
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: aslı erdoğan
Eskiden, çok eskiden, asla geri gelmeyecek altın çağda, sonsuzluk henüz çarpıp durmamışken zamana, ışık vardı. Söz vardı. Sözün geldiği yürek. Toprak ve suret. Ama hiçbiri yetmedi insanların dünyasının filizlenmesine. Parçalanmayı öğrendi tanrılar. İlk cinayet işlendi, kardeş kardeşi öldürdü. Kan suya karıştı, ışık çığlığa...

Yazar: william somerset maugham
Of Human Bondage, 1915 (Türkçede “Şehvet Düşkünü”, “Hayatın Esiriyiz”, “Hayat Hüzünleri” gibi adlar altında birkaç kez yayımlandı)

Yazar: lâle müldür
50aşkın sismografını bağlayınçılgınlaştı duygulargüneş manyak bir adama dönüştü58sallandım ben Tualadoğanın kızgın beşiğinde sallandımgeceyarıları sokaktaserserilerle uyudumeskisi gibi olamam artıksoğuğum birazya da daha sıcağımmillenium çiydenbir yüzük taktı bana

Yazar: erdal öz
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil ve daha niceleri. Mamak Askeri Cezaevinde bu çocukların çoğuyla konuşmuştum. Denizle anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Sorduğum sorularla onları sürekli küçük ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki iş yarım kaldı. Hele belgesel bir roman için elimdeki no…

Yazar: inci aral
Pek çoğumuzun yaşamı, farkında olsak da olmasak da, gölgede kırk derecede geçiyor ve yakıcı, kavurucu ilişkilerin gölgesinde sürüp gidiyor. Yazılmamış kurallar, dayatılan roller, giydirilen giysiler belirliyor yaşamlarımızın rengini, iklimini, sesini... Başkaldırmak, uyum sağlamak ya da çekip gitmek kişisel yaşamın coğrafyasında yalnızca birer tepki; ama acaba bunlar ne kadar dönüştürücü olabilir…

Yazar: gustav meyrink
Golemle ilgili öyküler güç kavranır... Her zaman yinelenen şudur: Moğol tipli, tamamen yabancı, sakalsız, sarı yüzlü bir adam, eski moda, hırpani giysilere bürünmüş olarak, düzenli ve garip bir biçimde sekerek, sanki her an yuvarlanacakmış gibi yürüyerek Yahudi mahallesinden geçer ve birden görünmez olur. Meyrink aslında bir Yahudi efsanesi olan Golemden, fantastik yazının bir başyapıtını yaratmı…

Yazar: johann wolfgang von goethe, çeviren: mahmure kahraman
Tanıtım Yazısı: Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik kahraman"ı armağan eden bu büyül…

Yazar: louis ferdinand celine
I. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara et, yine de kahkaha... Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken…

Yazar: jean jacques rousseau
Rousseau, ana babaların çocuklara karşı olan görevlerini anlattığı Emilede sadece çocuk eğitimini ele almakla kalmamış, yaşadığı dönemin sosyal, siyasal ve dinsel kurumlarının da çarpıcı bir eleştirisini yapmıştır.

Yazar: edgar allan poe
Serinin ilk kitabında, büyük şair ve yazar Edgar Allan Poenun 12 hikâyesi, usta çizerlerin uyarlama ve çizimleriyle hayat buluyor. Kuzgundan, Gammaz Yüreke, Usher Hanesinin Çöküşünden, Kızıl Ölümün Maskesine korku, gerilim ve polisiye türünün öncü hikâyeleri zevkli bir okumayı müjdeliyor.

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Gözlerini yere dikmiş olan Katyuşa gözlerini birden jüri üyerlerin çevirdi.Dmitriynin üzerinde durdu.Bu esnada yüzü ciddileşmiş, sertleşmişti.Tuhaf tuhaf parıldayan hafif şehla gözleri bir süre Dmitriynin üzerinde takılı kaldı.Dmitriy korkuyordu ama yine de başını başka tarafa çeviremiyordu.Birden o korkunç geceyi, buzların çatırdayışını, her tarafı kaplamış sisi ve hilal biçimindeki ayı anımsadı…

Yazar: michel de montaigne
Cem Yayınevi Bütün Denemeleri Hüsen Portakalın Türkçesiyle, ülkemizde ilk defa yayımlamıştı. Dört cilt olarak sunduğumuz Bütün Denemelerden seçtiğimiz parçaları Denemeler-Seçmeler adıyla sunuyoruz.Denemeler-Seçmeleri hazırlarken daha önce yapılan seçme çalışmaları dışında bir yöntem izleyerek, seçmeleri olabildiğince konu öbekleri biçiminde sıraladık. Böylece, okuyucularımızın Montaignein belli k…

