
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: amin maalouf
Titanicte Rubaiyat! Doğunun çiçeği Batının Çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!Amin Maalouf, Afrikalı Leodan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğuya, İrana bakıyor. Ömer Hayyamın Rubaiyatının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyamın Semerkantında başlayan ve 1912de Atlantikte bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurke…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: can dündar
Katran karası bir geceyi Haziran bulutlarının arasından yırtarak, avuçlarında kıpır kıpır yıldızlarla odamın penceresini tıklattı dolunay... Sana Samanyolu getirdim dedi ve bütün gökkubbeyi yeryüzüne indirmiş gibi mağrur gülümsedi koltuğumun başucunda... Ayla yıkanmanın keyfini sürdüm bir müddet... Sonra penceremi açıp onu içeri aldım. Dolunay, Samanyolundan ışıklarla eteklerinde; Haydi diyordu p…

Yazar: can dündar
31 Martta gericilerin üzerine Hareket Ordusuyla birlikte yürüyen genç yüzbaşı, siyah cilt beziyle kaplı küçük not defterinin kareli sayfalarına sabit kalemle şunları yazdı:Faziletli din âlimleri başımızın tacıdır. Fakat şahsi çıkarları ve adli menfaatleri için yalandan âlim kılığına bürünen birtakım çıkarcılar elbette kanun pençesinden kurtulamayacaklardır. 16 Kasım 1916 gecesi Bitliste öksürük n…

Yazar: kolektif
Kadınların çocukluklarından yaşlılıklarına ömürleri boyunca içinde yer aldıkları çeşitli durumları gösteren öyküler bunlar; yaşam boyu verdikleri var olma savaşı; anne, eş, kız çocuğu, sevgili, metres olarak sürekli kendilerini bir erkek üzerinden tarif etmenin ağır, uzun yolu; bu uğurda onları çoğu kez karşı karşıya getiren ilişkilerin eşitsiz aritmetiği? Durumların bir aradalıklarından, öykü…

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan ilk hikâye kitabı Son Istanbulu 1985 yılında yayımladı. 1999da yayımladığı Üç Aynalı Kırk Oda ile altıncı kitabına ulaşırken, hem usta bir anlatıcı, hem de geniş bir okur kitlesi tarafından çok sevilen bir yazar olduğunu kanıtladı. Kitap üç baskı halinde 80 000lik bir satışa ulaştı. Üç Aynalı Kırk Oda Munganın üç uzun hikâyesini bir araya getiriyor: Alice Harikalar Diyarında, Ayna…

Yazar: murathan mungan
Çocukluk, yakın akrabalar, Mardin, kitaplar, sevgiler, eski fotoğraflar... Murathan Munganın 1988-96 arasında yazdığı on metnin biraraya gelmesiyle oluşmuş otobiyografik bir anlatı Paranın Cinleri. Okurunu kendine çok yakın hisseden, paylaşan, içten dilinin yanı sıra, Mungan yapıtlarının biyografik kökenlerine işaret etmesiyle de özel bir kitap... Kitabın arka kapağında şunları söylüyor Mungan:O…

Yazar: murathan mungan
Üç uzun öyküyü, Suret Masalı (1980-82), Gece Masalı (1981-82) ve Kâğıttan Kaplanlar Masalını (1990-94) içeren Kaf Dağının Önü, Murathan Munganın öyküleriyle de geniş okur kitlesine yayılmasının ilk işareti oldu. 2002de yaptığımız altıncı basımda kapak resmi, ressam Komet tarafından özel olarak yapıldı.

Yazar: murathan mungan
Adı Yerküre olan bir gezegen. En büyük kara parçası sayılan Anakara'da farklı yerlerden farklı nedenlerle Odragend'e varmak üzere yola çıkan gezginler. Elli yıl sonra yurduna dönen bir bilge şair. Yıllarca evinden hiç çıkmadan yaşadıktan sonra, çıraklarıyla birlikte kendisini yollara vuran bir şiir filozofu. Yalnızca şairleri öldüren bir katilin izini süren atlı polis ve yardımcısı.…

Yazar: murathan mungan
Kadından Kentler, Murathan Munganın 16 kentte geçen 16 hikâyeden oluşan yeni kitabı.Alsancak İskelesi, overlok, asker bavulu, Nurhayat, Adana Seyhan Oteli, dansöz kıyafeti, Emine, burma bilezik, Maşatlık, tahta basamaklar, Sevgi, boşanmak, beyaz şarap, eski Mudanya yolu, Esme, Rumlardan kalma ev, tütün ilacı, çinko kevgir, taşlığa vuran ay, Şengül, Yeşilırmak, çay bahçesi, Yetiştirme Yurdu, Nihal…

