
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Güllere Sor (Claybornes' Brides, #1)
Başlarda kitabı çok sevsemde ilerledikçe sıkılmaya başladım. Yazar bana göre gereksiz bazı yerler yazmıştı. Okuduğum en vasat JG romanıydı. Aşktan çok aile kavramı üzerine kurulu bir kitap. Okurken aşkı çok hissedemedim. Ben yazarın iskoç historicallarını daha çok seviyorum. Keyifli okumalar...
Baskı: Zor Kadın (Marcelli #2)
Tek kelime ile ba-yıl-dım!!! Harika bir kitaptı ama büyükbabaya gıcık oldum. Hele o aile sırrını öğrendiğimde kitabın içine girip resmen adamı boğmak istedim. Bir insan bu kadar mı sinir bozucu olabilir ya? Onun dışında Marcelli ailesini çok seviyorum ve bu kitabıda ilk kitap gibi sevdim. Büyükanneler çok tatlı. Kelly'nin Francesca ile olan ilişkisini keyifle okudum. Tabii bunda Francesca'nın psikolog olmasının da etkisi vardı. Kelly'nin çok sorun çıkartıcak bir çocuk olacağını düşündüm ama yaptıkları, aradaki diyaloglar ve Francesca'nın cevaplarını keyifle okudum. Sam'i de unutmamak lazım. Sam'in Francesca olan ilişkisi ve ilişkideki kuralların adım adım yıkılmasını okumak güzeldi. Ayrıca kitabın yan karakterlerce zengin olmasını seviyorum. Yani bu kitap Francesca ve Sam'in kitabı ama diğer kardeşlerden, aillerden ve ilk kitaptaki Katie ve Zack'in de olayların içinde bolca yer alması güzeldi. Böyle seri kitaplarda daha önceki ya da ilerki kitabın karakterlerini okumak benim çok hoşuma giden bir şey. Hatta üçüncü kitaptaki kahramanlarımız Brenda ve Nick arasında da konuşmaların geçmesi gelecek kitap hakkında ipuçlarıda vermekte. Kısacası günümüzde geçen, romantik-komedi tarzında, hoş ve eğlenceli bir kitap. Üçüncü kitabı merakla beklemekteyim. Keyifli okumalar...
Baskı: Kördüğüm
Tek kelime ile harika bir kitaptı. Uzun zamandır bu kadar eğlenceli bir kitap okumamıştım. Benim favori hikayelerim genellikle erkeklerin bayanlar için uğraştıklarıdır. Bu hikayeyede de aynısını görüyoruz (ki ben tam tersinin olacağını düşünerek de okumaya başlamıştım). Dylan'ın tavrı çok güzeldi. Birşeylerin kafasına dank ettiği ve Ronnie'nin tepkisinin aklına geldiği an çok güldüm. Kitabın son 10 sayfası bana göre en duygusal en güzel yeriydi. Charlotte Hala'ya bayıldım. Kızlardan gizli yaptıkları çok hoştu. (Çıkrık meselesi). Ephesus yayınlarından okuduğum ilk kitaptı ve çevirisine bayıldım. Son derece akıcı bir dille çevrilmiş. Okurken sayfalar su gibi aktı. Serinin diğer kitaplarını merakla beklemekteyim. Umarım yayınevi bizi çok bekletmeden yayınlar.
Baskı: Aşk Engel Tanımaz (Matchmakers #1)
Seri olduğunu bilmeden okuduğum bir kitaptı. Beğendim.
