
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mark whitehead
"Şimdi animasyon sanatını ele alın. Çok basit bir hareket olduğunu düşünebilirsiniz fakat bir kadının kolunu oradan oraya hareket ettirebilmek için sekiz milyon farklı çizim gerektiğini biliyor musunuz? Bildiğim bir olayda sanatçının biri böyle bir hareketi bitirmek için geceli gündüzlü çalışarak tam altı yılını verdi. Bitirdiğinde de yapımcının o bölümün filmin bitmiş halinde kullanılmayaca…

Yazar: sevil atasoy
Napolyonun Rusya seferine katılan 690 000 Fransız askerinin yalnızca 3 000i geri dönebildi. Tarih onların, dondurucu soğuk, açlık, dizanteri ve yüksek ateşten öldüklerini yazdı. Ama?..Marilyn Monroenun ölümünün arkasında Mafya, CIA veya FBI gibi örgütlerden biri olmasın sakın?.. Wolfgang Amadeus Mozart öldü mü, öldürüldü mü? Kıskanç bir kocanın mı kurbanı, yoksa yeteneğini kıskananların mı? 2006…

Yazar: sevil atasoy
Napolyonun Rusya seferine katılan 690 000 Fransız askerinin yalnızca 3 000i geri dönebildi. Tarih onların, dondurucu soğuk, açlık, dizanteri ve yüksek ateşten öldüklerini yazdı. Ama?..Marilyn Monroenun ölümünün arkasında Mafya, CIA veya FBI gibi örgütlerden biri olmasın sakın?.. Wolfgang Amadeus Mozart öldü mü, öldürüldü mü? Kıskanç bir kocanın mı kurbanı, yoksa yeteneğini kıskananların mı? 2006…

Yazar: sevil atasoy
Napolyonun Rusya seferine katılan 690 000 Fransız askerinin yalnızca 3 000i geri dönebildi. Tarih onların, dondurucu soğuk, açlık, dizanteri ve yüksek ateşten öldüklerini yazdı. Ama?..Marilyn Monroenun ölümünün arkasında Mafya, CIA veya FBI gibi örgütlerden biri olmasın sakın?.. Wolfgang Amadeus Mozart öldü mü, öldürüldü mü? Kıskanç bir kocanın mı kurbanı, yoksa yeteneğini kıskananların mı? 2006…

Yazar: desiderius erasmus
Hakkımda ne derlerse desinler, (zira, deliliğin en deli olanlar tarafından bile her gün nasıl ayaklar altına alındığını bilmez değilim) tanrısal tesirlerimle tanrılar ve insanlar üzerine sevinç saçan gene ben, yalnız benim; öyle ya, bu kalabalık toplantıda ben görünür görünmez, söz söylemeye hazırlanır hazırlanmaz canlı emsalsiz bir neşenin çehrelerinizde birdenbire parladığı görülmedi mi? Günümü…

Yazar: sevil atasoy
Napolyonun Rusya seferine katılan 690 000 Fransız askerinin yalnızca 3 000i geri dönebildi. Tarih onların, dondurucu soğuk, açlık, dizanteri ve yüksek ateşten öldüklerini yazdı. Ama?..Marilyn Monroenun ölümünün arkasında Mafya, CIA veya FBI gibi örgütlerden biri olmasın sakın?.. Wolfgang Amadeus Mozart öldü mü, öldürüldü mü? Kıskanç bir kocanın mı kurbanı, yoksa yeteneğini kıskananların mı? 2006…

Yazar: etgar keret
“Etgar Keret bir dâhi… Kahkahalarla güldürüyor.” -The New York Times- “Kara mizahı seviyorsanız, bundan iyisini bulamazsınız.” -Baltimore Sun- Orta Doğu’nun en parlak yıldızı olarak nitelenen Etgar Keret’ten soluk soluğa okunacak bir kara mizah şaheseri: Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü! Prensip sahibi olduğundan otobüsünü asla bekletmeyen bir şoför, Interpol’ün peşine düştüğü küçük b…

Yazar: mark whitehead
"Şimdi animasyon sanatını ele alın. Çok basit bir hareket olduğunu düşünebilirsiniz fakat bir kadının kolunu oradan oraya hareket ettirebilmek için sekiz milyon farklı çizim gerektiğini biliyor musunuz? Bildiğim bir olayda sanatçının biri böyle bir hareketi bitirmek için geceli gündüzlü çalışarak tam altı yılını verdi. Bitirdiğinde de yapımcının o bölümün filmin bitmiş halinde kullanılmayaca…

Yazar: ayfer tunç
70ler tutumluluk çağıydı. Yoksunluğun hüküm sürdüğü bu yıllarda çocukluğunu ve gençliğini yaşayanlar, anılarında çok şey biriktirdiler. Ayfer Tunç bu kitabında 70li yıllarda gündelik hayatı anlatıyor. Çocuk oyunları, okullar, bayramlar, düğünler, sobalar, divanlar, faytonlar, anket defterleri, kırkbeşlik plaklar, santrifüjlü çamaşır makineleri, ilk siyah beyaz televizyonlar ve daha benzeri yüzler…

Yazar: desiderius erasmus
Hakkımda ne derlerse desinler, (zira, deliliğin en deli olanlar tarafından bile her gün nasıl ayaklar altına alındığını bilmez değilim) tanrısal tesirlerimle tanrılar ve insanlar üzerine sevinç saçan gene ben, yalnız benim; öyle ya, bu kalabalık toplantıda ben görünür görünmez, söz söylemeye hazırlanır hazırlanmaz canlı emsalsiz bir neşenin çehrelerinizde birdenbire parladığı görülmedi mi? Günümü…

