Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: thomas hardy
Güzel Batsheba Everdene, kendisine miras kalan büyük ve bakımsız çiftliği çekip çevirmek için Weatherbury köyüne gelir. Dürtülerinin etkisiyle hareket eden Batsheba, köydeki üç erkek (atılgan ama sorumsuz Çavuş Troy, saplantılarının tutsağı olan çiftçi William Boldwood, sadık ve becerikli Gabriel Oak) arasında bocalarken, duygusal bir eğitimden geçecektir...19. yüzyıl sonları İngilteresinin kırsa…
9/10
Yazar: thomas hardy
Güzel Batsheba Everdene, kendisine miras kalan büyük ve bakımsız çiftliği çekip çevirmek için Weatherbury köyüne gelir. Dürtülerinin etkisiyle hareket eden Batsheba, köydeki üç erkek (atılgan ama sorumsuz Çavuş Troy, saplantılarının tutsağı olan çiftçi William Boldwood, sadık ve becerikli Gabriel Oak) arasında bocalarken, duygusal bir eğitimden geçecektir...19. yüzyıl sonları İngilteresinin kırsa…

Yazar: thomas hardy
Güzel Batsheba Everdene, kendisine miras kalan büyük ve bakımsız çiftliği çekip çevirmek için Weatherbury köyüne gelir. Dürtülerinin etkisiyle hareket eden Batsheba, köydeki üç erkek (atılgan ama sorumsuz Çavuş Troy, saplantılarının tutsağı olan çiftçi William Boldwood, sadık ve becerikli Gabriel Oak) arasında bocalarken, duygusal bir eğitimden geçecektir...19. yüzyıl sonları İngilteresinin kırsa…

Yazar: thomas hardy
Güzel Batsheba Everdene, kendisine miras kalan büyük ve bakımsız çiftliği çekip çevirmek için Weatherbury köyüne gelir. Dürtülerinin etkisiyle hareket eden Batsheba, köydeki üç erkek (atılgan ama sorumsuz Çavuş Troy, saplantılarının tutsağı olan çiftçi William Boldwood, sadık ve becerikli Gabriel Oak) arasında bocalarken, duygusal bir eğitimden geçecektir...19. yüzyıl sonları İngilteresinin kırsa…

Yazar: thomas hardy
Güzel Batsheba Everdene, kendisine miras kalan büyük ve bakımsız çiftliği çekip çevirmek için Weatherbury köyüne gelir. Dürtülerinin etkisiyle hareket eden Batsheba, köydeki üç erkek (atılgan ama sorumsuz Çavuş Troy, saplantılarının tutsağı olan çiftçi William Boldwood, sadık ve becerikli Gabriel Oak) arasında bocalarken, duygusal bir eğitimden geçecektir...19. yüzyıl sonları İngilteresinin kırsa…

Yazar: thomas hardy
Güzel Batsheba Everdene, kendisine miras kalan büyük ve bakımsız çiftliği çekip çevirmek için Weatherbury köyüne gelir. Dürtülerinin etkisiyle hareket eden Batsheba, köydeki üç erkek (atılgan ama sorumsuz Çavuş Troy, saplantılarının tutsağı olan çiftçi William Boldwood, sadık ve becerikli Gabriel Oak) arasında bocalarken, duygusal bir eğitimden geçecektir...19. yüzyıl sonları İngilteresinin kırsa…

Yazar: thomas hardy
Güzel Batsheba Everdene, kendisine miras kalan büyük ve bakımsız çiftliği çekip çevirmek için Weatherbury köyüne gelir. Dürtülerinin etkisiyle hareket eden Batsheba, köydeki üç erkek (atılgan ama sorumsuz Çavuş Troy, saplantılarının tutsağı olan çiftçi William Boldwood, sadık ve becerikli Gabriel Oak) arasında bocalarken, duygusal bir eğitimden geçecektir...19. yüzyıl sonları İngilteresinin kırsa…

Yazar: üstün dökmen
Mutsuz olmayı, şuna buna söylenmeyi, karamsarlığı öylesine derinden öğrenmişiz ki, “Bu ülkede yaşanmaz” ve nihayet “Batsın bu dünya” demeye hakkımız olduğunu düşünüyoruz sonuçta. Ve daha da kötüsü, iyimser birini gördüklerinde canları sıkılıyor kötümserlerin, adeta “Şuna bir şey söyleyeyim de keyfi kaçsın” diyorlar içlerinden. Yıllardır seminerlerimde iyimser olmanın öneminden söz ettiğimde en az…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…

Yazar: thomas hardy
Güzel Batsheba Everdene, kendisine miras kalan büyük ve bakımsız çiftliği çekip çevirmek için Weatherbury köyüne gelir. Dürtülerinin etkisiyle hareket eden Batsheba, köydeki üç erkek (atılgan ama sorumsuz Çavuş Troy, saplantılarının tutsağı olan çiftçi William Boldwood, sadık ve becerikli Gabriel Oak) arasında bocalarken, duygusal bir eğitimden geçecektir...19. yüzyıl sonları İngilteresinin kırsa…

Yazar: üstün dökmen
Mutsuz olmayı, şuna buna söylenmeyi, karamsarlığı öylesine derinden öğrenmişiz ki, “Bu ülkede yaşanmaz” ve nihayet “Batsın bu dünya” demeye hakkımız olduğunu düşünüyoruz sonuçta. Ve daha da kötüsü, iyimser birini gördüklerinde canları sıkılıyor kötümserlerin, adeta “Şuna bir şey söyleyeyim de keyfi kaçsın” diyorlar içlerinden. Yıllardır seminerlerimde iyimser olmanın öneminden söz ettiğimde en az…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…

Yazar: thomas hardy
Güzel Batsheba Everdene, kendisine miras kalan büyük ve bakımsız çiftliği çekip çevirmek için Weatherbury köyüne gelir. Dürtülerinin etkisiyle hareket eden Batsheba, köydeki üç erkek (atılgan ama sorumsuz Çavuş Troy, saplantılarının tutsağı olan çiftçi William Boldwood, sadık ve becerikli Gabriel Oak) arasında bocalarken, duygusal bir eğitimden geçecektir...19. yüzyıl sonları İngilteresinin kırsa…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…

Yazar: elif şafak
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fa…




