Burçin
@Burçin

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Serserim Benim (Bachelor Chronicles, #2)

Beğendiğim bir kitaptı. Elizabeth Boyle'nin mizah anlayışına bayıldım. Historical severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. Okuyanların bir kısmı beğenmemiş ama ben neden beğenmediklerini anlamadım. Yazar bir an sizi kahkahalarla güldürürken bir ssonraki sayfada sizi hüzne boğuyor. Kitap hakkındaki tek olumsuz düşüncem ilk kitaptaki "Evcilik Oyunu) karakterlerine yer vermemiş olmasıdır. Karakterlerimiz hakkında birkaç satırda olsa okumak isterdim :( Keyifli okuamalar :)

Baskı: Gece Yarısı Uyanışı (Gece Yarısı Nesli, #3)

Seriye ilk başladığımdan beri merak ettiğim karakter olan Tegan’ın hikayesini sonunda okuyabildim. İlk iki kitapta Tegan hakkında anlatılan soğuk ve vurdumduymaz karakterin aslında bir maske olduğunu bu kitapta okumaktayız. Tegan beş yüz yıl önce yaşadığı derin acı nedeniyle kendini kadın-erkek herkese kapamış bir erkek. Soğuk, yalnız ve sadece ölüm için yaşayan bir Soylu. Karşımızdaki Soy Eşi ise ikinci kitaptan tanıdığımız biri: Elise Chase. Soy eşi bu kitapta oğlunun ölümüne neden olan Issızların peşine düşmüştür ve bir şekilde yolları Tegan ile kesişir ve olaylar başlar. Hikayeyi çok beğendiğimi söyleyebilirim. Soylular ve Issızlar hakkındaki ilk iki kitaptaki soru işaretlerinin bir çoğuna bu kitapta yanıt bulmaktayız. Ancak bu yanıtlarla birlikte daha merak uyandırıcı olaylar ve beraberinde soru işaretleri de okuyucunun kafasında belirmekte. Kitabın en çok beğendiğim yeri Tegan’ın Elise’ye olan aşkını itiraf etme kısmıydı. Tek kelimeyle bayıldım. Her olay karşısında kısa kelimeler kuran soylumuz Elise’ye olan aşkını anlatırken bayağı bi dolaylı yol seçiyordu. Eğer böyle böyle olsaydı şöyle olurdu tarzında bir aşk itirafı okurken beni çok güldürdü. Kitabın çevirisini de çok beğendim. Herkese tavsiye ettiğim bir fantastik seri. Keyifli okumalar!!

Baskı: Kızıl Öpücük (Gece Yarısı Nesli, #2)

Seri harika bir şekilde devam etmekte :) Dante ve Tess... Çok güzel bir çiftti. Zaman zaman çok şaşırdım hikayenin ilerleyiş şekline. Çevirisi de gayet güzeldi. Bu seriyi tek kelime ile okuyun :)) Ama benim favorim Lucan :p

Baskı: Kızıl Damla (Gece Avcısı Dünyası, #1)

Ba-yıl-dım!! Yazarın hayal gücüne hayran kaldım. Bones ve Kedicik kitaplarından daha ne kadar güzel olabilir diye düşünürken bu kadarını beklemiyordum. Sonuçta yan seri ama süperdi!! Ayrıca Spade ve Denise'nin başka hikayelerini de bir okuyucu olarak okumak isterim ama yazar yazar mı bilmem :) Keyifli okumalar!!

Baskı: Evcilik Oyunu (Bachelor Chronicles, #1)

Bachelor Chronicles Serisinin ilk romanı olan Evcilik Oyunu harikaydı!!. Kitabın arkasında yazan yazıyı okuyunca çok komik bir kitap okuyacağımı düşünürken hiç yanılmamışım. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Gerek konusu gerekse konunun işleniş şekli ve diyalogları çok beğendim. Elizabeth Boyle takip edeceğim bir yazar oldu benim için. Konuya gelirsek; Lord Sedgwick evlilik baskılarından sıkılarak kendisine hayali bir eş uydurur. Bu hayali eş çok hastadır ve bu nedenle evden çıkıp sosyeteye girememektedir. Ama ne var ki bir gün lordumuzun evine Leydi Sedgwick’in harcamalarının olduğu faturalar yağmaya başlar. Lordumuzun uydurduğu hayali eşin yerine birisi geçmiştir ve Lord Sedgwick bunu çözmek için derhal Londra’ya döner. Böylece olaylar başlar. Serinin diğer kitapları; Bachelor Chronicles 1. Something About Emmaline (2005) – Evcilik Oyunu 2. This Rake of Mine (2005) – Yatağımdaki Serseri 3. Love Letters From a Duke (2007) – Mektubu mu aldın mı? 4. Confessions of a Little Black Gown (2009) 5. Memoirs of a Scandalous Red Dress (2009) 6. Lord Langley Is Back in Town (2011)

