
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: abdullah ziya kozanoğlu
Kendini beğenmiş ve cesur Yıldırım Bayezıt, Kosova Meydan Savaşında şehit olan babası Murat Bey'in yerine geçmek için, uğraştan dönen kardeşi Yakup Çelebi'yi babasının çadırında boğdurdu. Savcı Bey'i yalan, düzenle... Yakup'u kahpece arkadan vuran kama ortadan silindi. Fakat tarih, bunu affetmedi. Yıldırım'ı, Osmanoğullarına kardeş katilliğini aşılayan ilk sultan olarak s…

Yazar: abdullah ziya kozanoğlu
Genç, güzel Macar kızı, örgüleri kalçalarını döven altın saçlarını dalgalandırarak Kanije kalesinin geniş duvarları üzerinde gelincik topluyordu. Bahar gelmiş, sinirleri dirilten, yürekleri kabartan ılık, dumanlı kokusuyla kırlar ve gönülleri kuşatmıştı. Kız, turfanda kirazlar gibi kızarmış, nemli parıltılarla terlemiş dudakları arasından bir şarkı söylüyor, arada bir duvarlar üzerinde ayağı kayd…

Yazar: abdullah ziya kozanoğlu
Bacaklarına koyun pöstekileri sarılmış gibi iri ve kıllı ayak bilekleri ile yerleri koca beygirlerin üzerindeki korkunç adamları, Haron Levi çipil gözleriyle küçücük görmek gafletinde bulundu. Bu yanlış görüş sonunda -her küçük şey gibi sevimli zararsız olduklarını sanarak- yanlarına sokulmakla da kendi ölümüne kendi ayağıyla gitmiş oldu...

Yazar: abdullah ziya kozanoğlu
iSA'NIN DOĞUMUNDAN BERİ 451 YIL GEÇMİŞTİ. BÜYÜK BİR UĞULTU... KILIÇLARIN,TUNÇLARIN BİRBİRİNE ÇARPMASINDAN ÇIKAN ŞAKIRTILAR,ARABA GICIRTISI,ŞARKI SESLERİ BİRBİRİNE KARIŞIYOR, ÖNÜNDE,BÜTÜN DÜNYAYA MEYDAN OKUYAN ATİLLÂ'NIN DOKUZ VE SUNGURLU BAYRAĞI DALGALANAN BİR ORDU DOĞUDAN AKIYOR. AKIN!.. AKIN!.. AKIN!..

Yazar: a. s. byatt
TIMES’ın 1945’ten günümüze, gelmiş geçmiş En İyi 50 İngiliz yazar arasında gösterdiği A.S. Byatt’tan çarpıcı bir roman… Dünya yeniden filizlenen bir ceset, gökyüzü ise kafatasının içindeki boşluktu. Ragnarök gelip çatmıştı… İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşadıklarına anlam vermeye çalışan küçük bir kız çocuğu İskandinav mitolojisi üzerine bir kitap bulur ve savaşın yarattığı dehşetin ortası…

Yazar: bilal sarıgül
Üzmemeli insan... Hele ki bir kadını hiç. Çünkü kadınlar içten ağlar. Ve kadınlar ağladığı zaman, Saçlarına karlar yağar... Sevmeli doyasıya; gözlerinden, ellerinden, saçlarından... Yani bütünüyle yüreğini sevmeli. Darmadağınık değil, Büsbütün sevmeli... Hatta hatalarını, hatta yanlışlarını; yalnız kalan yanlarını sevmeli. En çok da içinin gülen yanını... Yüreğinin sokaklarını, düşleri…

Yazar: muammer maden
Beyninizin bir yanında şeytan, diğer yanında bir melek. Siz olsaydınız beyninizdeki şeytanla nasıl mücadele ederdiniz ? Ama unutma her zaman melekler kazanmaz ! Şizofren bir kızı sevmenin bedelini en ağır bir şekilde ödeyen Aybars'ın onunla evlenmeye karar vermesiyle işler daha kötü bir hal alır. Aybars evlendikleri günü ilk gecesinde Azra'nın şizofren yanıyla tanışır. Ölümler ve cin…

Yazar: sinem yıldırım
Her şeye sahip olan bir adam Yusuf Turan Miralı… Bahar kokulu, kırmızı bir kadın Bir adam; yüreğinde yalnızlık ve ruhu siyahlara mahkûm…Dünyaya karşı duran ama yüreğine mağlup olan…yüzünden yitirebilir miydi eşsiz mantığını, şanını, şöhretini, dostunu?Bir kadın; İstanbul kadar kalabalık, İstanbul kadar hüzünlü ve aşk kadar kırmızı…Aza tamah eden, dili aşk şarabını hiç tatmamış, gözlerindeki ırmak…

