
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ömer faruk dönmez
"Bir Kitap Bir Balta" ve "Hamza" adlı eserlerinden tanınan Ömer Faruk Dönmez'in "Bir Yobazın Günlüğü" adlı eseri, ülkemiz gündemini yıllar boyu işgal eden yobaz kelimesinin ve bu kelimenin çağrışımlarının yansıması olarak karşımıza çıkıyor. İlericilik, gericilik, yobazlık, aydın, çağdaş... gibi klişeler, kitapla birlikte tekrar zihin dünyamızda sorgulanmaya başl…

Yazar: jean paul sartre, melda zirek
Jean-Paul Sartreın ilk romanı olan Bulantı, Alain Roquentin adlı kahramanının günlüğü biçiminde yazılmıştır. Uzun yolculuklardan sonra, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış birinin hayatını araştırmak üzere Bouville kentine dönen Roquentin, yalnız bir insandır. Günlük tutmaya başlamasına neden olan tuhaf bir değişim geçirir. Çevresindeki nesneler karşısında bulantı duymaya başlar. Nesnelerin adları, anl…

Yazar: hasan ali toptaş
Kaldı ki, kendi kendime bir açıklama yapsam bile, hangi kendime yapacaktım? Masanın birinde genç, birindeyse yaşlı ve yorgundum. Ben bana, ben bana bakıyordum. Daha sonra, bu bakışım sırasında, ayrı zamanların çakışmasından apayrı bir zaman mı doğdu pek bilemiyorum ama, birdenbire kendimle göz göze geldim. Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri Hasan Ali Topt…

Yazar: jean paul sartre, melda zirek
Jean-Paul Sartreın ilk romanı olan Bulantı, Alain Roquentin adlı kahramanının günlüğü biçiminde yazılmıştır. Uzun yolculuklardan sonra, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış birinin hayatını araştırmak üzere Bouville kentine dönen Roquentin, yalnız bir insandır. Günlük tutmaya başlamasına neden olan tuhaf bir değişim geçirir. Çevresindeki nesneler karşısında bulantı duymaya başlar. Nesnelerin adları, anl…

Yazar: jean paul sartre, melda zirek
Jean-Paul Sartreın ilk romanı olan Bulantı, Alain Roquentin adlı kahramanının günlüğü biçiminde yazılmıştır. Uzun yolculuklardan sonra, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış birinin hayatını araştırmak üzere Bouville kentine dönen Roquentin, yalnız bir insandır. Günlük tutmaya başlamasına neden olan tuhaf bir değişim geçirir. Çevresindeki nesneler karşısında bulantı duymaya başlar. Nesnelerin adları, anl…

Yazar: hasan ali toptaş
Kaldı ki, kendi kendime bir açıklama yapsam bile, hangi kendime yapacaktım? Masanın birinde genç, birindeyse yaşlı ve yorgundum. Ben bana, ben bana bakıyordum. Daha sonra, bu bakışım sırasında, ayrı zamanların çakışmasından apayrı bir zaman mı doğdu pek bilemiyorum ama, birdenbire kendimle göz göze geldim. Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri Hasan Ali Topt…

Yazar: hasan ali toptaş
Kaldı ki, kendi kendime bir açıklama yapsam bile, hangi kendime yapacaktım? Masanın birinde genç, birindeyse yaşlı ve yorgundum. Ben bana, ben bana bakıyordum. Daha sonra, bu bakışım sırasında, ayrı zamanların çakışmasından apayrı bir zaman mı doğdu pek bilemiyorum ama, birdenbire kendimle göz göze geldim. Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri Hasan Ali Topt…

Yazar: sâmiha ayverdi
Kitaba ismini veren Ateş Ağacı, Kurân-ı Kerîmde anlatıldığı üzere, Hz. Musâya Tanrının ateş şeklinde tecellî etmesinin ifâdesidir. Sâmiha Ayverdi eserde, ana tema olarak ilâhî aşkı anlatırken aynı zamanda sevgi, saygı, dostluk, şefkat, aşk ve hak gözetmek gibi beşerî özellikleri de ele almaktadır.

