Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: anthony storr
Bu kitapta Anthony Storr, mutluluğun tek anahtarının kişisel ilişkilerdeki başarıdan geçtiği yaygın tezini çürütüyor. Hücre hapsi gibi dayatılmış hallerde hayatta kalmak, idealleri sürdürmek için hayal gücünü, emeği, zamanı iyi kullanabilmek bir başınalığı kucaklamakla başlıyor. Birçok büyük sanatçı bir başına kalarak üretmiş; çocukluklarında eziyet gören bazı şair ve yazarlar ileriki yaşlarında…

Yazar: robert silverberg
Hugo ve Nebula Ödüllü Robert Silverberg'den modern bir klasik... ''İçeriden Ölmek'te sanatçının yaşadığı ikilemin samimi alegorisi olarak bir sanatçının zirvesini görüyoruz...'' -Jonathan Lethem- ''Bu adamın acıklı hikâyesi ne koyuyor ortaya? Önceden olağanüstü olan güçlerinde açıklanamayan bir azalma. Girdilerde düşüş. Henüz yaşarken başından geçen k…

Yazar: ursula k. le guin
''Her şey rüya görür. Şeklin, varlığın oyunları, maddenin rüya görmesidir. Kayalar kendi rüyalarını görür ve yeryüzü değişir... Ama zihin bilinçli hale geldiğinde, evrim ivme kazandığında, işte o zaman dikkatli olmanız gerekir. Dünyaya karşı özenli olmanız gerekir. Yolu yordamı öğrenmelisiniz. İşin püf noktalarını, sanatını, sınırlarını öğrenmelisiniz. Bilinçli bir zihin, bilerek ve öze…

Yazar: ursula k. le guin
Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor. İsimlerini toplumlarının kurucusu olan Odo'dan alıyorlar; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı. Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı v…

Yazar: harlan ellison, stanislaw lem, ray bradbury, j. g. ballard, ısaac asimov, kurt vonnegut, robert a. heinlein, sedef öztürk, levent mollamustafaoğlu, james g. ballard
Korkunun Bütün Sesleri, bilimkurgu edebiyatının önde gelen isimlerinden seçtiğimiz öyküleri bir araya getiriyor; Asimov ve Heinlein gibi klasiklerle Bradbury, Ballard, Vonnegut ve Ellison gibi yenilikçilerin en güzel öykülerini. Bilimkurgu uzun bir süre edebiyat sayılmamış, edebiyat-altı bir tür olarak görülmüştür. Ancak bu öykülerle görüyoruz ki, bu yüzyılın teknolojik gelişmelerinden esin…

Yazar: eric frank russell
Sonra bin sekiz yüz kalmıştı. Sonra bin altı yüz. Ve sonra hiç kalmadı...O sıralarda, yani bundan üç ilâ beş yüz yıl önce daha iyi başka diyarlar olabileceğini düşünen her aile, her grup, her inanç sahibi ya da her klik yıldız yollarına düştü. Tedirginler, hırslılar, halinden hoşnut olmayanlar, garip kişiler, topluma uyum sağlayamayanlar, kıpır kıpır kurtlu kaşarlar ve sadece meraklı turşucular:…

Yazar: thomas disch
ABD savaş halinde ve siz bir vicdani redci olarak askere gitmeyi kabul etmiyorsunuz... Bir toplama kampına kapatılacaksınız ve üzerinizde deneyler yapılacak; insan zekâsını geliştirmeyi, bir tür üst-insan yaratmayı hedefleyen deneyler. Ancak gardiyanlarınızın iyi hesaplayamadığı bir sorun var:Ya deneyler gerçekten başarılı olursa?

Yazar: roger zelazny
Yıkılmış, harabeye dönmüş bir dünya. Depremlerle, radyoaktiviteyle, mutasyona uğramış yeni ve tehlikeli canlı türleriyle başa çıkmaya, hayatta kalmaya çalışıyor. Bu dünyanın sorumluluğunu kim üstüne alabilir? Kendisi de mutasyon sonucu ölümsüzlüğe, ya da en azından ölçemeyeceği kadar uzun bir yaşama kavuşmuş, dünyasını seven bir insandan başka? Ölmekte olan bir dünyadaki tek ölümsüz, dünyas…

Yazar: mihail solohov
Don Hikayeleri 1965 Nobel Edebiyat Ödülünü alan büyük Sovyet yazarı Mihail Aleksandroviç Şolohovun ilk eseridir. Özellikle Don bölgesindeki iç savaşları ve Kazakların başkaldırmalarını anlatan eser, Sovyetler Birliğinde olduğu gibi, Amerika ve İngilterede de en çok okunan kitaplar listesine girmiştir. Onaltı hikayeden oluşan kitap, Mete Ergin tarafından çevrilmiştir.

Yazar: aleksandr soljenitsin
Kanser Koğuşu; Her insanın hayatında, unutulması imkânsız, umutsuzluk anları vardır. Ama insanların bu durumdaki tutumları öylesine farklıdır ki!.. Kanser Koğuşu'nda, insanların kültürlerine, öğrenim durumlarına, dünya görüşlerine göre hastalıklar ve büyük acılar karşısındaki davranışları dile getirilmek istenmiştir. Herkesin kişiliğinin mihenk taşıdır bu hastalık. İnsanların ruh durumla…

Yazar: clark ashton smith
Hiç kimse kozmik dehşeti Clark Ashton Smith kadar iyi yakalayamaz... Sonsuz evrenlerin ve sayısız boyutların böylesine zengin, böylesine debdebeli, ama aynı zamanda da hummalı bir çarpıklık içindeki düşlerini başka kim görüp de anlatmak için yaşayabilirdi ki?- H.P. Lovecraff-Şair, ressam, heykeltıraş ve kara fantazyanın üç büyük kaleminden biri olan Clark Ashton Smithin öyküleri ilkel tanrıların…

