
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sezai karakoç
Bu kitap, ilk sekiz bölümü 1975'de aylık Diriliş Dergisi'nde, son bölümleri ise 1976 Mayıs'ında Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü'nün ilk üç sayısında yayınlanmak suretiyle oluşmuştur. (Tanıtım Bülteninden)

Yazar: sezai karakoç
Kitapta yer alan NERVALin Ormanlarda, Sevgililer ve Büyükanne isimli şiirlerinin çevirileri 1976da Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğünde; BAUDELAIREin Cythéreye Yolculuk adlı şiirinin çevirisi 1955de İstanbul Dergisinde; RIMBAUDnun Bit Kıran Kızlar adlı şiirinin çevirisi 1965de Şiir Sanatı Dergisinde; VALERYnin Narlar, Ateş Kuşu, Düzmece Ölü Kadın isimli şiirlerinin çevirileri 1976da Diriliş Paza…

Yazar: sezai karakoç
Bu kitabı oluşturan yazılardan, Ruhun Dirilişi, Dağ Çağrısı ve Hazreti Yusufun Düşü adlı yazılar, 1969 yılında Mağara ve Işık adı altında kitap olarak yayınlanmış, öbürleri ise, 1969 ve 1970 yıllarında Diriliş Dergisinde çıktıktan sonra, 1970 yılında Ölümden Sonra Kalkış ve Allaha İnanma ve İnsanlık adlarıyla kitaplaşmıştır.

Yazar: sezai karakoç
Bu kitaptaki yazılar, 7. sayfadaki Kıyamet Aşısı adlı yazıdan 71. sayfadaki Oruç ve Diriliş adlı yazıya kadar, Haftalık Büyük Doğu Dergisinde, 1967 yılında; Oruç ve Diriliş adlı yazı, İslâm Düşüncesi Dergisinin Aralık 1967 sayısında; diğerleri, Ekim 1969dan Ocak 1971e kadar Diriliş Dergisinde, Zülküfül Makamında Bir Sütun başlığı altında yayınlanmıştır. Cumanın Anlamı adlı yazı, Dergide M.B.Y. im…

Yazar: sezai karakoç
Bu kitabı oluşturan yazılar, Edebiyat başlıklı yazıya kadar 1974-1975 yıllarında Aylık Diriliş Dergisinde başyazı olarak, ondan sonrakiler ise 1976da Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğünde yayınlanmıştır.

Yazar: sezai karakoç
Bu kitap, Nisan 1966dan Mart 1967ye kadar, Diriliş dergisinde DİRİLİŞ imzasıyla yayınlanan başyazılardan oluşmuştur.

Yazar: sezai karakoç
Bu kitap, 18 Ekim 1976 - 3 Ağustos 1978 tarihleri arasında Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğünde Diriliş Muştusu başlığıyla ve yazarın imzasıyla yayınlanan yazılar ile Ekim 1979 - Eylül 1980 tarihleri arasında aylık Diriliş Dergisinde çıkan başyazılardan oluşmuştur.

Yazar: sezai karakoç
Rüzgar Uçurtmamı rüzgar yırttı dostlarım Gelin duvağından kopan bir rüzgar. Bu rüzgar yüzünden bulutlar yarım Bu rüzgar yüzünden bana olanlar O ceviz dalları, o asma, o dut, Gül gül, mektup mektup büyüyen umut.. Yangından yangına arta kalmış tut. Muhabbet sürermiş bir rüzgar kadar.

Yazar: sezai karakoç
Bu kitap, 1960’da Diriliş’de, 1961 ve 1962’de Yeni İstiklâl’de, 1966 ve 1967 yıllarında da Diriliş’de yayınlanan yazılardan doğmuştur. Bu yazılar bütün halinde 1967’de Diriliş’de bir kez daha yayınlanmış ve ilk kitap haline gelişi, 1967’de, Yazılar adlı üç kitaptan oluşan eserin içinde yer almasıyla gerçekleşmiş bulunmaktadır. “İslâm”, 1974’de tekrar, Diriliş’de tüm olarak yayınlanmış, sonra, 197…

Yazar: ali kemal belviranlı
Son zamanlarda İslâm Âleminde ve bilhassa memleketimizde her aklına gelen müctehid oldu... Her eline kalem alan; Fetva Emini kesildi. Şiî kökenli, sapık düşünceli, yıkıcı görüşlü, bazı simalar arz-ı endam eder oldu.. İslâmın tâ kendisi demek olan Şeriate tecâvüzler, had safhaya ulaşdı. Gerçek dindarların adı: Köktendinciler oldu... İslâmı, kendi düşünce ve emellerine âlet etmenin adı, Lâiklik old…

