
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ilhami algör
"Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?" dedi. "Herif rüzgârı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı." "Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku," dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi. "Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku," dedi, arkasını dönüp gitti. Hikâyeye göre adam, kadını çok seviyor,…

Yazar: hıfzı topuz
Bir kentin tarihini, coğrafyasını, toplumsal hayatını, geçirdiği değişimleri, insan tiplerini, atmosferini, doğal güzelliklerini, unutulan değerlerini, yeme içme kültürünü, gecesini gündüzünü, yazını kışını, folklorunu, eğlence hayatını, daha bin türlü özelliğini, herkes kendince görür. Tarihçi başka, coğrafyacı başka, turizmci başka, asker başka, öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış…

Yazar: ellen marie wiseman
Köklerin neredeyse orada çiçek açarsın... Büyükannemin söylediği en güzel sözdü bu. Çünkü kökün ne kadar güçlü olursa vereceğin meyve de o kadar güzel olur. Ancak benim meyve verecek dallarımı daha on yedi yaşındayken kırdılar. Dün ile bugün arasında öyle çok fark var ki... Isaac ile erik ağaçlarının arasında koşturup, birlikte büyüdüğümüz küçük Alman köyüne rüzgârlı tepeden baktığımız günler…

Yazar: gülseren budayıcıoğlu
Avına av olan bir avcının hikâyesi… İnsanoğlu ilk çocukluk yıllarında yaşadıklarından çok etkilenir. Henüz tam ortaya çıkmamış bir heykel gibidir o; hayat da onu ince ince şekillendirmeye çalışan usta bir heykeltıraş… Alır eline keskiyi, usul usul oyar. Ama bazen keskiyi öyle bir savurur ki, bir parça kopuverir ve o parçayı bir daha kimse yerine koyamaz. Kendini hep dorukta görüyor ve asla…

Yazar: gürgen öz
“Oraya gitmeyin ağabey... O köye gidip hiç dönmeyen çobanlar var...” Karadeniz'in karanlık ormanlarında, iki yüksek dağ arasında, yüzyıllar öncesinden kalma, pek bilinmeyen eski bir Rum köyü... Yaşlıların “Karanlık Köy” dedikleri, içinde uğursuz bir enerji barındırdığına inanılan ve kimselerin gitmediği, gitmekten korktukları, kendi tarihine hapsolmuş gölgeler içinde bir hayalet... Geçmiş…

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Eser Türk toplumunun medeniyet değişimi süreci içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan bir teknikle anlatıyor. Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde zengin hayat hikâyeleriyle Türkiye'nin meselelerini, kendine has yorumlarıyla medeniyet değiştirme girişimlerinin insanımızı soktuğu çıkmazları araştırmakta, yaptığı tahlillerle de insanımız ve toplum yapımız üzerine dikka…

Yazar: gioconda belli
Bellinin bu kitabında Latin Amerika ülkesinin yüksek tabakasına mensup çekici ve bağımsız bir kadın ve başarılı bir mimar olan Lavinianın ülkesinin içinde bulunduğu gerçeklikle yüzleşmesi, hemşire Florla olan dosluğu, meslektaşı Felipeyle olan ilişkisi günlük yaşantısı ve tavırları anlatılmaktadır. Lavinia, bir gün yaşamını dramatik şekilde değiştiren eyleme beklenmedik bir şekilde karışır. Dikta…

Yazar: ayşe kulin
“Hayatım, beni cehenneme savuran bir rüzgârla altüst olmuştu, böyle olmasında ne suçum ne de katkım vardı. Etrafımda neler dönüyor, bilmiyordum. Fakat tuhaf bir şekilde içinde bocaladığım çaresizlik duygusu giderek mücadele ruhuyla yer değiştiriyordu…” Esrarengiz bir kaza sonucu bellek kaybı yaşayan, bu nedenle “Gizem” adıyla anılan genç kadının tek bir isteği vardır: kendi gerçeğ…

Yazar: emrah serbes
Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliğinde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı... Başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (Dizinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır'ı okuyanlar bilir.) Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını ve tabii dellenmeleriyle... Bu…

Yazar: alper canıgüz
Dünyanın, şahsına karşı kurulmuş bir komplo olduğuna inanan, genç ve avare metin yazarı Musa… Onun, hayatın her alanına derin ve samimi bir merakla yaklaşan,temiz kalpli ev arkadaşı Şaban… Diğer tarafta, gaddar bir kedi tarafından yönetilen, birbirinden tuhaf çalışanlarıyla bir reklam ajansı: Menekşe gözlü sanat yönetmeni Sanem, esmer ve seksi sekreterler Mehtap ile Sevilay, durmaksızın ağlayan y…

Yazar: sait faik abasıyanık
Ben hikâyeciyim diye sizlerden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, nolur?diyen büyük yazarın; ilk kez 1948 yılında yayımlanan hikâye kitabı Lüzumsuz Adam yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKBen Ne Yapayım?Dün akşam soframda yediğim yemeğin bana dört…

