
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü. Çok fakir bir ailenin evinde bir gün-bir gece geçirdiler. Şehre dönerken baba oğluna sordu: "Yolculuğumuzu nasıl buldun?" "Çok güzeldi babacığım" diye cevap verdi oğul. "İnsanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi?" &q…

Yazar: gustave le bon
Herkesin fert ve kitle psikolojisini bilmesi, - İnsanların bazı davranışlar karşısında nasıl bir tutum ve tavır içinde olması gerektiği, - Toplumsal bir ortamda karşılaşılacak değişik hareketler karşısında gösterilmesi gereken tepkinin nasıl olması, - Bu konuda yapılması gerekenlerin neler olduğu, - İnsanların toplum içindeki yalnızlığı, toplumsal kaos, varolma mücadelesi, - Kitleler arasındaki i…

Yazar: arthur schopenhauer
Aşkın (Cinsel Sevginin) Metafiziği, insanın, türün bir bireyi olarak kendi dışında bir yerde ve geçmiş zamanda yazılmış bir oyunun çaresiz edilgen aktörü olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Oyunun senaristi olmasa da amaçlarının farkında olan ödünsüz merci, İRADEdir. İrade, bütün canlı türlerin ideal tipinin korunup hayatta kalmasını sağlama kaygısı taşır. Türün bireyi (insan-hayvan) içine irade tara…

Yazar: friedrich nietzsche
1844 yılında doğan, 25 Ağustos 1900'da hayata gözlerini yuman ünlü filozofun, Richard Wagner'le olan arkadaşlığı bittikten ve sağlık nedeniyle akademik yaşamdan uzaklaşmak zorunda kaldığı dönemden sonra yazılan İnsanca Pek İnsanca içine düşdüğü kişisel krizin bir abidesi niteliğindedir. 638 şaşırtıcı afirizma ile sanattan kibire, sıkıntıdan tutkuya, kadından gençliğe uzanan geniş bir ye…

Yazar: carl gustav jung
Keşfedilmemiş Benlik sorgulayan bir kitap. Onu okurken, kendinizi dünyanın en büyük psikiyatristlerinden birinin yanında oturuyor ve insanın en önemli sorunlarından birisi üzerine söyleşisini dinliyor gibi oluyorsunuz.

Yazar: carl gustav jung
Tıp ve psikiyatri kökenli bir ruh çözümlemecisi olan Carl Gustav Jungun, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve sözcük çağrışım testi gibi özgün bilimsel katkıları günümüz psikolojisi ve psikiyatrisi içinde hâlâ yerini korumaktadır. Bunun ötesinde, bugün Jungu bir ekol olarak anmamızın nedeni, bütün insan bilimlerine yansıyan türev ve etkileriyle simge alanındaki çalışmaları, ve kişisel ya…

Yazar: sigmund freud
Düşlerin Yorumu, tam metin olarak ilk kez Türçeye çevrilmektedir. Geniş hacmi nedeniyle iki cilt halinde yayımlamak zorunda kaldığımız yapıtın ilk cildinde düş sorununa Freud-öncesi bakış açısına ilişkin geniş bir literatür taraması, düşleri yorumlama yönteminin tanıtılması, düşlerin istek doyurma özelliğinin kanıtlanması, düş çarpıtması görgüsü ile düşlerin malzemesi ve kaynaklarına ilişkin bölm…

Yazar: sigmund freud
Düşlerin Yorumu, tam metin olarak ilk kez Türçeye çevrilmektedir. Geniş hacmi nedeniyle iki cilt halinde yayımlamak zorunda kaldığımız yapıtın ilk cildinde düş sorununa Freud-öncesi bakış açısına ilişkin geniş bir literatür taraması, düşleri yorumlama yönteminin tanıtılması, düşlerin istek doyurma özelliğinin kanıtlanması, düş çarpıtması görgüsü ile düşlerin malzemesi ve kaynaklarına ilişkin bölm…

Yazar: sigmund freud
Uzun vadede hiçbir şey mantık ve deneyime karşı koyamaz ve dinin bu ikisiyle olan çelişkisi de son derece açık bir şekilde ortadadır. Hatta arıtılmış dinsel düşünceler bile, dinin verdiği tesellinin herhangi bir bölümünü korumaya çabaladıkları sürece bu gelecekten kurtulamayacaklardır. Bu düşünceler kendilerini, özellikleri tanımlanmayan ve amaçları sezilemeyen daha üstün bir ruhsal varlığa duyul…

Yazar: sigmund freud
Sigmund Freud (1856-1939) yaratıcısı olduğu psikanaliz metodu ve bıraktığı anıtsal eserler topluluğu ile çağdaş düşünceyi derinden etkilemiş bir bilim adamı ve düşünürdür. Onu, bu ünlü eserinde, psikanalizi toplum bilimleri alanına yayar ve uygularken görüyoruz. Freud'un, günümüz nevrozlularıyla ilkel insanlar arasında kurduğu analoji abartmalı bulunsa bile, ilgi uyandırmaktan geri kalmaz. A…