Yazar: sâmiha ayverdi
Kitaba ismini veren Ateş Ağacı, Kurân-ı Kerîmde anlatıldığı üzere, Hz. Musâya Tanrının ateş şeklinde tecellî etmesinin ifâdesidir. Sâmiha Ayverdi eserde, ana tema olarak ilâhî aşkı anlatırken aynı zamanda sevgi, saygı, dostluk, şefkat, aşk ve hak gözetmek gibi beşerî özellikleri de ele almaktadır.

Yazar: mustafa kutlu
Mustafa Kutlu Türk hikâyeciliğinin zirve isimlerinden biridir. Hikâyelerine hepimiz aşinayızdır. Ya denemelerine? Belki o kadar değil... Hâlbuki yazarın kaleminden çıkan her cümle; zihin dünyasını, görüp geçirdiklerini, hüzünlerini, heyecanlarını, memleketin hal-i pür melalini yansıtır. Bu çerçevede yazarın, yirmi yıllık bir sürede gazete sütunlarında kendisine yer bulan cümlelerinin kıymet…

Yazar: mustafa kutlu
Mustafa Kutlu Türk hikâyeciliğinin zirve isimlerinden biridir. Hikâyelerine hepimiz aşinayızdır. Ya denemelerine? Belki o kadar değil... Hâlbuki yazarın kaleminden çıkan her cümle; zihin dünyasını, görüp geçirdiklerini, hüzünlerini, heyecanlarını, memleketin hal-i pür melalini yansıtır. Bu çerçevede yazarın, yirmi yıllık bir sürede gazete sütunlarında kendisine yer bulan cümlelerinin kıymet…

Yazar: mustafa kutlu
Mustafa Kutlu Türk hikâyeciliğinin zirve isimlerinden biridir. Hikâyelerine hepimiz aşinayızdır. Ya denemelerine? Belki o kadar değil... Hâlbuki yazarın kaleminden çıkan her cümle; zihin dünyasını, görüp geçirdiklerini, hüzünlerini, heyecanlarını, memleketin hal-i pür melalini yansıtır. Bu çerçevede yazarın, yirmi yıllık bir sürede gazete sütunlarında kendisine yer bulan cümlelerinin kıymet…

Yazar: şehbenderzâde filibeli ahmet hilmi
Tuhaf! Varla yok hiç bir olur mu? Örneğin ben şimdi varım, yarın yok olacağım. Bu ikisi arasında fark yok mu? dedim. Deli, başını çevirdi. Kahkahayı bastı: Vay! Sen varsın ha?! Acaba var mısın? Ruh ve madde âlemi arasında varlığın hakiki manasını arayan Raci'nin yolu nihayet bir gün, mezarlıktaki küçük kulübesinde yaşamını sürdüren Aynalı Baba ile kesişir. Benliğini şüphe ejderhasına te…

Yazar: şehbenderzâde filibeli ahmet hilmi
Tuhaf! Varla yok hiç bir olur mu? Örneğin ben şimdi varım, yarın yok olacağım. Bu ikisi arasında fark yok mu? dedim. Deli, başını çevirdi. Kahkahayı bastı: Vay! Sen varsın ha?! Acaba var mısın? Ruh ve madde âlemi arasında varlığın hakiki manasını arayan Raci'nin yolu nihayet bir gün, mezarlıktaki küçük kulübesinde yaşamını sürdüren Aynalı Baba ile kesişir. Benliğini şüphe ejderhasına te…

Yazar: şehbenderzâde filibeli ahmet hilmi
Tuhaf! Varla yok hiç bir olur mu? Örneğin ben şimdi varım, yarın yok olacağım. Bu ikisi arasında fark yok mu? dedim. Deli, başını çevirdi. Kahkahayı bastı: Vay! Sen varsın ha?! Acaba var mısın? Ruh ve madde âlemi arasında varlığın hakiki manasını arayan Raci'nin yolu nihayet bir gün, mezarlıktaki küçük kulübesinde yaşamını sürdüren Aynalı Baba ile kesişir. Benliğini şüphe ejderhasına te…