Yazar: sevil atasoy
Napolyonun Rusya seferine katılan 690 000 Fransız askerinin yalnızca 3 000i geri dönebildi. Tarih onların, dondurucu soğuk, açlık, dizanteri ve yüksek ateşten öldüklerini yazdı. Ama?..Marilyn Monroenun ölümünün arkasında Mafya, CIA veya FBI gibi örgütlerden biri olmasın sakın?.. Wolfgang Amadeus Mozart öldü mü, öldürüldü mü? Kıskanç bir kocanın mı kurbanı, yoksa yeteneğini kıskananların mı? 2006…

Yazar: ayfer tunç
70ler tutumluluk çağıydı. Yoksunluğun hüküm sürdüğü bu yıllarda çocukluğunu ve gençliğini yaşayanlar, anılarında çok şey biriktirdiler. Ayfer Tunç bu kitabında 70li yıllarda gündelik hayatı anlatıyor. Çocuk oyunları, okullar, bayramlar, düğünler, sobalar, divanlar, faytonlar, anket defterleri, kırkbeşlik plaklar, santrifüjlü çamaşır makineleri, ilk siyah beyaz televizyonlar ve daha benzeri yüzler…

Yazar: douglas adams
Galaksinin Batı Sarmal Kolunun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve saridir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırksekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürl…

Yazar: ayfer tunç
70ler tutumluluk çağıydı. Yoksunluğun hüküm sürdüğü bu yıllarda çocukluğunu ve gençliğini yaşayanlar, anılarında çok şey biriktirdiler. Ayfer Tunç bu kitabında 70li yıllarda gündelik hayatı anlatıyor. Çocuk oyunları, okullar, bayramlar, düğünler, sobalar, divanlar, faytonlar, anket defterleri, kırkbeşlik plaklar, santrifüjlü çamaşır makineleri, ilk siyah beyaz televizyonlar ve daha benzeri yüzler…

Yazar: ayfer tunç
70ler tutumluluk çağıydı. Yoksunluğun hüküm sürdüğü bu yıllarda çocukluğunu ve gençliğini yaşayanlar, anılarında çok şey biriktirdiler. Ayfer Tunç bu kitabında 70li yıllarda gündelik hayatı anlatıyor. Çocuk oyunları, okullar, bayramlar, düğünler, sobalar, divanlar, faytonlar, anket defterleri, kırkbeşlik plaklar, santrifüjlü çamaşır makineleri, ilk siyah beyaz televizyonlar ve daha benzeri yüzler…

Yazar: ayfer tunç
70ler tutumluluk çağıydı. Yoksunluğun hüküm sürdüğü bu yıllarda çocukluğunu ve gençliğini yaşayanlar, anılarında çok şey biriktirdiler. Ayfer Tunç bu kitabında 70li yıllarda gündelik hayatı anlatıyor. Çocuk oyunları, okullar, bayramlar, düğünler, sobalar, divanlar, faytonlar, anket defterleri, kırkbeşlik plaklar, santrifüjlü çamaşır makineleri, ilk siyah beyaz televizyonlar ve daha benzeri yüzler…

Yazar: desiderius erasmus
Hakkımda ne derlerse desinler, (zira, deliliğin en deli olanlar tarafından bile her gün nasıl ayaklar altına alındığını bilmez değilim) tanrısal tesirlerimle tanrılar ve insanlar üzerine sevinç saçan gene ben, yalnız benim; öyle ya, bu kalabalık toplantıda ben görünür görünmez, söz söylemeye hazırlanır hazırlanmaz canlı emsalsiz bir neşenin çehrelerinizde birdenbire parladığı görülmedi mi? Günümü…

Yazar: jean christophe grangé
Ben gölgeyim. Ben avım. Ben katilim. Ben hedefim. Kurtulmak için tek çarem var: diğerinden kaçmak. Peki ya diğeri de bensem? Benliğin karanlık sularında dolaşan “bavulsuz yolcu” Tren raylarında bulunan, hafızasını yitirmiş bir adam… Aynı yerde, bir bakım çukurunda çırılçıplak bir ceset... Ve olay üzerine polis tarafından çağrılan psikiyatr Mathias Freire… Polis, hafızasını yiti…

Yazar: sevil atasoy
Napolyonun Rusya seferine katılan 690 000 Fransız askerinin yalnızca 3 000i geri dönebildi. Tarih onların, dondurucu soğuk, açlık, dizanteri ve yüksek ateşten öldüklerini yazdı. Ama?..Marilyn Monroenun ölümünün arkasında Mafya, CIA veya FBI gibi örgütlerden biri olmasın sakın?.. Wolfgang Amadeus Mozart öldü mü, öldürüldü mü? Kıskanç bir kocanın mı kurbanı, yoksa yeteneğini kıskananların mı? 2006…

Yazar: murat uyurkulak
Yazarın ağzından; -''Tol'' ne demek? -Kürtçe intikam. İki nedeni var bu kelimeyi kullanmamın. Kelimeyi çok sevdim, çünkü intikam biraz daha alışılmış, biraz daha gevşek bir kelime gibi. Tol biraz çekiç gibi. Bir de Kürtçe olması. Bu ülkedeki en büyük “kenardakiler”in dili. Ülkenin yüzde 90’ı yoksul, onlar zaten kenarda, kadınlar, eşcinseller... Ben Kürt değilim ama bir m…






