Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: halide edib adıvar
Burada, Türkiye, başşehrinden ve Anadoludaki topraklarından mahrum edilmek istenilmiyordu. İmparatorlukun, İstanbul başşehri olarak kalmasına taraftar olmakla beraber, Akdenizle Karadeniz arasındaki geçidi tarafsız hale sokmak, Ermenistan, Arabistan, Mezopotamya, Suriye ve Filistini ayrı ayrı parçalara ayırmak vardı.Halide Edib Adıvar, çocukluk günlerinden 1918e kadarki anılarını Mor Salkımlı Ev…

Yazar: arthur pine
Arka Kapak Bir kapı kapanır, bir kapı açılır. Olumsuz, olumluya dönüşür. Aksilikler durduk yere değil; bir amaca yönelik oluşur. Bugün bu söz her zamankinden daha geçerlidir. Hergün, bir şeylerin sona erdiğini duyarız. Başarısızlığa uğrayan işler, işini kaybeden insanlar, hızla artan boşanma oranı, parçalanan aileler, parçalanan kentler, çöken politik sistemler... Her an kapılar insanların sur…

Yazar: greg taylor
Dan Brown"ın Da Vinci Şifresi"nde yakaladığı müthiş başarıdan sonra,yeni kitabı "Süleyman"ın Anahtarı"sabırsızlıkla bekleniyordu.Brown"ın,röportajlarına,internet sitelerine ve Da Vinci Şifresi kitabının kapağına bıraktığı ipuçlarını takip eden Greg Taylor,sizleri daha kitap çıkmadan ona air eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor.Dan Brown"ın "Süleyman"ın Anahta…

Yazar: ömer seyfettin
Duvarları ve tavanı uzun bir kışın isleriyle kararmış bu yer odasında mahpus gibi duran bodur ve çirkin ocak, içindeki odunları sanki öfkeyle yakıyor, bir an evvel yutmaya çalışıyordu. Hızla tutuşarak, uzanan ve sönen alevler mandolinle heyecanlı bir sosyalist marşını çalan genç Borisi, karşısında ezeli, nihayet bulmaz milli çorabını ören güzel karısı Mağdayı, akıcı bir kırmızıya boyuyor, bütün o…

Yazar: murat arısoy
Bir tebessüm görürsünüz bazen, kapıları aralar, kara bulutları dağıtır. Hani kıpır kıpır olur ya içiniz, kalbiniz yerinde duramaz. İşte öyle bir tebessüm... Bir tebessüm görürsünüz bazen, ağlamak bile yakışır o tebessümün sahibine. Yüzü aydınlanıverir, gülümseyenin. Tebessüm, insanın ömrünü bereketlendirir. Tebessüm Öğretmeni, güzel gülümsemeye yazılan dizeler. Öyle şairane deği…

Yazar: khaled hosseini
Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkarının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşaml…

Yazar: sunay akın
Saraylardan haber uçar bizi de yaz diye, duymazlıktan gelir.İnadına gecekonduları, Kız Kulesini, işçi kahvelerini yazar.Yağmur pencerede sırasını beklerken; o şemsiyeleri yazar.Pembe dizilerde balonlar uçarken; işçi sigaralarının ucunu yazar.İncili boncuklu kadınlar aynalarda gezerken; o, lambalı kadını yazar.Birileri Hırsızistana damat olurken; hiç üşenmez, Berberistanın kanaryalarını yazar.Yarı…

Yazar: iskender pala
Aşkın başlangıcı ”görme”, sonucu ”bakma”dır. İlk görüş anında başlayan ilginin sırasıyla sevgiye, bağlılığa, kalbin erimesine, tutkuya, özleme ve nihayet aşka dönüşmesinin bir tek gayesi vardır; sevilenin yüzüne bakabilmek, o ilk görüş anının lezzetini ve hazzını derece derece artırarak kemale erdirebilmek. Görmekten bakma derecesine yükselebilmek için aşkın binbir türlü tecellisi, sayısız çile d…
Yazar: falih rıfkı atay
Zeytindağı, insanın kanını donduran tarihi bir süreci "bir imparatorluğun çöküşünü" o zamana göre en duru Türkçeyle karşımıza getiriyor. Kitapta Mehmetçiğin Yemen'de, Aden'de, Kanal'da, Gazze'de, Arap Çölleri'nde nasıl kırıldığını, yenilgiden sonra bir vagon dolusu "mecidiye altınını" nasıl bıraktığımızı hayretler içerisinde okuyacaksınız. Cemal Paşa…