Yazar: bengisu sıla gürbüz
Kim demiş erkeklerle yaşamak zordur diye! Anne ve babasının geçirdiği trafik kazasının ardından Kumsal'ın hayatı altüst olur. Zorla halasına verilir. Derken bir gün, hiç görmediği dayısı çıkıp gelir ve Kumsal'ı yanına alır. Dayısının gelişiyle birlikte yaşadığı şehir dâhil Kumsal'ın hayatı tamamen değişir. Kumsal orada hiç bilmediği bir dünyayla tanışacaktır: Erkeklerin dünyası.…

Yazar: tara fuller
Ölüm hiç kimseyi beklemez. Beni de beklemeyecekti. "Ona artık gerçeklerle rüyalarımı ayırt edemediğimi nasıl söyleyebilirdim? Biri ya da bir şeyin beni izlediğini hissettiğimi? Tenimde dolaşan sıcaklığı?" Bir ölüm meleği olarak Finn'in beklediği son şeydir aşk. Korumak için çevresinde gezindiği Emma'nın hayatı, Finn'in geçmişinde yaptığı bir hatadan dolayı tehlikededir…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sylvain reynard
Uluslararası Bestseller yazarı olan Sylvain Reynard, birbirlerine en karanlık arzularıyla bağlı iki âşık olan Gabriel ve Julia'nın hikâyesini aktarmaya devam ediyor. Fakat arzuları bu sefer onların sonu olabilir... Profesör Gabriel Emerson, eski öğrencisi Julia Mithchell ile aşırı tutkulu ancak bir o kadar da gizli bir ilişki yaşamaktadır. İtalya'daki romantik tatillerinde Gabriel…

Yazar: sylvain reynard
Uluslararası en çok satan yazarlardan biri olan SylvainReynardtan, bir adamın bağışlanmasının ve kadının cinsel uyanışının unutulmaz öyküsü Hayli muammalı ve son derece seksi bir adam olan Profesör Emerson, gündüzleri saygın bir Dante uzmanı olarak yaşamını sürdürür, ama gecelerini hiç çekingenlik içermeyen bir cinsel zevke ayırır. Ün salmış yakışıklılığını ve üst düzey cazibesini kullanarak h…

Yazar: muammer maden
Beyninizin bir yanında şeytan, diğer yanında bir melek. Siz olsaydınız beyninizdeki şeytanla nasıl mücadele ederdiniz ? Ama unutma her zaman melekler kazanmaz ! Şizofren bir kızı sevmenin bedelini en ağır bir şekilde ödeyen Aybars'ın onunla evlenmeye karar vermesiyle işler daha kötü bir hal alır. Aybars evlendikleri günü ilk gecesinde Azra'nın şizofren yanıyla tanışır. Ölümler ve cin…

Yazar: muammer maden
Tuzağa düşürülmüş bir aile ve daha binlercesi... Terminale giden Mert`ten uzun bir süre haber alamayan arkadaşı, onu aramaya başlayınca kendini tuhaf olayların içinde bulur. O sırada yolculuk yapmakta olan Mert`in eşi Eda ve oğlu Efe kaçmıştır. Olaylar tesadüf gibi görünse de her şey profesyonelce planlanmış ve uygulamaya koyulmuştur. Çünkü bu olayın içinde herkesin bir rolü var, herkes organ maf…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: murat tavlı
Yaşamak diyorum... Ne kadar değerli değil mi? Uyandığım her yeni günden alacaklıyım çünkü ben her borcumu kolayca içime çekip bir türlü geri veremediğim nefesimle ödüyorum. Bazı günler lime lime eksiliyor, yeni bir yaprak daha düşürüyorum gövdemden. Neye uyanacağını bilememek öyle zor ki... Haksızlık mı yoksa kader mi? Tek bildiğim her geçen gün biraz daha eksiliyorum. Şimdilerde yaşayarak…

Yazar: murat tavlı
Yaşamak diyorum... Ne kadar değerli değil mi? Uyandığım her yeni günden alacaklıyım çünkü ben her borcumu kolayca içime çekip bir türlü geri veremediğim nefesimle ödüyorum. Bazı günler lime lime eksiliyor, yeni bir yaprak daha düşürüyorum gövdemden. Neye uyanacağını bilememek öyle zor ki... Haksızlık mı yoksa kader mi? Tek bildiğim her geçen gün biraz daha eksiliyorum. Şimdilerde yaşayarak…

Yazar: murat tavlı
Yaşamak diyorum... Ne kadar değerli değil mi? Uyandığım her yeni günden alacaklıyım çünkü ben her borcumu kolayca içime çekip bir türlü geri veremediğim nefesimle ödüyorum. Bazı günler lime lime eksiliyor, yeni bir yaprak daha düşürüyorum gövdemden. Neye uyanacağını bilememek öyle zor ki... Haksızlık mı yoksa kader mi? Tek bildiğim her geçen gün biraz daha eksiliyorum. Şimdilerde yaşayarak…


