
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mustafa kutlu
Günümüz edebiyatının en saygın isimlerinden biri olan Mustafa Kutlunun son hikâye kitabı Sıradışı Bir Ödül Bir Töreni adıyla çıktı. Kitap, Mustafa Kutlunun ironik üslubunu canlı bir biçimde yansıtıyor. Bir kıyı kasabasında bulunan Türkiye Kafadanbacaklılar Derneği, kasabalarının adını duyurmak için şenlik yapacak ve bir ödül töreni düzenleyeceklerdir. Törende, sinemadan edebiyata, tiyatrodan ark…

Yazar: mustafa kutlu
Yazarın bu eserinde çok kısa metinlerden oluşan bir bölüm ile uzun metinleri kapsayan ikinci bir bölüm vardır. Eserde şu hikâyeler yer alıyor: Seyfettini Severdik, Mahzun Mücahit, Bir Şey Yap, Su Sesi, Uysallığın Lüzumu Yok İsyanın Sırası Değil, Masal ve Rüya, Tâciserin Şiiri,Hikâye, Bahar Dalı, Yürüyen Hüküm, Hikâye, Aheste Beste, Kambur Hafız ve Minare, Hüzün ve Tesadüf , Karakoncolos, Dürbünlü…

Yazar: mustafa kutlu
Kitapta Kutlunun tabiat tutkusu, Anadolu insanının tabiata bakışı ve hayat görüşü ile örtüşmektedir. En derinde ise fanilik meselesine değinen metafizik bir boyut vardır. Bu da bir uzun hikâyedir.Beyhude Ömrüm, dış yapısı itibarıyla Türkiyedeki göç olgusundan, köylerin boşalmasından, sosyal bir vakadan bahsediyor. Aslında o bir tutku hikâyesidir. Kahramanı kuş uçmaz - kervan geçmez - ot bitmez da…

Yazar: mustafa kutlu
Anadolunun ücra bir kasabasında bir eski otobüs. Otobüsü dolduran her kesimden insanlar. Civardaki tren istasyonuna yapılan bir yolculuk. Mavi Kuş bir yol hikâyesi. Ellili yılların Türkiyesinden sinematografik bir kesit. Kitap tek bir metinden oluşan bir uzun hikâyedir.

Yazar: mustafa kutlu
Mustafa Kutlunun bu eseri Şark hikâyesinin tasavvufî ve biçimsel özellikleri üzerine kurulmuş bir kitaptır.Kitapta yer alan hikâyeler tek başlarına müstakil bir hikâye olmaları yanında aynı zamanda bir bütünün parçalarıdır.Kitabın bütünü bir şeyhin dramını yansıtmaktadır. Şeyhin dergâhında ve etrafında toplumun hemen her kesiminden tipler yer alır. Bir gazeteci, bir ilim adamı, bir siyasetçi, vb.…

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.

Yazar: mustafa kutlu
Bedenî ve maddî hazlara bağlı bir mutluluk düşüncesini besleyip büyütüyoruz. Dünya muhabbetini sayısız teferruat ile zenginleştiriyoruz. Nefsin ihtirasları bizi her an değişik parıltılar yayan eşyaya doğru koşturuyor. Bu vahşi koşu modern dünyanın simgesidir. Yoksulluk İçimizde, kalbî olanı, aşkı ve öteleri dile getirerek hayatın hakikatine işaret ediyor.

Yazar: mustafa kutlu
Onlar çekişedursun, parkın uyanık güvercinleri hiç çekinmeden önlerine kadar gelmiş, dökülen susamlara dalmışlardı. Çocuklar fazlalık olan parçayı güvercinlere doğradı. Önlerinde bir güvercin bahçesi oluştu. Biri çekinerek ayaklarına dolanan kuşlardan birini okşadı. Hayret, kaçmıyor. Bir daha okşadı, bir daha, çok hoşuna gitti bu. Hayatında ilk kez bir güvercin okşuyordu. Onu gören öteki de gü…

Yazar: mustafa kutlu
Son dönemde moda olan 'nehir söyleşi' formatından bir uzun hikâye çıkarmayı başaran Kutlu, bu yeni tarzıyla Türk edebiyatında bir ilki gerçekleştiriyor. Kitabı eline ilk alanların Anadolu Yakası isminin altında yer alan 'Nehir Söyleşi' ibaresini görünce ister istemez ''Mustafa Kutlu ile yapılmış bir söyleşi mi var karşımızda?'' diye meraklanmasına yol açan…

Yazar: mustafa islamoğlu
Bilelim ki, Medine önce yüreklerde kuruldu, ona Mekke'de hamile kalmıştı mü'minler. Göğüslerinde bir muştu gibi besleyip büyüttükleri bu nurtopu çocuğun adıdır Medine Devleti. İçimizdeki devletten habersiz yaşayan bizlerin, dahası, yürek devletini olumsuz davranışlarla kıyasıya tarumâr eden bizlerin, devletten söz etmesi şov yapmaktır. Eğer dünyadaki insana ve insandaki dünyaya varlığı…

