
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ahmed arif
Hasretinden Prangalar Eskittim, ilk kez 1968 yılında yayımlandı. O tarihten günümüze defalarca baskı yaptı. Birbirini takip eden birkaç kuşak sosyalist ve devrimcinin ellerinde, sözlerinde ve şarkılarındaydı. Birçok kişinin acı tatlı hatıralarında unutulmaz, özel bir yeri oldu. Ahmed Arif şiirleri bizce, hem şairin kendi kuşağının hem de ardından 68-78 kuşaklarının memleket ve halk sevgisini, isy…

Yazar: ahmet güntan
Dinle evlat! Dil kutsaldır. Ateşin çıkardığı ses, Hintte ilk şiir sayılır. Esrârîler, ilk insanın boşluk karşısında çıkardığı ilk böğürmeyi ilk şiir sayarlar, ama aynı şeydir, farketmez. Yani biri ateşin çıtırtısına kulak vermiş, onu dinlemiş, anlamış, mitolojisine o çıtırtıyı ilk şiir olarak kaydetmiştir. Dil kutsalsa, kulak da esastır. İnananlar buna inanır, Allahın kulağı her yerdedir, hiç kim…

Yazar: ahmet güntan
Dinle evlat! Dil kutsaldır. Ateşin çıkardığı ses, Hintte ilk şiir sayılır. Esrârîler, ilk insanın boşluk karşısında çıkardığı ilk böğürmeyi ilk şiir sayarlar, ama aynı şeydir, farketmez. Yani biri ateşin çıtırtısına kulak vermiş, onu dinlemiş, anlamış, mitolojisine o çıtırtıyı ilk şiir olarak kaydetmiştir. Dil kutsalsa, kulak da esastır. İnananlar buna inanır, Allahın kulağı her yerdedir, hiç kim…

Yazar: ilhami algör
"Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?" dedi. "Herif rüzgârı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı." "Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku," dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi. "Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku," dedi, arkasını dönüp gitti. Hikâyeye göre adam, kadını çok seviyor,…

Yazar: jerome david salinger
Glasslar; öncesi, savaş ve sonrası ile 2. Dünya Savaşının yaralanmış kuşağının yedi tuhaf kardeşli tipik bir ailesi... Ölümler, intiharlar, güvence aranan mistik savruluşlar ve aşklar arasında, hayatla yaşanan yüksek voltajlı ve suskun uyumsuzluklar, sessiz çıldırma eşikleri... Biz dördümüz, birbirimize yakın kan bağıyla bağlıyız ve bir tür deruni aile diliyle, iki nokta arasındaki en kısa mesafe…

Yazar: jerome david salinger
Glasslar; öncesi, savaş ve sonrası ile 2. Dünya Savaşının yaralanmış kuşağının yedi tuhaf kardeşli tipik bir ailesi... Ölümler, intiharlar, güvence aranan mistik savruluşlar ve aşklar arasında, hayatla yaşanan yüksek voltajlı ve suskun uyumsuzluklar, sessiz çıldırma eşikleri... Biz dördümüz, birbirimize yakın kan bağıyla bağlıyız ve bir tür deruni aile diliyle, iki nokta arasındaki en kısa mesafe…

Yazar: şule gürbüz
“Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung’ları, Laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama a…
10/10
Yazar: şule gürbüz
“Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung’ları, Laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama a…

Yazar: şule gürbüz
“Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung’ları, Laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama a…

Yazar: şule gürbüz
“Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung’ları, Laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama a…

Yazar: şule gürbüz
“Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung’ları, Laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama a…

Yazar: ezra pound
Ezra Pound'un imgeciliğin manifestosunu açıkladığı üç maddesinden ikincisi şöyleydi: Sunuşa katkısı olmayan tek bir sözcüğün bile kullanılmaması. Cathay'i başka bir ustanın, Ülkü Tamer'in çevirisiyle ve tek sözcükle sunuyor Jaguar Kitap: Başyapıt.

