
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mustafa kemal atatürk
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinedir. İstikbalde dahi seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, için…

Yazar: mustafa kemal atatürk
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinedir. İstikbalde dahi seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, için…

Yazar: gani müjde
1959da doğmuştur. Yaşamı bir dizi talihsizliklerle doludur. Başından bir tarfik kazası ve üç adet askeri darbe geçmiştir. Şiir ve hikaye yazmayı, daha sonra yazdıklarını sobaya atıp yok etmeyi çok sever. Politikayla ilgilenmez. Ülkeyi 1980den beri Sacit Turşunun yönettiğini, idare şeklimizin de meşrutiyet olduğunu sanır. 1988de senaryosunu yazdığı Arabesk filmi ile filmin yönetmeni Ertem Eğilmezi…

Yazar: gani müjde
1959da doğmuştur. Yaşamı bir dizi talihsizliklerle doludur. Başından bir tarfik kazası ve üç adet askeri darbe geçmiştir. Şiir ve hikaye yazmayı, daha sonra yazdıklarını sobaya atıp yok etmeyi çok sever. Politikayla ilgilenmez. Ülkeyi 1980den beri Sacit Turşunun yönettiğini, idare şeklimizin de meşrutiyet olduğunu sanır. 1988de senaryosunu yazdığı Arabesk filmi ile filmin yönetmeni Ertem Eğilmezi…

Yazar: sabri uzun
"Sabri Ağabey yakın dönemin önemli olaylarının şahitlerinden biri. Yaşananların arka planını çok iyi biliyor. Devlet geleneğini bozmamak adına görevdeyken öğrendiklerini uzun süre paylaşmak, yayımlamak istemedi. Sahip olduğu bilgilerin bir kısmının devlet sırrı değil 'Paralel Devlet Yapılanması'nın suçları olduğunu anlayınca da yazmaya karar verdi. Yazdıklarının çok önemli olduğu k…

Yazar: philippa gregory
Masum bir kadının dinsel sapkınlık suçuyla yakılabileceğiya da cadılık suçuyla boğazlanarak öldürülebileceği birdönemde, bir hainin aşkı uğruna kraliçenin casusluğunuyapmak en tehlikeli seçimdi.Kral Edwardm ölümünden sonra tahta geçme sırası Maryde, Kanlı Maryde olacak. Boleyn kızı, Bakire Elizabeth ise bu gidişatı bozmak ve kaderini yeniden yazmak için planlar peşinde. VIII. Henrynin iki kızını…

Yazar: philippa gregory
Boleyn Kızı ve Kraliçenin Soytarısı romanının yazarından, Kraliçe Elizabeth döneminin ilk yıllarını ve o tehlikeli günleri anlatan, nefes kesici bir roman. İngilterenin yeni kraliçesi olmuş Elizabethi bekleyen iki büyük tehlike vardı: Fransızların, İskoçyayı istila edip İskoçya Kraliçesi Maryyi tahta geçirme tehdidi ve Elizabethin, vatan hainliğinden hüküm giyip zindanda kalmış Robert Dudleyye ol…

Yazar: philippa gregory
Krallığın Dengesini Bir Kadın Değiştirecek İngiltere'nin Jeanne d'Arc'ı olmaya kararlı bir kadın, ülkenin kaderini baştan yazacaktı. Onun önünde krallar bile duramadı. KUZEN KUZENE KARŞI 15. Yüzyıl Lancaster kırmızı güllerinin varisi Margaret Beaufort, İngiltere tahtının gerçek sahibinin kendi ailesi olduğuna tüm benliğiyle inanıyordu. Ancak onu ve ailesini bekleyen ihti…

Yazar: philippa gregory
15. yüzyıl. Tudor Hanedanı öncesi ülkeyi yöneten kraliyet ailesinin dramatik ve dokunaklı hikayesi. Önlenemez kadınlar. Güller Savaşı. KUZEN KUZENE KARŞI Plantagenet’ler İngiltere tahtı için sayısız savaşa girdi. Onlar, Tudor’lardan önce İngiltere’yi yöneten ve tahtta hak iddia eden hanedandı. Philippa Gregory, romanında gizli oyunlar ve mahrem öykülerle Plantagenet’lere yeniden hayat veriy…

Yazar: philippa gregory
Mary, kuzeni Elizabethe inanmıştı. İnancı, genç kadını büyük bir esarete sürükleyecekti... Aynı erkeğin aşkı için savaşan iki kadın, güç yarıştıran iki soylu prenses ve özgürlüğünden vazgeçmektense ölmeyi yeğleyecek unutulmaz bir kraliçe... Tarih hiç bu denli eğlenceli, canlı ve bağlayıcı olmadı!