Sevgiliye 50 Büyü
5/1015.09.2012

Baskı: Sevgiliye 50 Büyü

Konusu güzel olmasına rağmen yaşıma hitap etmeyen bir kitap olduğunu düşündüğümden pek beğenmediğimi söyleyebilirim. Özellikle son okuduğum yetişkin bir fantastik romandan sonra çok basit geldi. Gençlere yönelik bir kitap olduüundan lise çağındaki okuyucular beğenebilir. Keyifli okumalar!!

Baskı: Gece Yarısı Öpücüğü (Gece Yarısı Nesli, #1)

Seriyi bu kadar çok beklettiğim için o kadar pişmanım ki!! Neredeyse kıştan beri kitaplığımda okunmayı bekleyen bu seriye nihayet başladım. Diğer vampir kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da vampirlere özgü özellikler vardı. Issızlık, kölelik, soylu grup ve soy eşi gibi bazı kavramlar bulunmakta. Bu kavramları açarsak; Soylu grup: İnsanları öldürmeden onlardan beslenen ve sonunda ne olduğunu anlamayacak şekilde hafızalarını silen vampir grubu. Hepsinin kendine özgü özel yetenekleri var. Soy eş: Vampirlere çocuk doğurabilen insan grubu. Hepsinde aynı leke bulunmakta. Issızlık: Vampirlerin kan susuzluğuna dayanamayıp insanlardan faydalanan grup. İnsanların öldüresiye kanını içmekte ve bunu yaparken hiç bir önlem almayarak kendilerini toplumda ifşa edebilecek bir vampir topluluğu. Kölelik: Issız vampirlerin insanların içindeki insanlık kavramını yok ederek kendilerine bağlamaları. Efendilerinin her dediklerini koşulsuz yerine getirirler. Veeee Soylular ve Issızlar arasında bir savaş patlak vermek üzere!! Soylular, ıssızları yok etmek için bir grup kurmuşlar ve ıssızları avlamaktadırlar. Ancak ıssızlar artık bu avlanmaya bir son vermek ve dünyayı ele geçirmek için gizliden gizliye birlik olmaya başlamışlardır. Her an savaş patlak vericektir ve bu savaşın ortasında Gabriell kalmıştır. Lucan ise soylu grubun lideridir ve olaylar sonucu Gabriell'i herkesten koruması gerekmektedir. Hatta kendisinden bile!! Fantastik kısmını bir kenara bırakırsak bence harika bir aşk hikayesiydi. Lucan ve Gabriell tam anlamıyla favori karakterlerim oldu. Bence herkes bu seriyi okumalı. Lucan, Tegan, Dante, Gideon ve Rio'nun macerlarını kaçırmayın!! Keyifli okumalar!!

Baskı: Mezara Mahkum (Gece Avcısı, #4)

Yine harika bir Bones ve Kedicik kitabıydı. Dolu dizgin, aksiyonun hiç bitmediği, bir sonraki sayfa için daha ne olabilir ki diye düşünerek okuduğum bir kitaptı.Yalnız bu kitapta zaman zaman Bones'a zaman zaman da Kediciğe çok sinir oldum ama hikaye ilerledikçe hımmm demek neden de buymuş demekten kendimi alamadım. Hele son sayfalar resmen su gibi aktı. Daha yazmak istediğim çok şey var ama kitap hakkında bilgi vermek okumayan arkadaşlara haksızlık olacağından yazmamak en iyisi :)) Bu kitapta serinin diğer kitaplarına göre aksiyon ve merak resmen tavan yapmakta. Kısacası bu seri kaçmaz!!

