
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: victor hugo
1. BölümDans Eden KızÇok üşüyorum, açlıktan da bayılacağım, diyerek kendi kendine söyleniyordu Pierre Gringoire. Üstelik bir şeyler alacak beş param bile yok cebimde. Hiç kimse ne şiirlerimi ne de yazdığım oyunları istiyor, gerçi beni de kimsenin istediği yok ya!1482 yılının Noelinden on iki gün sonra, Paris soğuk günlerinden birini yaşıyordu. Burada oturanların hemen hepsi şair Pierre Gringeoire…
Yazar: holly goldberg sloan
Genç Willow Chance yaşıtlarından oldukça farklı ve böyle olmakla ilgili pek bir derdi yok. O, hayatındaki tüm önemli şeylerde parmağının olduğuna inandığı 7 sayısına takıntılı, çiçekli elbiseler yerine botanik bahçesi sahibi olmayı tercih eden, çaktırmadan insanları inceleyip tıbbi teşhisler koyan bir dâhi. Bu tuhaf ama aynı zamanda olağanüstü sevimli kızın hayatı, anne babasını bir trafik k…

Yazar: claire tomalin
Ünlü İngiliz yazar Jane Austen (1775-1817), babasının papazlık görevi nedeniyle bulunduğu bir İngiliz taşra kasabasında, mütevazı ve kalabalık bir evde büyüdü. Babasıyla annesinin kitaplara, şiire ve edebiyata düşkünlüğü, ailenin hemen tüm bireylerine etki edecek, komşu ve akrabaları toplayıp kendi yazdıkları küçük tiyatro temsillerini sunanlar, hep Austen kardeşler arasından çıkacaktı. Ancak ail…

Yazar: mark haddon
İnsanlar kafamı karıştırıyor. Bunun iki temel nedeni var. İlk neden, insanların hiç kelime kullanmadan bir sürü şey söylemeleri. Siobham, tek kaşını kaldırmanın bir sürü anlama gelebileceğini söylüyor. Bu ifade 'Seninle seks yapmak istiyorum.' anlamına gelebilirmiş, ayrıca 'Biraz önce söylediğim şeyin aptalca olduğunu düşünüyorum.' demek de olabilirmiş. Bu komik bir k…

Yazar: joseph conrad
Modern romanın öncüsünden baş döndüren bir öykü... Polonya asıllı Conrad, İngiltere'ye yerleştikten çok sonra bile ağır bir aksanla konuştuğu İngiliz dilinde verdiği eserlerle kendine İngiliz romancılığında unutulmaz bir yer edindi. Yaşanan her türden olaya kayıtsız kalan bir evrende insan ruhunun karşı karşıya kaldığı sınavları anlatan romanlar kaleme aldı. Onun eserleri, her ne kadar kimi…

Yazar: david eagleman
'Kendimizle aramızdaki fark, bir başkasıyla aramızdaki fark kadar büyüktür.' Montaigne Siz daha tehlikeyi algılamadan, ayağınızı fren pedalının üstüne götüren kim? Neden sır saklamakta böylesine başarısız, nedenini bilmeden birini çekici bulmakta bu kadar başarılıyız? Eğer bilinçli zihin, yani sabah uyandığınızda sizinle birlikte uyanan ben, buzdağının yalnızca görünen kısmıysa,…

Yazar: simon garfield
"Lütfen güvercinlerimi unutmayın.” MS 3. yüzyılda yatılı okulda okuyan bir gencin babasına gönderdiği mektubun son satırı. Dünya bir zamanlar mektup iletişimiyle dönüyordu. Akşam yemeğe ne zaman geliyoruz, muhteşem günümüz nasıl geçti, aşkımızdan nasıl havalara uçtuk, nasıl kahrolduk, her şey o mektuplardaydı. MEKTUP, posta yoluyla yaptığımız uzun ve benzersiz yolculuğun hikâyesi. Yolc…

