Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…
10/10Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: birgül oğuz
Çünkü onlar ‘annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor. Onlar en çok bunu biliyor. Babalarsa sevilmeye gelmiyor. Babalar bir kere sevildi mi hemen kısalıp ölüyor. Buna önce yas, sonra yasa deniyor. Böyle oluyor: Çocuk tüfeği eline alıyor. Namlunun ucunda: okunaksız bir baba. Sonra korkunç şeyler oluyor. Kırık cıncık ve leke. Saçma ve kül. Ve bir de bakmışsın, baba gökte soluk bir ambl…
10/10
Yazar: birgül oğuz
Çünkü onlar ‘annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor. Onlar en çok bunu biliyor. Babalarsa sevilmeye gelmiyor. Babalar bir kere sevildi mi hemen kısalıp ölüyor. Buna önce yas, sonra yasa deniyor. Böyle oluyor: Çocuk tüfeği eline alıyor. Namlunun ucunda: okunaksız bir baba. Sonra korkunç şeyler oluyor. Kırık cıncık ve leke. Saçma ve kül. Ve bir de bakmışsın, baba gökte soluk bir ambl…

Yazar: virginia woolf, handan ünlü haktanır
Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Kolay okunur, çünkü konu çok somuttur: “Kadın ve edebiyat.” Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları “ezeli” ve de “ezici” bir soru vardır: “Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir de…
10/10
Yazar: virginia woolf, handan ünlü haktanır
Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Kolay okunur, çünkü konu çok somuttur: “Kadın ve edebiyat.” Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları “ezeli” ve de “ezici” bir soru vardır: “Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir de…

Yazar: vüs`at o. bener
Türk öykücülüğünün yüz akı Vüsat O. Bener, son öykülerinden oluşan Kapanda kendine özgü, kapalı bir ironiyle yaşamın ve ölümün üstüne gidiyor. Hastalıklarla boğuşurken yaşamdan yana tavrını koyan ama ölüme göz kırpma cesaretini de kendinde bulabilen yazar, gerçekleri kurmacaya ustalıkla yediriyor. Her cümlede Benerce kıvılcımlar çaktırıyor yine. Kısa, sağlam ve dipdiri öyküler sunuyor okuruna.…


Yazar: salah birsel
Sezar, Roma sokaklarında, kucaklarındaki köpeklerle, maymunlarla dolaşan yabancıları gördüğü vakit: �Bunların karıları çocuk doğurmaz mı?� diye sormuştur. Plutarkhos, Sezarın, bu sözlerle sevgi içgüdüsünü hayvanlara yöneltenlerin, bunu, insanlara çevirmeleri gerektiğine, hükümdarlara yaraşır bir biçimde, parmak bastığını ileri sürer. Ama bu söz, Sezarın, köpek, maymun, kedi…
8/10
Yazar: salah birsel
Sezar, Roma sokaklarında, kucaklarındaki köpeklerle, maymunlarla dolaşan yabancıları gördüğü vakit: �Bunların karıları çocuk doğurmaz mı?� diye sormuştur. Plutarkhos, Sezarın, bu sözlerle sevgi içgüdüsünü hayvanlara yöneltenlerin, bunu, insanlara çevirmeleri gerektiğine, hükümdarlara yaraşır bir biçimde, parmak bastığını ileri sürer. Ama bu söz, Sezarın, köpek, maymun, kedi…

Yazar: cengiz aytmatov
Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebî, askeri yani, bütün maddi, zenginliğini eserlerine yansıymış, yaşadığı coğrafyanın insanının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkının içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş,…


Yazar: douglas adams
Galaksinin Batı Sarmal Kolunun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve saridir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırksekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürl…

Yazar: comte de lautreamont
Maldororun Altıncı Sarkısını okuyunca kendi yapıtlarımdan utandım Andre Gide Maldororun birazcık tadına bakınca, bütün şiir yavanlaşıyor. Louis Aragon Maldororun Şarkıları olmasaydı Fransız kültürü eksik ve tamamlanmamış kalırdı. Marcelin Pleynet

Yazar: ihsan oktay anar
Çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep ülkemizde geçiyor Efrâsiyâbın Hikâyeleri. Ancak... Sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler... Yani, Puslu Kıtalar Atlasını ve Kitab-ül Hiyeli okumuş olanların tahmin edebilecekleri gibi, üzerine söz söylemesi zor, içine dalması k…

Yazar: marguerite duras
Ölüm Hastalığı, 1982 tarihini taşıyan bir Duras metni: Sevdiğini öldürecek gibi olma duygusunu, onu kendinize, yalnız kendinize saklama, bütün yasalara rağmen, bütün ahlaki baskılara rağmen onu alma, kaçırma isteğini duydunuz mu? Hiç bu isteği duydunuz mu? der.Hiçbir zaman, dersiniz.


