Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: charles bukowski
Bukowskiyi anlatmaya gerek yok. Büyük Zen Düğünü yazarın on iki öyküsünü biraraya getiren, bizim yaptığımız bir derleme. Okuma Parçası bölümünde seçkiye de adını veren Büyük Zen Düğünü var. "Arka koltuktayım, Romanya ekmeği, ciğer ezmesi, bira ve meşrubatların arasına sıkışmış; on yıl önce ölen babamın cenazesinden bu yana ilk kez bağladığım yeşil kravatımla. Şimdi bir Zen düğününde sağdı…

Yazar: nihat genç
Aile evinden geneleve, otobüs duraklarından okula, mahalle kahvesinden camiye, miting meydanından psikiyatri kliniğine uzanan karmaşık güzergahta, bir dönemin bir çeşit gençliği... Che, İsa, Marx ülkücülerin gözünden bakınca neye benzerdi sahi? Korkunun kaynağını nerede aramalı, geçmişte mi gelecekte mi? Nevi şahsına münhasır yazar Nihat Gençten, kendi kuşağının korkulu romanı...

Yazar: nihat genç
Vahim parasızlığını kimseye açamayan, aşamayan ihtiyarların gururunu tahmin edemezsiniz. Koca ömrü geride bırakan parasız yaşlı, artık gençler gibi dünyaya neden geldim diye isyan da edemez. Bir kabahat varsa, etraftakiler, biraz da kendinde ara der. Ağlama hakkı olmadan, hiçbir şeycik umut etmeden ıstırap çekmenin hali dayanılmaz. Kum saatini tersine çevirecek Tanrı�nın dahi gücü yok,…

Yazar: nihat genç
Ofli Hoca prostat hastasıdır, polikiliniğe tedavi için gider. Doktorlar indirir muayene ederler. Ve eline bir kağıt verip yandaki odaya gönderirler. Ofli Hoca giyinir ve yandaki kapıya geçer..Kapıdaki görevli Ofli Hocaya. niçin geldiğini sorar. Ofli Hoca, yan tarafta muayene olduğunu, doktorların buraya gönderdiğini söyler..Kapıdaki görevli, peki sevk aldın mı? Ofli Hoca, ee biraz...

Yazar: nihat genç
Nihat Genç yazının pek çok alanında kalem oynatan bir yazar. Romandan denemeye, oyundan hikâyeye geniş bir yelpazede başarılı ürünler veriyor. Üslûbu sert, ama dürüst; öfkesi pek, ama yerinde. Zaman zaman acılı, acıtan ama humoru eksiksiz. Nihat Genç, bu kitabında bir yandan insanlık durumumuzu resmederken, bir yandan da çağdaşımız canilerle hesaplaşıyor. Anlatmak istediğini kimi zaman o bildiğim…

Yazar: nihat genç
Dünya edebiyatında ahlaka önem vermemiş bir yazar gösterin, yok. Ben göstereyim: İşte bahsi geçen Türk yazarları. Türkler neden ucuzunu arar? Türkler neden kısa yoldan denemek ister? Türkler neden sosyal ahlaka, kişiliğe önem vermez? Türkler neden gerçeke, gerçeklere saygı duymaz.

Yazar: nihat genç
Sayın müdürüm, saat 24.23 sıralarında hastanemiz hemşiresi..., iki erkek arkadaşıyla şen kahkahalar atarak, birbirlerini mıncıklayarak, personeli ve diğer lojmanları ve Numune D Bloku rahatsız edecek şekilde ellerindeki şarap şişesini göstere göstere cıngar çıkardılar. Sayın müdürüm, cumartesi sabah halk ekmek fabrikasından gelen ekmekler sayıldığında elli ekmeğin eksik teslim edildiği görülmüştü…

Yazar: nihat genç
Toplar yenilir, ordular yenilir, nükleer bombalar yenilir. Yenilmeyen tek şey inançtır, haklı olduğuna inanmaktır. Haklıysanız, yer gök, dağ taş, kuşlar kayalar, ruhlar, öte alemler, annen baban, ataların herkes senin yanında savaşa girer. Öteler-buralar, tabiat-denizler seninle bu ölüm kalım savaşına girer ve kimse seni durduramaz

