
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: carson mccullers
McCullers, ABDnin alt-orta sınıfları için kabus olan bir dönemin acılarını, Faulknerın dünyaya tanıştırdığı Güneyli duyarlılığı ve hüznüyle yoğuruyor. Hikayelerinde tekdüzeliğe, cefanın katı gerçekliğine teslim olmak istemeyen, belki beceriksiz, ama onurlu ve içlerinde derin bir sevgi taşıyan insanlar var. Halleriyle, tavırlarıyla tuhaf, kimi zaman yabansı, kimisi bedenen sakat kahramanlar.
7/10
Yazar: carson mccullers
McCullers, ABDnin alt-orta sınıfları için kabus olan bir dönemin acılarını, Faulknerın dünyaya tanıştırdığı Güneyli duyarlılığı ve hüznüyle yoğuruyor. Hikayelerinde tekdüzeliğe, cefanın katı gerçekliğine teslim olmak istemeyen, belki beceriksiz, ama onurlu ve içlerinde derin bir sevgi taşıyan insanlar var. Halleriyle, tavırlarıyla tuhaf, kimi zaman yabansı, kimisi bedenen sakat kahramanlar.

Yazar: carson mccullers
McCullers, ABDnin alt-orta sınıfları için kabus olan bir dönemin acılarını, Faulknerın dünyaya tanıştırdığı Güneyli duyarlılığı ve hüznüyle yoğuruyor. Hikayelerinde tekdüzeliğe, cefanın katı gerçekliğine teslim olmak istemeyen, belki beceriksiz, ama onurlu ve içlerinde derin bir sevgi taşıyan insanlar var. Halleriyle, tavırlarıyla tuhaf, kimi zaman yabansı, kimisi bedenen sakat kahramanlar.

Yazar: carson mccullers
McCullers, ABDnin alt-orta sınıfları için kabus olan bir dönemin acılarını, Faulknerın dünyaya tanıştırdığı Güneyli duyarlılığı ve hüznüyle yoğuruyor. Hikayelerinde tekdüzeliğe, cefanın katı gerçekliğine teslim olmak istemeyen, belki beceriksiz, ama onurlu ve içlerinde derin bir sevgi taşıyan insanlar var. Halleriyle, tavırlarıyla tuhaf, kimi zaman yabansı, kimisi bedenen sakat kahramanlar.

Yazar: carson mccullers
McCullers, ABDnin alt-orta sınıfları için kabus olan bir dönemin acılarını, Faulknerın dünyaya tanıştırdığı Güneyli duyarlılığı ve hüznüyle yoğuruyor. Hikayelerinde tekdüzeliğe, cefanın katı gerçekliğine teslim olmak istemeyen, belki beceriksiz, ama onurlu ve içlerinde derin bir sevgi taşıyan insanlar var. Halleriyle, tavırlarıyla tuhaf, kimi zaman yabansı, kimisi bedenen sakat kahramanlar.

Yazar: hakan bıçakcı
Dünyanın kendi etrafında dönmediğini hissettiği an paniğe kapılıveriyordu Doğa. İçinde bulunduğu iş ortamı da bu paniği acımasızca köpürtüyordu. Hep merkezde olmalıydı. Hep farklı olmalıydı. Farkı fark edilmeliydi. Kalitesi gözle görülmeliydi. Kesintisiz olarak arzulanmalıydı. İştah, takdir ve kıskançlık dolu gözler hep üzerinde olmalıydı. Yıllar sonra sağda solda küçük adamların belirmeye başlam…
7/10
Yazar: hakan bıçakcı
Dünyanın kendi etrafında dönmediğini hissettiği an paniğe kapılıveriyordu Doğa. İçinde bulunduğu iş ortamı da bu paniği acımasızca köpürtüyordu. Hep merkezde olmalıydı. Hep farklı olmalıydı. Farkı fark edilmeliydi. Kalitesi gözle görülmeliydi. Kesintisiz olarak arzulanmalıydı. İştah, takdir ve kıskançlık dolu gözler hep üzerinde olmalıydı. Yıllar sonra sağda solda küçük adamların belirmeye başlam…

Yazar: hakan bıçakcı
Dünyanın kendi etrafında dönmediğini hissettiği an paniğe kapılıveriyordu Doğa. İçinde bulunduğu iş ortamı da bu paniği acımasızca köpürtüyordu. Hep merkezde olmalıydı. Hep farklı olmalıydı. Farkı fark edilmeliydi. Kalitesi gözle görülmeliydi. Kesintisiz olarak arzulanmalıydı. İştah, takdir ve kıskançlık dolu gözler hep üzerinde olmalıydı. Yıllar sonra sağda solda küçük adamların belirmeye başlam…

