
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: tomris uyar
Gündökümlerinde Tomris Uyar, her zaman öykü malzemesi oluşturmayan, ama kendisinin, gerek bu toplumun bir bireyi, gerek bir yazar olarak, okurla paylaşmadan edemeyeceği güncel deneyimleri yazıya döküyor. Tomris Uyara göre güncenin önemi, yazarın iç dünyasına ışık tutarak öteki ürünlerini bütünlemesi, onu okura daha yakın kılmasıdır.

Yazar: cemal süreya
Onüç Günün Mektupları, Türk şiirinin büyük ustası Cemal Süreya'nın 1972 Temmuz'unda, Okmeydanı SSK Hastanesi'nde yatan eşi Zuhal Tekkanat'a yazmış olduğu mektuplardan oluşuyor.

Yazar: hermann hesse
"Harry kendi içinde bir 'insan' bulur, düşüncelerden, duygulardan, uygarlıktan, dizginlenmiş ve yüceltilmiş doğadan kurulup çatılmış bir dünyadır bu; ayrıca, bir 'kurt' bulur içinde, içgüdülerden, vahşilikten, acımasızlıktan, yüceltilmiş, yontulmamış doğadan bir dünya bulur. Varlığının böyle açık seçik ikiye ayrılmasına, birbirine düşman iki yarıma bölünmesine karşın, yin…

Yazar: jerome david salinger
Sahte dünyanın sahte insanlarına topyekün savaş açmıştı Salinger: Bu kitaptaki öyküler, bu dünyanın kabullenilmesinde değil, aşılmasında buluyor doruk noktasını. İnce bir ironiyi, keskin gözlemleriyle bütünleyen yazar, James Joyce'un epiphany tanımına uyan bir öykü döngüsü yaratıyor: Seymour'un intihar etmesiyle başlayan, geleceği görebilen harika çocuk Teddy'nin kızkardeşi tarafın…

Yazar: sylvia plath
Sırça Fanus (The Bell Jar), edebiyat dünyasına şiirleriyle ve öyküleriyle giren Amerikalı kadın yazar Sylvia Plathin yazdığı tek romandır. Kendi özgeçmişine dayalı bu romanında yazar, genç bir üniversite öğrencisinin kişisel sorunlarından, bunalımlarından yola çıkarak, McCarthy dönemi Amerikasının toplumsal sorunlarına uzanır. Plathin bu ilk romanı, şaşırtıcı bir akıcılığı ve yazma rahatlığını se…

Yazar: murat yalçın
Murat Yalçından, "yazar-yayıncı gerilimi" denebilecek "şey"in azaltılması yönünde diplomatik bir çaba. Bir tür mola. Bir dergi editörüne ne gibi mektuplar gelir? Dergiye gönderilen metnin yayımlanmaması ne gibi artçı sarsıntılara neden olur? Editör olmaya niyetliyseniz neleri göze almanız gerekir? Yalçın, "tamamen kurgusal" yazılarında bu sorulara yanıt niteliği…

Yazar: barış bıçakçı
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

Yazar: barış bıçakçı
Sokakta yürürken, alışverişte, parkta, dolmuşta otobüste, kuyruk beklerken kulağını atar ya insan bazen; değişik insanların değişik dertlerinden, acı hayat hikâyelerinden, münakaşalardan, belki de sevinçlerden kesitler işitir. Bazen öylesine duyup geçer bunları; bazen de zihni işittiklerinin peşine takılır gider, başkalarının hayatlarını kurgular kafasında, ya da kulağına çalınanlar kendi hayatıy…

Yazar: barış bıçakçı
Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünk…

Yazar: barış bıçakçı
Bu berbat şehirde görüp görebileceğiniz en güzel şeyin terk edilmiş bir fabrikanın kara yıkıntısı olması saçma ya da gülünç mü? Değil! İnsana özgü bir yavaşlığı, sakarlığı hatırlatan tek şey bu yıkıntı çünkü. Şehirde otomobiller, yollar ve binalar, sonunda bütün sıcaklıkların evrenin ölgün sıcaklığıyla aynı olacağı bir geleceğe doğru son hızla gidiyor, uzanıyor, yükseliyor. Ama aralarında banka m…

Yazar: barış bıçakçı
Asıl öykü ile ilgilenmeyen bir anlatıcı ve yetişkinliğe varmayan bir çocukluğun öyküleri... Aynı soyadının önünde toplanmış beş kişinin belirip kaybolan dünyası... Bu dünyada hiçbir şey göründüğü hatta yaşandığı gibi değil, her şey hatırlandığı gibi! Daha önce İletişim'den Herkes Herkesle Dostmuş Gibi (2000) ve Veciz Sözler (2002) adlı yapıtları yayımlanan Barış Bıçakçı, bu kitabında ço…

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Huzur ve Sahnenin Dışındakiler'de önemli bir motif olan Mahur Beste bu romanın adı olmuştur. Mahur Beste romanına acı bir aşk hikâyesinin klâsik musıkî kalıplarıyla soyutlanması vücut vermiştir. Tanpınar'a göre klâsik Türk musıkîsi medeniyetimizin özlü bir yansıması olarak tecelli etmiştir.
8/10
Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Huzur ve Sahnenin Dışındakiler'de önemli bir motif olan Mahur Beste bu romanın adı olmuştur. Mahur Beste romanına acı bir aşk hikâyesinin klâsik musıkî kalıplarıyla soyutlanması vücut vermiştir. Tanpınar'a göre klâsik Türk musıkîsi medeniyetimizin özlü bir yansıması olarak tecelli etmiştir.