Yazar: nihat genç
Eskiden yatağını, yorganını alan yoksul halk, çaresizlik içinde İstanbula göçüyordu. Göçün rengi değişti. Anadolu gençliği gözü dönmüş bir hırsla İstanbula göçüyor. Memleketinde, kasabasında oturmak isteyen bir tek genç yok. Tanıdığım, konuştuğum tüm genç kızlar, hayallerini, istikballerini İstanbula göre kurmuş. Sadeliğin, kendi halindeliğin imajı ölmüş, uçurum gibi İstanbul düşlüyorlar.

Yazar: nihat genç
Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi hikâyelerimiz var. Bugün bile yüzlerce türkümüz, bu hikâyelerden alınmadır. Bu aşıklar, çok acı çekerler ama buluşamazlar. Hikâyenin sonu ise çok enteresandır. Aslı, gerdeğe girmek için düğmelerini çözerken elbisesi alev alır, yanar. Kerem de yanar. Aşkla yanarlar ve yine buluşamazlar. Fakat hikâye burada da bitmez. Kerem ile Aslının külleri kalır ve küller…

Yazar: nihat genç
Nihat Gençin Leman yazılarından kompile çekim değilse de genişçe bir derleme. Öyküler mi? Aslında hem öykü hem deneme. Türkiye topraklarında gezinen, öykülerini bu topraklarda yaşayan insanlara ve kökünden ucuna bu ülkeye dair, yer yer ateşli denemeler.

Yazar: nihat genç
Bugün, çaresizlik süreci de sonuna yaklaşmıştır, yeni çağımızın adı, çaresizliği seyretmek, ya da birebir kendi başını kurtarma, olup bitenlerden kendini sorumlu tutmama çağı. İşte hepimiz gaspı, terörü, cinayetleri, yoksulları, hastaları, çaresizleri seyretmeye başladık.

Yazar: nihat genç
TürkanYumuşacık solucanlar, sert kayaların altında yaşar ve zıplayamazlar!Karmakarışık sandalyeler, dumandan boğulmuş sıkışık masalar, kış günü, tıka basa dolu bu kahveye akşama doğru, simitçiler, çörekçiler, gözlemeciler akın akın gelmeye başlar, itişe kakışa kahvenin ağzı dolana kadar. Elinde tablası, sepeti, sinisi, seyyar satıcılar kahve sahibiyle, garsonla iyi geçinmek zorunda. Usulca tablas…

Yazar: nihat genç
Ağır delikanlı raconu, sağlam çocuk ayakları ve delikanlı çocuğun başına gelenler...Alttan alta, biraz da 80 öncesi havaları ve 80 sonrası kabusu.Sert günler yaşıyorduk ve kimse kimseyle bedavaya konuşmuyordu.Eski güzel zamanlar, çocukluk ülkesi, ergenlik halleri, küçücük büyük umutlar...Dün de böyleydi, eşekler gibi tartşırdık, ama sanki, kudretten düzenlenmiş bir öykünün içinde.Hayal kırıklığın…

Yazar: nihat genç
Nihat Genç adımı Nihada olarak değiştirmek istiyorum. Boşnak bir arkadaş buluyorum. Bundan sonra adım Nihat Genç değil, Nihada Genç diyorum. Mezarın başında tebessüm ediyor. Ağbi, Nihada burada kızlara verilen ad. Küçük bir şaşkınlık yaşıyorum ama vazgeçmiyorum, olsun, adımı Nihada koyacağım, bu küçük kızın adını alacağım. Nihadanın tabutunu takip ediyorum, önündeki yazıya bakıyorum, yedi yaşında…

Yazar: nihat genç
Irak senin neyine...Kardeşlerim, sevgili gençler!Önümüzde büyük bir Türk haritası vardır, doğrudur, bizler bu haritanın hem varisi, hem sorumlusuyuz.Ancak, önümüzde Türk haritasından daha büyük bir harita vardır, o da, insanlığın haritası...