Baskı: Seni Kalbime Yazdım (Legend of the Four Soldiers, #3)

Çok beğendiğim bir Elizabeth Hoyt kitabıydı. Helen; bir Dükün metresi ve iki çocuğu var. Dükten kaçarak Sör Alistair Monroe'nun kalesinde kahyalık yapmaya gelir. Sör Monroe; savaşta yüzünün yarısı ile birlikte geleceği ve mutluluğunu kaybeden karamsar bir adam... Hikaye çok güzel, çeviri çok güzel ve kapakta orjinal olunca daha ne olsun :)) Sayfalar su gibi aktı geçti.. Keyifli okumalar :))

Seviyor Sevmiyor
7/1024.08.2012

Baskı: Seviyor Sevmiyor

Seviyor sevmiyor... Güzel bir Heidi Betts romanıydı. Ama ilk kitabı daha çok sevdim. Bu kitap daha duygusal ve aşk temalıydı. Ben de ilk kitap gibi komik beklediğim için beklentimin biraz altındaydı. Jenna ve Gage'in ilişkisi çok hoşuma gitti. Boşansalar bile içten içe birbirlerinden kopmamışlardı. Hoş bir hikayeydi. Kitabın kapağı ve her bölüm başındaki örgü yumakları çok hoşuma gitti. Yalnız çeviri çok kötüydü. Cümlelerin %70 kadarı devrikti ve sürekli Jenna ve Gage kelimeleri tekrarlanıyordu. Kitap hakkındaki tek olumsuz eleştirim bu konuda. Keyifli okumalar!!!

Baskı: Küçük Aptalın Büyük Dünyası (Pucca Günlük, #1)

Pek beğendiğim söylenemez. Tamam eğlenceli ama bilmiyorum benim pek hoşuma gitmedi.

Baskı: Karatay Diyeti'yle Yaşam Boyu Sağlık

Hemen hemen ilk kitabın ve tv programlarında söylediklerinin aynısı... İlk kitap beslenme hakkında bilgi edinmek için bence yeterli...

Baskı: Serseri Kalbim (Rogues of Regent Street, #3)

Arthur ve Kerry... Onlarınki imkansız bir aşktı. Kerry İskoçyalı ve bir çiftçinin dul karısı. Arthur ise İngiliz bir Lord. Yolları düelloda hayatını kaybeden Philip sayesinde kesişir ve tüm bu imkansızlıklara rağmen saf ve masum aşk başlar. Kitapta Kerry'den çok Arthur'un duygularına yer verilmişti. Arthur dışarıdan görüldüğü gibi çapkın değil tam bir duygusal çıktı. Hele son sayfalarda dedim Arthur kalpten gidecek :p Keyifli bir seriydi. Serinin diğer kitapları: 1. Tehlikeli İlişkiler: Adrian Spence ve Lilliana 2. Zalim Cazibe: Julian Dane ve Claduia 3. Serseri Kalbim: Arthur Cristian ve Kerry Üç kitabında konusu ve karakterleri bakımından güzeldi. Keyifli okumalar!!

Baskı: Gizlidir Bütün Aşklar

Yazarın okuduğum ilk ve son romanıydı. Mutlu bir sonla da bitmedi. Ben pek beğenmedim. Keyifli okumalar!

Baskı: Kır Zincirlerini (MacLeods of Skye Üçlemesi, #3)

Asi, maskesiz ve kır zincirlerini... Hepsi birbirinden güzel olsa da ben en çok asiyi beğendim. Bu arada bu kitapta kafam akrabalık ilişkileri bakımından çok karıştı. Kim kimin üvey kardeşi, kim kardeş ya da kuzen anlamadım gitti. İyi bir hikaye ve güzel bir çeviriydi. Keyifli okumalar...

Bana Bir Söz Yeter
9/1031.07.2012

Baskı: Bana Bir Söz Yeter

Kitabı çok çok çok beğendim. İlk kitaba göre çok daha iyi, komik ve sürükleyiciydi. Bu kitaptaki kahramanlarımız Chloe ve Sterling’di. Ayrıca 3. Kitabı merakla beklemekteyim. Çünkü Ben ve Julia arasındaki kıvılcımlar bu kitapta bile hissediliyordu. Kitapta ilk romandaki kahramanlarımız Kate ve Jesse’ye de rastlamak keyifliydi. Kitabın konusu kapak kısmında yazdığından ve eğer yazmaya başlarsam okumayanlar için spoilar verebileceğimden (çünkü hikayeyi çok sevdim kaptırır yazabilirim :p) daha başka bir şey yazmıyorum. Keyifli okumalar!!!