Yazar: sigmund freud
Sigmund Freudun 1905 yılında yayımlanan ve hala devrimci özelliğini koruyan Cinsellik Üzerine Üç Denemesi onun Düşlerin Yorumundan sonra ruhbilime yaptığı en önemli katkılarından biridir. Cinsellik Üzerine başlığıyla yayımladığımız bu kitabı Üç Denemenin dışında ayrıca normal ve anormal cinsellik üzerine Freudun kendi hastalarından sağlamış olduğu pek çok örnekle zenginleştirilmiş daha kısa makal…

Yazar: sigmund freud
...Psikanaliz, çocukların ruhsal yaşamından kalkarak erişkinlerin ruhsal yaşamını ele geçirmeye çaba harcamış, çocuk erişkinin babasıdır kuralına önem ve ağırlık kazandırmıştır. Erişkin ruhunun çocuk ruhunun bir uzantısı olduğunu saptamış, çocuk ruhunun erişkin ruhuna dönüşürken geçirdiği erişikliği ortaya koymuştur. Çocuklarımızın ilk yılları söz konusu olunca, pek çoğumuzun belleği bir boşluğu…

Yazar: alfred adler
Alfred Adler, büyük yankı uyandırmış bu kitabında, can alıcı bir soruna parmak basmıştır: insan kişiliğinin gelişmesinde aşağılık duygusunun ve bu duyguyu gidermek için gösterilen çabaların önemi. Aşağılık duygusuna kapılan çocuk, belli bir davranış kalıbını benimsemekte ve bu davranış kalıbı onun bütün kişiliğine biçim vermektedir. Böylece, toplum içerisinde hem kendilerine hem de çevrelerine za…

Yazar: alfred adler
1895te Viaynada Tıp Fakültesini bitiren Adler 1902de Freudun çevresine katıldı. Daha sonra Viyana Ruhçözümlemesi Kurumunun başkanlığına getirildi. Ancak 1908de Freudla aralarında, özellikle bilinçdışı çatışmaların açıklaması konusunda görüş ayrılıkları belirlemeye başladı. Kişiliğin gelişmesinde cinsel içgüdüler kadar, saldırganlığın da önemli olduğu önemi küçümseyerek, insanın temelde toplumsal…

Yazar: alfred adler
Her insanın yaşamında ona egemen olan üç ana sınırlama vardır ve bunlar hesaba katılmalıdır. Bunlar iki cinsten oluşur. Bireyin ve toplu yaşamın korunması için bu gerçek dikkate alınmalıdır. Hiçbir erkek ve kadın toplumsal yaşamın sorumluluklarını dikkate almadan yaşayamaz. Bu sorunla karşılaştığında insanın ne yaptığı o kişinin soruna yanıtını oluşturur. Sorunu çözme doğrultusunda çok sayıda bir…

Yazar: anthony burgess
Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum... Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. Uqueer as as clockwork orange. Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına g…

Yazar: joseph heller
Madde 22 bugüne kadar okuduğunuz hiçbir romana benzemiyor. Kendine has bir mantığı, bambaşka karakterleri var. Joseph Heller'ın acı gerçekleri sipsivri bir alayla iğnelediği bu 20. yüzyıl klasiğini okurken savaşı, yaşamın acımasızlığını, iktidarın yeri geldiğinde nasıl bir canavara dönüştüğünü görüp kimi zaman korkacak kimi zaman kahkahalar atacaksınız. 2. Dünya Savaşı sırasında Amerikan ord…

Yazar: anthony burgess
Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum... Cockney dilinde (İngiliz argosu) bir deyiş vardır. Uqueer as as clockwork orange. Bu deyiş, olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına g…

Yazar: joseph heller
Madde 22 bugüne kadar okuduğunuz hiçbir romana benzemiyor. Kendine has bir mantığı, bambaşka karakterleri var. Joseph Heller'ın acı gerçekleri sipsivri bir alayla iğnelediği bu 20. yüzyıl klasiğini okurken savaşı, yaşamın acımasızlığını, iktidarın yeri geldiğinde nasıl bir canavara dönüştüğünü görüp kimi zaman korkacak kimi zaman kahkahalar atacaksınız. 2. Dünya Savaşı sırasında Amerikan ord…

Yazar: thomas mann
20. yüzyılın en büyük Alman romancısı Thomas Mannın yazarlık yaşamında, Buddenbrooklar, Büyülü Dağ ve Doktor Faustus gibi büyük romanların yanı sıra Venedikte Ölümün de benzersiz bir yeri vardır. 1929da Nobel Edebiyat Ödü¬lüne değer görülen Mann, I. Dünya Savaşının hemen öncesinde yayınlanan Venedikte Ölüm adlı bu uzun öyküsünde, sanatçının trajik çıkmazını işler: Yorucu bir çalışmanın ardından g…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…