Baskı: Günahkar Aşık (Legend of the Four Soldiers, #1)
4 aşık serisinin ilk kitabı Günahkar aşık iyi bir historicaldi. Leydi Emeline ve Samuel arasında güzel bir aşk hikayesi vardı. Samuel'in, Emeline'yi kandırma çabaları hoştu. Erkek karakter, kadın karaktere daha düşkün ve daha aşıktı. Samuel’in, Danny’e (Leydinin oğlu) olan davranışları güzeldi. Hikayenin savaş ve hain arama kısımlarıda merak uyandırıcıydı. Aslında kitabın en başından ben belirlemiştim kafamdaki haini :D Elizabeth Hoyt favori yazarlarımdan ama ben Prens Serisini daha çok beğenmiştim. Umarım ki bu serinin diğer kitapları da beni Prens Serisi kadar etkiler. Çünkü bu kitapta maalesef ki o etkiyi yakalayamadım. Serinin diğer kitapları: 2. kitap : To Seduce a Sinner: Melisande Fleming ve Lord Vale hakkında. Bu kitabı merakla beklemekteyim. Leydi Emeline’nin eski nişanlısı ve Lord Vale kahramanlarımız. Lord Vale’yi ilk kitapta pek sevmedim belki ikinci kitapta sevebilirim. Kendisini sevmememin sebebi tabiî ki de ikilimizin arasına girmesi :) 3. kitap: To Beguile a Beast. Kahramanlarımız Sir Alistair Munroe ve Helen Fitzwilliam. 4. kitap: To Desire a Devil. Kahramanlarımız Reynauld St. Aubyn ve Beatrice Corning. Bu kitabın kahramanlarını okuyunca resmen şok oldum. Birinci kitapta öldüğü sanılan Emeline’nin ağabeyi meğerse yaşıyormuş ve yedi yıl sonra geri dönüyor. :) Bu kitabı daha daha çok bir merakla beklemekteyim. Keyifli okumalar…
Baskı: Sana Muhtacım (Bridgerton, #6)
JQ romanı olarak iyi ama Bridgerton serisi içindeki en vasat kitaptı benim için. Yani akıcılıktan, üsluptan ve karşılıklı diyaloglardan önceden bir JQ romanı okuduysanız hemen far ediyorsunuz. Ancak, Bridgertonlar arasında ise biraz vasattı. Hikayenin içinde erkeklerden sadece Colin'in olması benı biraz hayal kırıklığına uğrattı. Eloise'nin kitabında olduğu gibi Antony ya da Benedict'in bir yerlerden çıkmasını çok bekledim. Ama sayfalar ilerlerken 4. ve 5. kitaplardaki olaylarla bu kitaptaki olayların hemen hemen aynı anda geçtiğini gördüm. Eee beklediğim karakterlerde diğer işlerle (Eloise ile) meşgül olunca umduğumu pek bulamadım diyebilirim. Bu kitapta diğer kitaplarda pek bahsedilmeyen Francesca'nın hikayesi vardı. Kitabın ilk sayfasından itibaren Michael'a çok üzüldüm. Hatta ilk kez bir Bridgerton'a bu kadar sinirlendim diyebilirim. Yeri geldi Francesca beni çileden çıkardı. Şimdiye kadar hiç bir kitapta bir kadına bu kadar çok evlenme teklif eden bir adamla karşılaşmadım. Francesca'nın cevapları Michael'i üzerken beni sinirlendirdi diyebilirim. Evlenemem, yapamam, evlenemeyiz, olabilir, evlensek mi acaba. Neyseki sonunda Michael pes edip evden kovunca Francesca kendine geldi de tamam dedi. Michael bu kadar çok üzüleceğine baştan kovsaydın ya kızı :D :D İşin özü, bu hikaye bir Bridgerton romanı olmasaydı ve yine JQ tarafından yazılsaydı benden tam not alırdı. Ama yukarıda belirttiğim beklentilerimden dolayı Bridgerton serisi içerisindeki diğer kitaplara göre malesefki vasat buldum. Özellikle Antony'nin koruyuculuk adı altında yapacaklarını, tartışmaları, çileden çıkmasını ve belki de Daphne'nin hikayesindeki gibi bir düeolla bekledim. Çünkü ne de olsa Michael, Francesca'nın ölen kocasının kuzeniydi. Bu durum karşısında Colin çok sakin davrandı, hatta Michael'ı teşvik eden de oydu. Belki ilerleyen kitaplarda ailenin tepkisini okuyabiliriz. Hikayede Francesca'dan çok Michael'i sevdim diyebilirim. Ayrıca JQ romanlarının içindeki en iyi kapak bu kitaptaydı.
Baskı: Gerçek Yalanlar - Skandalın Bedeli
Gerçek Yalanlar - Çok güzeldi. Zaten Orsinilerin hikayesi her zaman güzel ve sıkmayan olmuştu benım için. Skandalın Bedeli - Ben pek beğenmedim. Olaylar çok çabuk ilerledi. Yanı bu Harlequin'in özelliklerinden ama sanki bir akıcılık yoktu meydanda. Ayrıca söylenmemiş sözlerde bariz şekilde görünüyordu. Hani insan okurken burada bu cümle eksik diyebiliyordu. Sonuç olarak; Orsini hikayesi için alınıp, okunabilir bir kitap...
Baskı: Maskesiz (MacLeods of Skye Üçlemesi, #2)
İlk kitabı daha çok beğenmeme rağmen bu kitabı da beğendim. Meg ve Alex'in aşkı güçlüydü. Jamie hiç de düşündüğüm gibi çıkmadı. Rory ve İsabelli bölümlerin daha çok olmasını bekledim - ne de olsa ilk göz ağrımızdı- Ama yine de beğendim. Okunması gereken bir historical.