Yazar: horace mccoy
"Umutsuzluğun ve dansın romanı" 1930'ların Amerika'sı... Horace McCoy, güçlü romanı Atları da Vururlar'da, 1929 krizini izleyen, işsizlik ve ekonomik çöküntü yıllarında, bütün ülkeye yayılan, insanlık dışı yönüyle yoğun eleştirilere hedef olan ve sonunda yasaklanan dans maratonlarından birini anlatıyor. O dans pistlerinde ve tribünlerde, çoğunluğun farkına bile varmadı…

Yazar: william shakespeare
Othello, ilk kez 1 Kasım 1604 gecesi sarayda oynanmıştır. Aynı yıl içinde yazılmış olması büyük bir olasılıktır. Bu oyunun Telif Hakları Dairesi'ne kaydı, 6 Ekim 1621 günü, bir yıl sonra bu oyunun ilk baskısını gerçekleştiren Thomas Walkley tarafından yapılmıştır. Hem 1. Quarto hem de 1. Folio metnin aşılması için zorunlu olan baskılardır. Bu oyunun ilk baskılarında, ayrıntılarda izlenen far…

Yazar: cezmi ersöz
Hayat kitaplarda yazılan gibi değilmiş. Kitaplarda her kelimenin altında başka bir kelime gizliymiş. Her yüzün altına başka bir yüz... Böyle gidiyormuş, bunun sonu yokmuş. Geç de olsa şimdi anlıyorum. Beni aşar bu kelimelerin altındaki kelimeler, bu yüzlerin altındaki yüzler... Ben içimdeki acıya bakarım. İçimdeki enayiliğe bakarım. Evet, kelimelerin altındaki kelimeyi, yüzlerin altındaki yüzü b…

Yazar: cezmi ersöz
Hayat kitaplarda yazılan gibi değilmiş. Kitaplarda her kelimenin altında başka bir kelime gizliymiş. Her yüzün altına başka bir yüz... Böyle gidiyormuş, bunun sonu yokmuş. Geç de olsa şimdi anlıyorum. Beni aşar bu kelimelerin altındaki kelimeler, bu yüzlerin altındaki yüzler... Ben içimdeki acıya bakarım. İçimdeki enayiliğe bakarım. Evet, kelimelerin altındaki kelimeyi, yüzlerin altındaki yüzü b…

Yazar: nathaniel hawthorne
Kızıl Damga, bir kadının utancının ve içinde yaşadığı Püriten toplumunda maruz kaldığı zulmün trajik öyküsüdür.New Englanda yerleşenlerden biri olan Hester Prynne, orta yaşlı bir İngiliz bilgini olan ve kendisine, bir süre sonra geleceğini söylemiş olan kocasını iki yıl boyunca bekler. Adam döndüğünde, karısını kucağında bir bebekle, teşhir iskelesinde bulur. Genç kadın, işlediği zina suçunun cez…

Yazar: ernest hemingway
Güneş de Doğar, Amerikalı romancı, kısa-hikâyeci ve gazeteci Ernest Hemingway'in 1926 yılında yayımladığı romanının adıdır. Özgün adı The Sun Also Rises olan bu roman Hemingway'in ilk büyük romanıdır. Hemingway'in romanına verdiği ilk ad Fiesta idi, ancak yayımcısının tavsiyesi üzerine Eski Ahit 'ten alınmış olan The Sun Also Rises adında karar kılmıştır. Yine de romanın İngil…

Yazar: virginia woolf
Virginia Woolfun romanları arasında Orlando, her türlü olabilirliği ve gerçekliği dışlayan, fantastik öğelerle bezenmiş konusu, coşkulu, abartılı, mizah yüklü anlatımıyla özgün bir yere sahiptir.İngilterenin en soylu ve nüfuzlu ailelerinden birinin tek mirasçısı olan olağanüstü güzel, duyarlı, şair ruhlu Orlando, serüven dolu yaşantısına Kraliçe I. Elizabethin gözdesi ve haznedarı olarak başlar.…

Yazar: ernesto che guevara
Bizim gibi kâşifler burjuvalara otel parası ödemektense ölmeyi tercih ederler.Bu kitap, Chenin 23 yaşında, yakın arkadaşı Alberto Granadoyla birlikte bir motosikletle çıktığı ilk Güney Amerika yolculuğunda tuttuğu günlüklerden oluşmaktadır. Chenin derdi Amerikayı keşfetmekti bir bakıma. Nitekim içindeki çağrıya uymamazlık edemeyip, üniversite eğitimini, ailesini, hatta ilk aşkı Chicniyayı geride…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
İvan İlyiç’in Ölümü, bireyin hayatla ve ölümle hesaplaşmasının etkileyici bir anlatısı. İvan İlyiç’in Ölümü, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…