Yazar: sait faik abasıyanık
Ben hikâyeciyim diye sizlerden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, nolur?diyen büyük yazarın; ilk kez 1948 yılında yayımlanan hikâye kitabı Lüzumsuz Adam yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKBen Ne Yapayım?Dün akşam soframda yediğim yemeğin bana dört…

Yazar: h. g. wells
Eğer zamanda yolculuk yapabilseydiniz, ne yapmak isterdiniz? Zaman Yolcusu olarak tanınan macera düşkünü bir adam, bir akşam arkadaşlarıyla yemekte buluşur. Sohbet esnasında, arkadaşlarını zamanda ileri ve geri yönde yolculuk yapma konusundaki fikirleriyle şaşırtır. Ne yazık ki arkadaşları onun fikirlerine inanmazlar. Teorilerini hayat tecrübesiyle ispatlayabiliyor olmasına rağmen, dostları on…

Yazar: george orwell
“Orwell’in ironik mizah anlayışı tazeliğini hiç yitirmiyor. Bu, kaçırılmaması gereken bir Orwell yapıtı.” -The Observer- Göbeğinin çapı giderek genişleyen ve evinin taksitlerini ödemekle uğraşan George Bowling kırk beş yaşında, evli ve çocuklu ve yeni aldığı takma dişleriyle kasvetli hayatından çaresizce kurtulmak isteyen bir sigorta pazarlamacısıdır.1939′da patlak verecek olan savaşın gelişi…

Yazar: gürgen öz
Ünlü oyuncu Gürgen Öz'den şaşırtıcı bir ilk kitap: "Nevrotik" Kendimizi ne kadar tanıyoruz ya da kendimiz sandığımız aslında bize işlenmiş kurallar, inançlar ve davranışlar bütünü mü? Sen sandığın şey aslında sen olmayabilir misin? Eğer böyleyse durum çok garip! Zihnimizin içinde uyanabilir ve tüm illüzyonlara karşı kendimizi baştan organize edebilir miyiz? Toplumun…

Yazar: duygu asena
“Yok” sözcüğü pek sevimli değil biliyorum ama yıllar önceki yazınızı bugün de köşenizde kullanabilirseniz ve okuyanlar, “Gerçekten de böyle” diye başlarını iki yana sallarlarsa, evet, değişen bir şey yok demektir. Bu kitapta göreceğiniz gibi yıllar önce yazılmış her yazımı bugün de köşemde yayımlayabilirim ve okuyanların “Evet, haklı” diyeceklerinden de eminim... Peki O zaman akıntıya kürek mi çe…

Yazar: duygu asena
“Yok” sözcüğü pek sevimli değil biliyorum ama yıllar önceki yazınızı bugün de köşenizde kullanabilirseniz ve okuyanlar, “Gerçekten de böyle” diye başlarını iki yana sallarlarsa, evet, değişen bir şey yok demektir. Bu kitapta göreceğiniz gibi yıllar önce yazılmış her yazımı bugün de köşemde yayımlayabilirim ve okuyanların “Evet, haklı” diyeceklerinden de eminim... Peki O zaman akıntıya kürek mi çe…

Yazar: yusuf atılgan
"Ne ölü, ne sağ" bir yaşamın kahramanı Zebercet. Gözünü ilk açtığı ve yaşadığı Anayurt Oteli'yle aynı kaderi paylaşıyor: Birbirine benzeyen geçici ilişkilerle geçen günler, yalnız ve tek başına sürüklenen bir hayat. Gecikmeli Ankara treniyle gelen -adını bile bilmediğimiz- kadın, otelde bir gece kalır ve Zebercet'in de, Anayurt Oteli'nin de sessiz akıp giden günlerinin i…

Yazar: anthony burgess
Anthony Burgess'ın 1961'de Joseph Kell müstear adıyla yayımladığı Bir Elin Sesi Var, Soğuk Savaş'ın tam ortasında kalan Britanya'da yaşanan hızlı değişim dönemine denk gelmiştir. Romanın başlığı Malay dilinde "karşılıksız aşk" anlamına gelen bir atasözüdür. Bu "karşılıksız aşk" tüketim kisvesi altında karşımıza çıkar. Oyunu kuralına göre oynayıp parayla sah…

Yazar: hasan ali toptaş
Pırıl pırıl ışıyan Türkçesiyle Hasan Ali Toptaş, Kuşlar Yasına Gider'de romancılığına yeni bir boyut katıyor: anlatmıyor, söylemiyor; nefeslendiriyor. Kadirşinas otlarının mırıltısını, of dememenin ilmini, eldeyken kıymetini bilmenin erdemini, ömürden giden günlerin sabrını okudukça zihnimiz, gönlümüz havalanıyor. "Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır" sözü yankılanı…