Yazar: ismail kılıçarslan
Zebercet oğlu, Zülküf eski ve inatçı bir masalın yapayalnız kalmış kahramanıdır. Zülküf zamanın sahibinden emir alıp da Nişabur yoluna düşeli kaç gün geçmiştir bilinmez. Bilineni şudur ki Zülküf, Nişabur'a doğru giderken zaman içre gittiğinin de farkındadır. Yaşadıklarını düşünür yol boyu. Öyle garip haller, öyle değişik işler gelmiştir ki başına, "Keşke makamından bir demet çiçek mi de…

Yazar: ismail kılıçarslan
Zebercet oğlu, Zülküf eski ve inatçı bir masalın yapayalnız kalmış kahramanıdır. Zülküf zamanın sahibinden emir alıp da Nişabur yoluna düşeli kaç gün geçmiştir bilinmez. Bilineni şudur ki Zülküf, Nişabur'a doğru giderken zaman içre gittiğinin de farkındadır. Yaşadıklarını düşünür yol boyu. Öyle garip haller, öyle değişik işler gelmiştir ki başına, "Keşke makamından bir demet çiçek mi de…

Yazar: davut aydüz
Allah Resûlü (s.a.s.): Yâsîn Kurânın kalbidir. ve Ölülerinize/ Ölmek üzere olanlara Yasin okuyunuz. buyurmuştur. Gerçekten bu sûre, kirlenen ruhlara ve canlara, temizlenmiş kanla sürekli olarak hayat bahşeden, çarpıp duran mânevî bir kalp durumundadır. Bu kitabı okuyunca halkımız arasında yaygın olan bir adet halini alan Yasin-i Şerif okumanın manasını daha iyi kavrayacak ve Efendimizin hadis-i ş…

Yazar: davut aydüz
Allah Resûlü (s.a.s.): Yâsîn Kurânın kalbidir. ve Ölülerinize/ Ölmek üzere olanlara Yasin okuyunuz. buyurmuştur. Gerçekten bu sûre, kirlenen ruhlara ve canlara, temizlenmiş kanla sürekli olarak hayat bahşeden, çarpıp duran mânevî bir kalp durumundadır. Bu kitabı okuyunca halkımız arasında yaygın olan bir adet halini alan Yasin-i Şerif okumanın manasını daha iyi kavrayacak ve Efendimizin hadis-i ş…

Yazar: mustafa kutlu
Yazarın Şehir Mektupları başlığı altında yazdığı denemeler "İstanbul" odağında toplandı ve bunlardan bir kısmı aynı adla kitaplaştı (1995). Akasya ve Mandolin bu çerçevede vücut bulan yazılarda sosyal ve kültürel hayatımızın değişen çehresini ele alıyor.

Yazar: mustafa kutlu
Yazarın Şehir Mektupları başlığı altında yazdığı denemeler "İstanbul" odağında toplandı ve bunlardan bir kısmı aynı adla kitaplaştı (1995). Akasya ve Mandolin bu çerçevede vücut bulan yazılarda sosyal ve kültürel hayatımızın değişen çehresini ele alıyor.

Yazar: rasim özdenören
İnsanımızın paramparça dünyasına bir ışık gibi akıyor Rasim Özdenören... Bu nedenle Denize Açılan Kapıda, anlamın kendisi hayatın bütün güçleriyle karşılaşıyor, karışıyor, kıvamını buluyor. Yazar, denize kavuşmak isteyen ırmaklar gibi kendi çalkantısının içinde debelenip duran insanları vuslat kapısında karşılıyor... Denize Açılan Kapı, insanın kendi gerçeğiyle boğuşarak akarken varıp dayandığı b…

Yazar: rasim özdenören
İnsanımızın paramparça dünyasına bir ışık gibi akıyor Rasim Özdenören... Bu nedenle Denize Açılan Kapıda, anlamın kendisi hayatın bütün güçleriyle karşılaşıyor, karışıyor, kıvamını buluyor. Yazar, denize kavuşmak isteyen ırmaklar gibi kendi çalkantısının içinde debelenip duran insanları vuslat kapısında karşılıyor... Denize Açılan Kapı, insanın kendi gerçeğiyle boğuşarak akarken varıp dayandığı b…

Yazar: rasim özdenören
İnsanımızın paramparça dünyasına bir ışık gibi akıyor Rasim Özdenören... Bu nedenle Denize Açılan Kapıda, anlamın kendisi hayatın bütün güçleriyle karşılaşıyor, karışıyor, kıvamını buluyor. Yazar, denize kavuşmak isteyen ırmaklar gibi kendi çalkantısının içinde debelenip duran insanları vuslat kapısında karşılıyor... Denize Açılan Kapı, insanın kendi gerçeğiyle boğuşarak akarken varıp dayandığı b…