Yazar: ahmed arif
Ahmed Arif'in Leylâ Erbil'e gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, edebiyat tarihçilerimize kuşkusuz önemli bilgiler sunmayı vadediyor. Yazıldıkları dönemin entelektüel ve yayın ortamını, Ahmed Arif'in sürgün günlerini, yaşadığı siyasi baskıyı, içsel dünyasını ve en çok da aşkını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. "Sabah gözlerimi sana açarım. Akşam, uykularımı senden a…

Yazar: hıfzı topuz
Asla başı öne eğilmedi Sabahattin Ali'nin. Düşüncelerini yapıtlarında ve gazete yazılarında yılmadan savundu... 41 yıllık kısa yaşamı boyunca Türk edebiyatının dünya dillerine çevrilen seçkin örneklerini vermekle kalmadı, yurdu için bağımsızlık istedi, özgürlük istedi, çağdaşlaşma istedi... Bu değerlerin düşleriyle yaşadı. Bu düşlerin bedelini hapishane ve sürgünlerle geçen bir yaşamının ard…

Yazar: sabahattin ali
"Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. 'Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?' diyorlar. 'Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir kaşık toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden…

Yazar: sabahattin ali
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyo…

Yazar: sabahattin ali
Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor. "Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bu…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: akilah azra kohen
Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır. Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, i…

Yazar: darrell l. bock
... kurgu hikâyeler; hayal gücünü zorlayan yeni fenomen, sanal gerçeklik gibidir. Teknoloji sayesinde, genellikle olmasını istediğimiz gibi bir dünya yaratırız. Ortaya çıkan şey ilgi çekici ve eğlendiricidir; ama yine de yeterince gerçek değildir. Bazen sanal gerçeklikle asıl gerçeklik, birbirine neredeyse ayırtına varılması mümkün olmayacak kadar yaklaşabilir; ama özellikle konu Tanrı, cinsiyet…

Yazar: tim weaver
Bir asır önce idam edilmiş azılı bir katili bugün görseniz ne yaparsınız ? Londrada kaybolan ve bulunmayan genç kız ve kadınlar... Bir ormanda, yer altındaki korkunç bir galeride mumyalanmış cesetler... David Raker, altı aydır kayıp olan Meganı araştırdıkça, onun hakkında bildiği her şeyin bir yalandan ibaret olduğunu fark eder. Kızın etrafındakiler ölmüştür. Diğerleri konuşamayacak kadar ko…

Yazar: agatha christie
Birinci Dünya Savaşının sonunda yazı hayatına atılan Agatha Christie tüm dünyada polisiye romanlarının kraliçesi olarak bilinir. Özellikle yarattığı ufak tefek bir adam olan Belçikalı dedektif Hercule Poriot polisiye roman literatüründe en çok tanınan ve sevilen kahramanlardan biridir. Tüm dillere çevrilen yetmiş yedi Agatha Christie dedektif romanı ve öyküsünün satışları milyonlarla ifade edilme…

Yazar: agatha christie
Poirotnun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirotya boş boş bakıp yere yığılır. Bir anda neye uğradığını anlayamayan yaşlı dedektif pek çok bilinmezin ortasında kalmıştır. Bu adam kimdir? Şok mu geçirmektedir? Dahası, bir kağıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır? Poirot farkında olmadan uluslararası bir entrikanın içine…

Yazar: agatha christie
Her birinin gizledikleri ve korktukları sırları olan on kişi, Zenci Adası’ndaki ıssız bir malikaneye davet edilirler. Ancak malikaneye giden grubu bir sürpriz beklemektedir, ev sahibi ortalarda yoktur. Geçmişlerindeki karanlık sırlardan başka hiçbir şeyleri olmayan bu insanlar adada mahsur kalmışlardır. Konuklar bir süre sonra gizledikleri karanlık sırları birbirlerine anlatırlar. Ve teker teke…

Yazar: agatha christie
Gece yarısından sonra artan şiddetli tipi yüzünden Doğu Ekspresi artık yoluna devam edemeyecek durumdadır. Yılın bu zamanlarında lüks tren tamamen doludur. Ertesi sabah yapılan kontroller sonucu tüm yolcuların sağsalim trende olduğu anlaşılır. Ancak defalarca bıçaklanarak öldürülen Amerikalı yolcunun kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir. Sonunda trende yolculuk etmekte olan Hercule Poirot c…