Yazar: ilhami algör
İlhami Algör, sokağın sesiyle mahallenin ablaları Müzeyen ve Nezahat’in kırık hikâyelerini anlatıyor! İronik dilinin gücüyle bir dönemin kültleşen iki romanı Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku ve Albayım Beni Nezahat ile Evlendir tek bir kitap olarak okurla yeniden buluşuyor.

Yazar: yusuf atılgan
Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep karşı kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm…

Yazar: ahmet güntan
Dinle evlat! Dil kutsaldır. Ateşin çıkardığı ses, Hintte ilk şiir sayılır. Esrârîler, ilk insanın boşluk karşısında çıkardığı ilk böğürmeyi ilk şiir sayarlar, ama aynı şeydir, farketmez. Yani biri ateşin çıtırtısına kulak vermiş, onu dinlemiş, anlamış, mitolojisine o çıtırtıyı ilk şiir olarak kaydetmiştir. Dil kutsalsa, kulak da esastır. İnananlar buna inanır, Allahın kulağı her yerdedir, hiç kim…

Yazar: ezra pound
Ezra Pound'un imgeciliğin manifestosunu açıkladığı üç maddesinden ikincisi şöyleydi: Sunuşa katkısı olmayan tek bir sözcüğün bile kullanılmaması. Cathay'i başka bir ustanın, Ülkü Tamer'in çevirisiyle ve tek sözcükle sunuyor Jaguar Kitap: Başyapıt.

Yazar: sami baydar
Dünya Efendileri, Yeşil Alev, Dünya Bana Aynısını Anlatacak, Çiçek Dünyalar, Varla Yok Arasında, Nicholasın Portresi kitaplarının yanı sıra yeni kitabı Vücut Her Zaman Savaşır ile Sami Baydar'ın otuz yılı bulan şiir serüveni gözler önüne seriliyor. Baydar, kendi uzak dünyasından bu kez toplu şiirleriyle çıkıp geliyor... - Kar yağıyor sevgilim kar / kırıp parçalıyorsun hayatın özünü / yok…

Yazar: metin eloğlu
Metin Eloğlu, Garip akımı doğrultusunda, ancak kendine özgü şiir diliyle dikkat çekti. Vedat Günyolun deyişiyle Türk şiirinin bıçkın, hırçın ve külhan ağızlı uçarı şairi, acılı bir ironinin egemen olduğu şiirleriyle döneminin önde gelen şairleri arasında yer aldı.Keskin, eleştirel, alaycı diliyle Türkçeyi tadını çıkartarak kullandı. Şairane söyleyişi elinin tersiyle itti.İkinci Yeni akımına yakla…

Yazar: lâle müldür
Lale Müldür tüm şiirleriyle Yapı Kredi Yayınlarında!Lale Müldür, son kitabı Saatler / Geyiklerden sonra, şimdi de tüm şiirleriyle okur karşısında: Toplu Şiirler, ilk basımı 1988 yılında yapılan Uzak Fıntınadan, Ahmet Güntanla birlikte yayımladıkları Voyıcır 2deki (1990) Sarartı / Safrana; Seriler Kitabından (1991) Kuzey Defterlerine (1992); Buhurumeryemden (1994) Divanü Lûgat-it-Türke (1998), Lal…

Yazar: şule gürbüz
“Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung’ları, Laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama a…

Yazar: şule gürbüz
“Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung’ları, Laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama a…

Yazar: karin tidbeck
İsveçli yazar Karen Tidbeck'in tekinsiz, ama tekinsiz olduğu kadar da olağanüstü dünyasına hoş geldiniz. İskandinav kültürünün alacakaranlığından ve melankolisinden doğan bu öyküler, güneşin dönmeyi bıraktığı bir dünyanın büyülü atmosferine sahip: Fantazyadan, büyülü gerçekliğe, bilimkurguya ve hayalî bir yaratığın Borgesvari taksonomisine kadar uzanıyor. Bu öyküler rahatsız edici; bir o kad…