Yazar: saul bellow
Uygar olduğunu düşünen herkesin okuması gereken bir kitap1976 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen Saul Bellowun YirminciYüzyıl klasikleri arasına girmiş romanı Boşlukta Sallanan Adam, yirmi yılsonra yeniden Türkçede. İkinci Dünya Savaşı sırasında askere çağırılmayıbekleyen bir gazetecinin Chicago sokaklarında boş boş gezerken geçmişi vebugünüyle yaptığı hesaplaşmalarını, savaşın kokusu h…

Yazar: saul bellow
Uygar olduğunu düşünen herkesin okuması gereken bir kitap1976 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen Saul Bellowun YirminciYüzyıl klasikleri arasına girmiş romanı Boşlukta Sallanan Adam, yirmi yılsonra yeniden Türkçede. İkinci Dünya Savaşı sırasında askere çağırılmayıbekleyen bir gazetecinin Chicago sokaklarında boş boş gezerken geçmişi vebugünüyle yaptığı hesaplaşmalarını, savaşın kokusu h…

Yazar: saul bellow
Uygar olduğunu düşünen herkesin okuması gereken bir kitap1976 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen Saul Bellowun YirminciYüzyıl klasikleri arasına girmiş romanı Boşlukta Sallanan Adam, yirmi yılsonra yeniden Türkçede. İkinci Dünya Savaşı sırasında askere çağırılmayıbekleyen bir gazetecinin Chicago sokaklarında boş boş gezerken geçmişi vebugünüyle yaptığı hesaplaşmalarını, savaşın kokusu h…

Yazar: saul bellow
Uygar olduğunu düşünen herkesin okuması gereken bir kitap1976 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen Saul Bellowun YirminciYüzyıl klasikleri arasına girmiş romanı Boşlukta Sallanan Adam, yirmi yılsonra yeniden Türkçede. İkinci Dünya Savaşı sırasında askere çağırılmayıbekleyen bir gazetecinin Chicago sokaklarında boş boş gezerken geçmişi vebugünüyle yaptığı hesaplaşmalarını, savaşın kokusu h…

Yazar: mustafa kutlu
“İnsanoğlu toprağı terk ederek etrafını aletlerle çevirip bir „sanal dünya‟ kurdu. Burada sıkılıp duruyor. İki serap görüyor: hız ve haz. Bunlar nefsin oyunlarıdır. Ele geçtiklerinde yok olurlar. Sıkıntı devam eder. İnsanlar kendilerini elli bin çeşit ürün bulunduran AVM‟lere teslim etmeseler, tüketim kültürünün kelepçelerinden kurtulabilseler, çiçekleri ve böcekleri yeniden görebilseler; bir k…

Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit Zarifoğlu’nun vefatından kısa bir süre önce el yazısıyla yazmış olduğu ve hiçbir yere göndermediği anlaşılan üç kısa oyununun adları Deve ile Uçuç Böceği, Cırcır Böceği ile Kaplumbağa, Vişne Reçelli Ekmek’tir. Zarifoğlu’nun radyo oyunları okunduğunda şiirinde kullandığı yansıtma yöntemini radyo oyunlarında da sürdürdüğü kolayca fark edilir. Cahit Zarifoğlu’nun şiirinde, hikâye, roman, gün…

Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit Zarifoğlu’nun vefatından kısa bir süre önce el yazısıyla yazmış olduğu ve hiçbir yere göndermediği anlaşılan üç kısa oyununun adları Deve ile Uçuç Böceği, Cırcır Böceği ile Kaplumbağa, Vişne Reçelli Ekmek’tir. Zarifoğlu’nun radyo oyunları okunduğunda şiirinde kullandığı yansıtma yöntemini radyo oyunlarında da sürdürdüğü kolayca fark edilir. Cahit Zarifoğlu’nun şiirinde, hikâye, roman, gün…

Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit Zarifoğlu’nun vefatından kısa bir süre önce el yazısıyla yazmış olduğu ve hiçbir yere göndermediği anlaşılan üç kısa oyununun adları Deve ile Uçuç Böceği, Cırcır Böceği ile Kaplumbağa, Vişne Reçelli Ekmek’tir. Zarifoğlu’nun radyo oyunları okunduğunda şiirinde kullandığı yansıtma yöntemini radyo oyunlarında da sürdürdüğü kolayca fark edilir. Cahit Zarifoğlu’nun şiirinde, hikâye, roman, gün…