Yazar: hakan bıçakcı
Dünyanın kendi etrafında dönmediğini hissettiği an paniğe kapılıveriyordu Doğa. İçinde bulunduğu iş ortamı da bu paniği acımasızca köpürtüyordu. Hep merkezde olmalıydı. Hep farklı olmalıydı. Farkı fark edilmeliydi. Kalitesi gözle görülmeliydi. Kesintisiz olarak arzulanmalıydı. İştah, takdir ve kıskançlık dolu gözler hep üzerinde olmalıydı. Yıllar sonra sağda solda küçük adamların belirmeye başlam…

Yazar: tevfik fikret
Rübab-ı Şikeste, “Karilerime” başlıklı manzum bir önsözle başlar. Şiirlerini okuyucularına ithaf ettiğini söylediği bu şiirde Fikret, okuyucudan iki şey ister: Gözyaşı ve samimiyet… Rübab-ı Şikeste’nin ilk baskısı 1900 yılında yapılmış, çok kısa sürede bitmesi üzerine aynı yıl ikinci baskısı neşredilmiştir. Uzun bir aradan sonra, o zamana kadar Fikret’in yazdığı bazı şiirler de il…

Yazar: tevfik fikret
Rübab-ı Şikeste, “Karilerime” başlıklı manzum bir önsözle başlar. Şiirlerini okuyucularına ithaf ettiğini söylediği bu şiirde Fikret, okuyucudan iki şey ister: Gözyaşı ve samimiyet… Rübab-ı Şikeste’nin ilk baskısı 1900 yılında yapılmış, çok kısa sürede bitmesi üzerine aynı yıl ikinci baskısı neşredilmiştir. Uzun bir aradan sonra, o zamana kadar Fikret’in yazdığı bazı şiirler de il…

Yazar: philip roth
Philip Roth, büyük övgü toplayan romanı Öfke'de, 50'li yılların günümüze bile ulaşan adabı-muaşeret kuralları arasında boğulan insan ruhunu, baskının ağırlığı altında ezilen arzuyu ve belleğin acımasızca tutsak edebilme gücünü anlatırken, düzenin genç insanları nasıl hoyratça ve hor kullandığını bir kez daha hatırlatıyor. 1951 Kore Savaşı'nın ikinci yılı. Çalışkan, itaatkâr, duy…

Yazar: philip roth
Philip Roth, büyük övgü toplayan romanı Öfke'de, 50'li yılların günümüze bile ulaşan adabı-muaşeret kuralları arasında boğulan insan ruhunu, baskının ağırlığı altında ezilen arzuyu ve belleğin acımasızca tutsak edebilme gücünü anlatırken, düzenin genç insanları nasıl hoyratça ve hor kullandığını bir kez daha hatırlatıyor. 1951 Kore Savaşı'nın ikinci yılı. Çalışkan, itaatkâr, duy…

Yazar: didem madak
Geçen yıl aramızdan ayrılan şair Didem Madak'ın yayımlanmış üç kitabı vardır: Grapon Kâğıtları, Ah'lar Ağacı ve Pulbiber Mahallesi. Bir süredir baskısı olmayan ve okurlar tarafından ısrarla aranan kitapların yeni basımını yaptık. (Tanıtım Bülteninden)

Yazar: ad hudler
Ev Erkeği, adından da anlaşılacağı gibi, kadınla erkeğin alışılmış rollerini tersine çeviren bir roman. Ad Hudler, kendi deneyiminden yola çıkarak kaleme aldığı bu ilk romanında, hayalindeki işi bulan karısına yardımcı olmak için kendi işini bırakıp ev işlerini üstlenen bir erkeğin ilginç öyküsünü anlatıyor. Ev erkeği Lincoln Menner, çocuk bakarken, yemek yaparken, alışverişe çıkarken, iki kedi…
7/10
Yazar: ad hudler
Ev Erkeği, adından da anlaşılacağı gibi, kadınla erkeğin alışılmış rollerini tersine çeviren bir roman. Ad Hudler, kendi deneyiminden yola çıkarak kaleme aldığı bu ilk romanında, hayalindeki işi bulan karısına yardımcı olmak için kendi işini bırakıp ev işlerini üstlenen bir erkeğin ilginç öyküsünü anlatıyor. Ev erkeği Lincoln Menner, çocuk bakarken, yemek yaparken, alışverişe çıkarken, iki kedi…

Yazar: ad hudler
Ev Erkeği, adından da anlaşılacağı gibi, kadınla erkeğin alışılmış rollerini tersine çeviren bir roman. Ad Hudler, kendi deneyiminden yola çıkarak kaleme aldığı bu ilk romanında, hayalindeki işi bulan karısına yardımcı olmak için kendi işini bırakıp ev işlerini üstlenen bir erkeğin ilginç öyküsünü anlatıyor. Ev erkeği Lincoln Menner, çocuk bakarken, yemek yaparken, alışverişe çıkarken, iki kedi…

Yazar: iskender pala
Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâyım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok o…

Yazar: iskender pala
Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâyım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok o…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…
10/10