Yazar: erhan bener
Kedi ve Ölüm sanat yönüyle olduğu kadar, konusuyla da dikkat çekici bir romandır. Cumhuriyetin ilk yıllarında resim öğrenimini Avrupada yapan Ressam Zahit, üç ay sonra öleceğini öğrenir. Erhan Bener, ölümü bekleyen bir insanın sarsıntılarını ustalıkla anlatır. Romandaki, yalnızca Ressam Zahitle bir sokak kedisi arasındaki korkunç çatışma bile, Kedi ve Ölüm için söylenecek sözü okura bırakmamızı g…
10/10
Yazar: erhan bener
Kedi ve Ölüm sanat yönüyle olduğu kadar, konusuyla da dikkat çekici bir romandır. Cumhuriyetin ilk yıllarında resim öğrenimini Avrupada yapan Ressam Zahit, üç ay sonra öleceğini öğrenir. Erhan Bener, ölümü bekleyen bir insanın sarsıntılarını ustalıkla anlatır. Romandaki, yalnızca Ressam Zahitle bir sokak kedisi arasındaki korkunç çatışma bile, Kedi ve Ölüm için söylenecek sözü okura bırakmamızı g…

Yazar: romain gary
1980 yılında yaşamına kendi eliyle son veren Romain Gary, Goncourt Ödülünü iki ayrı adla (Romain Gary ve Emile Ajar adlarıyla) iki kez alan tek Fransız romancıdır: Romain Gary, Kadının Işığı'nda kadın-erkek ilişkisinin üçüncü boyutunu, bir çifti anlatıyor. Bu özelliğiyle Kadının Işığı tam anlamıyla bir aşk şarkısı, bir sevda türküsüdür. Yannik ile Michel'in oluşturdukları çift, kötü…
10/10
Yazar: romain gary
1980 yılında yaşamına kendi eliyle son veren Romain Gary, Goncourt Ödülünü iki ayrı adla (Romain Gary ve Emile Ajar adlarıyla) iki kez alan tek Fransız romancıdır: Romain Gary, Kadının Işığı'nda kadın-erkek ilişkisinin üçüncü boyutunu, bir çifti anlatıyor. Bu özelliğiyle Kadının Işığı tam anlamıyla bir aşk şarkısı, bir sevda türküsüdür. Yannik ile Michel'in oluşturdukları çift, kötü…

Yazar: emile ajar, romain gary
1975'te Fransa'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Goncourt Ödülü'ne layık görülen Onca Yoksulluk Varken, bir hayat kadınının oğlu olan Arap bir çocuğun, fahişe çocuklarına bakan Yahudi Madam Rosa'yla birlikte geçen hayatını anlatır. Ve aynı ödülü 1956'da Cennetin Kökleri kitabıyla kazanmış olan Romain Gary'nin, daha sonra açıkladığı üzere, "Yalnızca kendim o…
8/10
Yazar: emile ajar, romain gary
1975'te Fransa'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Goncourt Ödülü'ne layık görülen Onca Yoksulluk Varken, bir hayat kadınının oğlu olan Arap bir çocuğun, fahişe çocuklarına bakan Yahudi Madam Rosa'yla birlikte geçen hayatını anlatır. Ve aynı ödülü 1956'da Cennetin Kökleri kitabıyla kazanmış olan Romain Gary'nin, daha sonra açıkladığı üzere, "Yalnızca kendim o…

Yazar: romain gary
Annemden gelen mektuplar giderek kısalıyordu. Kurşunkalemle yazılmış ve ayaküstü karalanmış şeylerdi bunlar. Çok da hüzünlüydüler. "Sevgili küçüğüm," diyordu son mektubunda, "yalvarırım beni düşünme, benim için üzülme. Korkusuz bir adam ol. Bana ihtiyacın olmadığını artık bilmelisin. Artık çocuk değilsin, bir erkeksin. Başkalarının yardımı olmadan da ayakta durabilirsin. Sevgili kü…
9/10