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Huzur ve Sahnenin Dışındakiler'de önemli bir motif olan Mahur Beste bu romanın adı olmuştur. Mahur Beste romanına acı bir aşk hikâyesinin klâsik musıkî kalıplarıyla soyutlanması vücut vermiştir. Tanpınar'a göre klâsik Türk musıkîsi medeniyetimizin özlü bir yansıması olarak tecelli etmiştir.

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Huzur ve Sahnenin Dışındakiler'de önemli bir motif olan Mahur Beste bu romanın adı olmuştur. Mahur Beste romanına acı bir aşk hikâyesinin klâsik musıkî kalıplarıyla soyutlanması vücut vermiştir. Tanpınar'a göre klâsik Türk musıkîsi medeniyetimizin özlü bir yansıması olarak tecelli etmiştir.

Yazar: maurice blanchot
İnsan, varoluştan itibaren öteki insanlara maruzdur, muhtaçtır. Âşık olarak bir başkasıyla ilişkiye geçeriz. İnançlarımız, umutlarımız yönünde birlikteliklere, gruplara dahil olur, gelecek toplum tasarımları için ortaklıklar kurarız. Ben ile ötekinin ilişkiye, iletişime girdiği tüm bu zeminler hangi asli duyguların, hangi yoklukların varlığı üzerinde yükselir? Bütün bu zeminleri hayal kırıklığınd…

Yazar: ahmet güntan
Gençken, güzelken, karnımız aşağıya dümdüz inerken, sevinçler, üzüntüler, varoluşumuz ve gece yatağımızda düşündüğümüz şeyler sonsuza dek sürecek zannederken, müzik çalarken, müzik hiç susmazken, plağın bir yüzü bittiğinde öbür yüzünü çevirmeye koşarak giderken, gece eve dönüp Gece ve Müzik programının son şarkısını dinleyebilmek için farları söndürüp arabanın içinde, park yerinde beklerken... ge…

Yazar: ahmet güntan
Gençken, güzelken, karnımız aşağıya dümdüz inerken, sevinçler, üzüntüler, varoluşumuz ve gece yatağımızda düşündüğümüz şeyler sonsuza dek sürecek zannederken, müzik çalarken, müzik hiç susmazken, plağın bir yüzü bittiğinde öbür yüzünü çevirmeye koşarak giderken, gece eve dönüp Gece ve Müzik programının son şarkısını dinleyebilmek için farları söndürüp arabanın içinde, park yerinde beklerken... ge…

Yazar: ahmet güntan
Gençken, güzelken, karnımız aşağıya dümdüz inerken, sevinçler, üzüntüler, varoluşumuz ve gece yatağımızda düşündüğümüz şeyler sonsuza dek sürecek zannederken, müzik çalarken, müzik hiç susmazken, plağın bir yüzü bittiğinde öbür yüzünü çevirmeye koşarak giderken, gece eve dönüp Gece ve Müzik programının son şarkısını dinleyebilmek için farları söndürüp arabanın içinde, park yerinde beklerken... ge…

Yazar: samuel beckett
Arka Kapak Samuel Beckett’in tüm sanatı, bireyin anlamlandıramadığı, sancılı bir varoluş serüveni içinde acı cekmesi üzerine kuruludur. Beckett, Descartes’ın ünlü söylemini, “Acı çekiyorum, o halde varım” biçiminde yeniden dile getirmiştir âdeta. Yarattığı kişilikler dış dünyanın “fiyasko”sundan kaçmaya çalışan, yalnız, yorgun ve tekbenci karşı-kahramanlardır. Bir ilk yapıt olmasına karşın Aşk…

Yazar: maurice blanchot
İnsan, varoluştan itibaren öteki insanlara maruzdur, muhtaçtır. Âşık olarak bir başkasıyla ilişkiye geçeriz. İnançlarımız, umutlarımız yönünde birlikteliklere, gruplara dahil olur, gelecek toplum tasarımları için ortaklıklar kurarız. Ben ile ötekinin ilişkiye, iletişime girdiği tüm bu zeminler hangi asli duyguların, hangi yoklukların varlığı üzerinde yükselir? Bütün bu zeminleri hayal kırıklığınd…

Yazar: ahmet güntan
1955 İzmir doğumlu Ahmet Güntan, deyim yerindeyse Türk şiirinin görünmez adamıdır, yaz yağmurumuzdur... dergilerde yazılar yazmaz, şiir yayınlatmaz, polemiklere karışmaz... o, sadece üç beş yılda bir yayımladığı kitaplarıyla çıkar okurunun karşısına. Bu kez de öyle oldu. Bir farkla ki, kitabının yayımlanmasının hemen önünden kitap-lık dergisinde bir yazısı çıktı karşımıza: yazının başlığı iki bin…

Yazar: tomris uyar
Tomris Uyarın 1979 yılında Sait Faik Öykü Armağanı kazanan öykü kitabı Yürekte Bukağı, Yapı Kredi Yayınlarının edebiyat dizisinden çıktı.Geçen yıl aramızdan ayrılan, Türk edebiyatının ustalarından Tomris Uyar bu öykü kitabında bir sıkıyönetim döneminde yaşamın her alanında yüreklerine bukağı vurulmuş kişileri ele alıyor. TADIMLIKAnlat Bana1Ara sıra olur. Cigara dumanlarıyla dolu, boğucu, kala…

Yazar: samuel beckett
Godotyu Beklerken 1948 yılında Fransızca olarak yazıldı ve 1953te Pariste sahneye kondu. Zamanla ülke çapında bir ün kazandı. 1954 yılında Beckett tarafından bazı değişikliklerle İngilizceye çevrildi ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başladı. Avangard olarak nitelenmesine karşın hızla klasikleşti. Oyunun varoluş sancıları çeken kahramanları, yolları kesiştiğinde birbirleriyle iletişim kurmaya ça…