Sensiz Asla
5/1029.07.2012

Baskı: Sensiz Asla

Linda Francis Lee’nin 3 kitaplık serisinin ilk kitabı olan “Sensiz Asla” bitti. Kitabın orijinal adından çok yayınevinin bulduğu isim daha çok hoşuma gitti. Kate, Chloe ve Julia çocukluklarından beri arkadaş ve aynı iş yerinde çalışmaktalar. Bu kitapta Kate ve Jesse’nin hikayesini okumaktayız. Ancak kitap pek umduğum gibi çıkmadı bunu baştan söylemek istiyorum. Kate ve Jesse çocukluklarından beri arkadaş. Yan yana kapı komşuları olarak büyümüşler ve Kate o zamanlardan beri Jesse’ye aşık. Jesse ise kendisi 18, Kate 14 yaşına geldiğinde Kate’nin artık çocuk olmadığının farkına varır ve ondan uzaklaşmaya karar verir. Bu karar sonucunda da şehri terk eder. Çünkü orada kalırsa Kate’e zarar vereceğinden emindir. Çapkın playboy olan Jesse hiçbir kadına bağlı olmak istemez. Günün birinde Jesse bazı sorunlardan kurtulmak için şehre geri döner ve hikayemiz başlar. Konu itibariyle güzel bir hikaye ama ben pek beğenemedim. Okurken zaman zaman Kate gözüme psikopat aşıklar gibi geldi. Kızcağız adama bir yapıştı ki bir türlü bırakmıyor. Ancak gönül kaçanı kovalar Katecik. Kitaptaki duygular çeviriden mi yazarın tarzından mı bilemedim ama okuyucuya çok verilmemekteydi. En azından ben pek bir şey anlamadım. Sanki piskopat aşık Kate ve peşinde olduğu Jesse’nin tek düze, duygusuz hikayesini okudum gibi geldi. Serinin kitapları: 1.Suddenly Sexy (2004): Sensiz Asla; Kate ve Jesse 2. Sinfully Sexy (2004): Bana Bir Söz Yeter; Chole ve Sterling Prescott 3. Simply Sexy (2004): Julia ve Ben Prescott Yazarın ikinci kitabı olan “Bana Bir Söz Yeter’in” ilk kitaptan çok daha iyi olduğunu okuyan arkadaşların yorumlarında gördüm ve seriye devam etmeye karar verdim. Keyifli okumalar!!

Yazgı
10/1027.07.2012

Baskı: Yazgı

JG yapmış yine yapacağını ve harika bir hikaye çıkmış ortaya!! Güzel bir kitapti beğendim. Özellikle kapağını diğer JG romanlarına göre daha çok beğendim. Hikaye ise Madelyne ve Baron Duncan arasıondaki aşk, birbirlerine duydukları sevgi çok güzeldi. Özellikle Leydi Madelyne'nin komik düşünce ve konuşmaları çok hoşuma gitti. Keyifli okumalar!!

İhanet (Savannah #4)
10/1022.07.2012

Baskı: İhanet (Savannah #4)

Serinin en heyecanlı kitaplarından biriydi. Kitabı çok beğendim. Tüm sayfaları ilerde daha ne olabilir ki diye çevirdim. Ama maalesef ki kitabın sonunda büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Nedenini yazsam okumayan arkadaşlar için spoilar olur. Beşinci kitabı hem çok okumak istiyorum hem de hayal kırıklığım nedeniyle okumak istemiyorum. Belki yazar diğer kitapta bize yine bir sürpriz yapar diye düşünüyorum. Bu kitapta Jack ve William’ın işi bayağı zordu. Jack’in insan sevgilisi Connie bir vampir avcısı ve tüm vampirleri öldürmek istiyor. Dünyayı yok edecek kehanetler kulaktan kulağa yayılıyor ve Eski Dünya’nın vampir lordları savaş baltalarını çıkarıyor. Tüm yetişkinlere tavsiye ettiğim bir seri. Keyifli okumalar!!