Yazar: simon garfield
"Lütfen güvercinlerimi unutmayın.” MS 3. yüzyılda yatılı okulda okuyan bir gencin babasına gönderdiği mektubun son satırı. Dünya bir zamanlar mektup iletişimiyle dönüyordu. Akşam yemeğe ne zaman geliyoruz, muhteşem günümüz nasıl geçti, aşkımızdan nasıl havalara uçtuk, nasıl kahrolduk, her şey o mektuplardaydı. MEKTUP, posta yoluyla yaptığımız uzun ve benzersiz yolculuğun hikâyesi. Yolc…

Yazar: david eagleman
'Kendimizle aramızdaki fark, bir başkasıyla aramızdaki fark kadar büyüktür.' Montaigne Siz daha tehlikeyi algılamadan, ayağınızı fren pedalının üstüne götüren kim? Neden sır saklamakta böylesine başarısız, nedenini bilmeden birini çekici bulmakta bu kadar başarılıyız? Eğer bilinçli zihin, yani sabah uyandığınızda sizinle birlikte uyanan ben, buzdağının yalnızca görünen kısmıysa,…

Yazar: harper lee, ülker ince
Amerikada 1930ların Güney Eyaletlerinden birinde bir zenci, beyaz bir kızın ırzına geçmekle suçlanır. Önyargılar, şiddet ve riyakarlıkla beslenen Güneyli erişkinlerin ırk ve sınıf ayrımı konusundaki mantıksız yaklaşımlarını Scout ve Jem Finch adlarındaki iki çocuğun ağzından keyifli bir dille bize aktaran roman, aynı zamanda kent halkının vicdanına karşı tek başına karşı koyan bir erkeğin mücadel…

Yazar: joseph conrad
Modern romanın öncüsünden baş döndüren bir öykü... Polonya asıllı Conrad, İngiltere'ye yerleştikten çok sonra bile ağır bir aksanla konuştuğu İngiliz dilinde verdiği eserlerle kendine İngiliz romancılığında unutulmaz bir yer edindi. Yaşanan her türden olaya kayıtsız kalan bir evrende insan ruhunun karşı karşıya kaldığı sınavları anlatan romanlar kaleme aldı. Onun eserleri, her ne kadar kimi…

Yazar: nathaniel hawthorne
Amerikalı yazar Nathaniel Hawthorne, çağdaş Amerikan öykücülüğünün ilk klasik örneklerini vermişti. Poe’dan Fitzgerald’a, Hemingway’den Faulkner’a uzanan bu büyük öykü geleneğinin beslendiği mitsel ve toplumsal kaynakları araştırmaya başlamak için Hawthorne önemli bir çıkış noktası. Hawthorne’un öykülerindeki ürkütücü arka plan, kaynağını Amerika’nın tekinsiz, karmaşık geçmişinden alıyor kusku…

Yazar: katherine mansfield
Kısa öykünün bir edebiyat türü olarak yerleşmesine yadsınamayacak katkılarda bulunan Katherine Mansfieldin yaşamı da öyküleri gibi kısa olmuştu. Yaşamının son yıllarında tüberküloza yenik düşen Mansfield, bu dünyadan otuz beş yaşında göçmüştü. Ölümünden sonra yayınlanan güncesinde, kendisine biraz daha yaşam ve yazacak güç bağışlasın diye Tanrıya yakardığını yazar Mansfield. Bir Hüzün Güncesi adı…

Yazar: steven hockensmith
Musibet Şafağı Sizi Kanlı ve Romantik Kraliyet İngiltere’sine Götürecek. Ölmekten Korkmayın, Burada Ölüler Bile Yaşıyor! Bennet kardeşler, İngiltere kırsalında huzurlu bir yaşam sürüyor, günlerini kitap okuyup bahçeyle ilgilenerek ya da müstakbel kocalarını hayal ederek aylaklık içinde geçiriyordu. Ta ki, köy kilisesindeki bir cenazede, işler feci ve hiç beklenmedik şekilde sarpa sarana…










