
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: xavier de maistre, xavier maistre
18. yüzyıl Fransada, açıkça ifade edilmeyen bir nedenle kırk iki günlüğüne evine, sürgün edilen bir asilzadenin bu zorunlu inziva sürecinde kaleme aldığı; kendisi, uşağı, köpeği, eşyaları, dostları, kitapları, sanat, dünyanın gidişatı ve geneş olarak hayatın kendisine ilişkin anlatıları, yorumları...

Yazar: lucinda riley
Aşk mesafe tanımaz. Kıta nedir bilmez. Yıldız misalidir gözleri… Dünyanın dört bir yanından evlat edinilerek bir araya gelen ve isimlerini yıldızlardan alan yedi kız kardeşin öyküsü… Kız kardeşlerin en büyüğü ve en güzeli olan Maia D'Aplièse, onları bebekken evlat edinen babalarının yanından ayrılmaya hiç cesaret edememiştir. Bir arkadaşını ziyaret ettiği sırada babasının ani ölüm ha…

Yazar: lucinda riley
Aşk mesafe tanımaz. Kıta nedir bilmez. Yıldız misalidir gözleri… Dünyanın dört bir yanından evlat edinilerek bir araya gelen ve isimlerini yıldızlardan alan yedi kız kardeşin öyküsü… Kız kardeşlerin en büyüğü ve en güzeli olan Maia D'Aplièse, onları bebekken evlat edinen babalarının yanından ayrılmaya hiç cesaret edememiştir. Bir arkadaşını ziyaret ettiği sırada babasının ani ölüm ha…

Yazar: xavier de maistre, xavier maistre
18. yüzyıl Fransada, açıkça ifade edilmeyen bir nedenle kırk iki günlüğüne evine, sürgün edilen bir asilzadenin bu zorunlu inziva sürecinde kaleme aldığı; kendisi, uşağı, köpeği, eşyaları, dostları, kitapları, sanat, dünyanın gidişatı ve geneş olarak hayatın kendisine ilişkin anlatıları, yorumları...

Yazar: fatih yağcı
Şimdi geriye dönüp bakıyorum da annemin elini tutarak yürümeyi, elini tutarken yüreğine sarılmayı, babamla geçirdiğim hafta sonlarını ve hiç kırılmayacak sandığım oyuncaklarımı... Dümdüz yol varken tümsekten yürümeyi özledim ben. Annemin “Oğlum düşeceksin.” derken sesindeki telaşını özledim. Taşlardan kaleler yaptığımız futbol maçlarını özledim. Herkesin oynadığı fakat kimsenin kaybetmediği oyun…
10/10çok güzeldi :)

Yazar: fatih yağcı
Şimdi geriye dönüp bakıyorum da annemin elini tutarak yürümeyi, elini tutarken yüreğine sarılmayı, babamla geçirdiğim hafta sonlarını ve hiç kırılmayacak sandığım oyuncaklarımı... Dümdüz yol varken tümsekten yürümeyi özledim ben. Annemin “Oğlum düşeceksin.” derken sesindeki telaşını özledim. Taşlardan kaleler yaptığımız futbol maçlarını özledim. Herkesin oynadığı fakat kimsenin kaybetmediği oyun…

Yazar: sarah jio
II. Dünya Savaşının tam ortasında yaşanan yasak aşk ve işlenen korkunç bir cinayet... Umut tükenmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır... Ya yoksa? Anne Calloway ne kadar çabalasa da yetmiş yıldır peşinden gelen anıları bir türlü aklından silemiyordur. Bora Bora Adasından adına gelen gizemli bir mektup ise adeta kapanan yarasını yeniden açar. 1942 yazında, II. Dünya Savaşının…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…
