Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ece temelkuran
Çok satan Muz Sesleri kitabının yazarı usta gazeteci Ece Temelkurandan yine çok satacak, gündem oluşturacak bir roman!.. Bir kadının kalbini fena kırmış bir adam... O adamı öldürmek için çölü geçmeyi göze almış dört kadın... Düğümlere Üfleyen Kadınlar bu yolculuğun romanı. Ne kadar sevilse de tamir olmayan o yaralı coğrafyada, Ortadoğuda geçiyor. Saraylar devrilip, meydanlar dolarken soru…

Yazar: ece temelkuran
Çok satan Muz Sesleri kitabının yazarı usta gazeteci Ece Temelkurandan yine çok satacak, gündem oluşturacak bir roman!.. Bir kadının kalbini fena kırmış bir adam... O adamı öldürmek için çölü geçmeyi göze almış dört kadın... Düğümlere Üfleyen Kadınlar bu yolculuğun romanı. Ne kadar sevilse de tamir olmayan o yaralı coğrafyada, Ortadoğuda geçiyor. Saraylar devrilip, meydanlar dolarken soru…

Yazar: ahmed arif
Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden a…

Yazar: ece temelkuran
Çok satan Muz Sesleri kitabının yazarı usta gazeteci Ece Temelkurandan yine çok satacak, gündem oluşturacak bir roman!.. Bir kadının kalbini fena kırmış bir adam... O adamı öldürmek için çölü geçmeyi göze almış dört kadın... Düğümlere Üfleyen Kadınlar bu yolculuğun romanı. Ne kadar sevilse de tamir olmayan o yaralı coğrafyada, Ortadoğuda geçiyor. Saraylar devrilip, meydanlar dolarken soru…

Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.

Yazar: ece temelkuran
Çok satan Muz Sesleri kitabının yazarı usta gazeteci Ece Temelkurandan yine çok satacak, gündem oluşturacak bir roman!.. Bir kadının kalbini fena kırmış bir adam... O adamı öldürmek için çölü geçmeyi göze almış dört kadın... Düğümlere Üfleyen Kadınlar bu yolculuğun romanı. Ne kadar sevilse de tamir olmayan o yaralı coğrafyada, Ortadoğuda geçiyor. Saraylar devrilip, meydanlar dolarken soru…

Yazar: enver aysever
İstanbullu bir aşk bizim yaşadığımız Bal renkli gözlü, rüzgârla gelen kız Pardösüm uçurtma olmuş, ayaklarımı yerden keser İlk şiirler söylenmeden içimde büyür keder. Dans eden hayaline bakıyorum penceremde Yıldızlara bulandım, yaralı sözler bu gece Ses vermek için sana çırpınır bir haldeyim Nefesim tükendi artık, aşk için acemiyim. Ayrılık sözleri yakışmaz İstanbullu aşka Seni bana…
7/10
Yazar: enver aysever
İstanbullu bir aşk bizim yaşadığımız Bal renkli gözlü, rüzgârla gelen kız Pardösüm uçurtma olmuş, ayaklarımı yerden keser İlk şiirler söylenmeden içimde büyür keder. Dans eden hayaline bakıyorum penceremde Yıldızlara bulandım, yaralı sözler bu gece Ses vermek için sana çırpınır bir haldeyim Nefesim tükendi artık, aşk için acemiyim. Ayrılık sözleri yakışmaz İstanbullu aşka Seni bana…

Yazar: enver aysever
İstanbullu bir aşk bizim yaşadığımız Bal renkli gözlü, rüzgârla gelen kız Pardösüm uçurtma olmuş, ayaklarımı yerden keser İlk şiirler söylenmeden içimde büyür keder. Dans eden hayaline bakıyorum penceremde Yıldızlara bulandım, yaralı sözler bu gece Ses vermek için sana çırpınır bir haldeyim Nefesim tükendi artık, aşk için acemiyim. Ayrılık sözleri yakışmaz İstanbullu aşka Seni bana…

Yazar: ece temelkuran
Çok satan Muz Sesleri kitabının yazarı usta gazeteci Ece Temelkurandan yine çok satacak, gündem oluşturacak bir roman!.. Bir kadının kalbini fena kırmış bir adam... O adamı öldürmek için çölü geçmeyi göze almış dört kadın... Düğümlere Üfleyen Kadınlar bu yolculuğun romanı. Ne kadar sevilse de tamir olmayan o yaralı coğrafyada, Ortadoğuda geçiyor. Saraylar devrilip, meydanlar dolarken soru…

Yazar: enver aysever
İstanbullu bir aşk bizim yaşadığımız Bal renkli gözlü, rüzgârla gelen kız Pardösüm uçurtma olmuş, ayaklarımı yerden keser İlk şiirler söylenmeden içimde büyür keder. Dans eden hayaline bakıyorum penceremde Yıldızlara bulandım, yaralı sözler bu gece Ses vermek için sana çırpınır bir haldeyim Nefesim tükendi artık, aşk için acemiyim. Ayrılık sözleri yakışmaz İstanbullu aşka Seni bana…

Yazar: enver aysever
İstanbullu bir aşk bizim yaşadığımız Bal renkli gözlü, rüzgârla gelen kız Pardösüm uçurtma olmuş, ayaklarımı yerden keser İlk şiirler söylenmeden içimde büyür keder. Dans eden hayaline bakıyorum penceremde Yıldızlara bulandım, yaralı sözler bu gece Ses vermek için sana çırpınır bir haldeyim Nefesim tükendi artık, aşk için acemiyim. Ayrılık sözleri yakışmaz İstanbullu aşka Seni bana…

Yazar: ahmed arif
Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden a…

Yazar: metin zakoğlu
Ünlü oyuncu Metin Zakoğlu ilk kitabı "Bana Bir Yalan Söyle"de kişisel tecrübelerini ve tiyatroya, sahneye, yani "hayata" bakış açısını cesurca kaleme alıyor. "Bana Bir Yalan Söyle", tiyatroyu seven herkesin ilgisini çekecek otobiyografik ve ilginç bir anlatı. "Tiyatro, koşulsuzluklarla savaşma sanatıdır. Evet, tiyatro kesinlikle koşulsuzluklarla savaşma sana…

Yazar: simone de beauvoir
Fransız edebiyatının en cesur ve özgün kalemlerinden olan Simone de Beauvoir’dan kısa ama etkili bir başyapıt: Moskova’da Yanlış Anlama. Beauvoir’ın bu uzun öyküsü, artık yaşlarını almış bir çiftin, Nicole ile André’nin, Sovyetler Birliği’ne yaptığı yolculuk sırasında yaşadığı krizi anlatıyor. İletişimsizlik, kadın-erkek ilişkileri, yaşlılık ve dönemin Sovyet eksenli politik hayalkırıklıkları üs…

Yazar: simone de beauvoir
Fransız edebiyatının en cesur ve özgün kalemlerinden olan Simone de Beauvoir’dan kısa ama etkili bir başyapıt: Moskova’da Yanlış Anlama. Beauvoir’ın bu uzun öyküsü, artık yaşlarını almış bir çiftin, Nicole ile André’nin, Sovyetler Birliği’ne yaptığı yolculuk sırasında yaşadığı krizi anlatıyor. İletişimsizlik, kadın-erkek ilişkileri, yaşlılık ve dönemin Sovyet eksenli politik hayalkırıklıkları üs…

Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…
10/10Anlamı çoook

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