Sadece Seninim
7/1020.07.2012

Baskı: Sadece Seninim

Sam'e kitabın ilk sayfasından itibaren her ne kadar gıcık olsam da konu ve tarz olarak beğendiğim bir kitap oldu. Sam; bir olay sonucu askeri polislikten ayrılan ve ödül avcılığı yapan bir adam. Cat ve ikizi Kaylee tamamen birbirinden zıt iki karakter. Cat mütevazi bir hayat sürüp sağır öğrencilere ders verirken, Kaylee bir şov kızı. Sam, Kaylee yerıne Cat'i yakalar ve olaylar başlar. Genç kadın kendinin Cat olduğuna bir türlü inandıramaz. Sam'in inanma yoluda çok saçmaydı bence!! Ama çeviri, hikayenin işlenişi ve kişiler güzeldi. Keyifli okumalar!!

Baskı: İskoçyalı'nın Kollarında (The McCabe Trilogy, #1)

The McCabe Trilogy’nin ilk kitabı olan “İskoçyalının Kollarında” beni tam bir hayal kırıklığına uğrattı malesef. Kitabı almadan önce olumsuz eleştirileri okumuştum ama herkesin okuma zevki farklı olabileceği için yazara ve kitaba bir şans vermek istedim. Yazar Julie Garwood’dan o kadar çok etkilenmiş ki ilk sayfadan bu etkisini okuyucuya belli ediyor. Kitap Julie Garwood’un Fidye romanıyla çok benzemekte. Ayrıca çok gereksiz bazı bölümlerin olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim (Leydi’nin ilk gecesini çalışan hizmetlilerle konuşması gibi). Kitapta tek beğendiğim nokta kitabın kapağı. Tüm bu olumsuz düşüncelerime rağmen yazarın ikinci kitabını da okumayı düşünüyorum. İkinci kitaptaki JG esintilerinin varlığı ya da yokluğu ile yazar hakkında kararımı vereceğim. Keyifli okumalar. The McCabe Trilogy: Kitap 1, In Bed with a Highlander, İskoçyalının Kollarında (2011): Ewan McCabe ve Mairin Stuart Kitap 2, Seduction of a Highland Lass, (2011): Alaric McCabe ve Keeley McDonald Kitap 3, Never Love a Highlander, (2011): Caelen McCabe ve Rionna McDonald

Baskı: Bana Aşkını Söyle (Legend of the Four Soldiers, #2)

Elizabeth Hoyt yine yapmış yapacağını!! En sevdiğim yazarlardan biri.. Çok güzel bir hikayeydi. Melisande ve Jasper (Lord Vale) sırlarla dolu geçmişlerinde geleceklerini oluşturdular. Serinin 3.kitabı "To Beguile a Beast" Sir Alistar ve Helen Fitzwilliam hakkında...Merakla beklemekteyim.. Keyifli okumalar!!

Baskı: Mirasyedi (Windham, #1)

Kitap hiç umduğum gibi çıkmadı malesef. İlk defa Koridor Yayınlarından çıkan bir kitabı beğenmedim. Kitapta anlamadığım birçok yer var. Özellikle de torun Rose kimin çocuğu bir bulamadım. Kont ve Anna ne ara aşık oldular onu da hiç anlamadım. İlk 50-60 sayfa ortada hiç bir şey yokken ve normal konuşurken bir baktım ki Kont ve Anna arasında birşeyler pat diye oluverdi. Ayrıca aralarındaki ilişkide hiç duygu yoktu. Anlamadığım ve boşa zaman geçirdiğimi düşündüğüm bir kitaptı... Keyifli okumalar...

Baskı: Arzunun Efendisi (Brotherhood of the Sword/MacAllister #1)

Harika bir historicaldı. Draven ve Emily... İki karakterde birbirinden güçlü ve inatçıydı. Kitabı çok beğenmeme rağmen sonuç kısmını çok kısa buldum. Kitabın bazı yerlerinde aydınlatılmayan yerler vardı. Sonuç olarak yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve çok beğendim. Keyifli okumalar....

ÖncekiSayfa 4 / 6Sonraki