Yazar: clark ashton smith
Hiç kimse kozmik dehşeti Clark Ashton Smith kadar iyi yakalayamaz... Sonsuz evrenlerin ve sayısız boyutların böylesine zengin, böylesine debdebeli, ama aynı zamanda da hummalı bir çarpıklık içindeki düşlerini başka kim görüp de anlatmak için yaşayabilirdi ki?- H.P. Lovecraff-Şair, ressam, heykeltıraş ve kara fantazyanın üç büyük kaleminden biri olan Clark Ashton Smithin öyküleri ilkel tanrıların…

Yazar: maksim gorki
Gorki'nin önceki eserlerinde anlattığı "Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken" toplumun en geri kesimleri olan köylülük ve küçük esnafın dünyası ve işsizlerin anlatıldığı romanlarından farklı olarak bu eserinde üniversite gençliğini, yeni gelişen aydınları, işçi-patron ilişkilerini ele almaktadır. Ama bütün eserlerindeki sımsıcak insan sevgisi, insanlara güven, açık bir dille romanlaşma…

Yazar: maksim gorki
Yedi yıllık siyasi sürgünden dönen Gorki, 1913 yılında, 1923te Benim Üniversitelerimle bitecek üçlemesinin ilki olan Çocukluğumu kaleme alır. Anlattıklarının kendisine değil, geçmişte ve yaşadığı günlerdeki sıradan Rus halkının hayatına ait korkunç izlenimlerin kasvetli çerçevesinden ibaret olduğunu söyleyen Gorki, hayatının ayrıntılarına, tesadüflerine; tarihinin en büyük dönüşümüne doğru evrile…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Suç ve Ceza, Budala, Karamazov Kardeşler gibi büyük romanların büyük yazarı Dostoyevskinin Uysal Kız adlı bu uzun öyküsü, gerçek bir olaydan yola çıkıyor, ama tümüyle düşsel boyutlara uzanıyor. Yapıtlarıyla yalnızca 20. yüzyıl romanını değil, 20. yüzyıl düşün yaşamını da derinden etkilemiş olan Dostoyevski, karısı kısa bir süre önce intihar etmiş bir adamın düşünceleri arasında gezinerek benzersi…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dostoyevskinin canı, gözleri bağlı bir şekilde idam mangasının karşısında vurulmayı beklerken, Çar tarafından son anda bağışlanmış ve cezası hafifletilerek dört yıllık kürek mahkûmiyeti ve peşinden de beş yıllık zorunlu askerî hizmete çevrilmişti. Dostoyevski edebiyat dünyasına bu sürgün yıllarının ardından yazdığı Ezilmiş ve Aşağılanmışlar ve Ölü Bir Evden Hatıralarla döndü. İnsani derinliği, gö…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dostoyevski vicdansız yayıncısı Stellovskiyle yaptığı sözleşme gereği Kumarbazı bir ay içerisinde bitirmek zorundadır. Aksi halde gelecekteki tüm romanlarının yayın hakkını elden çıkarmış olacaktır. Acelesi yüzünden romanı kendi eliyle yazamaz ve yanına daha sonra evleneceği Anna Grigoryevnayı alır.Kumarbaz, yirmi beş günde bitirilmiş olsa da tüm yaşama yayılmış bir deneyimin, Dostoyevskinin kend…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bütün diğer romanlardan sonra yazmak istediğim bir itiraf roman vardı...Bu romana bütün yüreğimi vereceğim, kanımı akıtacağım. Sürgün yıllarımda, yatağıma yatmış, iç çözümlemeler yaparken, hüznün altında ezildiğim anlarda bu kararı verdim...Bu roman benim için öyle değerli ki, benimle öyle bir bütünleşmiş ki... Onu başyapıtım yapmak istiyorum...(Fyodor Dostoyevskinin kardeşine yazdığı mektuplarda…

Yazar: john fante
Dangalak'ı aramıza alıp köpek havlamaları eşliğinde evin yolunu tuttuk. Ben biliyordum o köpeği neden istediğimi. Utanç verici derecede açıktı, ama oğlana söyleyemezdim. Mahcup olurdum. Kendime itiraf edebilirdim ama, bununla ilgili bir sorunum yoktu. Yenilgiye ve başarısızlığa uğramaktan usanmıştım. Zafer açlığı çekiyordum. Elli beş yaşındaydım ve tek bir zafer yoktu görünürde, bir çarpışma…

Yazar: john fante
Ev büyüktü, çünkü planlarımız büyüktü. Birincisi yoldaydı bile, karnında bir yumru; alev gibi hareket eden, bir yılan kümesi gibi kaygan ve kıpır kıpır bir şey. Gece yarısının sessizliğinde kulağımı karnındaki pınara dayayıp su seslerini, çağlamalarını ve emişlerini dinlerdim. Taş gibi aramıza girmişti bebek. Endişeliydim, hiç bir zaman eskisi gibi olamayacağımızdan korkuyordum. Odasına girip eşa…

Yazar: john fante
Los Angeles Yolu'nda Fante, ünlü kahramanı Arturo Bandini'nin maceralarını anlatmaya devam ediyor. Yazar olmak isteyen bir gencin bir balık fabrikasında yaşadıkları hayata bakışını nasıl etkiler... "Her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. Şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. Kahvaltı ediyor, kolumun altına bir kitap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra…
