Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…


Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…



Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Gogol, 1842 yılında Rus edebiyatında neredeyse belli bir gelişmenin başlangıç noktasını oluşturan, Palto adlı uzun öyküsünü kaleme alır. Rus edebiyatının özellikle de gerçekçi kolunun oluşmasında önemli bir kilometre taşı olan ve küçük adam temasının işlendiği bu uzun öykü haklı olarak Palto'dan sonra Rus edebiyatı ifadesinin nedeni olmuş, sonraki günlerde Dostoyevski "Hepimiz Gogol…

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Gogol, 1842 yılında Rus edebiyatında neredeyse belli bir gelişmenin başlangıç noktasını oluşturan, Palto adlı uzun öyküsünü kaleme alır. Rus edebiyatının özellikle de gerçekçi kolunun oluşmasında önemli bir kilometre taşı olan ve küçük adam temasının işlendiği bu uzun öykü haklı olarak Palto'dan sonra Rus edebiyatı ifadesinin nedeni olmuş, sonraki günlerde Dostoyevski "Hepimiz Gogol…

Yazar: can bonomo
'Delirmek Belirmektir' çünkü bu hayata dair olan en güzel şeyler ya en çarpıcı şeylerdir ya da hiç yokturlar. Hayatımın en anlamlı derslerinden birini annemin beni küçük yaşta tanıştırdığı şairlerden aldım. Tabiatın koruduğu ya da dünyanın bizden sakladığı her şeyi doğru harfleri yan yana koyarak tekrar tekrar keşfetmek mümkündü. Yazmaya bunun heyecanı ve acemiliğiyle çok küçük…

Yazar: can bonomo
'Delirmek Belirmektir' çünkü bu hayata dair olan en güzel şeyler ya en çarpıcı şeylerdir ya da hiç yokturlar. Hayatımın en anlamlı derslerinden birini annemin beni küçük yaşta tanıştırdığı şairlerden aldım. Tabiatın koruduğu ya da dünyanın bizden sakladığı her şeyi doğru harfleri yan yana koyarak tekrar tekrar keşfetmek mümkündü. Yazmaya bunun heyecanı ve acemiliğiyle çok küçük…

Yazar: pierre loti
Kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki, demir parmaklıklar arkasında bir insan başını ve bana yönelmiş iki büyük yeşil gözü farkedince irkildim.Kaşlar siyah, hafif bir şekilde çatık ve birbirine değecek derecede yakındı. Arzu ve masumiyet karışımı bir anlam içeren bu bakış; o derece gençlik ve saflık kokuyordu ki bir çocuk bakışı denilebilirdi.Genç kadın ayağa kalktı, Türk tarzı uzun ve dik kırm…
6/10
Yazar: pierre loti
Kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki, demir parmaklıklar arkasında bir insan başını ve bana yönelmiş iki büyük yeşil gözü farkedince irkildim.Kaşlar siyah, hafif bir şekilde çatık ve birbirine değecek derecede yakındı. Arzu ve masumiyet karışımı bir anlam içeren bu bakış; o derece gençlik ve saflık kokuyordu ki bir çocuk bakışı denilebilirdi.Genç kadın ayağa kalktı, Türk tarzı uzun ve dik kırm…

Yazar: pierre loti
Kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki, demir parmaklıklar arkasında bir insan başını ve bana yönelmiş iki büyük yeşil gözü farkedince irkildim.Kaşlar siyah, hafif bir şekilde çatık ve birbirine değecek derecede yakındı. Arzu ve masumiyet karışımı bir anlam içeren bu bakış; o derece gençlik ve saflık kokuyordu ki bir çocuk bakışı denilebilirdi.Genç kadın ayağa kalktı, Türk tarzı uzun ve dik kırm…

Yazar: pierre loti
Kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki, demir parmaklıklar arkasında bir insan başını ve bana yönelmiş iki büyük yeşil gözü farkedince irkildim.Kaşlar siyah, hafif bir şekilde çatık ve birbirine değecek derecede yakındı. Arzu ve masumiyet karışımı bir anlam içeren bu bakış; o derece gençlik ve saflık kokuyordu ki bir çocuk bakışı denilebilirdi.Genç kadın ayağa kalktı, Türk tarzı uzun ve dik kırm…

Yazar: pierre loti
Kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki, demir parmaklıklar arkasında bir insan başını ve bana yönelmiş iki büyük yeşil gözü farkedince irkildim.Kaşlar siyah, hafif bir şekilde çatık ve birbirine değecek derecede yakındı. Arzu ve masumiyet karışımı bir anlam içeren bu bakış; o derece gençlik ve saflık kokuyordu ki bir çocuk bakışı denilebilirdi.Genç kadın ayağa kalktı, Türk tarzı uzun ve dik kırm…

Yazar: oğuz atay
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar'ı Berna Moran, hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı olarak niteler. Moran'a göre Oğuz Atay'ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar'ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona…

Yazar: oğuz atay
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar'ı Berna Moran, hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı olarak niteler. Moran'a göre Oğuz Atay'ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar'ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona…

Yazar: ercan kesal
“Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor. Şimdi bir türlü sığamayıp, delice bir kavgaya tutuştuğumuz, adına Anadolu denen şu kadim topr…
7/10
Yazar: ercan kesal
“Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor. Şimdi bir türlü sığamayıp, delice bir kavgaya tutuştuğumuz, adına Anadolu denen şu kadim topr…