Yazar: nihat genç
İhtişam ve sefaletIKâbe kokusu sinmiş büyük çınarların gölgelerinde. Kırk masaldan yorgun düşmüş. Bir adım daha atsa ah feryad ölecek. Ulu dağlar gibi tahammülle bastonlarına tutunmuş, heybet ve bahtiyarlık dolu ihtiyarları.Yaldızlı harflerle başları sarıklı. Şehirden büyük mezarlıkları. Ölmüş ve gömülmüş tarih. Bedenlerimizi bir türlü terketmeyen rüzgârları. Serinlettikçe duayla beslenen ağaçlar…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Gözlerini yere dikmiş olan Katyuşa gözlerini birden jüri üyerlerin çevirdi.Dmitriynin üzerinde durdu.Bu esnada yüzü ciddileşmiş, sertleşmişti.Tuhaf tuhaf parıldayan hafif şehla gözleri bir süre Dmitriynin üzerinde takılı kaldı.Dmitriy korkuyordu ama yine de başını başka tarafa çeviremiyordu.Birden o korkunç geceyi, buzların çatırdayışını, her tarafı kaplamış sisi ve hilal biçimindeki ayı anımsadı…

Yazar: jared diamond
Bir medeniyetin çökmesinden Angkor Watın terkedilmiş tapınakları, orman içinde kalmış Maya şehirleri ya da Easter Adasının heykellerinin kasvet verici görüntüsü gibi- daha korkunç ne olabilir? Bu yıkıntıları görüp aynı şey bizim başımıza gelmez diyecek biri var mıdır? Jared Diamond Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabında Batı medeniyetlerinin dünyanın önemli bir kısmında hâkimiyet kurmalarını sağlayan…

Yazar: jared diamond
"Neden Avrupalılar Amerika'yı keşfetti de Amerikalılar Avrupa'yı keşfetmedi?" Basit bir sorunun ardında insanlığın MÖ 11.000'den günümüze tarihi gizli. Fizyoloji profesörü Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik'te, aklımıza gelmeyen, geldiğinde çocukça bulduğumuz soruların yanıtlarını araştırırken, tarımın başlamasından yazının bulunuşuna, dinlerin ortaya çıkışından i…

Yazar: douglas adams
Galaksinin Batı Sarmal Kolunun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve saridir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırksekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürl…

Yazar: richard dawkins
Gen Bencildir, Kör Saatçi ve Tanrı Yanılgısının yazarından, evrim hakkında bugüne dek yayımlanmış en anlaşılır, en sürükleyici kitap... Yazmaktaki yeteneği, İngiliz kültürünün zamanımızdaki en büyük ustalarına verilen Shakepeare Ödülüyle taçlandırılan, çağımızın dünyada ve Türkiyede en çok okunan biliminsanı Richard Dawkins, Ataların Hikayesinde yaşamın dört milyar yıla yayılan evrimini anlatıyor…

Yazar: richard dawkins
Oldukça karmaşık olan ve tamamıyla iş gören bir organ olan insan gözü gibi anlaşılması güç bir nesne nasıl tesadüf eseri ortaya çıkabilir? New York Times`ın "bir başyapıt" olarak nitelendirdiği bu eserde Richard Dawkins evrimsel adaptasyonu dünya üzerindeki yaşamın mekanizması olarak öne sürdüğü argümanını, sebeplerini dikkatlice belirterek ve muhteşem bir şekilde görselleştirerek açıkl…

Yazar: richard dawkins
Sunday Times BestsellerYazdığı yazıları ile sahip olduğu Bilimin Halkça Anlaşılması Profesörlüğü unvanını hak eden ünlü evrim biyologu Profesör Clinton Richard Dawkinsin en çok ses getiren yazılarının toplandığı bu kitap edebiyat ve bilimi birleştiren ve yine kendine has berrak ve sert tarza sahip. 2008 yılında Tanrı Yanılgısı isimli kitabına açılan dava ile ve web sitesinin Adnan Oktarın şikayet…