Yazar: virginia woolf
Virginia Woolf, 1931de yayımladığı Dalgaları yazarken, bu kitapla o güne değin hiçbir başka romancının göze alamayacağı değişik şeyleri yapmak istediğini, bu romanın o güne değin yazılan hiçbir başka romana benzemeyeceğini biliyordu. (...) Çünkü Dalgalar, hem düzyazıyla kaleme alınacak, hem de şiir olacaktı; hem roman olacaktı, hem de tiyatro oyunu.Mîna Urgan, Virginia WoolfVirginia Woolf, Dalga…

Yazar: oya baydar
Oya Baydarın yeni romanı Çöplüğün Generali, hayalî bir ülkede geçiyor. Okurumuza bir hayli tanıdık gelecek bu ülkede, günün birinde, çöplüklerde, boş arazilerde gömülüp bırakılmış bombalar, mermiler bulunmaya başlar. Bu durum giderek bir yazarın dikkatini çeker ve yazar bu konunun çevresinde bir roman yazmaya koyulur. Ne var ki romanını tamamlayamadan kaybolacaktır. Bundan sonrası, Çöplüğün Gener…

Yazar: tezer özlü
Tezer Özlünün bu ilk romanı, yaşamın yalnızca başlangıcını oluşturmakla kalmayan, sürekli dönülen, belki de hiç çıkılamayan çocukluğu yansıtıyor. Yetişkinlerin, tıpkı çocukluğa olduğu gibi, farklılığa da aman vermeyen dünyasına karşı yazar anıların çıplak gerçekliğine sığınıyor. Tezer Özlü, Türk edebiyatının nostaljik prensesi. TADIMLIKİlkbaharla birlikte ılık havalar başladığında uzun yürüyü…

Yazar: jerome david salinger
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine…

Yazar: karen horney
Bu kitapta, ne anlama geldiğine ilişkin her zaman net bir görüş olmasa da sık sık kullanılan nevroz kavramı ve çatışmalarıyla, kaygılarıyla, acılarıyla ve kendisiyle olduğu kadar başkalarıyla olan ilişkilerinde de varolan birçok güçlükle birlikte aramızda yaşayan nevrotik insan anlatılıyor.Onun varolan kaygıları ve bunlara karşı geliştirdiği savunma mekanizmaları üzerinde odaklanılıyor.Basit bir…

Yazar: charles dickens
Fakir bir çocuk olan Pip küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş, ablasıyla birlikte yaşamaktadır. Bir gün mezarlıkta kaçak bir mahkûmla karşılaşır ve ablasının mutfağından aşırdığı yiyeceklerle bu adama yardım eder. Kaçak mahkûm, Pipin yardımlarını asla unutmayacaktır.Çoğu eleştirmen tarafından modern romana uzanan önemli bir adım olarak görülen bu şiirsel eseri Ayşe Esra İyidoğanın usta çevirisi…

Yazar: friedrich nietzsche
Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır. Kanla yaz: Fark edeceksin ki kan ruhtur.Kolay bir iş değildir, meçhul kanı anlamak: Nefret ederim, avare okurlardan. Her kim ki okuru tanır daha fazlasını yapmaz onun için.Cümle âlem okumayı öğrenecek olsa yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü.Vaktiyle ruh tanrıydı, sonra insanlaştı ve şimdi neredeyse avamlaşmak ü…

Yazar: john steinbeck
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck,1930lu yılların Amerikasında hayatını bitmeyen bir kavgaya adamış Macle deneyimsiz ama atak Jimin elma bahçelerindeki işçiler arasına katılarak başlattıkları bir grevi anlatıyor...Aslında yalnızca bu grevi değil, insanoğlu varoldukça hiç bitmeyecek olan bir kavgayı, bu kavga içinde farklı konumdaki kadın erkek bireylerin psikolojisini yalın bir gerçekçilikle gözl…

Yazar: ayfer tunç
70ler tutumluluk çağıydı. Yoksunluğun hüküm sürdüğü bu yıllarda çocukluğunu ve gençliğini yaşayanlar, anılarında çok şey biriktirdiler. Ayfer Tunç bu kitabında 70li yıllarda gündelik hayatı anlatıyor. Çocuk oyunları, okullar, bayramlar, düğünler, sobalar, divanlar, faytonlar, anket defterleri, kırkbeşlik plaklar, santrifüjlü çamaşır makineleri, ilk siyah beyaz televizyonlar ve daha benzeri yüzler…

Yazar: aslı erdoğan
Yolculuk, yazma ya da okuma eylemi için sıkça kullanılan bir metafor. Bu yolculuk göl kıyısında tatlı bir gezinti olarak gerçekleşebilir, ayak izlerimizle dolu tanıdık bir kentte de, geçmişin soğuk bir dip akıntısı gibi sızdığı şimdi de, benlik ile dış dünyanın kaygan sınırında da. Hangi labirente dalarsak dalalım, eninde sonunda karşımıza İNSAN çıkar.

