurtuluş için Batı ülkeleri ile baş edebilecek kadar güçlü olmak, yoksulluğu, ilkelliği, geriliği, çağdışılığı, bilgisizliği yenmek, aklı özgür kılmak, aydınlanmayı yaşamak, bağnazlığa son vermek, hoşgörüyü yerleştirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak, yüzde d…

Yazar: muhammed hamidullah
İslam Tarihi, ilk yaratılışla yani kainatın bütünüyle yaratıcısına -halen olduğu gibi- teslimiyetiyle başlar. Şu halde İslam, devamlılık ve şumul dinidir. Yaratılışın başlangıcından, Ademden (a.s.), sadece peygamber olarak gönderildiği kendi milleti (ümmeti) nin değil, bizim de nebimizdir. Musa (a.s) ve İsa (a.s) Peygamberler de sadece Yahudi ve Hrıstiyanların değil, aynı zamanda, İslamın nebisid…

Yazar: muhammed hamidullah
Hz. Peygamberin hayatına ilişkin dünyada pek çok dilde, yazarları ister dost ister düşman olsun, binlerce kitap vardır. Bunların hepsi, kendi dinlerini rakip olmasına bağlı olarak onu sevmeseler bile, Hz Muhammed in çok büyük bir insan olduğu konusunda hemfikirlerdir. Kasıtlı olarak onu yanlış tanıtan ve anlatanlar -ki sayıları hiç de az değildir-aslında dolaylı olarak ona saygı göstermektedirler…

Yazar: necati ulunay ucuzsatar
Elinizdeki bu kitap, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Kuzey Irak topraklarının her karışına ayak basmış bir askerin ilk elden tanık olduğu olayları iletmesinin yanı sıra, dış güçlerin bu acılı topraklarda hiçbir zaman bitmeyen oyunlarıyla ilgili değerlendirmeleri de içermektedir. Silahlı kuvvetlerin çetin operasyonları ve yaşanmış gerçekler tarihle örülerek, belgesel bir roman tarzında anlatılmaktad…

Yazar: sinan yağmur
“Şems! Ey seyyarelerin en tekinsizi! Çarpacak bir beni mi buldun? İyi ki beni buldun. Hoş âmedî! Hoş âmedî! Seni arıyordum Şems! Ama dağıla dağıla. Seni bekliyordum Şems! Ama savrula savrula… Allah'ım beni Şems ile yarala! Öyle yarala ki akan gözyaşlarım cehennemi söndürsün. Ağlamaktan kör olup görmesem de cennetini. Sen varsın ya! Şems, Kimya'nın yüzüne doğru eğilirken, pencereden b…

Yazar: cengiz aytmatov
Cengiz Aytmatov edebiyat - hikaye Bu hikâyede yaşanmış bir olayı anlattım. Hikâyenin kahramanı küçük Krisk halen yaşamaktadır ve bir yazardır, adı da Vladimir. Bana birgün başından geçen hadiseyi, hikâyede anlattığım hadiseyi anlattı. Bu hadiseyi bana vermesini, izin verirse yazmak istediğimi söyledim. Hiç tereddüt etmedi, hatta, bundan da hikâye mi çıkarmış? diye hafifçe burun kıvırdı. Ben oturd…

Yazar: hasan el-benna
Kardeşlerim! Sizler şu ana kadar herhangi bir partiye ya da kuruluşa katılmadığınız gibi, onların herhangi birisene düşmanca davranmış da değilsiniz. Sizler, Allah'ın Rasulü'nden başka bir öndere uymuş değilsiniz, Allah'ın Kitabı'ndan başka bir yol kabul edip beğenmiş değilsiniz, İslam'dan başka bir amaç da edinmiş değilsiniz. Kayzer'in hakkını Kayzer'e, Allah&…

Yazar: hasan el-benna
Ey Müslüman Kardeşler ! Sizler, ne bir hayır kurulışu, ne bir siyasi parti ve ne de sınırlı bazı amaçlar için kurulmuş bir heyetsiniz. Sizler, bu ümmetin kalbinde yer alan Kur'an'la insanları selamlayan yeni bir ruh, Allah'ın marifetiyle maddenin karanlık etkisini dağıtan bir nur ve Resululah'ın (s.a.v) davetini haykıran yüksek bir sedasınız. Gerçekte sizler kendinizi; insanl…

Yazar: yusuf el-kardavi
Bugün fıkhımızda önem arz eden kavramlardan biri de, öncelikler fıkhı (fıkhul-evleviyyât) kavramıdır. Buna Amellerin Mertebeleri Fıkhı (fıkhu merâtibil-amâl) de denilebilir. Bu tabirle kastedilen, hüküm, değer ve amellerden her birinin adalet ölçüsüyle kendi sırasına konmasıdır. Daha sonra vahiy ve akıl nurunun -ki bu nûr üstüne nûrdur (Nûr, 24:35)- ilettiği sahîh şerî ölçülere dayanarak bu husus…

Yazar: seyyid ebul ala el-mevdudi
Nerede bir ahlâkî çöküş, heva ve heveslerin peşinden gidiş, şehevî arzulara tapınış olursa, orada toplum yada millet gerçekten korkunç bir tehlikeye varmış demektir. Evet, bir toplumun kadınıyla erkeğiyle, yaşlısı ve genciyle durumları bu olur ve hayvânî arzularına esir olurlarsa, böylesi bir çirkefe bulanırlarsa; bu cinsel aşırılık onları ister isetemez öylesine bir uçuruma vuvarlar ki, sonuçta…

Yazar: imam nevevî
Hadis kültürü bakımından kendisine çok şey borçlu olduğumuz İmam Nevevi ve onun Riyazus-Salihin adlı eseri Hadis alanında müstesna bir yere ve değere sahiptir. İmam Nevevî, bu eserini bazı prensiplere bağlı kalarak hazırlamıştır. Bu prensiplerini, kitabının önsözünde belirtmiştir. Bu özellikler, özetle şunlardır:.İzlenecek en doğru yol, öncekilerin ve sonrakilerin efendisi ve en şereflisi Hz. Muh…

Yazar: sezai karakoç
Bu kitap, Günlük DİRİLİŞ Gazetesinde, 7 Ocak 1983-16 Haziran 1983 tarihleri arasında, Gün Saati başlığı altında yayınlanmış günlük yazılardan oluşmuştur.






