Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

A
Ahmet Furkan Yıldızkütüphanesine ekledi
19.03.2016
Ruhun Dirilişi
Ruhun Dirilişi

Yazar: sezai karakoç

Bu kitabı oluşturan yazılardan, Ruhun Dirilişi, Dağ Çağrısı ve Hazreti Yusufun Düşü adlı yazılar, 1969 yılında Mağara ve Işık adı altında kitap olarak yayınlanmış, öbürleri ise, 1969 ve 1970 yıllarında Diriliş Dergisinde çıktıktan sonra, 1970 yılında Ölümden Sonra Kalkış ve Allaha İnanma ve İnsanlık adlarıyla kitaplaşmıştır.

A
Ahmet Furkan Yıldızkütüphanesine ekledi
19.03.2016
Gün Doğmadan
Gün Doğmadan

Yazar: sezai karakoç

Rüzgar Uçurtmamı rüzgar yırttı dostlarım Gelin duvağından kopan bir rüzgar. Bu rüzgar yüzünden bulutlar yarım Bu rüzgar yüzünden bana olanlar O ceviz dalları, o asma, o dut, Gül gül, mektup mektup büyüyen umut.. Yangından yangına arta kalmış tut. Muhabbet sürermiş bir rüzgar kadar.

A
Ahmet Furkan Yıldızkütüphanesine ekledi
19.03.2016
O ve Ben
O ve Ben

Yazar: necip fazıl kısakürek

Hayatını, Abdülhakîm Arvasî Hazretlerini Tanıyıncaya Kadar ve Tanıdıktan Sonra diye iki ana bölüme ayıran Necip Fazıl, Efendisine doğru kendisini cezbeden hâdiseleri de mânâlandırdığı otobiyografik eseri O Ve Beni 1975de şöyle takdim etmiştir: Bu eser, dünyaya gelişimden bugüne kadar en hususî renkleri, çizgileri ve sesleriyle hayatımın hikâyesi ve asıl Onu tanıdıktan sonra mânasını anlamaya başl…

A
Ahmet Furkan Yıldızkütüphanesine ekledi
19.03.2016
Son Devrin Din Mazlumları
Son Devrin Din Mazlumları

Yazar: necip fazıl kısakürek

Bu eser, Tarih Boyunca Büyük Mazlumlardan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İmân ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi... Bu yakın tarih ve hususi plân, İttihad ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslâm nefretinin zeminini çizer ve o zemin üze…

A
Ahmet Furkan Yıldızkütüphanesine ekledi
19.03.2016
Çile
Çile

Yazar: necip fazıl kısakürek

Çile Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde… Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun. Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un Kustum, öz ağ…

ÖncekiSayfa 3Sonraki