Yazar: i. f. ertuğrul
Bütün tarikatlerin müntehası ve en büyük maksatları, hakaik-i imaniyenin inkişafıdır. Ve bir mesele-i imaniyenin katiyetle vuzuhu, bin kerametlerden ve keşfiyatlardan daha iyidir.Bütün ilimlerin ve mârifetlerin ve kemalât-ı insaniyenin en büyüğü imandır ve iman-ı tahkikîden gelen tafsilli ve burhanlı mârifet-i kudsiyedir.
Yazar: ebu'l-ferec ibnü'l-cevzi
“Kardeşlerim, niyetleri düzeltmeye yönelin. Amacımız Hakk’ın yanında istikamet olsun. Selef işte bununla yükseldi ve mutlu oldular. Bugün insanların içinde bulunduğu hallerden sakının.” Bir ilim adamı örnekliğinde, modern zamanların üstün imkanlarına sahip ilim yolcularını hayrete düşürecek bir performansın sahibi olan İbnül Cevzi, bereket kavramını kendi şahsında temsil edebilen örnek şahsiyetl…

Yazar: abdülkadir geylani
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen (mala yani) şeyleri terk etmesi iyi bir Müslüman olmasının alametlerindendir.” (İbni Mace,3976) İyi bir Müslüman daima iyi ve faydalı şeylere yönelir; lüzumsuz ve faydasız olan şeylerden ise daima yüz çevirir. Malayani ile meşgul olan kişiler işsiz güçsüz, heva ve heves peşinde gezen kişilerdir. gerçek mahrum, Rabbini…

Yazar: abdülkadir geylani
Tasavvuf hakka karşı doğru olmak, halka karşıda güzel ahlak sahibi olmaktır. Mutasavvıf ve sufi ararsındaki fark da şöyledir; Mutasavvıf, yeni başlamıştır, sufi işin sonuna varmıştır. Yolu tamamlamış ve vuslatın kendisinde bittiği zata ulaşmış kişidir. Mutasavvıf, taşıyan, sufi sise taşıyan kişidir. Mutasavvıf, her türlü ağır ve hafif şeyi yüklenen kişidir ve nefsi eriyip kötü arzuları yok olunca…

Yazar: abdulkâdir geylâni
Eseri müellifi koca bir dağ; belki şarihi bile bir büyük tepedir... Onlar yeryüzünün çivileridirler. Kıyamete kasemli dağlar gibi, makamlarında sabit olmuşlardır. Bir zayıflar ise; ne büyük bir tepeye gıbta etmeden bir nazar edebilir, ne de devasa bir dağın azametinde acziyetimiz fena bulmadan rahata erebiliriz. Bu eser; yine - yıldızlara daha yakın ve ufku daha engin- bir dağ misali, yukarıları…

Yazar: abdülkadir geylani
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kullarım üzerinde senin hiçbir saltanatın olamaz.” Kulun üzerinde yüce sultanın kulluk damgası olduğu zaman , zayıf, hasis ve alçak şeytan ona musallat olamaz, gizli veya açıktan onu herhangi bir belaya uğratamaz. Günah işlemeye niyetlenen kalbe de musallat olmaz, hevay-i nefsine uyacağı zaman, dış duyguları üzerinde de bir tesiri olmaz. İşte o zaman o kul şöyle…

Yazar: mustafa islamoğlu
Hayatı inşa etmek için var edilen insan, öz elleriyle hayatı imha etmek- tedir. En sonunda insan, değeri olan bir varlıkken fiyatı olan bir nesneye indirgenmiştir. O halde önce, hayatı inşa sorumluluğu üstlenecek insanın inşası şarttır. İşşe vahiy bu noktada devreye girmektedir. İlahi bir inşa projesi olan vahiy, insanın; 1) Tasavvurunu, 2) Aklını, 3) Şahsiyetini inşa etmek için indirilmişt…

Yazar: necip fazıl kısakürek
Necip Fazıl Kısakürek´in iki ayrı konferansı... Her konferans, farklı tarih ve şehirlerde çeşitli defalar binlerce dinleyiciye hitaben verilmiş olup büyük ilgi doğurmuştur. 1949´da Büyük Doğu Cemiyetinin kuruluşundan itibaren Anadolu´yu bir uçtan öbür uca sarsan Necip Fazıl için, mevzuu ne olursa olsun verdiği her konferans, 'Tanzimattan beri gelen sahte inkılapların çürüttüğü ruh kökümüzü…

Yazar: necip fazıl kısakürek
(3 Perde.) Geçirdiği büyük ruh çilesinin sahne destanı... İstanbul Şehir Tiyatrosunun 1937-38 sezonunda Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenip temsil edilen eser, ilk temsil gecesinden itibaren çok büyük yankı uyandırmış ve 1977 yılında sinemaya da aktarılmıştır. (Tamamlandığı tarih; 8 Temmuz 1937, Perşembe, gece yarısı...)

Yazar: necip fazıl kısakürek
Hayatını, Abdülhakîm Arvasî Hazretlerini Tanıyıncaya Kadar ve Tanıdıktan Sonra diye iki ana bölüme ayıran Necip Fazıl, Efendisine doğru kendisini cezbeden hâdiseleri de mânâlandırdığı otobiyografik eseri O Ve Beni 1975de şöyle takdim etmiştir: Bu eser, dünyaya gelişimden bugüne kadar en hususî renkleri, çizgileri ve sesleriyle hayatımın hikâyesi ve asıl Onu tanıdıktan sonra mânasını anlamaya başl…