Yazar: ziya gökalp
XX. yüzyılın başında Batıcılık, İslâmcılık ve Türkçülük akımları birbirleriyle savaşım içindedir. Batıcılar, Batılı değerleri kabul etmiş uluslararası bir Osmanlı toplumu; ulusçuluğu reddeden İslâmcılar, ümmetçi ilkelere dayalı bir toplum yapısı önerirken; Türkçüler, ulusal devlet anlayışını savunuyorlardı. İşte Gökalpin Türkçülüğün Esasları kitabındaki yazıları, bu akımlara karşı ulus ve ulusal…

Yazar: cenab şahabeddin
Zemin, yeşil rengin garip bir imtizac, derecatıyla adeta yeşil nakışlı, yeşil zeminli bir İran kaliçesi halini almıştı. Hava taze ekinlerin taze rayihasıyla meşbu. Ufuklar kebud ve hande-nak idi. Burada ekiyorlar, şurada biçiyorlar; ötede harman... Zira bu arz-ı müstesnada sayf ve bahar, şayan-ı hayret bir izdivaç ile birleşiyorlar. Şita, alam-ı bürüdet, burada külliyen mechul. Geniş bir su üzeri…

Yazar: nabizade nazım
Edebiyatımızın ilk gerçekçi-psikolojik romanı sayılan Zehra, 1864 yılında İstanbulda doğan ve 29 yaşında kemik vereminden ölen Nâbizâde Nâzımın tek romanıdır. Roman kişilerinin konuşmalarını, kendi dillerinin özelliklerini koruyarak veren yazar, konusunu işlerken araya girip kendi düşüncelerini belirtmekten kaçındığı için öykü tekniğine bağlı bir yapı kurmaya çalışır. Yazar, bu kitabında kıskanç…

Yazar: ahmet mithat efendi
Ahmet Mithat Efendi, etrafındaki her şeye karşı içten bir ilgi gösteren ve bu ilgisini de Türk okuyucusuna aşılamış, onlara her sahada her çeşit kitabı okuma sevkini verebilmiş dikkate değer bir yazardır. Romanlarında, çok kez eleştirilen, olaylar arasına sıkıştırılmış ansiklopedik, hatta sıradan bilgi verme tarzını ve okuyucu ile diyalog kurma alışkanlığını, onun bu halk eğitimciliğiyle açıklama…

Yazar: ahmet mithat efendi
Ahmet Mithat Efendi, romanlarında Türkiyedeki batılılaşma sürecinin toplum yaşamı üzerindeki etkilerini irdeler. Kadın erkek eşitsizliğine değinir. Toplumda değişmesini istediği düşünce ve yaşam biçimlerini açıkça ortaya koyar. Batılılaşmanın etkisiyle toplum yaşamında değişen ve gittikçe daha karmaşık duruma gelen ahlâk değerlerini işler. Dürdane Hanım, bu yapıtlarından en önemlisidir.

Yazar: samipaşazade sezai, sami paşazade sezai
Sergüzeşt, tutsaklığa karşı başkaldırının romanıdır. Roman, başından sonuna değin ezilen, satılan, oradan oraya sürüklenen Dilber ile onu ezen, korurken bile küçük gören varlıklı sınıf arasındaki karşıtlığa dayanır. Okuyucu, Dilber'e yardım edememenin acısını yüreğinde de duyar. Romanın, zamanı aşan ve bugüne seslenen insanı ve sosyal yönü de buradan gelir. Bir yandan doğunun gizemli ve içe…

Yazar: recaizade mahmut ekrem
... İhsan Bey, yalnız kendi kendine. İnsan ne acayip şey! Nasıl da birden bire değişti. Biraz önce her söylediğime ateş püskürürken şimdi kadınlığı tuttu. Ben nasıl isen öyleyim. Bende hiçbir değişiklik yok, sadece sıfatım değişiyor. Demek sıfat herşeyden üstün geliyor. Yazık, yazık! Ama kızcağız ne yapsın. Dünyanın kuralı böyle... Hem de o bir kadın. Zavallıya, kabahat kendisindeynıiş gibi, anas…

