
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: john verdon
Aklından Bir Sayı Tut'un yazarından, ilk kitaptan çok daha iddialı yeni bir roman Sana Bir Sürprizim Var... Gözlerini Sımsıkı Kapat New York'un en gözde dedektifiyken, basının kendisine yakıştırdığı isimden hep rahatsız olmuştu: Süper Dedektif. Bir bulmacayla karşılaştığında, mutlaka çözmek isterdi. Gurney'e göre her bulmacanın çözümü için mutlaka bir ipucu vardı. Peki y…

Yazar: jerome david salinger
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine…

Yazar: john verdon
Aklından Bir Sayı Tut'un yazarından, ilk kitaptan çok daha iddialı yeni bir roman Sana Bir Sürprizim Var... Gözlerini Sımsıkı Kapat New York'un en gözde dedektifiyken, basının kendisine yakıştırdığı isimden hep rahatsız olmuştu: Süper Dedektif. Bir bulmacayla karşılaştığında, mutlaka çözmek isterdi. Gurney'e göre her bulmacanın çözümü için mutlaka bir ipucu vardı. Peki y…

Yazar: john verdon
Aklından Bir Sayı Tut'un yazarından, ilk kitaptan çok daha iddialı yeni bir roman Sana Bir Sürprizim Var... Gözlerini Sımsıkı Kapat New York'un en gözde dedektifiyken, basının kendisine yakıştırdığı isimden hep rahatsız olmuştu: Süper Dedektif. Bir bulmacayla karşılaştığında, mutlaka çözmek isterdi. Gurney'e göre her bulmacanın çözümü için mutlaka bir ipucu vardı. Peki y…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…
10/10kalemi o kadar güçlü ki kitabı bitirdikten sonra şirazem kaydı

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: hermann hesse
Hermann Hesse edebiyat - roman Siddhartha varlıklı ve itibarlı Brehmen bir ailenin çocuğudur. Ailesi onun büyük bir bilge ve din adamı olmasını istemektedir. Fakat o ateşli bir hakikat arayıcısıdır; ondaki bilme ihtirası tüm öğretilerden şüphelenmesine ve bu yüzden baba evinden ayrılmasına sebep olur. Gençlik arkadaşı Govinda ile birlikte hakikati, Atmanı yani gerçek Beni aramaya başlarlar; Saman…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: daniel palmer
Charlie Giles, kariyerinin zirvesinde bir yönetici. Kendisine şifreli notlar bıraktığını asla hatırlamıyor. Kimi öldüreceğini tek tek sıraladığı listeye ilk defa görmüşçesine bakıyor. Nasıl olur da en yakınındaki insanı bile öldürmek ister? Anlam veremediği bu şifreli notları kendisinin yazdığından emin. Gelebilecek tehlikelere karşı onu uyaran Anne Pedersen adında biriyle konuşuyor fakat kadının…
8/10cinayetleri kimin işlediğini kesinlikle tahmin edemiyorsunuz, sürükleyici ve merak uyandırıcı, okumanızı tavsiye ederim

Yazar: daniel palmer
Charlie Giles, kariyerinin zirvesinde bir yönetici. Kendisine şifreli notlar bıraktığını asla hatırlamıyor. Kimi öldüreceğini tek tek sıraladığı listeye ilk defa görmüşçesine bakıyor. Nasıl olur da en yakınındaki insanı bile öldürmek ister? Anlam veremediği bu şifreli notları kendisinin yazdığından emin. Gelebilecek tehlikelere karşı onu uyaran Anne Pedersen adında biriyle konuşuyor fakat kadının…

Yazar: daniel palmer
Charlie Giles, kariyerinin zirvesinde bir yönetici. Kendisine şifreli notlar bıraktığını asla hatırlamıyor. Kimi öldüreceğini tek tek sıraladığı listeye ilk defa görmüşçesine bakıyor. Nasıl olur da en yakınındaki insanı bile öldürmek ister? Anlam veremediği bu şifreli notları kendisinin yazdığından emin. Gelebilecek tehlikelere karşı onu uyaran Anne Pedersen adında biriyle konuşuyor fakat kadının…

Yazar: daniel palmer
Charlie Giles, kariyerinin zirvesinde bir yönetici. Kendisine şifreli notlar bıraktığını asla hatırlamıyor. Kimi öldüreceğini tek tek sıraladığı listeye ilk defa görmüşçesine bakıyor. Nasıl olur da en yakınındaki insanı bile öldürmek ister? Anlam veremediği bu şifreli notları kendisinin yazdığından emin. Gelebilecek tehlikelere karşı onu uyaran Anne Pedersen adında biriyle konuşuyor fakat kadının…

Yazar: dan brown
Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'dan sonra Kayıp Sembol'de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde... Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binasında konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington'a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bul…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: bram stoker
Tehditkar Kont Dracula, Transilvanyada, uluyan kurtlarla çevrili bir kalede yaşamaktadır. Neden yerliler ondan bu kadar korkar? Geceleri nereye gitmektedir? Ve onun kan emici, sonsuza dek yaflama yetisine sahip bir canavar olduğu doğru mudur? Tüm zamanların en olağanüstü korku hikayelerinden biri, çizgi roman formunda, canlı ve orijinaline sadık kalınarak tekrar anlatılıyor.

Yazar: daniel palmer
Charlie Giles, kariyerinin zirvesinde bir yönetici. Kendisine şifreli notlar bıraktığını asla hatırlamıyor. Kimi öldüreceğini tek tek sıraladığı listeye ilk defa görmüşçesine bakıyor. Nasıl olur da en yakınındaki insanı bile öldürmek ister? Anlam veremediği bu şifreli notları kendisinin yazdığından emin. Gelebilecek tehlikelere karşı onu uyaran Anne Pedersen adında biriyle konuşuyor fakat kadının…

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…
8/10
Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…





