Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: stefan zweig
Sabırsız Yürek, özellikle düşsel ve tarihsel karakterler üstüne yazdığı yaşamöyküleriyle tanıdığımız Stefan Zweigın tek romanıdır. Freudun öğretisine derin bir ilgi duyan Zweigın bu psikolojik romanı, acıma duygusunun nelere yol açabileceğini, insanı nasıl çatışmadan çatışmaya sürükleyebileceğini anlatan bir başyapıttır. İki tür acıma duygusundan söz eder yazar: Birincisi, duygusal ve zayıf olanı…

Yazar: stefan zweig
Fouché, aklını ve iradesini kontrol edebilen, Makyavelist, gözükara, her türlü etik ilkeden yoksun, değişen ideolojilere aynı hızla uyum gösteren, iktidar zevkini maskeleyebilen bir politikacı tipidir. Zweig, Fouché'nin şahsında sadece bir politikacıyı değil, çıkar ve amaçlarını her şeyin üstünde tutan, bu uğurda önündeki her şeyi ve herkesi ezip geçen, kendini, sadece kendini düşünen insanı…

Yazar: stefan zweig
İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar, tarihteki belirleyici anlar üstüne kısa denemelerden oluşuyor. Stefan Zweig, çevrelerindeki geçici koşulların dayattığı sınırları aşabilen Fatih Sultan Mehmet, Händel, Dostoyevski, Tolstoy, Lenin gibi yaratıcı bireylerin o benzersiz anlarını anlatıyor. En iyisi, kendisinden dinleyelim:Çağları aşan bir kararın bir tek takvime, bir tek saate, çoğu kez de yalnı…

Yazar: stefan zweig
Dünün Dünyası, Viyanalı yazar Stefan Zweig'ın Avrupa'ya vedasıdır. Bütün değerleri ve idealleriyle Avrupa'nın çöküşüne tanıklık eden bir Avrupalının, Stefan Zweig'ın anıları canlanır Dünün Dünyası'nda. Avrupa toplumlarının güvenli burjuva dünyasından savaşa, faşizme ve sürgün yaşamlara savrulan bir neslin yazgısı dile gelir bu anılarda. Viyana'dan Zürih'e, Zürih…

Yazar: stefan zweig
Zweig bu novellasında bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fr…



Yazar: stefan zweig
Zweig bu novellasında bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fr…

Yazar: stefan zweig
Zweig bu novellasında bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fr…

Yazar: stefan zweig
Mektuplar yazmak, ilişkiler kurmak, onlara uzun yıllar sadık kalmak Stefan Zweig için yaşam boyu bir gereksim olmuştu. İlk eserleri ile üne kavuşmaya başladığında yirmi yaşlarında genç bir yazardı. O yıllarda tanıştığı, kendinden daha yaşlı ve ünlü yazarlarla yapmış olduğu mektuplaşmalar günümüze kalmış çok değerli belgelerdir. Rainer Maria Rilke, Arthur Schnitzler, Hermann Bahr, Maksim Gorki, Si…

Yazar: stefan zweig
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Briefeiner Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanım…

Yazar: stefan zweig
Belki de ilk gençlik dönemlerimden bu yana beni meşgul eden büyük bir eser yazmayı denerim Balzac hakkında kalın bir kitap, bir yaşamöyküsü ve eleştiri. Muhtemelen üç, hatta dört yıl gerektireceğini biliyorum. Ama geriye kalıcı bir şey bırakmak istiyorum, on yıllarca etkisini yitirmeyecek bir eser ... Otuz yıldır Balzac okuyorum, hayranlığımdan hiçbir şey kaybetmeden tekrar tekrar okuyorum.1939d…

Yazar: stefan zweig
İntihar, Stefan Zweig'ın zihnini gençlik yıllarından beri meşgul eden bir kavramdı. Yaşamının bir anlamı kalmadığını anladığı anda yaşamına kendi eliyle son verebileceğini daha üniversite yıllarında söylemişti. İlk evliliği sırasında karısı Friederike'yi kendisiyle birlikte intihar etmesi için zorlayan, sonra bu düşüncesinden vazgeçen Stefan Zweig, yıllar sonra, İkinci Dünya Savaşı sıra…

Yazar: stefan zweig
Hem düşsel hem de tarihsel karakterler üstüne yorumlarıyla tanıdığımız Stefan Zweigı derin karakter incelemelerine yönelten, psikolojiye ve Freudun öğretisine duyduğu ilgidir. Beş tarihsel kişiliğin portrelerini içeren Yıldızın Parladığı Anlar, Fransız Devriminde bir politikacının portresi niteliğindeki Joseph Fouchéyle birlikte Amerigo da Zweigın nesnellikten çok sezgiye dayanan yaşamöykülerinin…

Yazar: stefan zweig
Bir tanrıydım o akşam. Fakat yükseklere kurulu tahtımdan, yaptığım işlere kayıtsız kayıtsız bakmıyordum. Kullarımın arasında tatlı, iyicil tavırlarla duruyor ve muhayyilemin gümüşi bulutları arkasından onların yüzlerini görüyordum. Solumda bir ihtiyar oturmaktaydı. Benden fışkırmakta olan o parlak iyilik ışığı buruşuk alnındaki kırışıklıkları giderip cilalamış, gözlerinin altındaki çukurlukları y…

Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…

Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…

Yazar: jane austen
Jane Austen (1775-1817): Kırk iki yıllık gözden uzak ve sade yaşantısına karşın, yazdıklarıyla İngiliz edebiyat tarihinin kült bir romancısı olmayı başardı. Eserlerinde güçlü kadın karakterler başkahramanlar olarak yer aldı. Bütün romanları sinemaya uyarlanan Jane Austen, Akıl ve Tutku'da aile değerleri ve akrabalık ilişkileri ile kadın duyarlığı ve aşkı ele alır. Bu romanda da Jane Auste…

Yazar: jane austen
Jane Austen, gündelik yaşamdaki sıradan insanı, gerçekçi bir bakış açısıyla ele alarak romanı 'modern' bir türe dönüştüren ilk yazar olarak kabul edilir. Austen, romanlarında İngiliz orta sınıf yaşamının detayları, evlilik, aile, miras gibi konuları, yarattığı olağanüstü kadın karakterlerle toplumsal çevreleri arasındaki gerilimi ustalıkla yansıtır. Jane Austen'ın 1797-98 yıllarınd…

Yazar: jane austen
İngiliz Edebiyatının Unutulmaz Klasiklerinden: İknaÇok Boyutlu karakterleri, sağlam kurugusu ve sıradan hayatları hikaye ettiği nüktedan anlatımıyla Jane Austen, Batı Edebiyatının en çok okunan yazarlarındadır.Jane Austen, yaşadığı yüzyılın gerçeklerine yazdığı kadın kahramanlarıyla adeta isyan eder. Bu sebeple Anne Elliot güçlüdür ancak yine de sosyal konumunun mecburiyetlerine ikna edilmekten…

Yazar: jane austen
Jane Austen, 1815'te, 39 yaşındayken tamamladığı Emma'nın en sevdiği romanı olduğu söyler. Aşk ve Gurur ve Mansfield Parkı gibi romanların yazarının gözbebeğidir Emma. Bir taşra kasabasındaki üç genç kızın gerçek aşkı arayışını anlatan roman, bir yandan insan yaradılışının zayıf yönlerini, bir yandan da 19. yüzyıl İngiliz toplumunun katı ve ikiyüzlü geleneklerini inceden inceye alaya al…

Yazar: jane austen
Aşk ve Gurur, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennett ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy arasındaki çatışmayı anlatır. Gerçi Jane Austen bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunar, ama ilk izlenimi tersine çevirmekte gecikmez: Soyluluk ve servetten kaynaklanan gurur ile Elizabethin ailesinin soylu olmayışı karşısında beslediği önyargı, Darcyy…

Yazar: jane austen
Aşk ve Gurur, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennett ile varlıklı ve soylu toprak sahibi Fitzwilliam Darcy arasındaki çatışmayı anlatır. Gerçi Jane Austen bu iki karakteri birbirlerinin tuzağına düşmüş kişiler gibi sunar, ama ilk izlenimi tersine çevirmekte gecikmez: Soyluluk ve servetten kaynaklanan gurur ile Elizabethin ailesinin soylu olmayışı karşısında beslediği önyargı, Darcyy…

Yazar: john steinbeck
Sardalye Sokağının karmaşasında, hayatın bir yerinden tutunmaya çalışan uyumsuz insanlar -kumarbazlar, fahişeler, ayyaşlar, serseriler ve sanatçılar- yanyana yaşarlar. Sahibi olduğu genelevi sanat gibi işleten kızıl saçlı Dora, Salaş Palası mekan seçen Mack ve onun iyi niyetli zavallılar çetesi, Salaş Palasın ve yerel dükkanının uyanık sahibi Lee Chong, korkak ressam Henri ve bu marjinal topluluk…

Yazar: john steinbeck
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck,1930lu yılların Amerikasında hayatını bitmeyen bir kavgaya adamış Macle deneyimsiz ama atak Jimin elma bahçelerindeki işçiler arasına katılarak başlattıkları bir grevi anlatıyor...Aslında yalnızca bu grevi değil, insanoğlu varoldukça hiç bitmeyecek olan bir kavgayı, bu kavga içinde farklı konumdaki kadın erkek bireylerin psikolojisini yalın bir gerçekçilikle gözl…

Yazar: john steinbeck
Cennet Çayırları, Steinbeckin ilk kitaplarından olmasına karşın, tekniği ve anlatımı yönünden en güzel, en akıcı romanlarından biri. Kitapta, belli kalıplar içinde sıkışmış kalmış bir yöre halkının yaşamı, her türlü yapaylıktan zorlamadan uzak çarpıcı bir biçimde aktarılır okuyucuya. Bir yanda Steinbeckin ustalığı, bir yanda Cennet Çayırlarının büyüleyici güzelliği, okuyucuyu bir anda kavrar.