Yazar: nabizade nazım, nâbizâde nâzım
Ertesi gün Karabibik yatağından sıçrayarak kalktığında güneş henüz doğmak üzereydi.Kalkar kalkmaz dolma gibi bir sigara tutuşturdu. Ocak sönmüş, koru bile geçmişti. Huri hâlâ horul horul uyumaktaydı. Karabibik kızını ayağıyla dürterek: Hey! Huri! Zıpla görem... Gün çıkıyo be... Dihiy... diye bağırdı. Huri gözlerini yan açarak bir şeyler homurdandı. Sağ yanından sol yanına dönerek babasına sırtını…

Yazar: maksim gorki
Gorki'nin önceki eserlerinde anlattığı "Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken" toplumun en geri kesimleri olan köylülük ve küçük esnafın dünyası ve işsizlerin anlatıldığı romanlarından farklı olarak bu eserinde üniversite gençliğini, yeni gelişen aydınları, işçi-patron ilişkilerini ele almaktadır. Ama bütün eserlerindeki sımsıcak insan sevgisi, insanlara güven, açık bir dille romanlaşma…

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Ölü Canlar, Bir Delinin Güncesi, Palto ve Müfettiş, Rus edebiyatının babası olarak kabul edilen Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün başyapıtlarındandır; ama Taras Bulba’nın bu büyük ustanın yapıtları arasında çok farklı ve özel bir yeri vardır.Güçlü ve yiğit Taras Bulba önderliğindeki Kazakların Polonyalılara karşı isyanını ve Taras Bulba’nın iki oğlunun yargılanışını konu edinen bu tarihsel öykü, Ukrayn…

Yazar: maksim gorki
İşçi mahallesinde sıradan bir gün daha başlıyordu. Fabrikanın düdüğü her sabah olduğu gibi yine mahallenin dumanlı havasını keskin bir çığlıkla yaladı. Kasları ritmini bulamamış, gözlerinden uyku akan yüzler, küçük karanlık evlerden sokağa yayılmaya başladılar...İşçi ve köylülerin Çarlık rejimine karşı yürüttükleri mücadelenin öyküsü.Maksim Gorkinin en önemli eseri olanAnada Çarlık Rusyasında uya…

Yazar: guy de maupassant
Maupassant öykülerinde, çarpıcı dönüşümler ve küçük olay parçaları, lanet getiren göktaşları gibi hayatın içine düşer; bazen güldürür, bazen düşündürür, meraklandırır, ama çoğunlukla hüzünlü bir gözlemci konumuna iterler bizi. Maupassant, sağa sola dağılmış, sıradan, belki de hiç dikkati çekmeyecek hayatlar önünde durup hocası Flaubertin uyarısı doğrultusunda bakar onlara; bir hayatı, ötekilerden…

Yazar: maksim gorki
Fırtınanın Habercisi, Ekim Devrimi öncesi Rusyasının üzerinde toplanan kara bulutlar ile köpüren deniz arasında kanat çırpıp durur. Gorki fırtına öncesi bir gözlemleme yolculuğuna çıkartır bizi ülkesinde; hapishanelerden kentin izbe bodrumlarına uzanan bu yolculuk, masal üzerinden bizi geçmişe, ülkenin Rus olmayan öteki halklarının geleneklerine götürür. Gözlemlemenin, bakmanın, ayrıntıyı hayatın…

Yazar: oscar wilde
Oscar Wilde, döneminde özellikle ülkesinde yaygın olan spritüalizm akımından, falcılara, kâhinlere, ruh çağırıcılara gösterilen ilgiden esinlenip özellikle burjuva ve aristokrat sınıf içindeki bu saçma merakı bir eleştirinin aracına dönüştürüyor. Akıldışı olanın gündelik, gerçek hayatın içine girmesi, bu hayatın çıkardığı davet ile daha da kolaylaşıyor. Ailenin arasına karışıp, ortalıkta cirit at…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
İnsanın var olduğu yerde eksik olmayan aşk, hırs, iyilik, düşmanlık ve entrika... Bir yanda ne için yapıldığı bilinmeyen ve onca insanın ölmesine sebep olan savaşlar: diğer yanda barışın küçük bir sınıfın daimi kaderi oluşu... Savaşta da barışta da dürüstlüğü ilke edinmiş kahramanlar...19. yüzyıl başlarında Napolyon orduları ile Rus askerleri arasında yaşanan savaş panoraması altında adeta bir b…